Eğitimde Yapılandırıcı Yaklaşımlar

Bartın Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Firdevs Güneş tarafından "Eğitimde Yapılandırıcı Yaklaşımlar ve Yeni İlköğretim Programları" konulu bir konferans verildi. Prof. Dr. Güneş, Eğitim Fakültemizde de bu konuda donanımlı öğretmenler yetiştirmeyi amaçladıklarını söyledi.

03 Mayıs 2011 Salı 12:22
Eğitimde Yapılandırıcı Yaklaşımlar

Bartın Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Firdevs Güneş tarafından “Eğitimde Yapılandırıcı Yaklaşım ve Yeni İlköğretim Programları" konulu konferans verildi. Konferansa Rektör Prof. Dr. Ramazan Kaplan, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Azize Toper Kaygın, BESYO Müdürü Yrd. Doç. Dr. Murat Kul, Fen Bilimleri Enstitüsü Müdür Yardımcısı Yrd. Doç. Dr. Sezgin Koray Gülsoy, İl Müftüsü İsmail Bayrak ve öğretim elemanları katıldı.

Konferansın açılış konuşmasını yapan Rektör Prof. Dr. Ramazan Kaplan, "Bugünkü konumuz bir eğitim uzmanının konusu olarak görünse de aslında hepimizi ilgilendiren bir konu. Çünkü 2003 ile 2006 yılları arasında eğitim ve öğretim programları yeniden yapılandırıldı. Ben de o yapılandırma işlemlerinin içerisinde yer almıştım. Eğitim Fakültemizin ilk ve yeni Dekanı da bu çalışmaların içerisinde bulunmuştu. Şimdi bu yeni sistem, bizden yeni bir öğretmen tipi istiyor. Yapılandırmacı yaklaşım, yeni bir öğrenci tipini de doğuracak. Biz bu öğrenci tipinin varlığının, bu programlar meyvesini verdikten sonra daha çok farkına varacağız. Bu yeni program öğrenci merkezli, öğrenmeyi öğretme ve bilgiye ulaşma kaynaklı bir öğrenci ve öğretmen tipi istiyor. Dolayısıyla öğrenci velilerimiz bu yeni sistem karşısında şaşırabilir, bazı şeyleri kendilerince uygun görmemiş olabilir. Dolayısıyla öğretmelerimizin bu konuda özel bir gayretinin olması, öğrenci velilerinin de çok duyarlı olması gerekiyor.” dedi.

Açılış konuşmasının ardından Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Firdevs Güneş, yapılandırıcı yaklaşımın gelişmiş ülkelerin çoğunda uygulandığını, Türkiye’de 2004’ten itibaren uygulanmaya başladığını, öğrencilerin zihinsel, duygusal ve sosyal becerilerini geliştirmeyi amaçladığını dile getirdi. Millî Eğitim Bakanlığının da yeni öğretim programlarında bu yaklaşımı benimsediğini ve şu anda da epeyce yol alındığını söyledi. 1970’li yıllarda dünyada bir eğitim krizinin başladığını belirten Prof. Dr. Güneş, “Eğitim yaklaşımları, çoğu gelişmiş ülkelerde araştırılmaya başlandı. Özellikle eğitimcilerin, beynin anlayışı konusunda beyin araştırmacılarından farklı bir uygulama içinde oldukları fark edildi. Bunun üzerine İktisadi İşbirliği ve Gelişme Teşkilatı (OECD) bine yakın beyin bilimcisini bir araya getirerek yeni projeler başlattı. Bu projelerden birisi de, ‘Eğitimciler, beynini değiştirmek istediği öğrencinin beynini tanımıyor.’ görüşünden hareketle oluşturulan ‘Beyni Anlama ve Yeni Öğrenme Bilimine Doğru’ adlı projedir. Eğitim yaklaşımı, yöntem ve uygulamaları gözden geçirildi. Bu projelerde olumlu sonuçlar elde edildi ve eğitimcilere bu projelerdeki sonuçlar aktarıldı”. dedi.

Bu arada geleceğin insanının nasıl yetiştirilmesi gerektiği konusunda bir çalışmanın gerçekleştirildiğini ifade eden Güneş, “44 ülkenin katıldığı bu çalışmada ‘Geleceğin insanı nasıl yetiştirilmeli? Geleceğin insanına hangi beceriler öğretilmeli, hangi bilgiler verilmeli?’ sorularına cevaplar arandı ve geleceğin becerileri belirlendi. Bunlardan ilki ‘zihinsel beceriler’dir ki bu beceri düşünme, anlama, sorun çözme, sorgulama, eleştirme, ilişkilendirme, analiz-sentez yapma, değerlendirme vb. konuları kapsar. Kimi yetiştirirseniz yetiştirin eğer kişi düşünemiyorsa, sorgulayamıyorsa, anlayamıyorsa ve sorunlarını çözemiyorsa hiçbir şey yapamamışsınız demektir. Altmışa yakın ülke zihinsel becerileri programlarına yerleştirdiler. Arkasından ‘bireysel beceriler’ geliyor: Dil becerileri, iletişim, bilgiyi alma, bilgi teknolojilerini kullanma ikinci sırayı aldı.  Üçüncü sırayı ise ‘sosyal beceriler’ aldı: İşbirliği yapma, grupla çalışma, sosyal çatışmaları çözme ve yönetme gibi. Daha sonra ‘zihinsel bağımsızlık becerileri’: Karar verme, seçme, haklarını ve sorumluluklarını bilme, savunma vb. beceriler programlarımızda yer aldı ve bunları geliştirmeye çalışıyoruz.” dedi.

