İyi İnsan Yetiştirirsek Depremde İnsan Ölmez

Kutlama programı Halk Eğitimi Merkezi ve Akşam Sanat Okulu konferans salonunda devam etti. Saygı duruşu ve İstiklal Marşının okunmasıyla başlayan program mesleğe yeni başlayan öğretmenler adına Kozcağız İlköğretim Okulu sınıf öğretmeni Senem BOZDAĞ'ın konuşması, şiirlerin okunması, emekli öğretmenler adına Emekli Öğretmen Cahit KAYA'nın ve Milli Eğitim Müdürü  H. Ali YEŞİLYURT'un konuşmalarının ardından stajyer öğretmenlerin yemin töreni yapıldı.Yıl içinde emekli olan öğretmenlere plaket ile  Hizmet Şeref Belgeleri ve düzenlenen yarışmalarda dereceye giren öğretmenlere ödülleri verildi.

Programda bir konuşma yapan Vali İsa KÜÇÜK, “Bütün öğretmenlerimizin, bizi bu makamlar için donatıp yetiştiren tüm öğretmenlerimizi saygıyla anıyor ellerinden öpüyor, öğretmenler gününüzü kutluyorum. Programdaki sunuda Van depremi görüntüleri eşliğinde ses sanatçısı bize  bir şey sordu. “Çare var mı, yarın yeniden başlar mı hayat?” diye. Biz, bütün öğretmenler, kamu görevlileri, öğrenciler ve tüm Bartınlılar bu soruya cevap aramamız lazım. Çare var. Çare öğretmenlerdir. Büyük ATATÜRK'ün “Öğretmenler, yeni nesil sizin eseriniz olacaktır.” cümlesinin hemen devamındaki cümlesidir çare. “Ama unutmayın ki o eserin kıymeti sizin maharetinizle orantılı olacaktır.

Günümüzün çıkarcı, bireyci, köşe dönmeci anlayışına rağmen iyi insan yetiştirebilmek bir çaredir. Bizler kendi menfaatini düşünmeyen insanlar yetiştirirsek, toplumsal değerleri yüksek, insana sevgiyi, saygıyı, hoşgörüyü bir erdem olarak yaşam biçimi haline getiren insanlar yetiştirirsek, doğal afetler olacaktır ama ölümler olur muydu? 21. yüzyıl esasen küreselleşme ideolojisi ya da yeni dünya düzeni adı altında çıkarcı insan yetiştirmektedir. Bütün insani değerler yok olmaktadır. Işte çevremizdeki ülkelerde olan biteni görüyoruz. Insanlar çıkar, para, menfaat peşinde koştukça insan olarak kendinden uzaklaşmaktadır. Cumhuriyetin kurulduğu ilk yıllarındaki gibi Cumhuriyet aydınlığını, idealini, insan sevgisini, uygarlık düzeyine ulaşma ideali ki uygarlık aslında insan mutluluğudur. Van'da yaşayan, görev yapan bir öğretmenimiz “Çadırda yaşıyoruz ama olsun. Yine de görev yerimizi terk etmedik .” demekle 1923'teki, 1928'teki başöğretmenlik felsefesini yaşayan öğretmenlik ruhunu yansıtmaktadır. Onun için sanatçıya aradığmız cevap olarak Van'daki çığlığı mesaj verelim. Çare vardır. Toplumdaki bütün kötülükleri yok etmenin doğrudan insan yetiştirme düzeninde ve eğitimle ilişkisinin çare olduğunu hepimiz biliyoruz.    

Öğretmenlik mesleğinin tarihsel misyonu çağdaş birey, çağdaş toplum yaratmaktır. Bunu Başöğretmen Atatürk; eğitim, öğretim ve öğretmenlere dair yaptığı her toplantıda her konuşmasında özellikle belirtmiştir. Ve bu nedenle diğer hiçbir meslekte yapmadığı kadar öğretmenliğe önem vermiş, elinde tebeşirle karatahtanın başına geçmiş öğretmen olmuştur.
Cumhuriyetimizin kurucu kuşağı arasında yer alan öğretmenler, ülkemizin her köşesine akıl ve bilim aydınlığından doğmuş cumhuriyet meşalesini götürmüştür. Ülkemizin, birey olarak insanımızın ve toplumumuzun bu gün geldiği nokta kuşkusuz ki öğretmenlerimizin eseridir.

“Bir toplumun başına gelebilecek en büyük felaket cehaletin ayağa kalkmasıdır” diyor düşünür Aristo. Bu felaketi önlemenin biricik yolu eğitimdir. İnsan yetiştirme düzenimizdir.

