Bartın Irmağını Kirleten Fabrika Kapatılsın

Fabrika atıklarına çözüm üretilmediği takdirde Cumhuriyet Başsavcılığıma suç duyurusunda bulunacaklarını söyleyen Karadeniz, “Yıllardır Bartın Çayı ölüyor diyoruz, kulak veren yok. Adına şiirler yazılan, destanlarda yaşatılan, çoğumuzun yüzmeyi öğrendiği Bartın Çayı herkes tarafından bilinen nedenlerle yok oluşa doğru sürüklenirken kimse ses vermiyor. Daha önce taşkın zamanları kahverengi akmasına alıştığımız Bartın Çayı iki haftadır simsiyah akıyor. Bu kirliliğin nedeni herkes tarafından çok iyi biliniyor. Bu siyahlık Organize Sanayi Bölgesi'nde bulunan bir tekstil fabrikasının sıvı atıklarından kaynaklanıyor. Bu durumun Çevre ve Kentleşme Müdürlüğü tarafından tespit edilmiş olduğunu biliyoruz. Fakat şu ana kadar gündeme getirdiğimiz tepkilere rağmen, bu fabrikaya iki haftadan beri hiçbir yaptırım uygulanmadı veya böyle bir gelişme kamuoyuna duyurulmadı. Biz para cezası gibi yaptırımların caydırıcı olmadığını biliyor ve bu kirliliğin nedeni olan fabrikanın derhal kapatılmasını istiyoruz. Cumhuriyet Başsavcılığıma suç duyurusunda bulunuyoruz. Firma sahipleri hakkında ceza davası açılmalıdır. Bartın Belediyesi'nin şebeke suyu sağladığı iki keson kuyu Bartın Çayı'nın bu kirliliğinden etkilenmektedir. Halkın sağlığını tehlikeye atanlar, doğanın güzelliğini yok edenler bir an önce hak ettikleri şekilde cezalandırılmalıdır. İlgili firmanın cezalandırılması Bartın Çayı'nın korunması için yeterli değildir. Bartın Çayı çevresinde sanayileşirken yoğun kirletici üreten sanayi tesisleri yerine, çevreye zarar vermeyen sanayi yatırımları tercih edilmelidir. Aksi halde Bartın Çayı'nın kaderi, öldüğü halde milyarlarca lira para harcanarak kurtarılmaya çalışılan Ergene Çayı'nın akıbetine benzeyecektir. Hiçbir para Bartın Çayı'nı geri getirmeyecektir. Bartın Çayı'nın varlığını sürdürebilmesi için birlikte hareket etmemiz kaçınılmaz bir gereklilik oluşturmaktadır. Bu kapsamda devlet ve özel sektör yetkilileriyle, sivil toplum temsilcileri ve Bartın Halkını göreve çağırıyoruz.” şekinde konuştu.

