Sonuna kadar mücadele edeceğiz

Yalı mevkiindeki Taş evde basına verilen kahvaltıda konuşan Belediye Başkanı ve Platform Başkanı Cemal Akın, "Bugün burada Bartın Platformunun değerli yönetim kurulu üyesi arkadaşlarımızla ve siz saygı değer sayın basın mensubu kardeşlerimizle beraber sohbet edelim istedik. Bildiğiniz gibi Bartın Platformunun Bartın ırmağını perişan edebilecek, Bartın'ı sıkıntıya sokabilecek, Bartın'ı hava kirliliği konusunda sıkıntıya sokabilecek bir termik santralin kurulmasıyla ilgili, Bartın'ı düşünerek kurulmuş bir platform. Uzun zamandan beri mücadelemize devam ediyoruz. Bartın'a elbette yatırım yapılmalı ama bu yatırımlar Bartın'ı mahvetmemeli. Bartın'ı mahvedecek herhangi bir yatırımın bizim karşısında olduğunu daha önce defalarca ifade ettik. Bundan sonrada bu çalışmalarımıza hız kazandırarak devam edeceğiz. Çünkü gerçekten bu memleketin havası, suyu, doğası kısacası her şeyi bu memleketin insanların ve bu memleketin insanlarının da bunu hak etmediğini düşünüyorum. En başından beri termik santral için yapılması gereken yerin yanlış yer seçimi olduğunu ifade etmiştik. Bizi laf oyunlarıyla kandırmaya çalışılırken Bartınlı insanları saf yerine koymalarını biz kaldıramıyoruz. Bu nokta da bizlerde mücadelemize devam ediyoruz. Bu mücadele sonucunda başka bir gelişme ortaya çıkmaya başladı” dedi.

BARTIN MAHVOLMASIN İSTİYORUZ

Başkan Akın sözlerine şu şekilde devam etti: Bartın'ın kavşak suyuna el koymaya çalışıyorlar. Bununla ilgili tetkik yaptırıyorlar. Bu konuda bir grupla görüştüm ve daha önce o kuyular açılırken o bölgedeki suyun kirlendiğini, Kaman Bölgesine akan dereden ağır metallerin ortaya çıktığını, raporlara göre bu bölgedeki su da siyanür bile bulundu. Bununla ilgili raporları da kendilerine verdim. Kömür çıkarken de Bartın mahvolmasın istiyoruz. Tek söyledikleri şey bölgeyi kalkındırmak. İnsanlarımız oradan vurmaya çalışıyorlar. Bölge insanını bu kadar düşünüyorsanız başka şeyler açsanıza. Başka şeylere destek versenize. Bizde bu bölgenin insanıyız. Bu bölgenin her şeyiyle birebir mücadele ediyoruz. Yeter ki iyi şeyler olsun istiyoruz. Biz bu noktada verdiğimiz bu mücadeleye devam edeceğiz. Özellikle yönetme kurulu üyelerimize ve sayın basın mensuplarına bu konudaki ilgi ve alakalarından dolayı teşekkürlerimi sunuyorum. Bu destekleri kol kola girerek daha da artıralım arzu ediyoruz. Niyetler halis olursa sonuçta halis olur arkadaşlar. Çünkü bizim niyetimiz bu şekilde. Daha evvel mobil santral meselesini yaşadık. Bu meseleyi de çok iyi olarak anlattılar. Bölgeye çok katkı sağlayacağını söylediler. Şuanda kurulduğu yerlerde sıkıntı var. Bazıları daha evvel TTK kapansın diye mücadele etti. Hatırlarsanız bizde kapanmaması için mücadele ettik. O dönemde defalarca siyasi liderlere gittik, Başbakana gittik, Cumhurbaşkanına gittik ve TTK kapanmadı. Mücadelemizde başarılı olduk. Biz Bartın'da niye kömür istemeyelim? Aksi bir şey olsaydı o mücadelemizi o gün yapmazdık zaten.

