Hattat'a kötü haber

Uluslararası finans kuruluşlarının verdikleri kredilerin çevresel, sosyal ve ekonomik etkilerini araştıran Bankwatch, Batı Karadeniz Bölgesi'nde yapılmak istenen termik santralleri izlemeye aldı. Bu kapsamda Nisan ayı içinde Bartın ve Zonguldak'ta incelemelerde bulunan iki Bankwatch uzmanı görüşmelerden aldıkları bilgileri ve izlenimlerini rapor haline getirerek Bankwatch sitesinde (http://bankwatch.org/) yayınladılar. Uzmanlar yaptıkları gezi sırasında Bartın Platformu üyeleriyle birlikte Amasra ve Tarlaağzı-Gömü köylerinde de incelemede bulundular. Uzmanların Bankwatch sitesinde yayınlanan raporu, ayrıca 2000 bankacıya da gönderildi. Uzmanlar konunun ayrıca Avrupa Yatırım Bankası Genel Kurulu'nda gündeme getirileceğini söylediler.

Uzmanların hazırladığı rapor Bartın Platformu tarafından Türkçeye çevrildi. Bu çeviriyi ekte bulabilirsiniz. Yazının İngilizce orjinaline http://bankwatch.org/bwmail/56/black-future-black-sea-and-its-people-rest-europe-funding-turkeys-huge-coal-power-plans linkinden ulaşılabilir.

İŞTE O YAZI:

Karadenizve halkları için karanlık birgelecek – Türkiye'nin devasa kömür enerjisi planlarını Avrupa'nın geri kalanı mifinanse ediyor?
 
Bankwatch Mail | 10 Mayıs 2013
 
Karadeniz'in güney kıyısında bulunan Amasra, ekonomisi bu günlerde turizm ve balıkçılığa dayanan bir antik şehir. Nisan ayının başlarındayız ve kadınlar pazarı senenin ilk turistlerini taze peynir, ev yapımı şehriye ve sebzelerle karşılıyor. Yakında ki bir kafede şu sloganın yazdığı büyük bir poster asılı: “Amasra'nın termik santrale ihtiyacı yok”.
 
Yaz sezonuna hazırlanmak Amasra'da yaşayanların ana endişe kaynağı değil –eğer toplam kapasitesi 2640 megawatt olan iki yeni kömür santrali planı gerçekleşirse, buranın yerlilerinin geçim kaynakları dumanlar arasında kaybolacak.
 
2012'de, Enerji Bakanı Taner Yıldız, ülkenin büyük kömür rezervlerinin kullanılması vasıtasıyla gazdan kömüre geçilmesi yönündeki büyük planları açıkladı. Hükumetin planı ayrıca, 2023'e kadar toplam kapasiteleri 18.000 MW ve tahmini yatırım değerleri 25 Milyar Amerikan Doları'nı bulan, yeni kömür enerjisi santrallerinin kurulmasını kapsıyor.
 
Önerilen bu yeni kömür santrallerinden iki tanesinin Amasra'da, toplam altı tanesinin de komşu il olan Zonguldak'ın ilçelerine kurulması planlanıyor. Böylece –Zonguldak'ta halen bulunan üç santralle beraber– 78 kilometrelik bir alanda en az 11 adet enerji santrali olacak. Hepsi de Karadeniz'in suyunu kullanarak deniz suyu sıcaklığına, ve bunun sonucunda flora ve faunasına, kaçınılmaz derecede kayda değer etkilerde bulunacaklar.
 
Bu yeni güç santrallerinin yatırım planlarına eşlik eden vaatler ve ayartmalar, yerli kömür rezervlerinin, ve tabi ki iş gücünün, ithal doğal gazin yerini alacağı şeklinde. Fakat Amasra'da yaşayanlar, şimdiden, çizilen bu zengin tablonun boş bir hayalden öteye geçmediğine dair kanıtlara sahipler.
 
Türkiye'nin kömür rezervlerinin çoğu –kahverengi kömür de denilen, üreteceği enerjiye oranla çıkartması çok pahalı ve yüksek derecede kirletici olan– düşük kaliteli linyittir. Amasra yerel taş kömürü madenciliğine sahip, fakat bölgedeki kömür madenciliği 1990'larda azalmış. Kalan rezervler deniz seviyesinin 200 ila 400 metre altında bulunuyor, ve çıkarma maliyetleri, enerji değerlerinin tam aksine, çok yüksek. Amasra kömürünün yeni kömür enerjisi santrallerinde kullanılabilecek seviyede kalori değerlerine ulaşabilmesi için zenginleştirilmesi de gerekecek.
 
Yerel halk yerel kömürün çıkarılacağından bile şüphe duyuyor, çünkü maliyeti kömürün halen dünya piyasalarındaki fiyatından (tonu 60 Avro) en az yüzde 30 daha yüksek olacak. Aslına bakarsanız, yeni kömür enerjisi santrallerinden birine yatırım yapacak olan firma, Hema Elektrik Üretim A.Ş., 2007 yılından beri Amasra'da üç kuyuda tetkiklerde bulunuyor, fakat bu tarihe kadar hiç kömür çıkartılmış değil.
 
