Gurur Duyuyoruz

Bartın Aktif İşadamları Derneği (BAKİAD) Yönetim Kurulu Toplantısını Çağlayan'da bulunan Madeş firmasının tesislerinde gerçekleştirdi. Madeş Firması Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı, OMSİAD Başkan Yardımcısı, Orta Anadolu İhracatçı Birlikleri (OAİB) Yönetim Kurulu Üyesi, BTSO Meclis Üyesi ve aynı zamanda BAKİAD Yönetim Kurulu üyesi olan Cihat Çakır'ın davetlisi olarak düzenlenen kahvaltı programına Madeş Yönetim Kurulu Başkanı İsmail Çakır, BAKİAD Başkanı Birol Dikyurt, İl Genel Meclisi Başkanı Ali Kartal, BAKİAD Başkan Yardımcısı Aydemir Toksöz, Aynur Yıldırım, Yaşar Bahçıvan, Zeyyin Sakareisoğlu, Mehmet Çelikkaya, Ali Rıza Demirok, Yunus Özpeynirci, Sabri Karaman, Genç BAKİAD Komisyonu Başkanı Yunus Çiftçi, Hakan Arıcı, ve BAKİAD Genel Sekreteri Hasan Önder katıldı.

Gerek dernek merkezinde konuklarını ağırlayarak gerekse de üyelerinin işyerlerinde her hafta Salı günü kahvaltılı yönetim Kurulu Toplantısı düzenleyen BAKİAD, bu hafta Madeş firmasının ev sahipliğinde haftalık toplantısını gerçekleştirdi.

İSMAİL ÇAKIR: BAKİAD’A MİNNETTARIM

BAKİAD’a minnettar olduğunu ve teşekkür ettiğini ifade ederek konuşmasına başlayan Madeş Yönetim Kurulu Başkanı İsmail Çakır yaptığı konuşmada, “Neden minnettarım; bu toplantıları muntazaman ve ciddiyetle yapıyorsunuz, her Salı günü görüyorum bir araya gelerek toplantılar yaparak sorunları tartışıyorsunuz. Bugüne kadar olmayan şeyleri yapıyorsunuz, Bartın’ın meselelerini ele alıyorsunuz, gördüğüm kadarıyla burada kimse şahsi şeylerini konuşmuyor. Bartın’ımızın sorunlarını tartışıp neler yapabiliriz, neler yapılmıştır, nerede hata yapılmıştır bunları ele almak hakikaten fevkalade güzel şeyler. Bu toplantıları tertip edip bu şekilde bir araya gelmeleri usul haline getiren BAKİAD’a minnettarım teşekkürlerimi arz ediyorum” dedi.

76 YAŞINDAYIM, SABAH KALKARKEN HEDEFLERİMLE KALKIYORUM

Ofis mobilyaları alanında Bartın’ın 40 yıllık markası olan ve Madeş’in kurucusu İsmail Çakır şirketiyle de ilgili bilgiler verdi. Gençlere sorumluluk verilmesi gerektiğine inandığını vurgulayan Çakır, “Diğer taraftan şirketime gelince ise ben şirketimin tamircisiyim. Mekaniği çok seviyorum. Şirketimizde hiçbir şeye karışmıyorum. Gençlerimize mesuliyet ve yetki verilmesi gerektiğine inanıyorum. Onlar hata yapacaklar diye korkuyoruz, ‘aman sakın ha hata yaparlar’ düşüncesinden ziyade, halbuki hata yapsınlar ki bir daha aynı hatayı yapacağız diye uykuları kaçsın. Bir kere her şeyden evvel şunu kabul etmek lazım. Bizim kafa yapımız bugünkü gençlerin kafasına uymuyor. 11 yaşında iş hayatına atıldım, 76 yaşındayım. Çeşitli badirelerden, değişim ve dönüşümlerden geçtim. Gençlerimize destek vermek zorundayız, tecrübelerimizi aktarmalıyız. Gençlerimiz çağın şartlarına göre nasıl hareket edilmesi gerekiyorsa o şekilde hareket ediyorlar. Şirketlerde evlat olsun, kardeş olsun herkesin hissesi olacak, ne kazandığını bilecek. Aile şirketlerinde kurumsallaşma ve görev tanımı önemlidir. Mekaniği çok seviyorum dedim ya bu yaşımda benim hedeflerim var. Sabah kalkarken hedeflerimle kalkıyorum. Markalaşma çok önemliydi, Madeş’i beyinlere yerleştirmek önem arz ediyordu. Allah’a şükür bu hedeflerimiz ulaştık. Çocuklarım da devam ettiriyorlar, Allah’ım hepsini mesut etsin, kendilerine başarılar diliyorum. Bu toplantıya beni de davet ettikleri için ayrıca teşekkür ediyorum” dedi.

