İstiklâl Marşına Genç Bakışlar

İstiklâl  Marşının kabulünün 90. yıldönümü ve Mehmet Akif ERSOY'un vefatının 75. yılında Bartın Üniversitesinde düzenlenen "Mehmet Akif ERSOY ve İstiklal Marşına Genç Bakışlar, Ulusal Öğrenci Sempozyumu"na Vali İsa KÜÇÜK, Atatürk Kültür Merkezi Başkanı Prof. Dr. Osman HORATA, Ardahan Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ramazan KORKMAZ, Doç. Dr. Yılmaz DAŞCIOĞLU, Do. Dr. Kemal TİMUR, Doç. Dr. Zeki TAŞTAN, Yrd. Doç. Dr. Selma BAŞ, Yrd. Doç. Dr. Mehmet Emin ULUDAĞ, akadamisyenler ve ünevirseteli öğrenciler katıldı.

Mehmet Akif ERSOY belgeseli ile başlayan sempozyumda bir konuşma yapan Vali İsa KÜÇÜK, "Bartın Üniversitemizin Sayın Rektörü, değerli konuklar, sözlerimin başında sizleri saygı ile selamlıyorum. Bartın Üniversitemiz ve Atatürk Kültür Merkezince düzenlenen İstiklâl Marş'ımızın kabulünün 90. yılında "Mehmet Akif ERSOY ve İstiklal Marşı'na Genç Bakışlar, Ulusal Öğrenci Sempozyumu" konulu sempozyumu açılışında bize saygın konuklarımıza hitap etme imkanı veren üniversitemizin Rektörü, Prof. Dr. Sayın Ramazan KAPLAN ve değerli akademik kadroya teşekkür ederim. Milli bir konu olan İstiklal Marşı ve Yazarı Milli Şairimiz Mehmet Akif ERSOY hakkında gençleri araştırma ve incelemeye teşvik ve davet etmek, tarih ve şahsiyetlerine karşı bir vefa borcunu yerine getirmenin ötesinde, Bartın Üniversitesi ve Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Atatürk Kültür Merkezinin, Türkiye Cumhuriyetimizin geleceği gençlerimize değer verip güven duyduğunun da bir göstergesidir. Öyle anlaşılıyor ki, gençler de bu güvene layık davranmışlar, beklenilenin üzerinde araştırma, inceleme ve bildiri ile bu sempozyuma katılmışlardır, kendilerine hoşgeldiniz diyor ve kutluyorum. İstiklâl Marşı ve Mehmet Akif ERSOY üzerine konuşmak, bir yandan açılış konuşması sınırlarına sığmayacak kadar özel ve önemli, diğer taraftan da konunun uzmanı siz değerli bilim insanları ve araştırmacıların huzurunda sözü uzatmayacak kadar da hassasiyet gerektirir. Bu bakımdan konu üzerinde bizim söyleyebileceklerimiz her Türk vatandaşının düşünce ve duygularını açıklamak mertebesinde kabul edilmelidir. Türk bağımsızlık ve özgürlük aşkının gür ve coşkun sesi, kurtuluş savaşımızın miras ve hatırası, iman ve ümidin birlik ve beraberlik çağrısı olarak en üst düzeyde dile geldiği bir metin olarak İstiklâl Marşını anlayabilmek, yazıldığı dönemi, o günün koşullarını, imkan ve imkansızlıklarını, şairinin içinde yetişip büyüdüğü sosyo-kültürel çevreyi bilmekle mümkün olacaktır. İstiklâl Marşımızın Şubat - Mart 1921 tarihlerinde yazıldığı söylenebilir ama biraz yakından bakınca İstiklal marşının yazılış döneminin, imparatorluğun yıkılış sürecindeki son sekiz yıla rast geldiğini görmekteyiz.O çöküş sürecinde olup bitene isyan ve gelecek güzel günlere olan inançtır. Mehmet Akif ERSOY'un Balkan Savaşlarının son dönemlerinde yazdığı "Cenk Şarkısı" Birinci Dünya Savaşı yıllarında yazdığı "Çanakkale Şehitlerine" ve daha sonra yazdığı "Uyan" başlıklı şiirleri, denilebilir ki İstiklâl Marşımızın öncüleridir. Bu şiirlerindeki ifade, tespit, imge ve haykırışların bazılarının  İstiklâl Marşımızda da yer bulduğunu görüyoruz. Osmanlı İmparatorluğunun sonunu getiren savaş aynı zamanda iki imparatorluğun daha sonunu getirdi. Avusturya ve Almanya.. Ne var ki oralarda topraklar işgale uğramadı, yönetimleri değişti… Bizde, imparatorluğun elinde kalan nerdeyse tüm toprakları işgal edilmişti. İstanbul 16 Mart 1920'de işgal edildi. Aynı gün Heyet-i Temsiliye Reisi Mustafa Kemal bu olayı protesto için şöyle haykırdı. 'Tarihin bugüne dek yazmadığı nitelikte bir suikast olan ateşkes antlaşması ile ulusumuzu savunma araçlarından yoksun etmek gibi bir düzene dayanılarak yapıldığı için, ilgili ulusların şeref ve onurlarıyla da bağdaşmayan bu davranış üzerine yargıya varmayı, resmi Avrupa ve Amerika'nın değil, bilim, kültür ve uygarlık Avrupa ve Amerika'nın vicdanına bırakmakla yetinir ve bu olaydan doğacak tarihsel sorumluluklarına son olarak bir daha dünyanın dikkatini çekeriz. Davamızın hukuka uygunluğu ve kutsallığı… Allahtan sonra en büyük desteğimizdir.' Mehmet Akif ERSOY da bu işgali yapanlara "Medeniyet dediğin tek dişi kalmış canavar" diye haykırıyordu. Aynı günler Şeyhül İslam Dürrizade Abdullah Efendi, Kurtuluş Savaşını teşkilatdıran, Kuvayı Millinin ölüm fermanını verip din ve din duygularını işgalciler lehine kullanırken, Mehmet Akif, bir İslam âlimi de olan Mehmet Akif, "Korkma sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak" diyerek başladığı haykırışını "Hakkıdır hür yaşamış bayrağımın hürriyet