O KAVŞAK SUYUNU ÇOĞALTINCAYA KADAR CANIMIZ ÇIKTI

Şunu bilmenizi istiyorum ki, biz iyi olan her şeyin yanındayız. Birileri çok para kazanacak diye, birilerinin rantı için Bartın Irmağı perişan olacaksa bizde onun karşısındayız. Bu nokta da destek veren ayın basın mensuplarına, bu sorun ile ilgilenen tüm kardeşlerimize ben tekrar tekrar teşekkürlerimi sunuyorum. Kırmadan ve dökmeden, kol kola girerek hareket etmeliyiz. Bunu sadece bu konu için söylemiyorum. Her konuda bunu başarabilmeliyiz. Bugün bunları söylüyorum çünkü bu konu Bartın'ın için önem arz ediyor. Yoksa ben siyasi görüşüm olarak ta yarıma karşı birisi değilim. Bu yatırımın Bartın'a zarar vereceğini düşünüyorum. Ben Belediye Başkanı olduğum müddetçe bu konularda Bartın'ı kollamam gerekiyor. Bu yapılanlara karşı gelmem gerekiyor. Sadece termik Santral değil, Bartın'ın suyu da çok önemli. Kavşak suyu için insanlar 171 çeşmenin önünde birbirleriyle kavga ettiklerini dövüş ettiklerini ben biliyorum. O Kavşak Suyunu çoğaltıncaya kadar canımız çıktı. Üniversiteye bazı raporlar verdim ve bunlarda da suyumuzun zarar göreceğini raporlarla ifade ettim. Suyun kaybolmasında yana çok büyük çekincelerim var. Yüz bin insan ne içecek arkadaşlar? Ben karşı çıkıyorum arkadaşlar. Bununla da ilgili üniversiteye çalışma yaptırıyorum. İnkum'unun Tepesinde yapılaması düşünülen taş ocağına karşı çıktık. Şimdi mahkeme sürecinin devam edeceğini söylüyorlar. Çıkmayayım da limanımı batıralım. İnkum mahvolacak sayın arkadaşlar. Karşı çıkacağım. Ankara'daki bakanlık bilmeden vermiş olabilir ama ben burada yaşayan bir insan olarak ben karşı çıkma mecburiyetindeyim. Eğer Belediyenin karşı çıkmaya yetkisi varsa ben bunu yapmak zorundayım. Aynı zaman da iyi olan şeylere de destek vermek zorundayım.

BARTIN'DA KAVŞAK SUYU BİTER

Birilerine muhalefet olsun diye birilerine iyi yaptıkları şeylere muhalefet olamam. Bizim birlikteliğimiz Bartın. Siyaseti ne olursa olsun, ekonomik durumu ne olursa olsun, köy de veya şehirde yaşasın ne iş yaparsa yapsın bir önemi yok. Bizim için önemli olan Bartın'dır. Bu konuda da 43. Belediye Başkanı hiçbir şey yapmadı, hiçbir şeye müdahil olmadı, sadece ikbal peşinde koştu, koltuğunda durmaktan başka bir şey yapmadı dedirttirmeyeceğim. Bu konularda da biz kenetlenme mecburiyetindeyiz. Bunu da her konuda yapmalıyız. Sayın arkadaşlar milyonlar ton kül çıkarılacak Bartın'dan. Eğer bu küller Kavşak Suyu havzasına depolanırsa, o zaman o Bartın'da kavşak suyu biter. Atalarımızın getirdiği o kavşak suyunu yedirmeyeceğim. Ben Belediye Başkanı olduğum müddetçe o kavşak suyunu yedirmeyeceğim. İsterlerse beni yesinler. Ben bu görev de olduğum sürece Allah nasip ederse bu insanlara o suyu içtireceğim. Bu mücadeleye de hep devam edeceğim" dedi.

SİYASİ ETKİLERLE VE HEMŞERİLİK İLİŞKİLERİYLE DEVAM ETTİRİLMEYE ÇALIŞILIYOR

Bartın Platformu Yürütme Kurulu üyesi Erdoğan Atmış da, termik santral konusunda Bartın halkının kandırıldığını ifade etti. Atmış, "İlimizde termik santral yapma girişimleri tamamen hukuksuz bir şekilde sürdürülüyor. Termik santrallerin hiçbir planda yeri yok. Üstelik bütün planlar 'termik santral yapılamaz' diyor. Bilimsel çalışmalar termik santralin Bartın'ın sadece ekolojisine değil ekonomisine de zarar vereceğini söylüyor. Bartın'ın ekonomisini tehdit eden en önemli faktörün termik santral olduğu çeşitli bilimsel kaynaklarda yazılıyor. Bartın halkının termik santrale karşı olduğunu bilmeyen kalmadı. Aslında bu süreç 29 Kasım 2010 tarihinde Çevre ve Orman Bakanlığı'nda yapılan ÇED Kapsam Belirleme ve Format verme toplantısında bitti. Buna rağmen bu süreç çeşitli siyasi etkilerle ve hemşerilik ilişkileriyle devam ettirilmeye çalışılıyor. Ankara'daki toplantıda, Tarlaağzı ve Gömü alternatif alanlarının yer seçimi açısından uygun olmadığı, bu alanlarının ÇED süreci dışına çıkması ve ana alternatif olarak düşünülmemesi gerektiği ÇED çalışmasının ise Delikliburun Mevkii veya Filyos Vadisi Mevkiine odaklanmasının uygun olacağı söylenerek ÇED sürecinin devamı yönünde karar verilmiştir. Fakat ÇED sürecinin Delikliburun'u içerecek şekilde devam ettirilmesi hem hukuksuz, hem de planlara aykırı bir girişimdir. Tarlaağzı ve Gömü için uygun olmayan, zararlı bulunan termik santrallerin, bu sahanın 2 kilometre batısındaki Delikliburun için de uygun olmadığı ve vereceği zararlarının 2 kilometre doğusundaki alanla aynı olduğu çok açıktır. Şirket ve destekçilerinin bütün zorlamalarına rağmen bu olgunun ortadan kaldırması mümkün değildir.