Öğrencilerin anlama, düşünme, akıl yürütme, iletişim kurma, sorgulama, sorun çözme vb. becerilere sahip olmalarını sağlamak ve bunları günlük hayatta kullanabilme durumlarını ölçümlemek için PİSA araştırması yapıldığını belirten Güneş, “2003 yılından bu yana ülkemiz PİSA araştırmasına katılmaktadır. Her bölgeden seçilen 5000 öğrencinin okuma, anlama, akıl yürütme, sorgulama, sorun çözme vb. becerilerinin düzeyi araştırılmaktadır.” dedi. Eğitim yaklaşımlarının Davranışçı, Bilişsel ve Yapılandırıcı Yaklaşım olarak üç ana grupta toplandığını ifade eden Prof. Dr. Güneş, "Yapılandırıcı Yaklaşım, beyin araştırmalarına dayanır.  Eğitim,  bireyin zihnini geliştirme sürecidir. Öğrencilerin dil, zihinsel, duygusal ve sosyal becerilerini geliştirmeyi amaçlar. Öğrenme, bilgileri zihinde aktif yapılandırma sürecidir.” dedi.

Sonuç olarak ülkemizin geleceğine yön verecek düşünen, anlayan, sorun çözen, sorgulayan, eleştiren bireyler yetiştirmek için köklü değişiklikler yaptıklarını belirten Prof. Dr. Firdevs Güneş, sözlerine şöyle devam etti: "Bu süreçlerin üniversitelerde de olmasını bekliyoruz. Çünkü birkaç yıl sonra bu süreçten gelen çocuklar, üniversite öğrencisi olarak karşımıza çıkacaklar. Bartın Üniversitesi Eğitim Fakültesinde de bu konuda donanımlı öğretmenler yetiştirmeyi amaçlıyoruz."


YORUM YAZ

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.

      Yorumlar
      Toplam 5 yorum mevcut

    • ceylan öğrenci 1 yıl önce yorumlandı

      hocamızın makalesidir. Dünyada serbest kıyafete geçilen okullarda yapılan araştırmalarda, öğrencilerin fiziksel özellikleriyle alay etme yerine kıyafetle alay edilmeye dönüldüğü görülüyor. Bu daha iyi. Çünkü öğrenci kıyafetini değiştirebiliyor ama fiziksel özelliğinde bir değişiklik yapamıyor. Dolayısıyla serbest kıyafet uygulaması okullarda şiddeti azaltacak" biri benim kıyafetimle alay edecek ben de teşekkür edeceğim değil mi? bence gayet de şiddet artar. makaleyi okumak isteyenler. http://www.posta.com.tr/yasam/HaberDetay/Serbest-kiyafet-siddeti-boyle-azaltacakmis-.htm?ArticleID=152729

    • mehmet 1 yıl önce yorumlandı

      yazık ki geleceğin öğretmenlerini böyle insanlar yetiştiriyor. yapılandırmacı yaklaşımı nöronların yapılanması sanan eğiticiler mesela. sadece iki yıl öğretmenlik yapmış, okurken derslerine kadayıfçıların girdiği (yanlış duymadınız kendisi dedi) derslerine kadayıfcılar girmiş ve derslere öğretmen değil de başka birilerinin girmesi normalmiş.

    • xyz 3 yıl önce yorumlandı

      neden olacak. o gün bir siyasi partinin mitingine insan taşımak için.

    • ersin 3 yıl önce yorumlandı

      akp nin el atmadığı bir bu konu kalmıştı. öğretmenler ve eğitimciler mhp nin mitingine gitmesinler diye iptal edilmiş denilior. çok ayıp, koskoca bir partinin düştüğü hale bakın. nerde bu akp yandaşları. eğitim faaliyetlerini bile siyaset gözlüğü ile görüyorlar ya. çok yazık

    • hasan doğan 3 yıl önce yorumlandı

      29 Nisan 2011 cuma günü saat 13.30 da merkeze bağlı ilköğretim okullarında görev yapan tüm öğretmenler ve idareciler bu seminere katılacaktı. fakat saati önce 14.00 a alındı, sonra seminer iptel edildi, öğrenciler evlerine gitmişti, öğretmenler de okullarda saat 15.00 e kadar oturdu, son dakikada yapılan bu iptalin sebebi anlaşılamadı.

    Arşiv

    banner63