Peyzajın P'si

İşte o yazı:

Peyzaj ve peyzaj mimarlığı anlatması zor bir konudur. Salt bir meslek disiplini olarak bakmak kendisine haksızlık olur. Kimi zaman sanat, kimi zaman öznesine doğayı alan bir tasarım, çoğu zaman koruma ve doğanın sürekliğinin sağlanması ve çoğunlukla ülkemizde eksik algılandığı biçimiyle “çevrenin düzenlenmesi, birkaç bitki dikilmesi”. Bunun böyle olmadığını aslında hepimiz biliyoruz. Peyzaj ve peyzaj algısı ülkeler arasında karşılaştırma yapmayı doğru bulmadığım bir olgudur. Çoğu zaman da hatalı ve eksik yapıldığını düşünürüm. Toplum refahı ve sağlıklı bireylerin yetişmesi için “kendine yatırım yapmak” olarak yorumladığım peyzaj çalışmaları “hangimiz geleceğimizi daha fazla düşünüyoruz?” üzerinden tartışılmamalıdır.

Bugün bu anlamda belki de Londra ile Paris'i, New York ile İstanbul'u karşılaştırmak hatalı sonuçlar verebilir. Kişi başına düşen yeşil alanların metrekaresi üzerinden özellikle yerel seçimler öncesinde artan tartışmalarda hepimiz, ülkemizin Avrupa ortalamasının altında olduğunu, hatta yasa ve yönetmeliklerde tanımlı değerlere bile ulaşamadığımızın farkındayız. O nedenle peyzaja doğru yerden bakmak ve yeşil ile sınırlandırmadan projelerimizi şekillendirmenin yollarını aramalıyız. Ülkemizde kişi başına düşen yeşil alan miktarı ile sınırlanan peyzaj alanları, batılı ülkelerde peyzajın kent ekosistemine olan katkısı üzerinden tartışılmaktadır. Yeşil mimari, sertifikalı binalar, iklim değişikliğine duyarlı yapılar vb. üzerinden yapılan tartışmaların üst ölçekte kent makro formu için yeşil altyapı (Green Infrastructure) sistemleri mantığı ile değerlendirilmesi, özellikle doğal afetlerin etkilerinin en aza indirilmesinde yararlı sonuçlar doğurmaktadır. Çoğu zaman küçük ve basit detayların dahi az bir yağmurda sel ve baskın tehlikesi ile karşı karşıya kalan betonlaşmış kentlerimiz için çözüm olabileceğinden yola çıkarak sivil oluşumların da mahalle ve sokak ölçeğinde çalışmalarını kent planlamasına dahil edebilmeliyiz.

Bana göre “nefes alabilen kentler”dir peyzaj, bir başkasına göre suyun etkin kullanımı ve sulak alanlar ile yaban yaşamına katkıdır. Kentlerdeki çatı bahçelerinin fonksiyonları bugün “binanın yükü taşıyabileceği” tartışmalarının ötesine geçmiştir. iklimin uygun olduğu ve yeşile hasret betonlaşan çevrede dikey bahçeler ve çatı bahçeleri önemli girdiler olarak planlanmaktadır.

Yazını devamına http://www.serfed.com/content_files/dergi/43/mimari43.pdf bağlantısından ulaşabilirsiniz.

iOS ve Android uyumlu cihazlarınızdan Bartın'daki önemli gelişmelerden anında haberdar olun.
Anahtar Kelimeler:
Peyzaj
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.