Ortaklık kültürü masaya yatırıldı
Bartın Serbest Muhasebesi Mali Müşavirler Odası Başkanı Aykut Oktay Ulu ve Mali Müşavir Yıldıray Erdoğan BAKİAD’ın haftalık yönetim kurulu toplantısına katılarak ortaklık kültürü konularında bilgiler verdi.

BAKİAD Başkanı Birol Dikyurt, Bartın TSO Başkan Yardımcısı Halil Sami Karakaş, dernek yönetim kurulu üyeleri Ali Rıza Demirok, Cihat Çakır, Yaşar Bahçıvan, Mehmet Çelikkaya, Sabri Karaman, Salih Günay, Özel Gülpembe İlköğretim Okulu Müdürü Nurullah Çetin, dernek Genel Sekreteri Hasan Önder’in de hazır bulunduğu toplantıda konuşan Mali Müşavir Yıldıray Erdoğan aile şirketlerinde kurumsallaşma algılamasının yetersizliği üzerine 2011 yılında yaptığı inceleme ve araştırma çalışmasının sonuçlarını paylaştı.

2001 yılından beri Bartın’da bazı işletme ve birlikteliklerin yaşadığı olumsuz gelişmeler karşısında üzüldüğünü ifade eden Yıldıray Erdoğan işletmelerin iş yapma şekillerini değiştirmek zorunda olduğunu söyledi. İşletmelerin muhasebe departmanlarının bilgi üreten hale gelmesi gerektiğini vurgulayan Erdoğan, “Bartın’ımızda 20-30, 50 milyon lira ciro yapan işletmelerimiz var ancak bu işletmelerimiz yaptıkları ciroları küçümsüyor. Türkiye’nin ilk 500 sanayi kuruluşu sıralamasındaki şirketlere yakın cirolar elde eden işletmelerimiz var. Ancak bizim işletmelerimizin yönetimiyle sıralamaya giren işletmelerin yönetimleri arasında ciddi farklar var. Her işletmenin koşullarına göre şekillendirme yapmak lazım. Danışmanlık müessesinin içi boş olmamalı ve bu birim işletmenin içinde olmalı. Zihnimizdeki bilgileri gelecek kuşaklara aktarmak için ise her şeyin yazılı olması lazım” dedi.

BARTIN’DA BÜYÜYEN BİR İŞLETMEYİ SEVMİYORUZ

Hem global hem de yerel anlamda aile şirketlerinin sürdürülebilirliklerinin muhafaza edilebilmesi için aile işletmelerinin yönetim ve strateji anlamında belirli kriterleri yakalama zorunluluklarını olduğunu ifade eden Mali Müşavir Yıldıray Erdoğan, Bartın’da ortaklık kültürünün oluşamamasının önündeki en büyük engelin işletme sahiplerinin bir araya gelerek fikirlerin tartışıldığı bir müteşebbis profilinin olmadığını söyledi. Bartın’da aile şirketlerinin büyüme sürecine girdiklerinde kaynakların iyi yönetilemediğinden dolayı sıkıntı içine girdiklerini ifade eden Erdoğan, “En temel sorunlardan birisi aile meclisi ile şirketin yönetim kurulunu ve şirket kasasıyla kişisel kasayı ayıramıyoruz. Bartın’da büyüyen bir işletmeyi sevmeme gibi bir durum da söz konusu. Örneğin Bartın’ımızın markası olan Madeş büyürse  herkes faydalanır. Artık büyük işletmeler tedarikcileri için de üretim alanı planlıyor, maliyet yönetimleri tedarikçileri için de çalışıyor”

BÜYÜMEYEN İŞLETME KÜÇÜLMEK ZORUNDA

İşletmelerin çalışanlarına eğitim vermesi gerektiğini dile getiren Mali Müşavir Yıldıray Erdoğan, “İşletmeler yöneticilerini de kendi içinden belirlemeli. Dışarıdan gelen bir yönetici Anadolu’daki işletmeyi küçümseyebiliyor veya işletmeye hakim olamıyor. Dolayısıyla işletmelerimizin hedefin sapmalar olması yüzünden büyüme de gerçekleşemiyor. Büyümeyen işletmeler de zamana yenilerek küçülmek zorunda kalıyor. Yine örnek verecek olursak Madeş Bartın’da iyi bir örnektir. Madeş aile şirketindeki bireylerin, birinci, ikinci kuşakların çocuklarının fabrikada işletmenin tozunu yuttuğunu görebiliyoruz. Bartın’ın 40 yıllık markası Madeş’in büyümesinden de gurur duyuyoruz. Çocuklar hep işletmede olmalı diye düşünüyorum. Ancak aile ve işletme yönetim kurulu da birbirine karıştırılmamalı”