Hakkıdır hakka tapan milletimin istiklal" diyerek Anadolu da şehir şehir, meydan meydan, cami cami bu işgale karşı halkın duygu dünyasında çoktan zafer ateşini, sönmeyecek zafer ateşini yakıyordu. İstiklâl Marşımız, Kurtuluş Savaşımız henüz zaferle sonuçlanmadan yazılmıştır. Bu yönüyle İstiklâl  Marşamız milli marşların milletin cesaretini yansıtması, ülkenin bağımsızlığını ve bayrağını savunması, yurda duyulan sevgi ve bağlılığı dile getirmesi gibi ortak özellikleri taşıyan, ama aynı zamanda onları aşan zaferi ve bağımsızlığı müjdeleyen bir yüceliğe de sahiptir. Mustafa Kemal'in Anadolu'ya geçtikten sonra Erzurum'da 1919 da ordudan azledilmesi gibi, Mehmet Akif Bey'de kurtuluş mücadelesini destekleyen konuşmaları ve yazıları nedeniyle Damat Ferit Hükümetince görevinden uzaklaştırılmıştır. Diyebiliriz ki Kurtuluş Savaşımız, İstanbul hükümetince tüm görevlerinden azledilmiş bu iki kahramanla cephede Mustafa Kemal Paşa önderliğinde zafere ulaşırken, cephe gerisindeki halkın bugünün diliyle moral motivasyonunu yüksek tutmak, savaşın psikolojik hareketini yönetmek, yönlendirmek görevini yazı, sesi ve sözüyle halka ve hakka inanmış şair Mehmet Akif ERSOY önderliğinde zafere ulaşmıştır. Mehmet Akif ERSOY'un şairliğine gelince; Süleyman Nazif 'Şair-i ilahi! İlhamlarını arş-ı âlâdan alan dehayı şairiyet, etekleri güneşler olan şahikalara vakit vakit indi' diyor. Bundan sonra biz ne diyebiliriz? Onu okumalı, okumalı, anlamaya çalışmalıyız." dedi.

"Mehmet Akif ERSOY ve İstiklal Marşına Genç Bakışlar, Ulusal Öğrenci Sempozyumu"nun ardından Atatürk Kültür Merkezi Başkanı Prof. Dr. Osman HORATA, Ardahan Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ramazan KORKMAZ ve Bartın Üniversitesi Rektörü Prof. Dr.  Ramazan KAPLAN Vali İsa KÜÇÜK'ü makamında ziyaret ettiler. Valilik şeref defterini imzalayan heyet ile görüşmelerde bulunan Vali İsa KÜÇÜK, düzenlenen sempozyumdan dolayı Bartın Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ramazan KAPLAN, Atatürk Kültür Merkezi Başkanı Prof. Dr. Osman HORATA ve misafir akademisyenlere teşekkür etti.

iOS ve Android uyumlu cihazlarınızdan Bartın'daki önemli gelişmelerden anında haberdar olun.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Mahinur 8 yıl önce

Sempozyuma emeği geçenleri kutluyorum.Veciz konuşması için Sayın Vali'yi de kutlarım .Ama neden STK'ların bazılarına davet gelmedi.