Hadis ve Sahabe Paneline Yoğun İlgi

Bülent Ecevit Üniversitesi İlahiyat Fakültesi “Hadis ve Sahabe” konulu panel 25 Mart Cuma günü BEÜ Prof. Dr. Arif Amirov Konferans Salonu’nda Saat 10.00’da gerçekleşti. Panele akademik ve idari personelin yanı sıra öğrenciler de yoğun ilgi gösterdi. Panelin moderatörlüğünü Bülent Ecevit Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Ali Arslan yaptı. Panele konuşmacı olarak Bartın Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Erdoğan Köycü, Abant İzzet Baysal Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Hüseyin Akyüz, Yıldırım Beyazıt Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. İlyas Canikli ve Karabük Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Yakup Koçyiğit katıldı.

“Hadis ve Sahabe” Panelinin Moderatörü Yrd. Doç. Dr. Ali Arslan açılış konuşmasında, öncelikle Erdoğan hocamız başta olmak üzere bölgemizde nasıl faaliyet yapabiliriz istişaresinin ardından akademisyen arkadaşlarımızla böyle bir etkinliği yapmaya karar verdiklerine vurgu yaptı.“İlk nesillerden itibaren sahabe hakkında farklı sözler söylense de Rasulullah’ın (s.a.s.) hadislerini, sünnetlerini günümüze taşıyan ashabı iyi tanımalıyız. Sahip olduğumuz bütün güzel değerlerini İslâm’ın ilk nesli olan sahabeye borçluyuz. Sahabeler, Kurân’ı ve Sünneti geçmişten alıp bir sonraki nesle aktaran fedakâr bir nesildir. Allah ve Rasûlü’nün sevgisine mazhar olmuş müstesna bir nesil sahabe nesli Kuran’ın indirilişinin canlı şahitleri; inen ayetlerin muhatapları ve nüzul sebebine vakıf olan kişilerdir. Onlar, Hz. Peygamber ile daha sonraki ümmet arasında köprü olan bir nesildir. Onlar, Allah’ın Kitabı’nı koruma ve yayma görevini yerine getirmeyle görevli bir nesildir. Onları günümüzde daha fazla tanımaya anlamaya ihtiyacımız var.” dedi.  

Bartın Üniversitesi İslami İlimler Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Erdoğan Köycü: ”Sahabe’nin Adaleti ve Zabtı’ başlıklı konuşmasında İlkinin Bartın Üniversitesi İslâmi ilimler Fakültesi’nde Hadis ve Sünnet’e Farklı Yaklaşımlar adı altında bir panel düzenlendiğini, Yrd. Doç. Dr. Ali Arslan’ın gayretleriyle de bu Panelin 2.halkası konumunda olan Sahâbe ve Hadîs Panelinin yapıldığına işâret ettikten sonra: “Sahâbe-i Kirâm, Sevgili Peygamberimize (s.a.s.) can siperâne göğüs gererek onu her türlü saldırıdan muhafaza için canlarını ortaya koydular. Veda Hutbesi’nde bize emanet bıraktığı sünnetini fazlalıklardan ayırmak hepimizin görevidir. Bu panelin ana gayesi de Allah’ın rızası sevgili Peygamberimizin hoşnutluğudur.  İslâm’da üstünlük, karakterini, nefsini kötülüklerden arındırmaktır. Gaflete düşen Müslümanın kendisine gelmesi iki hususa bağlıdır: Birincisi, Kuran’ı Kerim’in ayetlerden öğrenilmesini çoğaltmak, ikincisi ise Hadis-i Şerifler ile Kuran’ın yakın ve uzak delâletleri arasındaki hususiyetleri tespit etmektir. Günümüz kültür adamları on üç asırlık maziye sahip çıkmalı ve kültürel mazinin ilmi açıdan değerlendirmesini yapmalıdırlar. Sahabîlerde aranan iki temel özellik var. Biri Hz. Peygamber’i görmüş olmak bir diğeri de yanında bir müddet bulunmuş olmaktır. Sahâbe-i Kirâm’ın ta’dili konusunda âyetlerden ve hadislerden örnekler sunarak Sahâbe-i Kirâm’ın öncelikle Allah ve Rasûlü tarafından ta’dil edildiğini ve Hadis Usûlü’de: “Ashâb-ı Kirâm Udûldür.”şeklinde Ashâb-ı Kirâm tavsif edilmiştir. Onların imanları yayında adâletlerinden de zerre miktarı kuşku duymuyoruz. Onlar ta’dil etmeyen ya cehaletinden ya da kininden dolayıdır.”Ashâb-ı Kirâm, âdil değildi.” gibi söylemler, kişinin imanına zarar verir.” Zira Ashâb-ı Kirâm’ın imanlarına inandığımız gibi adâletlerine de inanıyoruz.” Dedi. Ashâb-ı Kirâm’ın Hadis Zabtı konusunda Ashâb-ı Kirâm’ın Ebû Hureyre gibi kendini sürekli takip edemediklerinden dolayı hadislerden bazılarını işitmedikleri ya da kusurlarına âit Hz. Ömer, Hz.Ebû Bekir gibi Sahâbe-i Kirâm’ın hatalarını Hz. Âişe vâlidemizin nasıl düzelttiğine dair bazı örnekler sundu.

