Termik Santrallere Karşı Dava Açılıyor
Adana Barosu Çevre Komisyonu Bşk. Doğu Akdeniz Çevre Dernekleri Gönüllü Avukatı Av. İsmail Hakkı Atal, Lisans almış olan 5 adet termik santrale karşı dava açacaklarını açıkladı:

ÇOCUKLARIMIZ ZEHİRLENMESİN -TERMİK SANTRALLERE KARŞI DAVA AÇIYORUZ. ( 16 temmuz Çarşamba –saat:11.00 / Adana adliyesi tarihi bina önü )
 
2005 yılından bu yana içinde bulunduğum çevre mücadelesi Türkiye”de artık yaşama mücadelesi haline geldi. Asit yağmurlarıyla –radyoaktif maddelerle kirlenmiş topraktan –sudan –havadan zehirlenmeden sağlıklı bir şekilde yaşamak  , bu süreç devam ettiği takdirde Türkiye”de imkansız hale gelecek. 
 
2002 yılından bu yana dünya tarihinde eşine benzerine az rastlanır bir yıkım ve istila süreci yaşıyoruz. Başta Çukurova olmak üzere ülkemiz toprakları ( adına çok uluslu denilen ancak az uluslu olan) küresel enerji kartelleri tarafından işgal edilmekte, yağmalanmakta. Çocuklarımızın geleceği , milyonlarca insanın geçim kaynaklarını kaybetmesi , 100 binlerce( belki de milyonlarca ) insanın kanser olması , hayvancılığın –balıkçılığın –tarımın bitmesi pahasına , küresel enerji kartellerinin menfaati doğrultusunda yürütülen bu yıkım süreci bize yaşam alanı bırakmamakta. Gözünü para hırsı bürümüş parayı her şeyin üzerinde tutan enerji kartelleri ve onun yerli işbirlikçileri ülkemizi bir felakete doğru sürüklemekteler.     Toprağı , suyu ve havayı radyoaktif maddelerle –asit yağmurlarıyla zehirleyen insanların kanser olmasına , hayvanların genetiğinin değişerek sakat doğmasına yol açan termik santral sayısı 2002 yılına kadar 28 taneyken şu anda proje sayısı 200”ü geçmiş ve sadece Çukurova bölgesinde 35 tane planlanmaktadır.    100 km çapında alanda çocuklarda kan kanseri oranını 50 kat arttıran 3 adet nükleer santral planlanmakta .  Amerikan Nükleer Komitesi verilerine göre halen aktif olan ve yakın zamanda 7 şiddetinden büyük bir yıkıcı deprem beklenen ( Bkz. Çukurova Üniversitesi Jeoloji Mühendisliği –Prof. Dr. Hasan Çetin/ bildiri -15-16 Kasım 2001-Ankara -Aktif tektonik Araştırma Grubu Toplantısı) Kuzey-Anadolu Ecemiş Fay hattının bitim noktasının 30 km doğusunda olan   Mersin-Akkuyu”da bir tanesi planlanmakta olup , Rusya”nın nükleer atık deposu olarak kullanılmak üzere inşaatına başlandı.. Dünya mirası listesinde yer alan ve ekosistem açısından dünya üzerinde eşi benzeri olmayan Çanakkale Kaz dağları, çıkardıkları altının sadece %1”(bir ) “ini yasal olarak Türkiye”ye bırakmakla yükümlü olan az uluslu altın şirketlerinin tekeline bırakıldı , Kaz Dağlarının eteğinde yer alan 28 köyün içme suyuna altın madenciliğinde kullanılan siyanür karıştı  ve yakın bir gelecekte insanların kanser olma altyapısı hazırlandı. Uzun vadede insanların genetiğinin değişmesine neden olan GDO “lu besinler 2002 “den sonra serbest bırakıldı. ABD”nin önümüzdeki dönemde oluşacak mısır fazlasını eritebilmek için , 25 dönümün altındaki zeytinlikler imara açıldı ve zeytinliklerin yok edilmesinin altyapısı hazırlanıyor. Türkiye”nin her yerinde 2000”i, aşkın HES projesi planlandı  , Çukurova”da Seyhan nehri havzasında 50 civarında aynı nehir üzerinde yapılmak istenen HES”ler , hiçbir havza planlaması yapılmaksızın ekosistemi tahrip ederek ülkemizin topraklarında yakın zamanda biyolojik üretimin bitmesine ( yani toprağımızda ekin bitmemesine ) neden olacak şekilde ekosistemi tahrip etmekteler. 12.000 madencilik ruhsatı , 2012 yılında yapılan yasa değişikliğiyle ruhsat verme konusunda neredeyse tek yetkili hale getirilen Başbakanın önünde beklemekte. Rafineriler , petrokimya tesisleri , çimento fabrikaları her yerde. İnanılmaz bir yüzsüzlükle , arsızlıkla 2000 yıllık Osmaniye –Kastabala antik kenti üzerine Fransız şirketi tarafından çimento fabrikası kurulmak istenildi  , İdare Mahkemesi tarafından son anda engellendi  ve Türk halkının yeterince yoksullaşmasını bekleyen küresel karteller avının açlıktan yuvasından çıkmasını bekleyen bir sırtlan gibi pusuya yatmış uygun zamanı beklemekteler.
 
