Bartın Üniversitesi 2011-2012 Akademik yılı açıldı

Saygı duruşu akabinde İstiklâl Marşımızın okunmasıyla başlayan törende Bartın Üniversitesi tanıtım filminin katılımcılarla paylaşılmasının ardından Bartın Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ramazan KAPLAN yaptığı konuşmasında: “Üniversitemizin 2011 – 2012 akademik yılı açılış törenine hoş geldiniz. Törenimizi teşrifleriniz için şahsım ve üniversitem adına teşekkür ediyor, hepinizi en derin saygılarımla selamlıyorum. 2008’de kurulan üniversitemizin kuruluşunun üçüncü yılını idrak ediyoruz. Kuruluşlarının üzerinden on yıllık süreler geçmiş ve artık kendi geleneklerini oluşturmuş üniversitelerimiz, fiziki yapılanmalarını çok büyük oranda halletmiş olarak bütün güçlerini bilimsel çalışma ve gelişmeler üzerinde yoğunlaştırırlar. Oysa, üniversitemiz gibi kuruluş aşamasında olan ve son on yılda sayıca artışlarını memnuniyetle karşıladığımız yeni üniversitelerimiz bir yandan alt yapı sorunlarını halletmek, üniversite ölçeğinde fiziki yapılanmayı gerçekleştirmek buna paralel olarak bir yandan da akademik kadrosunu güçlendirmek ve bilimsel rekabet ortamındaki saygın yerini almak sorumluluğu ile karşı karşıyadırlar. Bu bağlamda üniversitemiz geçen sürede 1171 dönümlük yeni kampüs alanımızın seçimi ve kamulaştırma işlemlerini, çok çeşitli bürokratik, bölgesel ve yasal zorluklara rağmen, süratle tamamlamış ve yeni kampüsümüzde yer alacak yapıların yapım aşamasına gelinmiştir. Şu anda Merkezi Laboratuvar binamızın inşaatına başlanmıştır ve önümüzdeki Haziran ayından önce bitirilmesi planlanmıştır. Mimari projelerinin bir kısmı tamamlanan, bir kısmı da tamamlanma sürecinde olan Edebiyat Fakültesi idari binası, sözel derslik ve amfiler, Mühendislik Fakültesi idari binası, öğrenci ve personel yemekhanesi, Yapı İşleri ve Teknik Dairesi Başkanlığı binası, trafo ve jeneratör binası, itfaiye, garaj, atölye ve mediko-sosyal merkezinden oluşan 35.388 m² kapalı alan inşasına, yıl sonuna kadar başlamış olacağız. Bu konuyla ilgili olarak bir hususa değinmek istiyorum. Bartınlı girişimcilerimizin de kendi aralarında güçlü ortaklıklar oluşturarak elbette ihale mevzuatı kapsamında, ihalelere katılmaları, üniversitemiz kaynaklarından öncelikle şehrimiz ve bölgemiz yatırımcılarının yararlanması, üniversite-şehir yakınlaşması bakımından da en büyük arzumuz ve temennimizdir. Üniversitemizin kuruluş kanununda yer alan üç fakülteye ilave olarak Edebiyat, Eğitim ve Fen Fakültesi olmak üzere üç yeni fakülte daha kurduk. Böylece fakülte sayımız altıya yükselmiş oldu. Edebiyat Fakültemizle Eğitim Fakültemiz ek kontenjanla öğrenci alarak bu akademik yılda altı bölümle öğretime başlayacaktır.Yine Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu’muz da ilk defa olarak 54 öğrenci ile bu yıl öğretime açılmış olacaktır. Bunun yanında Uzaktan Eğitim Uygulama ve Araştırma Merkezi ile Sürekli Eğitim Uygulama ve Araştırma Merkezimiz kurularak faaliyetlerine başlamışlardır. Yeni fakülte ve akademik birimlerimizin kuruluş aşamasında, üniversitemize gösterilen teveccühün, üniversitemizin geleceği bakımından da fevkalade sevindirici bir gösterge olduğunu memnuniyetle ve şükranla ifade etmek isterim. Fakülte ile yüksek okul ve meslek yüksek okullarımızda 78 farklı bölüm ve program bulunmaktadır ve bunların 29’u öğretime açıktır. Fen Bilimleri Enstitümüzde, 4 