Kullanılacak kömürün yerel değil ithal olacağına dair daha başka kanıtlar da var. 2010'da, sadece 40 kilometre Batı'da, Çatalağzı (Zonguldak'ın bir ilçesi) kıyısında, Zonguldak Eren Termik Santrali (ZETES 1 ve ZETES 2) adı altında, toplam kapasiteleri 1390 megawatt olan iki yeni kömür yakan enerji santrali inşa edildi.
 
Başlangıçta yerel halk bir itirazda bulunmadı –kömür on yıllardır bölgedeki başlıca sanayiydi. Ancak halen santralde kullanılan kömür Brezilya, Avustralya, Ukrayna ve Rusya'dan ithal ediliyor. Santralin sahibi olan Eren Enerji Elektrik Üretim A.Ş.(Eren Holding), 170.000 tona kadar daraya sahip gemilerin yanaşmalarına olanak sağlayabilen, Karadeniz kıyısının en büyük kömür limanını inşa etti. Yerel iş gücü alınacağı vaatleri gerçekleşmedi ve bölge, yüksek hava ve deniz kirliliği ve artan çocuk ölüm oranlarına bağlı olarak nihai bir çöküşte. 2012'de, Eren Holding , ZETES 1 ve ZETES 2 ile aynı bölgede kurulmak üzere, hedeflenen kapasitesi 1320 megawatt olacak olan yeni bir enerji santrali için (ZETES 3) gerekli izinleri almaya başladı.
 
Amasra, Bartın, Çatalağzı ve Zonguldak sakinleri –beklenileceği gibi– artan bir korku içindeler. Zaman geçtikçe, Karadeniz bölgesinde, tam eşiklerinde şekil alan devasa kömür enerjisi geliştirme planlarının yeni ve farklı yönlerini keşfediyorlar.
 
Dışarı sızan bilgiler doğal olarak parça parça geliyor: Hema Amasra'da kömür tetkik izni için ilk başvurusunu 2005'te yaptı; ardından gelen izin, 2009'da onaylanan 1100 megawattlık bir kömür santrali kurma izni talebini kolaylaştırdı. Bugün, ikinci bir santral de eklenerek, Amasra'da kömür enerjisi santrali izni için yapılan başvuruların toplam kapasitesi 2640 MW'a kadar fırladı.
 
Ayrıca Türk medyası da Hema'nın duyurusunu yaptığı kömür santrallerinin toplam kapasitesinin 4000 megawatt'tan fazla olduğunu bildiriyor. Yeni santraller için yapılan talep içine, yeni bir liman yapılması, atik çamur ve küllerin nasıl bertaraf edileceği, ve yeni güç iletim hatlarının inşası gibi temel bileşenler ise hala dahil edilmiş değil
 
Bu gelişmeler sonucunda, 2010 ve 2011 yıllarında Amasra ve Bartınlılar buyuk halk gösterileri düzenlediler, ve Çevre ve Şehirleşme Bakanlığı'nı iki yeni kömür santrali için gerekli olan Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) iznini vermekten alıkoymakta basarili oldular. Buna rağmen 2013'te, yeni bir ÇED sureci aynı termik santraller için farklı isimler altında başlatıldı: Batı Karadeniz Entegre Enerji Santrali ve Hema Entegre Enerji Santrali.
 
Uluslararası Finans Kuruluslarının Rolü
 
Türk finans sektörü, Türk hükümetinin ikili amacı olan enerji üretiminin arttırılması ve ithalat bağımlılığının ana olarak kömür yakılan santraller aracılığıyla azaltmasına destek çıkıyor
 
Finans sektöründen bir tahmine göre, Türkiye'de 2023 yılına kadar 50.000 megawattlik güç kapasitesi artırımı öngörülüyor Bunun 20.000 megawattlik kısmının finansmanı güvence altına alınmış olmasına rağmen, kalan 30.000 megawattlik kısmının finansmanı henüz sağlanabilmiş değil. Türk bankacılık sektörü ise bu projelerin finanse edilmesi için gerekli olacak kredileri sağlayabileceği konusunda kendinden emin ve yerli kömür projelerini önceliklerinden biri olarak tanımlıyor
 
Dünya Bankası, Avrupa Yatırım Bankası (AYB) ve Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (AIKB) gibi uluslararası finans kuruluşları da, özellikle Türkiye enerji piyasasını liberalleştirme yolunda ilerledikçe, Türk enerji politikalarının destekçileri konumundalar. AIKB'nin Türkiye için ülke stratejisinde bahsedildiği sekliyle: “Enerji sektöründeki son reformlar –özellikle özel sektörün katılımının teşvik edilmesi, enerji tasarrufları ve yenilenebilir enerji kaynakları– ve ayrıca rekabet hukuku, işgücü piyasası verimliliği, iş dünyasının içinde bulunduğu ortamdaki gelişmeler ve bölgesel ticaretin teşvik edilmesi sürdürülebilir büyüme ve gelişme umutlarını güçlendiriyor”
 
Buna karşın, kömür enerjisi santrallerine sağlanan büyük miktarlarda devlet yardımları sonucunda oluşan (iklim değişikliği üzerindeki etkileri şöyle dursun), yenilenebilir enerjinin rekabet gücü ve enerji verimliliği önlemleri konularında yaşanan tutukluk, uluslararası finans kuruluşlarının Türkiye üzerindeki kendi strateji belgelerinde hiç bahsedilmiyor.
 
