Sektör Can Çekişiyor

OSMANLI Donanması’na gemilerin yapıldığı Bartın’ın Kurucaşile ilçesinde bugün derme çatma barakalarda ahşap tekne ve yat yapılıyor.

İlgili Foto Galeriye Git

3 kuşaktır mesleği sürdüren Ali ve Mehmet kardeşler, plan proje hazırlamadan dedelerinden gördükleri yöntemleri uygulayarak, tekne imal ettiklerini söyledi. Osmanlı’ya savaşlarda kullanılmak üzerine ahşap gemiler üreten ilçede, babada oğula geçen ahşap tekne yapımı geleneği devam ediyor. İyon, Lidya, Pers, Amastris, Pontus, Roma ve Doğu Roma dönemlerinin ardından 1460 yılında Osmanlı egemenliğine girmesiyle devletin donanma ihtiyacının karşılandığı Kurucaşile’de, gemi yapımı yüzyıllardır babadan oğula miras kalarak devam ediyor.

Kurucaşile ve Tekkeönü ile Kapısuyu limanlarında derme çatma barakalarda devam ettirilen ahşap tekne ve yat yapımcılığında 20 atölye ve tersane bulunuyor. Barakaların üzerlerine naylon ve saç ile örten ahşap tekne ve yat ustaları mesleği her türlü zorluğa rağmen sürdürmeye çalışıyor.

‘3 KUŞAKTIR DEVAM EDİYOR’

Tekkeönü limanına 1960 yılında dede Ali Gülgeç tarafından kurulan ahşap tekne imalat atölyesini 1977 yılında oğlu Mustafa Gülgeç devraldı. Gülgeç 2007 yılında emekli olduktan sonra oğulları Ali ve Mehmet Gülgeç’e devretti. 3’üncü kuşak olarak ahşap tekne ve yat yapan Gülgeç kardeşler yurt içine ve zaman zaman yurt dışına 6-12 metre arasında değişen ahşap tekne, balıkçı teknesi ve yat yaparak, mesleklerini sürdürmeye çalışıyor. Ali Gülgeç’in (38), küçük oğlu Arda Gülgeç (13), okulun olmadığı zamanlarda ve yaz tatillerinde babasının yanına gelerek, ahşap tekne imalatında yardımcı oluyor. 20 tersanede bulunan tekne ustaları teknelerin yapım aşamasında hiçbir şekilde plan ve proje çizmeden büyüklerinden gördüklerini görerek, tekne yapıyor

‘SAHİP ÇIKILMAZSA MESLEĞİMİZ YOK OLACAK’

1989 yılında yaptıkları ahşap teknelerin beğenilerek, yeniden tekne yaptırmaya gelen olduğunu söyleyen Ali Gülgeç, “Ahşap tekne ve yat yapımcılığı bize dedemizden yadigar kaldı. Ben 3’üncü kuşak olarak devam ettiriyorum. Kurucaşile ilçemizde ve Tekkeönü köyümüzde bu şekilde bizim için 20 tane yat yapımcılığı atölyesi var. Meslekte yaşadığımız en büyük sıkıntılarımız ise, çalışma şartlarımız çok kötü naylon örtüler arasında yapmaya çalışıyoruz. Sanayi sitesi için altyapımız hazır ama halen faaliyete geçmedi ve yılda 4-5 tekne yapıp sahibine teslim ediyoruz. Şimdi bize dedemizden kaldı. Ondan onun oğluna geçti. Şimdi ise ben abimle birlikte tekneleri yapıyoruz. Benimde 2 oğlum var. İnşallah onlar bu mesleği sürdürürler. Eğer sahip çıkılmazsa bu mesleğimiz yok olacak” dedi.

‘BU MESLEK DEDEMİZDEN KALDI’

6-7 yaşından bu yana ağabeyi ile birlikte tekne yapımcılığının içinde olduğunu söyleyen Mehmet Gülgeç (35), “Bu meslek bize dedemizde kaldı. Şimdi biz ağabeyimle birlikte bu sanatı sürdürmeye çalışıyoruz. Çalışma şartlarımız bayağı ağır. Biz buralara kadar getirdik. Biz de çocuklarımıza bırakmayı düşünüyoruz. Ama yol konusunda diğer konularda büyükşehirlere uzaktayız. Ahşap tekne ve yat yapımcılığının gelişmesi ve büyümesi için sanayi sitesi çalışmaları oldu ama devamı gelmedi. İnşallah bize sahip çıkılır. İlçede Bartın Üniversitesi’ne bağlı gemi inşa bölümü var. Ama gençler bu mesleği yapmak istemiyor. Bizden sonra bizim çocuklarımızda yapmazsa mesleğimiz ölüp gidecek” dedi.

Ali Gülgeç’in oğlu Arda Gülgeç, boş zamanlarında atölyeye geldiğini ve mesleği çok sevdiğini ileride kendisinin de tekne yapmak istediğini söyledi.

iOS ve Android uyumlu cihazlarınızdan Bartın'daki önemli gelişmelerden anında haberdar olun.


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.