yüksek lisans, 4 doktora programı olmak üzere 8 programda 125 öğrenciyle lisansüstü öğretim yapılmaktadır. Sosyal Bilimler Enstitümüz ise Zonguldak Karaelmas Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü ile ortak program düzenlemiştir ve bu yıl lisansüstü öğretime başlayacaktır. Edebiyat ve Eğitim Fakültelerimizin açılmış olması dolayısıyla, Sosyal Bilimler Enstitümüzde de önümüzdeki yıldan itibaren yeni programlar başlatılacaktır. Bir başka sevindirici gelişme de, Meslek Yüksekokulumuza bağlı olarak Kurucaşile ve Ulus ilçelerimizde açılacak programlara öğrenci alınması talebimizin olumlu sonuçlanmış olmasıdır. Ek kontenjanla tercih olması durumunda, iki ilçemizde bu yıl öğretime başlayabileceğiz. 2008’de 2100 olan öğrenci sayımız, % 233 artışla, bu akademik yıl başlangıcı itibariyle 4909 olmuştur. Ek kontenjanla, yeni açılanlara 440, öğretimi devam eden bölüm ve programlara 295 olmak üzere 735 öğrenci yerleşebilecektir. Böylece bu akademik yılımızda ön lisans, lisans ve lisansüstü öğrenci sayımızın 5300–5644 dolayında olacağını tahmin etmekteyiz. Üniversitemizde, Türkmenistan, Azerbaycan, Kırgızistan, Afganistan, Fas ve İran uyruklu 53 öğrenci öğrenim görmektedir. Birkaç yıl içerisinde üniversitemizin geldiği noktayı göstermesi bakımından bu hususa memnuniyetle işaret etmek istiyorum. Öğrencilerimizle ilgili olarak dikkat çekilmesi gereken bir husus da, 81 ilimizin hepsinden üniversitemize kayıt yaptıran öğrencilerimizin olmasıdır ve bu durum, üniversitemizin kamuoyundaki algısı bakımından son derece anlamlıdır. Bu çerçevede, öğrencilerimizin % 76’lık diliminin yoğunluklu olarak Marmara, Karadeniz ve İç Anadolu bölgelerinden geldiği bilgisini de sizlerle paylaşmak isterim. Üniversite olarak kurulduğumuz 2008 yılından itibaren her geçen yıl akademik kadromuz zenginleşmiş ve 2008’de 87 öğretim elemanı ile öğretime başladığımız akademik kadromuz bugün 301’e ulaşmıştır. 2008’e göre akademik personel sayımızdaki artış % 344’tür. Öğretim elemanlarımızın % 38.8’lik dilimine karşılık gelen 117 öğretim elemanımız, öğretim üyesi statüsündedir ve bu statüde 16 profesör, 15 doçent ve 86 yardımcı doçent görev yapmaktadır. Akademik kadronun asli unsuru olan 113 araştırma görevlimizden 43’ü, Öğretim Üyesi Yetiştirme Programı (ÖYP) kapsamında değişik üniversitelerde lisansüstü öğrenimlerini sürdürmektedirler. Üniversitemiz idari kadro bakımından da yapılanmasını büyük ölçüde tamamlamış ve 2008’de 42 olan idari personel sayımız şu an itibariyle % 459 gibi bir artışla 193 olmuştur. Elbette bu sayı da giderek büyüyen üniversitemiz için yeterli olmaktan uzaktır ve idari kadromuz, zamanla sayıca ve nitelikçe daha da güçlenecektir. Üniversiteden söz ettiğimizde, bilgiye ve bilgi kaynaklarına kolay ve doğrudan ulaşmanın imkân ve yöntemlerinden de söz ediyoruz demektir. Bu çerçevede kütüphaneler, üniversitelerin varlık nedenlerinden biri olmak gibi, ayrı bir öneme sahiptirler. Zonguldak Karaelmas Üniversitesinden 4500 kitapla devraldığımız kütüphanemizin kitap sayısı 17.000’e ulaşmıştır. 