Denizli Milletvekillerini yardıma mı çağıralım ?

Bartın Belediyesi, Amasra Belediyesi, Bartın Ticaret ve Sanayi Odası ve Bartın Platformu Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum'u Amasra'da devam eden termik santral ÇED sürecini iptal etmeye çağırdı.

İlgili Foto Galeriye Git

Bartın Platformu 29 Haziran Pazartesi günü saat 14.00'de Amasra Belediyesi'nde yaptığı basın toplantısında Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum'u Amasra'da devam eden termik santral ÇED sürecini iptal etmeye çağırdı.

Toplantıda; Hattat Holding tarafından Amasra'da yapılmak istenen termik santral hakkındaki gelişmeler, 1/100 bin ölçekli Çevre Düzeni Planı'na Amasra' da yapılmak istenen termik santralin işlenmesine olanak veren kararın iptali için açılan davanın Danıştay 6. Dairesi tarafından yürütmesinin durdurulması ve Bartın Mahalli Çevre Kurulu'nun termik santralin kül barajı hakkında verdiği kararın iptal edilmesi için Bartın Belediyesi, Amasra Belediyesi, Bartın Ticaret ve Sanayi Odası ve Bartın Platformu olarak bu hafta açtığı dava hakkında bilgiler verildi.

Toplantıda Bartın Milletvekili Av. Aysu Bankoğlu, Bartın Belediye Başkan yardımcısı Necmi Balık, Amasra Belediye Başkanı Recai Çakır, Bartın Sanayi ve Ticaret Odası Başkanı Halil Balık, Bartın Platformu Yürütme Kurulu üyeleri Av. Engin Uzun ve Erdoğan Atmış çeşitli açıklamalar yaptı ve ilgililerden termik santral ÇED sürecinin artık sona erdirilmesini istediler.

Çevre ve Şehircilik Bakanına Çağrımızdır:

Bartın-Amasra halkının Bartın Platformu çatısı altında sürdürdüğü “Termiksiz Yaşam Mücadelesi” meyvelerini veriyor.

Bilindiği gibi Hattat Holding Amasra’da ilk kez 2009 yılında 2640 MW gücünde bir termik santral yapmak için ÇED başvurusu yapmıştı. Süreç içinde başvuru yapılan Tarlaağzı ve Gömü köylerinin termik santral ve ilgili tesislerin yapımı için uygun olmadığı dokuz kez idari olarak, dört kez de mahkeme kararıyla tescil edilmişti.

Buna rağmen Hattat Holding, 2019 yılında aynı yere, termik santralin ismini değiştirerek 1320 MW gücünde yeni bir termik santral başvurusunda bulundu. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın yapması gereken önceki idari ve mahkeme kararlarını dikkate alarak bu başvuruyu geri çevirmekti. Fakat ne yazık ki bakanlık bu kararları dikkate almayarak, 2019 yılında yeniden hukuksuz bir ÇED sürecini başlattı.

Yeniden başlatılan ÇED sürecinin hukuksuzluğunun bir diğer boyutu; Hattat Holding’in termik santral için almış olduğu enerji lisansının süresi 11.11.2019 tarihinde dolmuş olması ve Amasra B sahasında kömür çıkarmak için yaptığı rödövans sözleşmesindeki hazırlık süresinin Zonguldak Sulh Hukuk Mahkemesinin kararı ile süresi en son uzatılan 22.05.2019 tarihinde dolmuş olmasıdır.

2005 yılında yaptığı sözleşmede 3 yıl hazırlık süresi ile 17 yıl kömür çıkarmayı taahhüt eden , Hattat Holding’in aradan 15 yıl geçmesine rağmen henüz bir kilogram taşkömürü çıkarmamış olduğu herkesin bilgisi dahilindedir. Biz Bartın Platformu olarak bu gelişmeleri ilgili kurumlara bildirdik. Fakat buna rağmen yeni termik santral ÇED süreci halen hukuksuz şekilde sürdürülmektedir.

2016 yılı Ekim ayında Hema Termik Santrali ve Limanı projelerine ÇED olumlu kararları veren Çevre ve Şehircilik Bakanlığı yine 2016 yılı Ekim ayında ÇED olumlu kararlarını gerekçe göstererek 1/100.000 ölçekli Karabük Bartın Zonguldak Çevre Düzeni Planını (ÇDP), Hema Termik Santraline yer verecek şekilde değiştirmişti. ÇED olumlu kararlarının ÇDP’ye uygun olması gerekirken, bir sihirbazlık yapılarak Çevre Düzeni Planı ÇED kararlarına uydurulmuştur.

2014 yılı haziran ayından sonra 2,5 yıl bakanlıkta rafa kaldırılmış olan ÇED dosyaları, o zamanki Çevre ve Şehircilik Bakanı sayın Mehmet Özhaseki tarafından raftan indirilip onaylanmıştı. Aynı bakan, bakanlığının beş yıl önce reddetmiş olduğu Hattat Holding’in Çevre Düzeni Planının değiştirilmesi ve bu plana termik santralin işlenmesi isteğini de, verdiği ÇED olumlu kararından hemen sonra kabul etmişti. Bu hukuksuz kararlarda şirket sahipleriyle bakan arasındaki hemşerilik ilişkilerinin etkili olduğu düşüncesi kamuoyunda ağır basmıştı.