Buna rağmen, hem AYB hem de AIKB sürdürülebilir enerjinin desteklenmesi ve Türk ekonomisinin rekabet gücünü arttırmak için Türk finansal kuruluşlarının yatırım yoluyla desteklenmelerini öncelikli konular olarak belirlemişlerdir. 2009'dan beri AYB Türk finans sektörünü, Türkiye'deki toplam portfölyosunun yüzde 44'üne denk gelen, 4 milyar Avro'dan fazla kredi açarak desteklemiştir. Her iki bankanın da bugüne kadar kilit ortakları Akbank, Denizbank, Finansbank, Garanti Bankası, İş Bankası, Vakıfbank ve Yapı Kredi Bankası olmuştur.
 
Buna rağmen, ilginç bir şekilde, ayni Türk bankaları ayni zamanda Türk kömür enerjisi santrallerinin gelecekteki geliştirme planlarının ana aktörleridirler. Örnegin, İs Bankası ve Garanti Bankası Eren Holding'in ZETES 2 ve ZETES 3 kömür enerjisi santrallerinin geliştirme planlarının ana finansörleridir.
 
AYB ve AIKB'nin Türk finans sektörüne yatırımlarından gerçekten kimin –ve neyin– çıkar sağladığını belirlemek kolay is değil: bu kalkındırma bankalarının iş yaptığı her ülkede olduğu gibi, böyle bir bilgi halka açık değil.  Aynı şekilde, bu iki bankanın ortaklık yaptıkları bankalar üzerine yaptıkları, standartları ve Avrupa hedeflerini sağlama kapasiteleri hakkındaki değerlendirmeler de mevcut değil. O halde, hem AYB hem de AIKB, sağladıkları finansmanın, yukarıda bahsedilen Türkiye'deki aracı finansal kuruluşlar tarafından Türkiye'de yeni kömür santrallerinin inşa edilmesinde kullanılıp kullanılmadığını kontrol etmekle yükümlüdür.
 
Amasra'ya Simdi Ne Olacak
 
Amasra vakası ve kömür enerjisi ile ebedi mücadelesi, Türkiye'nin Karadeniz kıyısındaki bir dizi halkın uğraşmak zorunda kaldığı cevre ve sağlık problemlerinin bir belirtisi niteliğinde. Türkiye'nin kömür kullanma hızı arttıkça, Amasra ve diğer yerlerdeki insanlar hikayelerinin duyulmasını hak ediyorlar. Türkiye'nin kömür odaklı devasa enerji planlarının kaybedeni sadece Karadeniz değil, aşırı derecede savunmasız ekosistemi de olacak.
 
İngilizce orijinalinden tercüme edilmiştir: http://bankwatch.org/bwmail/56/black-future-black-sea-and-its-people-rest-europe-funding-turkeys-huge-coal-power-plans
iOS ve Android uyumlu cihazlarınızdan Bartın'daki önemli gelişmelerden anında haberdar olun.
Anahtar Kelimeler:
Termik
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
kömür kullanma hızı 5 yıl önce

dünya katı yakıttan vazgeçiyor... ve alternatif enerji üretme seçeneklerine yöneliyor... tabi bunu yapanlar dünya ekonomisine yön veren abd israil almanya fransa japonya vs... bu ülkelerin katı yakıtlı santralleri bir bir kapattığını görüyoruz fakat aynı oranda türkiye gibi 3. dünya ülkelerinde arttığını görüyoruz. bu şu demektir. devler kullanır arkadakilere enerjide dışa bağımlı olma diye kakalar... 2004 yılında abd 60 tane 2007 yılında almanya 32 tane termik santral şalterini indirdi 2007 de hooop türkiyede 60 a yakın termik santral projesi hortladı. bu tesadüf değildir. kimse kusura bakmasın enerjide dışa bağımlılığı ancak kaçak kayıp enerjileri önleyerek ki üretilen enerjinin %18 kaçak-kayıp. santrallere yatırım yapacağına devlet teşvik vereceğine enerji nakil hatlarını yenilesin kaybı önlesin cezaları artırsın denetlesin kaçağı önlesin... yerse... bugün dev fabrikalar ve doğu komple kaçak kullanıyor cezasını gariban anadolu halkı fatura ve sağlık olarak öder...

Avatar
Doğa Yeşil 5 yıl önce

termik santralleree hayır mücadelemiz çocuklarımız, torunlarımız ve tüm canlılar için.....