2011 yılında, yayın alımı için Üniversite bütçesinden ayırdğı % 0.83 pay oranıyla, ülkemizdeki devlet üniversitelerinin kütüphaneleri arasında 7. sırada yer alan kütüphanemiz, bu haliyle de ihtiyacımızı karşılamakta ise de, yeni kampüs alanımızda modern ve fonksiyonel bir kütüphane binasında, çok daha zengin bir kütüphane kurmak, temel hedeflerimizden biridir. Bu çerçevede, büyük bir inanç ve güvenle ifade edebilirim ki, yeşil kampüs yaklaşımı ile kuracağımız yeni kampüsümüz, modern ve çağdaş bir üniversitenin bütün gereksinimlerini karşılayacak özgün bir anlayışla yapılandırılacak; üniversite gençliğimiz ile bölgemiz ve ülkemizin kendisiyle iftihar edeceği bir yerleşke olacaktır. Sevgili öğrencilerimiz, kuruluş aşamasında olan Bartın üniversitemizde birtakım sıkıntılarınız olacak. Çok daha büyük şehir üniversitelerinin bazı imkânlarını burada bulamayacaksınız. Ama bununla beraber üç yıllık gözlemimiz bize göstermiştir ki, öğrencilerimizin büyük bir çoğunluğu üniversitemizi isteyerek tercih etmektedir. Bilmenizi isterim, şu anda görkemli binalarımız yok ama, büyük bir özveriyle çalışan, sizi birikimli ve donanımlı yüksek uzmanlar olarak yetiştirme konusunda hiçbir fedakârlıktan kaçınmayan ve her an yanınızda varlığını görebileceğiniz hocalarınız var. Unutmayınız ki, mekânı güzelleştiren insandır. Üniversiteyi değerli kılan bilimsel zihniyet ve üretimdir. Üniversitemizin de temel hedefi, yüksek bir bilim yuvası olarak ülkemiz ve dünya bilim dünyasında saygın bir yer edinmek, sizleri bu dünyada rekabet gücü yüksek bireyler olarak geleceğe hazırlamaktır. İdeallerimiz ve hedeflerimiz büyüktür. Sizler de böyle olacaksınız. Bunun için çalışmaya, çalışmaya, yine çalışmaya ihtiyacımız vardır. Hiç aklımızdan çıkarmayalım. Geleceğin dünyasında yerimiz olmasını istiyorsak, bugünün kıymetini çok iyi bilmeliyiz. Bartınlı hemşehrilerim, sizlerin de çok yakından gözlemlediğiniz gibi her yıl öğrenci sayımız katlanarak artmakta ve öğrencilerimizin barınma gereksinimlerinin karşılanması ciddi bir sorun hâline gelmektedir. Ancak, belirtmek gerekir ki bu sorun, yalnızca ilimizin bir sorunu da değildir. Gelişmişlik düzeyi ne olursa olsun, her ilimizde az veya çok, öğrencilerimiz bu sorunla iç içedirler. Basınımız aracılığı ile doğrudan, dolaylı, ilgili ve yetkili her kesime sesleniyorum. Öğrencilerimizi şehrimizde en iyi şekilde misafir etmeye çalışalım. Fırsatçılık yaparak ev kiralarını yükseltmeyelim. Elbette kazanalım ama yüksek bir erdem olan merhameti elden bırakmayalım. Bilelim ki, bugün merhamet etmeyenler, yarın kendileri merhamete muhtaç duruma düşebilirler. Değerli mesai arkadaşlarım, 2008’de göreve başladığımızda, 'gün 24 saattir ama biz 72 saat bilinciyle çalışacağız' demiştim. Sizler, olgun ve yetkin bir takım ruhuyla; öğrencilerimizin yetişmesi ve üniversitemizin her bakımdan daha ileri gitmesi noktasında bugüne kadar yüksek bir sorumluluk duygusu ve özveriyle çalıştınız. Bundan sonra da böyle devam edeceğimiz noktasında en küçük bir kuşkum yoktur. Daha çok çalışacağız, daha çok üreteceğiz, daha saygın bir üniversite olacağız. Üniversite demek, yüksek düzeyde bilgi üretme ve bunu olabildiğince ülkemiz ve insanlığın hizmetine sunabilme, bunun ağır sorumluluğunu yüreğimizin derinliklerinde duyabilmenin mekânı demektir. İşte o zaman, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün işaret ettiği 'muasır medeniyetlerin üstüne çıkmanın', bunu başarmanın onur ve mutluluğunu hep birlikte paylaşacağız. Yolumuz açık olsun. Hepinizi en içten duygularımla selamlıyor, yeni akademik yılımızın başarılı geçmesini, üniversite camiamıza, bölgemiz ve ülkemize hayırlı olmasını temenni ediyorum.” dedi.

