Yalçınkaya'dan Zehir Zemberek Açıklamalar

CHP Bartın Milletvekili Yalçınkaya, Enerji Bakanlığı’nın bütçe görüşmelerinde TTK’nın azalan işçi sayısı ve düşen üretim miktarıyla kurumun “can çekişen kurum görüntüsü” haline sokulduğunu vurguladı. Yalçınkaya, “Doğası gereği hata kabul etmeyen ve son derece dikkatli bir çalışma gerektiren yer altı ortamında çalışan personelin ‘Kurum kapanacak mı, özelleştirilecek mi? Bizler kapı önüne konulacak mıyız?’ gibi soru ve evhamlarla ocağa girmeleri sadece üretim randımanlarını düşürmekle kalmıyor, Allah göstermesin, ölümcül kaza ve facialara da neden olabilir” uyarısında bulundu.

İlgili Foto Galeriye Git

Hattat Enerji’nin Alacaağzı’nda ve Amasra (B) sahasındaki rödovans şartnamelerinin gereğini ve üretim taahhütlerini yerine getiremediğini vurgulayan Yalçınkaya, “Firma, toplamda 170-180 milyon lira TTK’ya borçlu durumdadır. Ama devlet maalesef alacaklarını alamamaktadır” dedi.

Yalçınkaya, “12 senedir bu şirket 1 kilo kömür çıkarmadı. Ama buna rağmen ‘Yerli kömürü özendireceğiz ve ona göre enerji santralleri kuracağız’ diye bu şirkete termik santralle ilgili bir ÇED süreci olumlu nihai kararı verildi ve termik santralin Amasra’ya kurulması konusunda önü açıldı” dedi. Şirketin Amasra’da kurmayı düşündüğü termik santralin yerli kömürle mi, yoksa ithal kömürle mi çalıştıracağı konusunda Enerji Bakanı’ndan açıklama yapmasını isteyen Yalçınkaya, firmanın bakanlık tarafından “korunup kollandığını” belirtti.

Meclis İçişleri Komisyonu üyesi ve CHP Bartın Milletvekili M. Rıza Yalçınkaya, Plan ve Bütçe Komisyonu’nda Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın 2017 yılı bütçe görüşmelerine katıldı ve Türkiye Taşkömürü Kurumu’nda  (TTK)  yaşanan sorunları ve Hattat Enerji’nin rödovans şartnamelerini ve üretim taahütlerini yerine getiremediğini vurguladı ve Amasra’ya yapılmak istenen termik santraldeki usulsüzlükleri gündeme getirdi.