3 BİNDEN BAŞLAYARAK 11 BİNE KADAR ÇIKARDILAR

Hattat Holding'in Amasra'yı yok etme hayalleri her yıl daha da büyüyor. 1999'da 150 MW'lik bir termik santral. 2005'de 'Termik santral yapmayacağız. Sadece kömür çıkaracağız' Mehmet Hattat, 2007'de 600 MW'lık bir termik santral. 2008'de bin 320 MWTık bir termik santral. 2009'da 2640 MW'lık bir termik santral. 2010'da 2640 MW'lık iki termik santral. 2012'de 4000 MW'lık termik santral (sayısı bilinmiyor). Bu beyefendileri hayallerinden uyandırmazsak rakamlar daha da büyüyecek. Şirket yetkililerinin kafa karıştırdığı bunlarla sınırlı değil. Bakın şimdiye kadar hangi bilgi ve rakamlan revize etme gereği duydular. 2007'de akışkan yataklı santral, 2009'da pulvarize santral, 2010'da süper kritik pulvarize, 2011'de ultra süper kritik, 2012'de ultra ultra süper kritik kazan teknolojisine sahip santral kuracaklarını söylediler. Bu ne hesap bilmezliktir ki, kuracakları santralin en önemli özelliği olan yakma teknolojisi her yıl değişiyor. Değişen hesaplar sadece bunlar değil. Termik santralde çalışacak işçi sayısı kendi raporlarında 800 olarak verildiği halde, yaptıkları açıklamalarda halkımızı yanıltmak için 3 binden başlayarak 11 bine kadar çıkardılar. Amasra'yı enerji üssüne çevireceğini iddia eden şirket, yapacağı yatırım miktarını başlangıçta milyon dolarlarla ifade ederken, şimdi milyar eurolarla ifade ediyor. İşin ilginç yanı aynı yetkilinin 26 Mart 2010'da 2 milyar Euro diye verdiği rakamı, sadece 12 gün sonra 7 Nisan 2010'da 3,5 milyar Euro olarak açıklaması. Elinden tutan yok, arttır arttırdığın kadar. Fakat Bartınlının gözünü boyayamazlar.

BİRİ BUNU AÇIKLAMALI

Şirketin Türkiye Taşkömürü Kurumu ile yaptığı anlaşma gereği Amasra'da 20 yılda 56 milyon ton kömür çıkarması gerekiyor. Aradan 5 yıl geçti fakat çıkan kömürü gören yok. Bir de metan gazı çıkaracaklardı ondan da haber yok. 21 Şubat 2012 tarihinde Ankara'da Çinli bir firma ile yaptıkları işbirliği anlaşmasına davet ettikleri Enerji Bakanı'na Amasra'da ilk kez çıkarıldığını iddia ettikleri bir adet kömür parçasını hediye ettiler. O da sahte çıktı. Çünkü kömürün 6 bin 500 kalori olduğunu söylediler. Oysa herkesin bildiği gibi Amasra'dan çıkan kömürün ısıl değeri 3 bin - 3 bin 500 kalori. Doğrusu Enerji Balkanımızın bu müsamereye ortak olmamasını dilerdi. Ortaklık deyince o konunun da dikiş tutmadığını herkes biliyor. 15 Nisan 2010 tarihinde Bartın İl Özel İdare Müdürlüğü Salonu'nda yapılan toplantıda şirket, İngiliz International Power adlı şirketi ortağı olarak tanıtıp, International Power şirketinin bir yetkilisini bu toplantıda konuşturmuştu. Aradan geçen süre içinde bu İngiliz şirketten bir daha haber çıkmadı. Bu sefer 2011'de Çinli DATONG şirketiyle ortaklık kurduklarını söylediler. Ondan da ümit kalmayınca şimdi başka bir Çinli şirketle (AVlC'le) ortaklık yapaklarını söylüyorlar. Bakalım Bartın Halkını kandırmak için daha kaç ortak bulacaklar? Yapılan hesaplar şirketin kuracağını iddia ettiği termik santrallere gereken kömürü ithal ederek Rusya veya Ukrayna'dan getireceğini gösteriyor. Proje içinde devasa bir liman olduğunu herkes biliyor artık. 2 bin 640 MW veya 4 bin MW'lik termik santraller için yöre kömürünün yetmeyeceğini çeşitli belgelerle açıkladık. Bu durumda kömür yurt dışından getirilecek, ortak yabancı olacak, Gnansman yabancı, teknoloji yabancı, hatta Çinlilerle çalışırlarsa işçilik de yabancı olacak. Bu durumda enerji temininde dışa bağımlılıktan nasıl kurtulacağız. Biri bunu açıklamalı” dedi.

iOS ve Android uyumlu cihazlarınızdan Bartın'daki önemli gelişmelerden anında haberdar olun.


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.