Vali İsa KÜÇÜK ise konuşmasında: “Bartın Üniversitemizin yeni eğitim öğretim yılının üniversitemiz yönetimine, akademik kadrosuna, öğrencilerine, Bartınımıza ve bilim dünyasına hayırlı olmasını diliyorum. 2008 yılında kurulan üniversitemiz o yıl Sayın Rektörümüzün göreve başlamasıyla, süratle yönetim yapısını oluşturmuş, yıllar içinde açılan fakülte, yüksekokul, öğretim üyeleri ve öğrencileri ile ülkemizin diğer üniversiteleriyle yarışır hale gelmiştir. Diğer taraftan bu süre içerisinde fiziki oluşumu için yer seçimi, kamulaştırma ve imar planları tamamlanarak bugün inşaata başlanılması aşamasına gelinmiştir. Kısa sürede yapılamaz denilen işler yapılmış, başarılamaz denilen işler başarılmıştır. Üniversiteler bunun için vardır. Yapılamaz sanılanı yapmak, eksik olanı tamamlamak, başarılamayanı başarmak. Esasen Cumhuriyet Üniversitelerimizin Büyük Atatürk’ün milletin mutluluğu ve refahı için başlattığı çalışmaları devam ettirmek ve tamamlamak görevi vardır. Yani üniversiteler bir yandan bilim üretirken, bir yandan da bilim ışığıyla aydınlanmış zihinler ve bireyler aracılığı ile refah toplumu oluşturmak ülkemizi mutlu insanlar ülkesi yapmak mecburiyetini de üstlenmişlerdir. Bu çalışmaların tek hedefi çağdaş uygarlık düzeyini aşmaktır. Bugüne kadar açık ya da gizlice Atatürk devrimlerini, Cumhuriyetin bu toplum için başardığı kurum ve kazanımları eleştirip, karşı duranların başına gelenleri hep birlikte görüyor ve üzülüyoruz. Arap Baharı denilince akla gelen ülkelerden bahsediyorum. Şimdi, Atatürk devrimleri ve Cumhuriyetimizin başardıklarını, neredeyse 90 yıl sonra kurup başarmaya çalışıyorlar acılar, yıkımlar ve yangınlar içinde.Kadınların seçme ve seçilme hakkı yeni tartışılıyor, laik devlet kavramı yeni tartışılıyor, kadından nikâh memuru olur mu? Olmaz mı? Yeni tartışılıyor.Örnekleri çoğaltabiliriz. Dememişmiydi 'uygarlık ateşi öyle bir ateştir ki ona kayıtsız olanları yakar, yok eder' Sevgili gençler, 'uygarlık ateşi' özgürlükten beslenir. Üniversitelerimiz özgürlük ortamının, en geniş anlamda özgürlük havasının teneffüs edilip yaşandığı yerlerdir. Hürriyet şairimiz Namık Kemal’in şiiriyle 'esir-i hürriyet' olup, 'esaretten kurtulmaktır.' Sevgili öğrenciler üniversitenizin, yaşadığınız bu çağın kıymetini biliniz. Bartın Valisi olarak şunu söylemek isterim. Üniversitenin içinde veya şehirde üniversiteli kimliği ve kişiliğinizi geliştirmek, iyileştirmek için yaptığınız ve yapacağınız her türlü faaliyetlerinizi destekliyor, anlayışla karşılıyoruz. Ama fiziki şiddet yani kavgaya dövüşe de karşıyız, medeni ölçüler içinde bu şehirde her şeyi yapabilirsiniz. Bartın, siz üniversite gençliğinin özgürlük şehri, özgürlük anıtı olmalıdır. İlin Valisi olarak buna inanıyor ve hayata geçirilmesi için çalışıyorum. Özgürlük ortamını, bireyi ötekileştirmeden onu anlamaya çalışarak, ona sevgi ve saygı duyarak geliştirebiliriz. Farklı olanı anlamayı, hoş görmeyi, kabullenmeyi öğrenerek geliştirebiliriz. Böylece bireysel ve toplumsal mutluluk düzeyine ulaşabiliriz. Mutlu toplum okur-yazar toplumdur. Üniversitelerin, Cumhuriyet üniversitelerimizin hedefi aynı zamanda okur-yazar bir toplum yaratmaktır. Sadece okuyan