YÖNETİM, MİSYON-VİZYON ÇOK ÖNEMLİ

İşletme yönetiminin mal alım satımının çok ötesinde olduğunu anlatan Yıldıray Erdoğan, “İşletmelerimizde yöneticilerin performansı şirketin kar marjıyla değil piyasa değeriyle ölçülmesi gerekir. İşletmelerimizde İşletmelerimizde ayrıca denetim mekanizması da çok önemlidir. İç kontrol ve iç denetim birimleri muhakkak işletmelerde yer almalı ve çalışmalı. Diğer yandan işletmelerimiz misyon ve vizyon kavramlarını da küçümsüyor hatta sadece web sitelerinde yer alan kavram olarak değerlendiriyor. Misyon işletmelerimizin varoluş sebebidir, vizyon ise bu varoluş sebebinin nasıl uygulanacağıdır. Bu kavramlar sadece internet sitesine konulmak için değil, işletme yöneticileri dahil tüm çalışanların işletmede görebileceği yere kazımaktır, bunu kazımak demek işletmeyi hedeflerden uzaklaşmasını önlemektir.

DİKYURT: ORTAKLIK KÜLTÜRÜ YAYGINLAŞTIRILMALI

‘Bizim toprağımızdan çömlek olmaz’ algısı ve negatif görüşünün mutlaka kırılması gerektiğinin altını çizen BAKİAD Başkanı Birol Dikyurt ise yaptığı konuşmada, “Ortaklık kültürünü yaygınlaştırmak için her şey şeffaf olmalı, her şey yazılmalı aslında düğüm burada çözülüyor. Bartın’da bunu çözmemiz gerekiyor. 10-15 kişi bir araya gelip ortak bir iş yapamayınca dışarıdan büyük firmalar gelip yerel işletmelerin ekonomik anlamda gidişatını olumsuz etkileyebiliyor. Şirketlerde görev tanımı yapılmalı, işler sadece bir kişiye bağlı kalmadan kurumsallaşmalar tamamlanmalı. Şirketlerde ‘ben merkezli’ yapılanmadan kaçınarak kurumsallaşıp büyümeler sağlanmalı. Yöneticiler şirketlerin geleceğini düşünüp planlamalarını bu yönde yapmalı. Şirketin risk yönetimi sadece kendi bünyesindeki risk yönetimi değil sektörel ve ekonomik olarak da ele alınmalıdır. Bu vesile ile davetimizi kırmayarak aile şirketleri ve ortaklık kültürü konusunda yaptığı araştırma sonuçlarını bugün yönetim kurumuzla paylaşan ve bilgilendirmeler yapan Mali Müşavir Yıldıray Erdoğan ve SMMMO Başkanı Aykut Oktay Ulu’ya teşekkür ediyorum” dedi.

CİHAT ÇAKIR: ŞİRKET ANAYASASI ŞART

Şirketlerin mutlaka anayasasının olması gerektiğini vurgulayan Madeş Genel Müdürü ve BAKİAD Yönetim Kurulu Üyesi Cihat Çakır özellikle şirketlerimizde sorgulanabilir, izlenebilir şirket süreci oluşturulmalı. Bir araya gelerek fikirlerin tartışıldığı bir müteşebbis profilin bilgi paylaşımı yapması da ortaklık kültürüne pozitif katkı sağlayacaktır” dedi.
Daha sonra birlikte kahvaltı yapan işadamları karşılıklı fikir alışverişi ve sohbet toplantısının ardından günün anısına hatıra fotoğrafı çektirdi.

AİLE İŞLETMELERİNDE KURUMSALLAŞMA ALGILAMASININ YETERSİZLİĞİ ÜZERİNE BİR İNCELEME 2011 (SONUÇ VE ÖNERİLER)

Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de ekonomi içinde en etkin işletmeler aile işletmeleridir. Hem global anlamda hem de yerel anlamda aile işletmelerinin sürdürülebilirliklerinin muhafaza edilmesi için aile işletmelerinin yönetim ve strateji anlamında belirli kriterleri yakalama zorunlulukları vardır. Ekonomideki etkinlikleri göz önüne alındığında aile işletmelerinin kurumsallaşması yerelden başlayacak bir büyüme ve kalkınma hamlesi olarak görülmelidir.
Bu çalışma aynı zamanda Bartın ilinde Işıklar holdingden sonra sınırları aşan bir büyüme örneği görülmemesinin sebebinin bir yönünün araştırılmasıdır. Bartın ilinde faaliyet gösteren aile işletmelerinin sorunları karakteristik özellikler taşımaktadır;

·
Bartın ilindeki aile işletmeleri büyüme sürecine girdiklerinde kaynakların iyi yönetilmemesinden dolayı sıkıntı içine girmektedirler.