İnsanın doğuştan sahip olduğu yeteneklerini geliştiren en önemli araç eğitimdir. Eğitim sürecinin dışında kalmış bireyler temel becerileri edinememekte, toplumsal ve ekonomik yaşama katılım ve katkıda büyük zorluklar çekmektedir.
Eğitim sürecini dışında kalanlar hayata üretken biçimde katılamamaktadır. Bu kişiler sağlığına özen gösteremez, kendisi ve ailesini gereği gibi koruyup geleceğe hazırlayamaz hale düşmektedir. Doğaldır ki bu bireylerden oluşan toplum da sağlıksız hale dönüşerek yok olup gitmektedir.

Bu gün bizim eğitim sistemimiz içinde bulunan SBS, ÖSS… vs. gibi merkezi sistem sınavlar, çocuklar ve gençlerimizin temel yaşam becerilerini istenilen düzeyde kazanmalarını engelleyerek insana özgü değerleri, öğrenme, edinme, yapma ve başarmayı erteleyen bir insan tipi yaratmaktadır. Bunu kabul etmiyoruz. Hız, çıkar hesabı, kar, kazanç ve sürekli tüketim felsefesine dayanan, kendisinden olmayana yaşama hakkı vermeyen her şeyi para ve parasal değerlerle ölçen çağdışı felsefeyi kabul etmiyoruz. İnsanı ve insani değerleri yok sayan parayı en önemli değer sayıp insanı onun peşinde koşturan, koştukça insanı kendisinden uzaklaştıran çağın ideolojisi Küreselleşmeyi ve dayatmaları kabul etmiyoruz.
Komşu ülkelerde, çevre ülkelerde devam eden olaylar ülkemizi devam eden bölücü terör olayları, deprem ve doğal afetler son olarak Van depremi, durmak bilmez trafik kazaları… Hepsini yakından değerlendirdiğimizde öğretmen ve eğitimin ne denli önemli olduğunu çok acı bir şekilde her gün ve devamlı olarak bizlere göstermektedir. İnsan sevgisi, hoşgörüsü, yüksek doğruluk ve dürüstlüğün, dayanışma ve paylaşmanın bir erdem olarak kabul edilip benimsendiği yüksek karakterde insan yetiştirmenin önemini bir kere gözler önüne sermektedir ve bu nedenle öğretmenin tarihsel görevi bitmemiştir, bitmeyecektir.

Birlikte çalıştığımız son 6 yıllık dönemde çok önemli başarılara imza attınız. Eğitim öğretim alanında esamesi okunmayan Bartın ilimizi elde ettiğimiz başarılarla ön sıralara çıkarıp parmakla gösterilir hale getirdiniz. Eğitim yöneticilerini, velileri, öğretmen ve öğrencilerimizi kutlarım, hepinize teşekkür ederim.

Bartın artık eğitim-öğretim alanındaki tüm göstergelerde bölge ve Türkiye ortalamalarının üzerindedir… Birisi hariç. Bu bir olumsuz gösterge de çok önemlidir. Bu “kırık notumuzu” da düzeltmeliyiz. Ortaöğretimde okulu terk eden öğrenci sayısı ve oranı hem bölge hem de Türkiye ortalamasının üzerindedir (% 8). Liseye başlayan her 100 öğrenciden 8’i okuldan mezun olmadan okulu bırakıyor, okulu terk ediyor. Bunun sebeplerini bulmalı ve çözüm üretmeliyiz.

Değerli Öğretmenler, Sevgili Öğrenciler, Sayın Veliler, Bartınlılar,

Eğitim öğretim için çekinmeyin, beklemeyin, bizden daha iyisini isteyin… Büyük felaketle karşılaşmamak için, cehaleti yenmek için isteyin ve mücadele edin…

Değerli öğretmenler, sevgili öğrenciler, az önce Bartın artık parmakla gösterilir hale gelmiştir dedim. Yeterli değildir… Hedef imrenilir hale gelmektir. Yani her alanda birinci olmaktır. Bunun için çalışacağız, maddi manevi tüm imkân ve gücümüzü bunun için harcayacağız.” dedi.
 
Daha sonra Vali İsa KÜÇÜK ve protokol, Bartın Bilim ve Sanat Merkezi Salonunda düzenlenen resim sergisi açılışına katıldı.












iOS ve Android uyumlu cihazlarınızdan Bartın'daki önemli gelişmelerden anında haberdar olun.


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
özlem 8 yıl önce

İşte özlenen sahne! işinin başında, halkla içiçe yönetim.Helal olsun Vali bey!