ÜRETEBİLMEK AŞK VE SEVGİ MESELESİDİR

Babasının mekaniği, üretmeyi çok sevdiğini ifade eden MADEŞ Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Cihat Çakır da yaptığı konuşmada davetlerine katılan kendisinin de yönetiminde olduğu BAKİAD heyetine teşekkür etti. Babasının çözüm insanı olduğunu, babasının geceleri kafasında bir takım şeyleri bitirmeden rahat uyumadığını anlatan Cihat Çakır, “Babam iş hayatı tecrübeleriyle ilgili bilgiler paylaştı, muhakkak ki babamın kendine göre kurduğu bir düzen var. Sevdiği iş var, mekaniği ve üretmeyi çok sevmesinin yanında ayrıca pratik zekada muhteşem. Bir çok noktada çözüm üretebiliyor. Yaratıcılık, çapraz düşünme, çözüm ve fikir üretmek bulaşıcı hastalık gibi. Biz ayrı kuşağız ama aynı aileyiz. Aynı duygu ve düşünceleri paylaşıyoruz. Ürettiğimizden zevk alıyoruz, üretebilmek, aşk ve sevgi meselesi. Bu işi benimsedik, ailemizden gördük. Bu işin içinde yetiştik. İşimizi severek yaptık. Bu işin içinde yetişirken piyasa koşullarında Bartın’dan neler yapılabilir onu gördük. Baktık ki Türkiye pazarında bir şeyler yapmamız lazım, buranın pazarı küçük. Devlet ihaleleri ve kamudaki diğer işlere odaklandık, piyasadaki yapabildiğimiz ürün gamı içinde kendi işimizi ilgilendiren kollarda iç piyasada pazar genişlemesi yaptık”

AVRUPA HEDEFİ VE İHRACAT SÜRECİ 5 YILDA OLUŞTU

Şirketleri ve yatırımları büyürken yurt dışı pazarına da bir taraftan gönül verdiklerini Avrupa ülkelerine ihracat yapmayı hedeflediklerini anlatan Cihat Çakır, “Hedefin Avrupa olarak belirlenmesi bizde önce Avrupa kalitesini ve mantalitesini öğretti. Avrupa hedefi ve ihracat süreci 5 yıllık bir zaman aldı. Avrupa ülkelerine mal satma mantalitesinin nasıl yürüdüğünü, çalışma prensipleri, dışarıya gönderilen malın geri dönüşü, tanıtım ve reklamasyonu, hizmeti, rekabet ve koşulların ölçüsünün ne olduğu gibi şeylerde bizlere tecrübe ve uluslararası kaliteyi kazandırdı. Bunları görürken de satışları hızla geliştiriyorsunuz. Avrupa’da finans ve bankacılık sektörü sistemi oturmuş durumda. Afrika ve 3. Dünya ülkelerine yöneliyorsunuz finans ve bankacılık sektörlerinde bir takım zorluk ve riskler karşınıza çıkabiliyor. Risk her yerde var fakat riskin çok olduğu yerde kazancın da olduğunu görüyorsunuz”