Bartın Platformu olarak bu üç kararı da iptal istemiyle yargıya taşımıştık. Açtığımız davalar hakkındaki ilk müjdeli haberler 2019 yılında gelmiş ve Hema Termik Santrali ve Limanı’na ait iki farklı ÇED olumlu kararı Danıştay 14. Dairesi tarafından iptal edilmişti. 1/100 bin ölçekli Çevre Düzeni Planı değişikliğiyle ilgili müjdeli haber ise geçen hafta geldi. Danıştay 6. Dairesi bu değişikliğin yürütmesini durdurdu. Aynı mahkemeden artık yürütmeyi durdurma kararını iptale çevirmesini bekliyoruz. Çünkü biliyoruz ki, Amasra’da termik santral kurma süreci tamamen bitmiş olmasına rağmen, hukuksuz şekilde devam ettirilmeye çalışılmaktadır.

Bu gelişmeler yaşanırken aynı yer için 2019 yılında yapılan yeni termik santral başvurusu kapsamında geçtiğimiz 10.03.2019 tarihinde termik santralin kül depolama sahası için Bartın İl Mahalli Çevre Kurulu tarafından olumlu görüş verilmiştir. Termik santral ve kül barajının neden olacağı birçok sorunun, yapımcı Hattat şirketi tarafından çözüleceğine güvenilerek verilmiş olan bu Mahalli Çevre Kurulu kararına, termik santralin Amasra/Bartın‘a yapılmasına ilişkin sürecin hukuksuz işletildiğini bilen Bartın Belediyesi ve Bartın Ticaret ve Sanayi Odası muhalif kalarak ret oyu vermiştir.

İşin ilginç tarafı ikisi de bu şehirde yaşayan insanların temsilcisi olan Bartın Belediye Başkanı sayın Cemal Akın ve BTSO başkanı sayın Halil Balık, termikçi şirketin son 15 yıldır verdiği hiçbir sözü tutmamasının şahidi olarak ve termik santralin yöreye ne gibi zararlar yapacağının bilincinde olarak bu karara muhalif kalmışlardır. Karara evet oyu verenler ise atanmış bürokratlardır. Yani bu yöreyi yeterince tanımayan, halkın geçmişten beri verdiği termiksiz yaşam mücadelesini ve termikçi şirketin çapsızlığını bilmeyen/bilmezden gelen ve termik santralin yöreye kaybettireceklerini öngöremeyen bürokratlar.

Bartın İl Mahalli Çevre Kurulu’nun verdiği bu hukuksuz kararı geçen hafta mahkemeye taşıdık. Bartın ve Amasra belediyeleri ile Bartın Ticaret ve Sanayi Odası ve biz vatandaşlar, Gömü köyünde yapılmak istenen termik santralin, Tarlaağzı köyünün batısında tamamen doğal orman alanı olan bir sahada yapılmak istenen kül barajıyla ilgili Mahalli Çevre Kurulu’nun vermiş olduğu olumlu kararın iptali için Zonguldak İdare Mahkemesi’ne dava açtık. Bu dava termik santral ve eklentileri için açmış olduğumuz 13. dava oldu.

Bartın Platformu olarak sormak istiyoruz. Hukuksuz bir şekilde yürütülen bu termik santral süreci neden bitirilmiyor? Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve diğer bakanlıklar neden bu hukuksuz süreci devam ettiriyor? Neden ülkenin her yerinde aynı uygulamalar yapılmıyor?

Örneğin; Denizli’nin Tavas ilçesinde yapılmak istenen yerli linyit kömürle çalışacak 300 MW gücündeki Avdan Termik Santrali’nin, ilin AK Partili üç milletvekilinin Çevre ve Şehircilik Bakanı sayın Murat Kurum’a yaptığı ziyaretle iptal edildiği haberi daha dört hafta önce medyaya yansımıştı.

Bartın Amasra’da 11 yıldır bir çok kez iptal edildiği halde tekrar tekrar gündeme getirilen termik santralin kesin iptal edilmesi için bizim ne yapmamız gerekiyor? Denizli’nin AK Partili milletvekillerini yardıma mı çağıralım? Amasra’da yapılmak istenen termik santrale göre çok daha küçük bir kapasiteye sahip olan termik santral Denizli için zararlı olduğu halde, onun çok daha büyük kapasiteye sahip olanı Amasra/Bartın için zararlı değil midir? Çevre ve Şehircilik Bakanı sayın Murat Kurum’a soruyoruz. Bir başka yerdeki termik santral sürecini sizinle yapılan tek bir görüşmede iptal edebilirken, Amasra’daki bunca yıl süren termik santral sürecini bunca yıllık tepki ve mücadeleye rağmen iptal etmek için daha ne kadar bekleyeceksiniz?

Kamuoyuna saygılarımızla…

BARTIN PLATFORMU

iOS ve Android uyumlu cihazlarınızdan Bartın'daki önemli gelişmelerden anında haberdar olun.


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.