CAMİYE GİDERKEN BU SUDAN ABDESTİMİZİ ALIP GİDİYORDUK

Etkinliğe katılan CHP Bartın Milletvekili Rıza Yalçınkaya da, Bartın çayı kirliliğine ilişkin yaptığı açıklamada, “Yaklaşık 15-20 günden bu yana özellikle Orduyeri’nde yaşayan vatandaşlarımızın bir gözlemi var. Devamlı olarak Bartın Irmağı’na salınan kimyasal sıvı atıklarla ırmağın simsiyah bir hale dönüştüğü konusunda şikayetleri vardı. Bu konuda Bartın’da çevreye duyarlı dostlarla Orduyeri sakinleri bir araya gelerek bu sorunun kamuoyuna aktarılması için bir çalışma içerisinde oldular. Bugün bizde onlarla birlikte bu Bartın Irmağı’nın kirlenmesine karşın yapılan duyarlı toplantıda bir arada bulunuyoruz. Arkadaşlarımıza bir kere daha teşekkür ediyorum. Bartın Irmağı bizim için hayattır. Bartın’da yaşayan herkes bilir ki, Bartın Irmağı Bartınlılar için zenginliktir. Buraya geldiğimizde bizden çok büyük insanlarımızla kirliliği konuştuğumuzda bana, ‘biz Bartın ırmağının suyunu içme suyu olarak dahi kullanabiliyorduk. Camiye giderken bu sudan abdestimizi alıp gidiyorduk. Bu kadar temiz, bu kadar pırıl pırıldı’ diyorlar. Bende hatırlıyorum. Çocukluğumda burada geçti. Biz o zamanlarda yüzmek için ırmağa girerdik. Bu güzellikleri bilen insanlar olarak, Bartın ırmağının bu güzelliklerini kaybetmesi, kirlenmesi hepimizi üzüyor. Bunu yapanlarda Bartın’daki sanayi kuruluşlarıdır. Bartın’da bazı sanayi kuruluşları maalesef çevreye duyarlı bir çalışma içerisinde değiller. Dolayısıyla kimyasal atıklarını özellikle yağmurlu havalarda fark edilmeden kimyasal atıklarını bırakıyorlar. Arıtma tesislerinin olmayışı, ya da arıtma tesislerinin arızalı oluşu nedeniyle bu kirliliği ortaya koyuyorlar. Bu da hepimizi üzüyor. Bartın’ın kalkınmasını, ekonomimizin büyümesini hepimiz istiyoruz. Ama bu kalkınmanın çevreye duyarlı bir şekilde olmasını istiyoruz. Çevreye zarar vermeden, yaşam alanlarımızı kirletmeden, Bartın’ın sanayisi kalkınsın. Sanayi kalkınacak diye de, var olan güzelliklerin yok edilmesine, kirletilmesine de gönlümüz rıza göstermiyor. Bu anlamda arkadaşlarımız ilgili makamlara müracaatlarını yapmışlar. Bu kirlenmeyi dile getirerek, sebebinin araştırılmasını ve kirliliğe neden veren kişi ya da kuruluşların gerekli cezai işlemlerin yapılmasını istemişler. Umuyorum ki bu şikayetlerin üzerine gidilip, kamuoyunu rahatsız eden kirliliğe nede olan kurum ya d kuruluşlar cezai işleme maruz kalırlar, bundan sonrada bu kirlenmeye yol açan kuruluşlar atıklarını ırmağa bırakmazlar.”diye konuştu.

S.Gökcan

iOS ve Android uyumlu cihazlarınızdan Bartın'daki önemli gelişmelerden anında haberdar olun.


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Real Delikanlı 9 yıl önce

milletvekili yalçınkaya orada ama tunç yok, siyasiler orada ama akp yok, belediye başkanı cemal akın orada hatta başkan yardımcısı da orada akp'nin vekil aday adayı osman turna bile orada ama tunç ve partisi yine yok.
memleket meselesi değil mi bu çay!
devlet nerede ırmağımızıda mı peşkeş çektiniz yoksa!
(Editör notu:....)

Avatar
frigyalı zeybek 9 yıl önce

yıllar önce eskişehirde porsuk çayı sümerbank basma fabrikasının atıkları sebebiyle hergün farklı renklerde akardı,birgün yeşil,birgün mavi,birgün kırmızı v.s nezaman ki fabrikanın atık sularının çıkışına filtre kondu durum düzeldi.şimdi porsuk çayında gondollar ve gezi botları ile turist gezdiriliyor...bartın çayı için gerekli önlem alınmaz ise kanlı ırmak boyu ve çağlayan kenarında oturmak hayal olacak.orduyeri köprüsü üzerinden balık tutmak hayal olacak.valilik ve belediyenin acil önlem alması şart.yakında organize sanayi bölgesine yeni hadehaneler ve tekstil fabrikaları geldiğinde sonuç bartının felaketi olur...unutmayalım başka bartın yok...

Avatar
İsmail Selamet 9 yıl önce

Nereden bilsin Bartın deresini... Seçimlerde dere oy kullanmıyor ki... Kahvehanelerde oturanlar oy kullanıyor. O da kahvehane kahvehane dolaşıyor. Gerçekçi adam...