İNOVASYON KRİZ DÖNEMLERİNE PANZEHİR OLDU

Hedeflerin doğru seçilmek zorunda olduğuna dikkat çeken Çakır, “Arkadan birileri kovalıyor siz kulvar değiştirip ileriye gidiyorsunuz. İşte bu ileri gitmeyi ve hedefi gözünüzden ve kalbinizden çıkardığınızda arkadaki sizin üzerinize basıp geçiyor. Hedeflere doğru sürekli ilerlemeniz gerekiyor. Birisi sizi taklit ediyormuş siz daha ileri gideceksiniz, taklit edilmek de iyidir o da sizi yüceltir, sizi kırbaçlar, ileriye doğru sıçramanızı sağlar. Bu yüzyılda üretici olarak 2 türlü seçeneğimiz var. Ya son teknolojiyi kullanacaksınız ve çok üreteceksiniz. Ekonomik maliyeti elde edeceksiniz. Yada ürününüze inovasyon katarak nitelikli ürün haline getireceksiniz. Piyasada aranan ürün haline getireceksiniz, katma değeri yüksek ürünler üreteceksiniz. Bugün ülkemizde ekonomik platformlarda konuşulan Türkiye’nin ihracatta gelmesi istenilen nokta ihraç edilen ürünlerin kilogram fiyatlarının arttırılması. Yani ucuz fiyata satmayalım. Bizler üretebildiğimizi zaten üretiyoruz. İstanbul’dan Ankara yoluna doğru otobandan gidin kafanızı sağa sola çevirdiğiniz zaman Bolu’ya kadar her yer fabrika her yer çatı. Bunlar üretiyor. Son 10 yılda ülkemizde büyük bir değişim var. Çünkü biz üretici toplumuz. Ürettiğiniz şeyler herkesin ürettiği olmamalı. Bundan sonraki üreteceklerimiz Türkiye ve Bartın için inovasyonlu ürünler, katma değeri yüksek ürünler olmalı. İtalya da mobilya ihracat kilogram fiyatı 6,5 dolar seviyelerindeyken Türkiye’de mobilya ihracat kg fiyatı 3,5 dolar seviyesinde. Ülke olarak hedefimiz ihracat kg fiyatımızı yükseltmektir Devletimizin destekleri tamamen yenilik ve inovasyon üzerine. Geliştirilen ürünün hem satılabilir hem kullanıma uygun hem de üretilebilir olması önemlidir. Bu şunu getiriyor üretmek kolay, ciddi zeki beyinleri ortaya koyduğunuz zaman, teknolojiyi getirdiğiniz zaman Türk insanı olarak üretemeyeceğimiz hiçbir şey yok. Önemli olan satış kanalını aralamak. İnovasyonu yüksek olan ürünü pazara satabilmek. Tüm çalışma ve mücadelemiz bununla ilgili. 2010-2012 yılları arası ve bu yıl tamamen yenilikçi ürünlerle piyasaya tutunmaya çalıştık. Özellikle Belçika, Hollanda, Almanya, Fransa, İtalya gibi ülkelere sattığımız ürünler oradaki firmalara sunduğumuz ürünlerin inovasyonu yenilikçiliği uygun bulunduğu için bizim ürünlerimiz satışta yüksek grafik yakaladı. Geri dönüşümleri reklamasyon olarak daha düşük olduğu için başarı ivmesi yakaladı. Böylelikle kriz dönemlerinde az etkilendik. Bunu tasarım ve yenilikle yakaladığımız ürünlerle başardık. Şimdi bu çizgiyi yakaladık orada yüzümüzü güldürdük bunu bırakmayalım istiyoruz. Bu yıl içinde ise yapı fuarına yine yenilikçi bir ürünle katıldık. Oda içinde oda diye çıkarttığımız yeni konseptle küçük dar alanda 30 metrekarelik daire içinde kayar dolap sistemiyle odanın içinde oda oluşturarak bir sistem geliştirdik. Bu aynı zamanda yine ofis hatlarında çalışma alanlarında bir hizmet dolabı olarak sunulabiliyor. Vestiyer dolabı, yanında çay otomatı ve buzdolabının bulunduğu servis mutfağı gibi çeşitli ürün gamları var. Ürünümüzün başarısı yüksek bulundu, fuarda en yüksek ziyaretçi sayısı standımızda oluştu. Büyük ilgi gördük başarıyla takdir edildik. Umarım bu başarılarımızın bu şevkimizin bundan sonraki yıllarda da devam edeceğini bu yatırımlarımızın fuar planlarımızın devam edeceğini planlıyoruz”