Karabük Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Yakup Koçyiğit: “Sahabe ve Hadis Rivayeti” başlıklı konuşmasında: “Peygamber Efendimiz, kesin bir dille hadis ve sünnet uydurmayı yasaklasa da hatta bunu yapanlar cehennemlik dese de hadis uydurmalar başladı ve bir takım gruplar hadisi ve sahabeyi tartışmaya başladılar. Bu soruların bazılarının kasıtlı olarak sorulmasıyla sahabeyi tartışmaya açmak Peygamber ile aramızdaki bağı zedeler. “Allah bana akıl vermiş,Kur’ân’ı vermiş ben yolumu bulurum demekle olmaz.” Aklın, rehbere ihtiyacı vardır, yalnız işlemez. Hadisleri ve sahabeyi doğru anlamak ve anlatmak için yapılan çalışmalar, sahabeyi ve hadisi inkâr etmeye çalışanlara karşı koyulmuş olacaktır. Hadise ve sünnete sarılmalıyız.” dedi.

Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Hüseyin Akyüz “Fıkhî ve Rivayet Boyutu Açısından Sahabenin Hadis Anlayışı” başlıklı konuşmasında şunları söyledi: “Hz. Peygamber’in sünnetlerini, hadislerini kimse aynı anda duyup işitemez bunu söylemek akıl işi değildir. Hadisleri rivayet edenlerden bir kısmı; yapılan işin bağlayıcı olup olmadığı, örnek olup olmadığı araştırılmamış her davranışını sözünü kaydetmişlerdir. Örneğin; Abdullah b. Ömer Peygamber ne yapıyorsa onu yapıyordu. Bunu neden böyle yaptın diyenlere de :“Rasûlullah böyle yapıyordu ben de böyle yapıyorum.” diyordu. Bazı sahabîler ise; Hz. Peygamber’in ne dediğinden çok ne demek istediğini anlamaya çalışmışlardır. Hz. Ayşe, Hz. Ömer, Hz. Ali gibi sahabeler,  Peygamber’in her yaptığını, her söylediğini değil de faydalı olabilecek ve örnek olacak davranışlarını rivayet ederlerdi. Bize düşen Hz. Peygamber ne yapıyorsa yapmak değil aynı hedefleri, temsil ettikleri manaları yeni yaşam biçimine uygulayarak örnek almaktır.”

Yıldırım Beyzâzıt Üniversitesi İslami İlimler Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. İlyas Canikli Sahabenin Hadis Anlayışının Neresindeyiz? Başlıklı konuşmasında: “Sahabenin hadis anlayışının neresindeyiz kendimize sormalıyız. Yığma bilgiler, anlayışı oluşturmaz. Kur’ân’ı ve hadisi iyi okumak ve hayata uygulamak gerekir. Sahabenin adâlet ve zabt iki önemli özelliğidir. Bizler bazı uydurma hadis ve sünnetleri ayıklayarak Hz. Peygamber’e iftira yollarını kapatmalıyız. Sahabenin hadis rivayetinde şahit istemek ve ihtiyat lazımdır. Şahitlik bütün sünnette olması mümkün değil. Ancak şüpheye düştüklerinde, çelişkiye düştükleri yerde birbirlerine danıştığını görüyoruz. İlimde mütevazı olmak ve bilmediğimiz konularda yardım almamız gerekir. Sahabeler bunu yapmıştır. Her şeyi en iyi ancak Yüce Allah bilir. Mesela Hz. Ömer; adâlette olduğu gibi ilim almada ve hadisleri korumada mütevaziliğini korumuştur. Her zaman hadisi ve sünneti teyit ederek kullanmıştır. Sahabe ravilerden onay alındıktan sonra rivayetler kabul ediliyordu. Abdullah b. Abbas en önemli rivayet kaynaklarındandır. Abbas diyor ki : “Biz bir adamdan Rasûlullah şöyle dedi dediğini duyduğumuz da gözlerimizi açarak dinlerdik ama şimdi her gelen sözü kabul etmeye başladık.” Evet, her şeyi değil yalnızca Hz. Peygamber’e ait olanları bilmeli ve uygulamalıyız. Onun her yaptığı güzeldir. O zaman kötü olan hiçbir şey ona ait olamaz.” dedi.

Panel Sonunda Bülent Ecevit Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekan Yardımcısı Yrd. Doç. Dr. Ali Aslan katılımcılara Bülent Ecevit Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mahmut Özer’in verdiği teşekkür belgelerini takdim etti.

Panelden sonra Panelistler İlahiyat Fakültesi Dekanı Yrd. Doç. Dr. Ali Arslan’ın odasında ağırlandı ve İlahiyat Fakültesinin yayınlarından ve öğretim üyelerinin kitaplarından hediyeler takdim etti. Panelistler tarafından, Panelin genel bir değerlendirilmesi yapıldı. Panelistler, BEÜ Rektörü Prof. Dr. Mahmut Özer’i makamında ziyaret ettiler. Rektör Özer, ziyaretleri için misafirlerine teşekkür ederek üniversitenin çeşitli hediyelerini takdim etti. Misafir Öğretim Üyeleri, Rektör Özer’e çalışmalarında başarılar dileyerek konukseverliği için teşekkür ederek Zonguldak’tan memnuniyetle ayrıldılar.

iOS ve Android uyumlu cihazlarınızdan Bartın'daki önemli gelişmelerden anında haberdar olun.


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.