Şu anda hepimizi ilgilendiren en önemli ve yakın tehlike ise termik santraller. 1000 MW gücünde bir termik santral ortalama günde 10.000. ton –yılda 3,5 milyon ton kömür yakıyor ve 2 milyon otomobilin ürettiği zehirli   gazları tek başına çıkarırken , bu zehirli gazları ve içindeki ağır metal radyoaktif maddeleri  tutabilen bir sistem dünyada yok.
 
Ekte 2009 yılında Yumurtalık adliyesinden çekilmiş fotoğrafta , rüzgar olmadığı zamanlarda Yumurtalık -Sugözü termik santralinin bacasından çıkan ve asit yağmurlarına neden olan zehirli gaz bulutunu görebilirsiniz ( Bkz. Ek –zehirli gaz bulutu fotoğrafı ) Bu zehirli gazların asit yağmuru olarak toprağa düşmesi sonucunda 2011 yılında Sugözü köyünde omurgası eğri veya bacakları açılmayan genetiği bozulmuş 200 civarında sakat ve ölü kuzu – 29 tane sakat ve ölü buzağı doğdu. ( Bkz. Ek- Sugözü köyü Mahmut Kınık ve Şükran Aslanbay sakat kuzu ve buzağı fotoğrafları ) Yine 28 Aralık 2010 – 3 ocak 2011 tarihleri arasında 5 gün süren yağmurlar ( asit yağmuru ) sonucunda Erzin”de narenciye bahçelerindeki narenciyeler dalında çürüdü. ( Bkz. Ek- asit yağmuruyla dalında çürümüş narenciye fotoğrafı )
 
Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ali Osman Karababa”nın “kömürle çalışan termik santraller ve sağlık etkileri “ konulu raporuna bakıldığında sakat ve ölü hayvan doğumlarının sebebi çok rahat bir şekilde görülmektedir.

……. Termik santral kaynaklı toprak , hava ve sudaki ağır metal kirliliğinin ( vanadyum , bakır , arsenik , kadmiyum , kurşun , civa , antimon , çinko , krom , nikel ) bitkinin bunları emdiği suyla yapısına almasıyla beslenme zincirine katıldığı , yararlandığımız ürünleriyle bize aktarıldığı ve insan sağlığının olumsuz etkilendiği anlaşılmaktadır ………………...baca emisyonunda ve yanma sonucu oluşan küllerde bulunan radyoaktif maddelerin uranyum , toryum , radyum olduğu saptanmıştır . ………radyoaktiviteye maruziyet gebeliğin ilk 10 günü içinde olması halinde embriyonun ölümü , gebeliğin ilk 6 haftası içinde olması halinde doğumsal anomaliler , gebeliğin 6. haftasından sonraki dönemde olması halinde ise gelişme geriliği ve fonksiyon bozuklukları gibi sorunlarla karşılaşılabilmektedir ……” (Bkz.     Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr.Ali Osman Karababa kömürle çalışan termik santraller ve sağlık etkileri  konulu rapor )                                           
 
2011 yılında Doğu Akdeniz- Çukurova bölgesinde tek bir termik santralden kaynaklı bu kadar zarar görmüşken , Enerji Piyasası Düzenleme Kuruluna 17 termik santral başvurusu yapıldığını ve 8 tanesinin ( Adana 3 – Hatay 3-Mersin 2 ) lisans aldığını öğrenince dehşete kapıldık. Bu kadar çok termik santralle hepimizin yavaş yavaş zehirleneceğimizi , çocuklarımızın sütünün –toprağımızdaki buğdayın - nefes alacağımız havanın –suyumuzun zehirleneceğini bildiğimiz için EPDK aleyhine lisans iptal davaları açtık. Danıştay 13. Daire yürütmeyi durdurma talebimizi reddedince Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna itiraz ettik ve Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu bu termik santrallerin kümülatif ( toplam etkisi ) göz önünde bulundurulmadığı için itirazımızı 23.01.2013 tarihinde kabul etti. Bunun üzerine AKP hükümeti davalarımızın önünü kesmek ve Danıştay”ın kararlarını etkisizleştirmek için 30.03.2013 tarihinde Elektrik piyasası kanununda değişiklik yaptı , fakat CHP “nin başvurusu üzerine Anayasa Mahkemesi bu değişikliği iptal etti.
 
Şu anda dava açtığımız 8 adet , Çarşamba günü davalarını açmayı planladığımız 5 adet , başvurusu yapılmış ve lisans bekleyen 21  adet , 18 ADET ADANA"DA , 7 ADET HATAY"DA , 8 ADET MERSİN"DE , 2 ADET OSMANİYE"DE OLMAK ÜZERE  toplam 35 ADET TERMİK SANTRAL toplumsal bir karşı duruş olmadığı takdirde kurulmak ve zehir kusmak için fırsat kolluyor. Adına çok uluslu denilen ancak az uluslu küresel sermaye bu termik santralleri kuracak olduğu takdirde , yakın bir gelecekte ülkemize bol miktarda kanser ilacı da satacaklar.
 
