Kaçalin: Orta Asya değil, Türkistan

Türk Dil Kurumu Başkanı Prof. Dr. Mustafa Kaçalin, Bartın Üniversitesinde Bilim Dili Türkçe konulu bir konferans verdi. Eğitim Fakültesi tarafından düzenlenen konferansın açılış konuşmasını yapan Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Firdevs Güneş, “ Günümüzde ise İngilizce dünya dili olma yolunda hızla ilerlemektedir. Bu durum her alanda açıkça görülmektedir. Uluslar arası kongrelerin, toplantıların, bilimsel yayınların, üniversitelerin ortak dili İngilizce’dir. Fransızca ve Almanca bilimsel yayınların sayısı giderek düşmekte ve önümüzdeki yıllarda bilim dili olma özelliklerini kaybedecekleri yorumları yapılmaktadır. İtalyanca, Portekizce, Türkçe ve Fince’nin bilim dili olma olasılığının yok denecek kadar az olduğu iddia edilmektedir.” dedi.

İngilizce bireylerin sadece dillerini değil zihinlerini de ele geçirmektedir

Son yıllarda çoğu ülkede baskın dil savaşlarının ve İngilizce’nin yükselişinin sorgulanmaya başladığını belirten Güneş, “Eğer dünya tek dile doğru giderse bu durumdan önce zihinlerimiz etkilenecek, ardından tek tip düşünen, düşünce ve bakış açılan tek tip hale gelmiş insan toplulukları ortaya çıkacaktır. Doğuştan gelen dili ve düşünme farklılıklarımız, yaratıcılığımız kaybolacaktır. İngilizce bireylerin sadece dillerini değil zihinlerini de ele geçirmektedir. Başta Avrupa ülkeleri olmak üzere çoğu ülkede bu duruma çözümler aranmaktadır. Örneğin Fransa ve Almanya çeşitli ülkelerde Fransız ve Alman üniversiteleri açarak bilim dili olarak ayakta kalmaya çalışmaktadır. Ayrıca çeşitli ülkelerde yaşayan Fransız ve Alman bilim insanlarına kendi dillerinde yayın yapmaları için çağrılar yaparak ödüller vermektedir.” diye konuştu.

Türkçenin zengin ve yetkin bir dil olduğunu ifade eden Bartın Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ramazan Kaplan, “Kültürel bilinç ve kimliğin kazanılmasında, dil ve edebiyatın sınırsız denebilecek bir gücü vardır. Bütün milletler, her türlü kültür varlıklarını, değer ve tutumlarını, ilişkilerini dil yardımıyla korur, gelecek nesillere aktarır ve sürdürürler. Gazi Mustafa Kemal Atatürk, “Türk milleti geçirdiği nihayetsiz badireler içinde, ahlâkının, ananelerinin, hatıralarının, menfaatlerinin, velhasıl bugün kendi milliyetini yapan her şeyin dili sayesinde muhafaza olunduğunu görüyor. Türk dili, Türk milletinin kalbidir; zihnidir.” sözleriyle dilin bir millet için önemini göstermektedir.

Dil, ideolojik ve politik bağlantılarımızın mücadele aracı yapılmıştır

İletişim araçlarıyla bilgi kaynakları ve türlerinin çeşitlendiği modem dünyada, kültürel varlığımızı koruyarak yer alabilmek için, bilimsel anlayış ve tutumların rehberlik ettiği bir dil ve Türkçe politikamız olmalıdır. Dil, ideolojik ve politik bağlantılarımızın mücadele aracı yapılmıştır. Türkçeyi, doğal yatağından uzaklaştıracak girişimler, dilin ifade gücünü zayıflatır ve dil bir azınlık dili hâline gelir. Türkçemizin zenginliklerinden yararlanmak yerine, onu ideolojik önceliklerimizin dar kalıpları içine hapsetmek, Türk bilim ve düşüncesinin kapılarını gelişmeye kapamak demektir. Oysa bilim, sanat ve teknolojide söyleyecek sözü olanlar için Türkçe zengin ve yetkin bir dildir” dedi.

Bize önce Orta Asya demeyi unuttururlar sonra biz Türkistan dememeyi kanıksarız

Bilim dili Türkçe derken Türkçe’nin bilinmezliğe karşı tavrını, keşfini kolaylaştırıcı ve önünü açıcı bilgi kaynaklarımızı ele almak ve onlar hakkında bir kıpırdanış ve hatırlatmalarda bulunmanın söz konusu olduğunu belirten Türk Dil Kurumu Başkanı Prof. Dr. Mustafa Kaçalin, Orta Asya kelimesinin dikkati aşınmış bir kelime olduğunu söyledi. Orta Asya kelimesinin ortaya atılmasının siyasi bir amacı olduğunu belirten Kaçalin, “ Bu Orta Asya olarak ifade edilen yeri benim çocukluğumda Türkistan olarak bilirdik. Orta Asya, Avrupa ideolojisinden gelen İngiliz kaynaklı bir kelimedir. Türkistan dediğimizde ise bir rüçhan hakkı doğduğunda burası Türklerindir dersiniz. Buraya Orta Asya derseniz birilerine buranın sahibi kimdir deme hakkını verirsiniz. Bize önce Orta Asya demeyi unuttururlar sonra biz Türkistan dememeyi kanıksarız.” dedi.

Türklerin 1728 yılında matbaa ile tanıştığı tamamen yalandır

Biz Türkçeyi bilim dilidir derken kaynağımız Doğu Türkistan’dır. Buraları taradığımızda astronomi metni var, hukuk, meteoroloji bilimlerinde metinler var. Hatta matbaacılık metinleri bile var. Türklerin 1728 yılında matbaa ile tanışmıştır bilgisi tamamen yalandır. Türkler 900’lü yılarda matbaayı kullanıyorlardı.” diye konuştu.

Konferansa Vali Yardımcısı Erdoğan Özdemir, Vali Yardımcısı Erdoğan Özdemir, Bartın İl Jandarma Alay Komutanı Jandarma Albay Alaattin Karsavuran, İl Emniyet Müdürü Mehmet Altınok, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Azize Toper Kaygın, Dekanlar ve Enstitü Müdürleri katıldı.

iOS ve Android uyumlu cihazlarınızdan Bartın'daki önemli gelişmelerden anında haberdar olun.


Anahtar Kelimeler:
Mustafa Kaçalin
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.