TTK’nın Cumhuriyetin ilk yıllarından beri faaliyet gösterdiğini ve kurulduğu günden bugüne kadar Türkiye sanayisinin gelişmesinin lokomotifi olduğunu, aynı zamanda ülke ve bölge ekonomisine büyük katkı sağladığını belirten Yalçınkaya, kurumun istihdam açısından da bölgenin en önemli kuramlarından biri olduğunu vurguladı. Kurumun 6 bin 885 kilometrekarelik ruhsat alanına sahip ve kömür üretiminin Amasra, Armutçuk, Kozlu, Üzülmez ve Karadon müesseseleri olmak üzere toplam 5 müessese müdürlüğü tarafından sürdürüldüğünü anlatan Yalçınkaya, “Mevcut durumda üretim, ağırlıklı olarak klasik uzun ayak yöntemiyle emek yoğun bir şekilde pano ayak üretim işçiliği sanatında çalışan işç ilerle yapılmaktadır. Ocak açıklığı ise 300 kilometreyi bulmaktadır. Kurumun 5 müessesesine ait üretim panolarının 2014 yılı için bir değerlendirmesi yapıldığında, yer altında kömür üretimine hazır hâle getirilmiş 26 ayakta toplam ayak boyunun 3 bin 344 metre, toplam çalışma boyunun ise 1.094 metre olduğu, kurum bazında ayak çalışma boyu oranının ise yüzde 33 olduğu görülmektedir. Bir başka ifadeyle, 3.344 metre uzunluğundaki bir ayağın bir günde 1.094 metresinde çalışılmaktadır. Bu da toplam ayak uzunluğunun yüzde 33'üne tekabül etmektedir. Bu durum, pano ayak üretim işçisi eksikliği nedeniyle yeterli sayıda işçi tertip edilemediğinden her iş günü ayak uzunluğunun yüzde 67'sinde üretim yapılamadığını göstermektedir” dedi. Yalçınkaya, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Kaba bir yaklaşımla kurum, 3 bin 344 metre uzunluğundaki bir ayağın tamamında çalışabilecek sayıda işçi tertip edebilseydi 2014 yılında yaklaşık 2 milyon ton olarak gerçekleşen tüvenan kömür üretimi 4-5 milyon ton olarak gerçekleştirilebilirdi. Bu üretimin gerçekleşmemesinin en önemli sebebi pano ayak üretim işçisinin eksikliğinin giderilmemesi ve kuruma bu sanatta işçi alınmamasıdır. Pano ayak üretim işçisi eksikliğinin daha da artması sonucunda mevcut durumun olumsuzluğu daha da çok artacak, gelinen aşamada ise eksik işçi nedeniyle üretim yapılamamasının yanında iş güvenliği açısından da kritik bir eşiğe yaklaşılmasına neden olacaktır. Mevcut durumda en kısa sürede ağırlıklı olarak pano ayak üretim işçisi olmak üzere yeterli sayı ve nitelikte işçi temin edilememesi hâlinde iş güvenliği açısından da büyük tehlikeler ortaya çıkacaktır. Sürekli azalan işçi sayısı ve sürekli olarak düşen üretim miktarı gerçekten kurumu can çekişen bir kurum görüntüsü hâline sokmuştur. Sürekli tartışılan ‘kapandı, kapanacak, kapanıyor, özelleştirilecek, satılacak’ ve benzeri gibi dedikodular ve bilgi kirliliği kurum çalışanlarının motivasyonunu da önemli oranda etkilemektedir. Doğası gereği hata kabul etmeyen ve son derece dikkatli bir çalışma gerektiren birinci sınıf gazlı yer altı ortamında çalışan personelin ‘Kurum kapanacak mı, özelleştirilecek mi? Bizler kapı önüne konulacak mıyız?’ gibi sorular ve evhamlarla ocağa girmeleri sadece üretim randımanlarını düşürmekle kalmayacak, Allah göstermesin, ölümcül kaza ve facialara da neden olabilecektir. O nedenle kurum hakkındaki kararların bir an önce verilmesi gerektiğini Sayın Bakanıma arz etmek istiyorum ve Sayın Bakana soruyorum: TTK’nın geleceğine ilişkin belirsizlikler ne olacak? Bakanlığınızın bu konuda yaptığı veya yapacağı çalışmalar nelerdir? TTK’nın yeniden yapılandırılmasıyla ilgili eylem planı hazırlıkları ne durumdadır? Bugüne kadar hangi çalışmalar yapılmıştır?”

TTK’ya işçi alımı konusunu Bakanlık ve Hazine’nin birbirine “pas attığını” söyleyen Yalçınkaya, “Bakanlık olarak artık bu konunun çözümü konusunda özellikle işçi açığının, üretim işçisi açığının giderilmesi konusunu da, Zonguldak, Bartın ve Karabük halkı olarak bir an önce bu eksikliğin giderilmesi konusunu da sizlerden rica ediyoruz” dedi.

180 MİLYONA ULAŞAN BORCUNU ÖDEMİYOR

TTK’nın bazı sahalarının rödevans usulüyle kiraya verildiğini ve bunlardan birinin de Armutçuk Alacaağzı bölgesi, bir diğerinin de Amasra (B) sahası olduğunu anlatan Yalçınkaya, konuşmasında şu ifadeleri kullandı: “Burada, rödovans usulü buraları karşılıklı bir sözleşme ve şartname gereği alan Hattat Enerji ve Maden ticaret şirketi maalesef ne Alacaağzı’nda şartname gereği taahhüt ettiği üretimleri yerine getirmekte ne de Amasra (B) sahasında şartname gereği üretim taahhütlerini yerine getirmektedir. Hem Alacaağzı’nda rödovans bedeli borçları bulunmaktadır hem de Amasra’da Rödovans bedeli borçları bulunmaktadır. Şu anda Amasra (B) sahasında Hema Hattat şirketinin devlete olan borcu 158 milyon TL’dir, rödovans bedeli olarak borcu 158 milyon TL’dir. Aşağı yukarı Armutçuk Alacaağzı bölgesinde de 10 milyon ton bir borcu bulunmaktadır. Toplamda 170-180 milyon liralık bir borcu rödovans bedeli olarak TTK’ya borçlu durumdadır ve TTK, sizin de bildiğiniz gibi, gerçekten ayakları üzerinde zar zor bir şekilde bölgenin aş, iş, umut kapısı olarak bölge insanına istihdam anlamında bir imkân vermektedir. Ama devlet olarak maalesef alacaklarını alamamaktadır”