bir toplum değil, okuyan, aynı zamanda okuduğunu anlayan, yorumlayabilen ve yazan bir toplum. İyi ama Sayın Valim siz böyle diyorsunuz da türküler neden 'hem okudum hem de yazdım / yalan dünya senden bezdim' diyor. Diye sorarsanız. Evet, bir toplumda okuyan yazan sadece bir kişiyse, okuyan yazan azınlıkta ise onların, okur-yazarların dünyadan bezmesi kaçınılmazdır. Dünyayı anlamak, yaşamaktan zevk almak, mutlu olmak için hedef tüm toplumun okur-yazar olmasıdır ve bu üniversitelerimizin de hedefi olmalıdır. Yeri gelmişken, burada Bartın Kitap Fuarı ve üniversitemiz gençliği arasındaki tespitleri de sizlerin bilgisine sunmak istiyorum. Bu yıl 15. sini düzenlediğimiz kitap fuarını geçen yıl, 14 yıl içinde en az kitapseverin ziyaret ettiğini üzülerek üniversitelilerin bilgisine sunmak isterim. Üniversitemizin öğrenci sayısı arttıkça, ilimizde düzenlenen kitap fuarının ziyaretçi sayısının azalmasını anlamakta zorluk çekiyorum. Bartın şehri üniversiteyle, üniversite gençliği ile bir olup kitapla, okumak ve yazmakla olan ilişkisini artırmalıdır. Geçen yıl sizleri ziyaretimde gençliğin en önemli sorunu olarak dile getirilen konular arasında bulunan ulaşımda kartlı sistem (akıllı kart) uygulamasının ve şehir ile üniversite kampusu arasındaki yolda kaldırım yapılması talebimizin Bartın Belediye Başkanlığınca yerine getirildiğini, yine şehirlerarası otobüs firmalarımızdan bu yıl Bartın üniversite gençliği için Bartın’daki ofislerinden satın alacağı tek yön yahut gidiş-dönüş biletlerinde % 10 indirim sağladığını bilgilerinize sunarım. Önemli bir sorun olan barınma yurt ihtiyacınızın karşılanması konusunda Valiliğimiz, Bartınlı yatırımcılar, Yurt-Kur ve Üniversite Rektörlüğümüzün önemle çalıştığını bilmenizi isterim. Geçen yıl hizmetinize sunulan 500 öğrencilik yurt binasına ilaveten, 500 kişilik bir yurt yapımına başlanılması ve gelecek öğrenim yılına kadar bu yurt inşaatının da bitilmesi için çalışmaların acil koduyla devam ettiğini belirtmek istiyorum. Bu yıl Bartınımıza gelerek eğitim öğretime başlayan yeni öğrencilerimize hoş geldiniz diyorum. Üniversitemizin yönetim ve tüm akademik ve idari kadroları ile birlikte öğrencilerimize başarılar diliyor saygı ve sevgilerimi sunuyorum.” dedi.












iOS ve Android uyumlu cihazlarınızdan Bartın'daki önemli gelişmelerden anında haberdar olun.


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Gülbeyaz Dadaylı 9 yıl önce

Sayın Rektörüm,

Yeni kurulmuş olan Bartın Üniversitesine, Rektör olarak atandığınız günlerde yaptığınız bir konuşmada " Bartın Üniversitesinin öğrenci sayısını 5 yılda 30.000 e çıkaracağız " demiştiniz. Bu sürenin üç yılı doldu, ama öğrenci sayısı 6000 dahi olmadı. Doğal olarak akla şu soru geliyor. " Acaba Rektör Bey, iki yılda 24.000 öğrenciyi Bartın Üniversitesine yerleştirmenin, sihirli bir formülünü mü biliyor ? Eğer bimiyorsanız Sayın Rektörüm, Bartın Halkından nasıl bir cümle kurarak özür dileyeceksiniz ? Merakla bekleyip göreceğiz. İki yıl çok uzun bir süre değil. Ben 35 yıllık bir yükseköğretim çalışanı olarak, kesinlikle inanmıyorum. Sayın Rektörüm bu zor işi belkide başarırsınız ve bizde sizi alkışlarız. Ya başaramazsanız ......