·
Yönetim, üretim, pazarlama alanlarında lider yetenekleri ön plana çıkmaktadır.

·
Bu sebeple proaktif bir yönetim tarzı geliştirilememektedir.

·
Aile içi çıkar çatışmalarının uzun dönemde yönetilmesi ile ilgili bir kültür oluşmamıştır.

·
Yetişmiş orta düzey yönetici bölgeden çıkmamakta yada bölgeye gelmemektedir.

·
Uzman kişilerin desteklerinden yararlanma kültürü gelişmemiştir.

·
İşletme sahiplerinin bir araya gelerek fikirlerin tartışıldığı bir müteşebbis profili yoktur.

·
Aile ismine verilen önem nedeniyle küçük kalınarak sürdürülebilirlik sağlanmaya çalışılıyor.

·
Başarılı ortaklık örneği yoktur.

·
Aile işletmelerinden lider aile bireylerini ortaya çıkaranların stratejik vizyonu vardır.


Anket çalışması nedeniyle Bartın ilindeki aile işletmelerinde tespit edilen hususlar şunlardır:

·
Bartın ilindeki işletme sahiplerinin tamamına yakını erkektir.

·
İşletme sahiplerinin önemli bir kısmı üniversite mezunu değildir.

·
Aile işletmelerinde 3. nesil işe devam edenler var.

·
Profesyonel yöneticiye karşı bir güvensizlik vardır.

·
Kurumsallaşmaya duyulan ilgi yeterli seviyede olmasına karşın işletmelerin bu konuda yol haritaları yok.

·
Kurumsallaşma tanımı ile ilgili bilgi eksikliği vardır.

·
Aile meclisi kavramı ile yönetim kurulu kavramları arasındaki ayrım net değildir.

·
Bartın ilindeki aile işletmelerinde nepotizm (akraba kayırma) ile ilgili sorun yoktur.

·
Bartın ilindeki aile işletmelerinde genellikle aile içi çatışma yoktur.

·
Bartın ilindeki aile işletmelerinde genellikle büyümek için sermayeye ihtiyaç duymaktadırlar.

Kurumsallaşma aile işletmelerinin büyüme, rekabet gücü ve sürdürülebilirliklerine katkı sağlayacaktır.Bu sebeple aile işletmeleri öncelikle çekirdekten yetişmenin verdiği tecrübe ile profesyonel bilginin bakış açısını bir araya getirebilecek çalışma yöntemini bulmalıdırlar. İşletme sahipleri için bu riski en aza indirebilecek yöntemler elbette var. Bunlardan ilki; sağlıklı bir muhasebe sistemi ve politikasıdır. Muhasebe sistemini destekleyen, mali ve yönetim denetimini sağlayacak sağlıklı işleyen iç kontrol sistemi de bir zorunluluktur. Personel devir hızını azaltan, çalışma barışını sağlayan işletmelerde verimliliğin arttığını araştırmalar göstermektedir. Bu sebeple insan kaynakları yönetimi ayrı bir birim olarak kurulmalıdır. Personele verilecek hizmet içi eğitim kurumsal süreç planlamasına katkı sunacaktır. Aile işletmeleri büyüme sürecinde kurumsallaşma çalışmalarını el yordamıyla halletme alışkanlıklarından vazgeçmelidirler. İşletmeler stratejik vizyon geliştirmeli buna ilişkin plan oluşturmalı ve tüm kurumsal süreçlerini yazılı hale getirip çalışanlarla paylaşmalıdır.

Bütün bunların yanında işletme sahipleri her konuda yetkin oldukları fikrini bir yana bırakıp profesyonel destek almayı öğrenmelidirler. Unutulmamalıdır ki insana ve bilgiye yapılan yatırımın amortismanı sonsuzdur.

YILDIRAY ERDOĞAN
MALİ MÜŞAVİR
iOS ve Android uyumlu cihazlarınızdan Bartın'daki önemli gelişmelerden anında haberdar olun.


Anahtar Kelimeler:
Aile şirketleri
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.