ALİ KARTAL: MADEŞLE GURUR DUYUYORUZ

Madeş firmasıyla gurur duyduklarını ifade eden İl Genel Meclisi Başkanı ve BAKİAD Yönetim Kurulu Üyesi Ali Kartal da yaptığı konuşmada “Madeş’le Bartın ve derneğimiz adına gurur duyuyoruz. Başarılarının devamını diliyoruz, hakikaten şuan yaptıkları şeyler Türkiye’de ve Dünyada artık olması gereken ve bir firmayı ileriye taşıması gerekli olan tüm enstrümanları kullanıyorlar. En son yapı fuarındaki oda içinde oda projesi de bunlardan bir tanesi. Allah yollarını açık etsin, bu ticaret inşallah daha nesiller boyu devam eder. İsmail abi konuşmasında çocuklarının ilkokul çağındayken dolapların içinde uyuya kaldıklarından bahsetti. Evet bunda aslında verilmek istenen mesaj da var. Belki biz çocuklarımızın geleceği açısından onlar okusunlar, gelecek adına bir yerlerde olsunlar, hepimizin niyeti budur, sonuçta bizim gibi aile şirketlerinin devamı açısından da çocuklarımızın o yaşlarda işe girmeleri çok önemli. Bunu daha önce YİMSAN Firması ziyaretinde BAKİAD Başkanı Birol Dikyurt bahsetmişti. Bizler çocuklarımız aman uyusunlar, yatsınlar, aman onlar dinlensinler ifadesi yanlış bir ifade. Biz de belki şuanda onu yapıyoruz ama yanlış olduğunu düşünüyorum. Şahsen rahmetli dedem bizde öyle aynı ilkokul çağındayken bizi muhakkak ve muhakkak ki bir şekilde işe getirirdi. Biz kaçmaya çalışırdık ama o bizi bulurdu, sonuçta işe getirirdi. İşlerin devamı açısından çocuklarımızın illa ki bizim işlerimizi yapma zorunluluğu yok ama sonuçta ticaretin gelişmesi veya üretici firmaların devamlılığını sağlayabilmesi açısından çocuklarımızın da bu işlere erken yaşta girmeleri o ruhu yaşamaları o havayı teneffüs etmeleri gerektiğini düşünüyorum.”

BİROL DİKYURT: ŞİRKETLER GELECEK KUŞAKLARA AKTARILMALI

Türkiye ile birlikte Bartın’ın da sıkıntı çektiği konulardan birinin şirketlerin gelecek kuşaklara aktarılamaması olduğuna dikkat çeken BAKİAD Başkanı Birol Dikyurt da yaptığı konuşmada, “Birinci, ikinci kuşak sektörün diğer kuşaklara firmalarını devredememesi, aile şirketlerinin diğer kuşaklara devredemeden varlığını mevcudiyetini kaybetmesi üzüntü vericidir. Bartın’ımızın da en büyük sıkıntılarından bir tanesi de bu konudur. Madeş gibi kurumsallaşmış uluslararası haline gelmiş firmamızda bunun gerçekleştirilmiş olmasından büyük mutluluk duyuyorum ve bunun ilimize örnek olmasını diliyorum. Bartın’da son 20-40 yıl arasında faaliyet göstermiş bir çok firmanın şimdi büyük bir çoğunluğu mevcudiyetini sürdüremediğini görüyoruz. Ailelerin çocuklarıyla olan iletişimsizliği, hedeflerin olmaması, ailelerin değişim ve dönüşüme yönelik hazırlıklarının bulunmayışı yüzünden şirket sahiplerinin yaşlılıklarıyla birlikte malasef firmaları da son buluyor. Diğer taraftan çocuklar tarafından masada bulunan firmaların masalarda bitirilmesi de ayrı bir konudur. Madeş’in hem kurumsallaşması hem de uluslararası haline gelmesindeki gayretini unutamayız, özellikle derneğimizin, federasyon ve konfederasyonumuz TUSKON’un bütün faaliyetlerinde bulunmaları onur ve mutlu edicidir. Üretiminin yüzde 60’ından fazlasını ihracata yönelik olması da ayrıca sevindiricidir. Bizler daha farklı ülkelerde yeni pazarlara girilmesi için dernek olarak firmamıza elimizden gelen her türlü desteği vermeye hazırız. Madeş Firmamızın ev sahipliğinde gerçekleştirdiğimiz bu kahvaltılı toplantının hayırlara vesile olmasını, firmamızın çok uzun ömürlü olmasını diliyorum. Madeş’in tüm çalışanlarına da başarılar diliyorum.” dedi.

Karşılıklı fikir alışverişiyle devam eden toplantı sonunda günün anısına hatıra fotoğrafı çektirildi.

iOS ve Android uyumlu cihazlarınızdan Bartın'daki önemli gelişmelerden anında haberdar olun.

Anahtar Kelimeler:
İhracat
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Rıza çakın 6 yıl önce

Bakiad a başarılar dilerim. Sn. İsmail Çakır'a uzun ömür ve sağlıklı günler dilerim.