Lisans almış olan 5 adet termik santrale karşı 16 temmuz Çarşamba günü Adana adliyesi önünde saat 11.00”de basın açıklamasıyla birlikte ( davacılar Adana Barosu – Adana Tabip Odası – Adana Ziraat Mühendisleri Odası – Adana ,Mersin , Tarsus , Hatay , Erzin , İskenderun , Çevre Koruma Dernekleri , Greenpeace ) dava açacağız.
 
Tüm meslektaşlarımı ve arkadaşlarımı , zamanı müsait olan herkesi 16 temmuz Çarşamba günü saat 11.00”de tarihi adlye binası önünde ;

ÇOCUKLAR –BEBEKLER KANSER OLMASIN , ZEHİRLENMESİN , TERMİK SANTRALLER OLMASIN , YARADAN”IN KURGULADIĞI MÜKEMMEL SİSTEM PARAYA KÖLE OLANLAR TARAFINDAN YOK EDİLMESİN DİYEREK BEKLİYORUZ.
 
Son balık öldüğünde , son ağaç kesildiğinde , son nehir kuruduğunda beyaz adam parayı yiyemediğini anlayacak “ SEATTLE
 
Adana Barosu Çevre Komisyonu Bşk.
Doğu Akdeniz Çevre Dernekleri
Gönüllü Avukatı
Av. İsmail Hakkı Atal
iOS ve Android uyumlu cihazlarınızdan Bartın'daki önemli gelişmelerden anında haberdar olun.


Anahtar Kelimeler:
AmasraTermik SantralÇED
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Ah kardeşim.. 6 yıl önce

dava açsan ne olacak bu illetler bildiğini okuyor. bartın termiğe karşı kenetlendi adeta ama devlet kanalı sessiz sessiz gemiyi yüzdürüyor..çed raporlarında sağlık otoriteleri bile onay veriyor..nedeni apaçık..

Avatar
yanlış algı @la havle 6 yıl önce

bakın termik santrallarda soğutma suyundan oluşan buhar ayrı ünitelerden bırakılır,kömürde var olan karbon ve kükürtten çıkan gazlar ise resimde gördüğün bacadan çıkar.önerim çok beğendiğin termik santralları yerince inceleyip doğru yorum yapman.

Avatar
Heredot @karşı 6 yıl önce

sayın karşı. her şeye karşı değiliz. sadece yapılacak olan elektrik üretim yerinin en uygun olan türünün en uygun olan yerde, çevreye ve insanlara en az zarar verecek olan yerde olmasini istiyoruz.

Avatar
la havle 6 yıl önce

algı operasyonunuzu yiyeyim.. resimde bacadan çıkan su buharı..... bu chp-sol-laik çi zihniyet bu ülkeye hiç bir şey yaptırmayacak....

Avatar
karşı 6 yıl önce

termik, nükleer, hes, herşeye karşısınız. elektrik nerden üretilecek biri söylesin.

Avatar
Karşının karşısı 6 yıl önce

Karsı başlıklı yorun yapan arkadaşım.Elektrik için rüzgar gülleri var zararsız,güneş enerji platformları var zararsız bunları denesin madem enerji üretmek istiyorlar.Konya ovasına kursunlar güneş enerji platformlarını karadeniz e de rüzgar gülleri.Azıcık okuyun araştırın kardeşim

Avatar
karşının karşısının karşısında @Karşının karşısı 6 yıl önce

karşıya karşı olan kardeşim, hic türkiyenin yıllık elektrik ihtiyacını hesapladınmı, konya ovasına güneş paneli koyarsan ancak konyanın 1/3 nün ihtiyacı zor karşılanır. ozamanda türkiye ekmeksiz ve makarnasız kalır, rüzgar bazen var bazen yok, rüzgar yokken oturur çamaşırı bulaşığı elinle yıkarsın, sizin asıl amacınız türkiye gelişmesin sanayi gelişmesin, üretim olmasın mantığıdır. bartında bir tane gereksiz bir ziraat mühendisi var termiğe hayır diyor, nüklüere hayır diyor, tamam anladık da heslere de hayır diyor, heslerin çevreye zararı yokki, tamam ekolojik dengede değişmeler olabilir, ama olumsuz yönde değil, bu kadını zaten sanyi ve ekonomi ile işi yokki aldığı kiralar 20 bin tl yi geçiyor. sizce böyle bir insanın peşinde her şeye hayır demek ne derece doğru. bence sen biraz araştır,alman ve ingiliz çevrecilerin oyununa nasıl geliyon bir bak, geziler bir kaç ağaç kesiliyor diye 50/60 ağaca zarar verdiler binlerce çiçeği yok ettiler havayı kirlettiler kamu mallarına zarar verdiler?