2023’e 10 kala Kamu-Üniversite ve Sanayi İşbirliği

Bartın Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ramazan Kaplan Zonguldak’ta düzenlenen Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın 2023’e 10 kala Kamu-Üniversite ve Sanayi İşbirliğinde 20. Bölgesel Toplantısına katıldı. Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Müsteşarı Prof. Dr. Ersan Aslan'ın yaptığı panele, Bartın Valisi Ali Çınar, Zonguldak Valisi Ali Kaban, Karabük Valisi İzzettin Küçük, Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Genel Müdürü Cevahir Uskurt, Zonguldak Belediye Başkanı Muharrem Akdemir, BEÜ Rektör Yardımcısı Orhan Uzun, Karabük Üniversitesi Rektör Yardımcısı İbrahim Kadı, Bartın TSO Başkanı Cihat Çakır katıldı.

Kamu-Üniversite-Sanayi işbirliği toplantısında, üniversiteler, sanayi kuruluşları ve destekleyici kuruluşlar bir araya geldi. Zonguldak, Bartın ve Karabük’ten gelen katılımcılar işbirliğine ilişkin fırsatlar ve çözüm önerilerini ele aldı.

Bölgede orta teknoloji alanında bir çok firmanın bulunduğunu ve ülkelerin artık para politikaları ile değil inovasyon politikaları ile yönetildiği belirten Bartın TSO Yönetim Kurulu Başkanı Cihat Çakır; “Günümüzde firmalar çok üretip satarak kar elde etme döneminden geçerek inavasyonu yüksek ürünler üretip daha karlı satışlar yapmaktadırlar. Sanayi ile üniversitenin işbirliği tam etkin olduğu inovasyonu yüksek olan ürünler üretebilmek içinse argesi yapılmış olmalıdır.”dedi.

“Üretimde Yüksek Teknolojiye Geçiş, Sanayi- Üniversite İşbirliği İle Gerçekleşebilir.”

Bartın TSO Başkanı Cihat Çakır konuşmasında; “Düşük katma değerli ürünlerden daha yüksek teknoloji ürünlerin üretimine geçilmesi için mutlaka üniversite ve sanayi işbirliğinin gerekliliği gerekmektedir. Üniversiteler sahada kullanılacak bilgiyi üretebilmeleri için sanayiden gelmiş piyasayı bilen öğretim elemanlarına daha fazla ihtiyaç duymalıdır. Sadece teori ile üreten değil, piyasanın ihtiyaçlarına cevap veren, bölgesel gelişme için sanayinin gerçek sorunlarına eğilerek çözün üretebilen, sanayici ile birlikte çalışabilecek öğretim elemanlarının artması gerekmektedir. Aynı zamanda sanayicilerim izinde üniversitenin tüm birimleri ile irtibat sağlayarak hangi birimde ne iş yapılır, aradığı desteği hangi birimden alabilir ya da laboratuarlarından ne şekilde yararlanabileceğini bilmeleri gerekir. Görülüyor ki sanayicilerimizin yetirince inovasyon ile ilgili eğitimler almadığı için üniversitenin kendilerine katacağı katkılardan haberdar olmamaları sebebi ile üniversitelerden uzak durmaktadırlar. Bölgede Ar-Ge Merkezi olmaması üniversite ile sanayi arasında iletişimi ve bağların yeteri kadar kuvvetlenmesine engel oluyor. Devletin sanayiye verdiği teşviklerde ve desteklerde üniversitelerin bir etkinliği olmaması da arada kurulacak bağları güçleştirmektedir. Üniversitelerin kar amacı gütmeden çalışmaları sanayicilerin ise yaptıkları işlerde kar amacı gütmeleri birbirlerini anlamalarında veya irtibat kurmalarında sorun olmaktadır. Öğretim elemanlarının sanayi ile yapacakları çalışmalarının akademik olarak bir fayda sağlamaması motivasyonu etkilemektedir.

“Stajyer Öğrencilerden Ara Yüz Programları Oluşturularak Verim Süreklik Sağlanmalı.”

Diğer önemli bir husus ise üniversitelerimizde gerçekleştirilen stajın şekli ve süresidir. Stajlar genelde eğitim ve öğretimin olmadığı yaz aylarında 40-45 iş günü yapılmaktadır. Sanayide ise oryantasyon için ayrılan süre bir ayı bulması, stajyerin piyasayı tanıması, uygulamaları yerinde görmesi için yapılan stajın 45 iş günü olması oldukça yetersizdir. Şayet oluşturulacak ara yüz programları ile piyasayı tanıyan sanayicinin işine yarayabilecek öğrenciler yetiştirmek istiyorsak staj şeklini ve süresini en az bir yıl olarak değiştirilmesi gerekmektedir. Sanayici bir kişiye yatırım yapacak ise kendisinden verim ve süreklilik bekler. Aynı şekilde öğrencinin de sanayiciden beklediği verimi alabilmesi, geleceğe dönük kendine yatırım yapabilmesi için bu süre en az bir yıl olmalıdır.”dedi.

Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Müsteşarı Prof. Dr. Ersan Aslan, Batı Karadeniz Bölgesi’nin Türkiye’de önemli bir yeri olduğuna dikkat çekti. 1 Ocak 2014 itibariyle 10. Kalkınma Planı’nın başlayacağını ifade eden Aslan, “İnsan kendine baktığında gelecekle ilgili planlar ve programlar yapıyor. Yaşı müsait olanlar evlenmeden planlar yapıyor. Bireyden başlayıp, aile, aileden başlayıp iller planlarını ortaya koyuyorlar. Bölge, ardından ülke ve sonra dünya. Ama ortak nokta var. Refah. Nasıl geçimi iyi temin edip refaha ulaştırırız diye hesaplıyorlar. Refah, dediğimiz ortamın sağlanmasına baktığımızda belirli yapı taşları var. Bunların en önemli yapı taşlarından bir tanesi birinci kelime anlamını bulan yapı. Yani kamu dediğimiz yapı. Kamu oturmuş genel bir program yapmış. 1 Ocak 2014 itibariyle başlayacak olan uygulama. 10. Kalkınma planı var. Bu plan, aslında bireyin hayatını nasıl refah ortamı şeklinde düzenleyebilirdir. Bu toplantılarda bulunan bütün paydaşlarımız birinci politika dokümanını mutlaka bilmelidirler. Herkes birbirine bıraktığında bakıyorsunuz ortada ürün yok. Bu toplantının temel amaçlarından birisi de budur. Kamu-üniversite ve sanayi işbirliğinde olacak” dedi. Dünyanın en önemli kaynaklarının bölgede bulunduğunu aktaran Aslan, “Bu bölgenin ayrı bir yeri var. Dünyanın en önemli kaynaklarının olduğu yer. Enerji üretiminin olduğu yer. Daha önemlisi, Türkiye’de üç tane enerji bölgesi kuruldu. Birincisi Ceyhan, ikincisi Karapınar ve üçüncüsü Filyos. Bunlardan bir tanesi Filyos’tur. Oranın limanı hayata geçtiğinde orada sanayileşme hamlesi gerçekleştiğinde o zaman buranın çehresi daha da değişecek. Tüm bu bölgenin ve bağlantılı olarak İç Anadolu’nun çehresi değişecek. Bu önemli noktanın biz farkında mıyız? Elbette farkındayız. Farkında olan insan hareket gösterir. Demek ki biz bu politika dokümanlarını bilmek zorundayız” dedi.

Özel sektör, kamu ve üniversitelerin sıçrama yaparak gelişmelerini sürdürmesi gerektiğine dikkat çeken Aslan, “Ar-Ge anlamında harcayamayacağımız kadar çok para var. Kamu, üniversite görevini değiştirerek yoluna devam edecek. Özel sektör de dahil olmak üzere üç kesimi sıçrama yaparak gelişmelerini sürdürmektedir. Bize durmak yaraşmıyor. Bizi yapmamız gereken konularda rahatsız edin. Yapmamız gereken Zonguldak, Bartın ve Karabük’ün bütün ilgili kesimlerine bunları anlatmak gerekiyor” şeklinde konuşmasını tamamladı.

Toplantı, Bilim ve Teknoloji Genel Müdürü Doç. Dr. Cevahir Uzkurt’un sunumuyla devam etti

Teşvik yasasının bölge için önemli olduğunu vurgulayan Bartın Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ramazan Kaplan, “ Filyos Projesinin gerçekten bölgemize ciddi bir açılım sağlayacağını düşünüyorum. Fakat bunlar hem siyasi iradenin, hem de bölgede hükümetimiz adına görev yapan mahalli idarelerin inisiyatifinde olan konular. Bu konuda bizi en çok ilgilendiren husus 4691 sayılı Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanunudur. Bizim sanayi ile işbirliği kurma noktasındaki en büyük dayanaklarımızdan ve çıkış noktalarımızdan birisidir.” diye konuştu.

iOS ve Android uyumlu cihazlarınızdan Bartın'daki önemli gelişmelerden anında haberdar olun.
Anahtar Kelimeler:
Bartın Üniversitesi
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.