1 KİLO KÖMÜR ÇIKARMADI, ÇED OLUMLU KARARINI ALDI

Yalçınkaya, firmanın Amasra’da yaklaşık üç yıl içerisinde hazırlığını tamamlayıp 500 bin ton kömür vaadinde bulunduğunu ve birinci yıl 2,5 milyon ton, ikinci yıl 2,5 milyon ton, üçüncü yıl 2,5 milyon ton ve ilerleyen yıllarda -yirmi yılda- 50 milyon ton kömür taahhüdü karşılığında rödovans usulü sahayı aldığını hatırlattı.  CHP Milletvekili, konuşmasında şunları söyledi:
“Geldiğimiz sene 2016, 2017’ye giriyoruz. On iki senedir bu şirket 1 kilo kömür çıkarmadı. Ama buna rağmen ‘Yerli kömürü özendireceğiz ve ona göre enerji santralleri kuracağız’ diye bu şirkete termik santralle ilgili bir ÇED süreci olumlu nihai kararı verildi ve termik santralin Amasra’ya kurulması konusunda önü açıldı. Şimdi, Sayın Bakan, sizlerden rica ediyorum. Gerçekten on iki senedir 1 kilo kömür çıkarmayan bu şirketin Amasra’da kurmayı düşündüğü termik santrali yerli kömürle mi çalıştıracağı, yoksa ithal kömürle mi çalıştıracağı konusunda bir açıklama yapmanızı rica ediyorum”

BÖYLE BİR REZEV YOK

Yalçınkaya, Amasra B Sahasında toplam kömür rezervinin Enerji Bakanlığı’nın hazırladığı Taşkömürü Faaliyet Raporunda 403 milyon ton olarak görüldüğünü vurguladı ve Bakan’a “TTK’nın yaptığı havzadaki rezerv toplam 1 milyar 300 milyon ton. 900 milyon tonu Karadon, Üzülmez, Kozlu ve Armutçuk müessese müdürlüklerine ait. Amasra’da böyle bir rezerv yok. Sizi yanıltıyorlar” diye seslendi.

FİRMA KORUNUP KOLLANIYOR

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak’a “Kurumun alacakları hakkında ne diyorsunuz?” diye soran Yalçınkaya,  Sayıştay raporlarına göre denetim yapan müfettişlerin 2010 yılında, 2011 yılında ve 2012 yılında “İhale şartlarına, şartnamelerine ve sözleşmeye aykırılık teşkil eden uygulamalardan kaçınılması ve gerektiğinde sözleşmenin feshedilmesi gerekir” tespitini yaptıklarını hatırlattı ve “Buna rağmen, maalesef, Bakanlığınız tarafından bu şirket korunup kollanmakta ve fesih olayı gerçekleştirilmemektedir. Gerçekten korunup kollanıyor çünkü Bakanlığınıza bağlı, TTK’da görev yapan genel müdür ve müessese müdürleri emekli olduktan sonra direkt olarak bu firmaya gitmekte ve bu firmada gerek koordinatörlük gerekse müessese müdürlüğü altında görevler yapmaktadır. Aslında hiçbir kamu görevlisinin akçeli ilişkiler içerisinde olan bir firmayla bu tür çalışma imkânı olmamasına rağmen suç işlemektedir. Kurumunuzda burada çalışanlar hakkında suç duyurusunda bulunmayı düşünüyor musunuz?” diye sordu.

iOS ve Android uyumlu cihazlarınızdan Bartın'daki önemli gelişmelerden anında haberdar olun.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
hasan 3 hafta önce

yılmaz tunç sen demiyor muydun amasraya termik santral yapılmayacak diye...bir damla haysiyetin varsa istifa edip gidersin....

Avatar
EDU 3 hafta önce

yetti be satilsin da kurtulalim biktik bu belirsizlikten

Avatar
Bartınsever 3 hafta önce

o zaman karanlıkta oturalım...