Sosyal Güvenlik Reformu ve teşvikleri masaya yatırıldı

Bartın Sosyal Güvenlik Kurumu İl Müdürlüğü’nce Sosyal Güvenlik Reformunun Yansımaları ve Sosyal Güvenlikte Teşvik Uygulamaları Konferansı Valilik 12 Divan Toplantı Salonunda düzenlendi.

Vali Bülent SAVUR, genel değenlendirme toplantısında yaptığı konuşmada; ” Sosyal Devlet İlkesi, Anayasamızda Türkiye Cumhuriyeti’nin nitelikleri sayılırken belirlenmiş bir ilkedir. Bu ilkenin içinin doldurulması adına son yıllarda gerçekten ülkemizi yöneten siyasi kadronun ciddi icraatları olduğunu hepimiz biliyoruz. Bu yaklaşımlar bazı kesimler tarafından belki bir önyargı, henüz uygalamaya konulmadan yanlış değerlendirmelere tabi tutulmaktadır. Ama şundan emin olun, Türkiye’de uyguladığımız Sosyal Güvenlik Sistemi, dünyanın iktisadi anlamda kalkınmış bir çok ülkesi tarafından dikkatle izlenen ve örnek alınan hatta heyetler gönderilerek incelenen bir sistemdir.” dedi.

Türkiye’de geçmişte Emekli Sandığı, Sosyal Sigortalar Kurumu ve Bağkur olmak üzere 3 farklı sosyal güvenlik sistemine tabi insanların olduğunu belirten Vali Bülent SAVUR, “Bu 3 sosyal güvenlik kurumunun dayanağı olan yasalar dikkate alındığında insanların yasalar açısından farklı muamelelere tabi tutulduğunu hatta farklı hastanelere gitmek zorunda olduklarını biliyoruz. Bir taraftakiler birçok eczaneden ilaç alabilirken diğer taraftakiler SSK hastanelerinin içerisindeki eczanelere mahkum idi. Hastanede bulunmayan bir ilacın dışarıdan alınabilmesi için reçetinin hastanenin başhekimine kadar birçok kademede kaşelenmek zorunda kalındığını biliyoruz. Olmaz denilen oldu. İnsanlar arasında yapılan ayırım, anayasadaki eşitlik prensibine aykırı olan bu tutum ve davranış Sosyal Devlet gereği ortadan kaldırıldı. İnsanlarımız tek bir Sosyal Güvenlik Kurumu çatısı altında bir araya getirildi.

Sosyal güvenlik konularında yapılan çalışmalar dikkate alındığında tek kelimeyle devrim oldu. Peki yeterlimidir? Yeterli olmadığını biliyoruz. Bu ülkeyi yönetenlerde biliyor. Onun için ne yaptılar? Yeni oluşturulan Sosyal Güvenlik Kurumunun iktisadi anlamda sürdürebilir olması adına bir takım düzenlemeler yaptılar. Şu anda bir takım popilist yaklaşımlar, zaman zaman emeklilik yaşıyla ilgili spekülasyonlar üreterek mezarda emeklilik dediler. Türkiye iktisatta, ekonomide şu anda dünyanın 16′ncı büyük ekonomisi. 16′ncı büyük ekonomi dikkate alındığında Türkiye’deki emeklilik yaşı pozitif anlamda hiç bir ülkede yok. Yani Türkiye’de emekli yaşı diğer 15 ülkeden çok erkendir. Hiç kimse insanı daha fazla çalıştırmak suretiyle sistemi ayakta tutma arayışında değildir.

1986′da rahmetli Turgut ÖZAL’ın, ‘Eğer emeklilik yaşı böyle devam ederse bu sistem çöker. Ne insanlarımıza sağlık hizmeti sunabiliriz nede çalışanlarımıza hizmet verebiliriz. Sistem iflas eder.’ dedi. Ardından önemli değişikliklere gidilmiş, kıyamet kopmuştu. Sonradan gelen iktidarlar bunu seçim propogandası yapmışlar ve o dönemde çıkarılan yasayı ortadan kaldırarak eski sisteme dönülmüşdü. Sonra 90′lı yıllarda bu sorun tekrar gündeme geldi. Çünkü sürüdürülebilir bir sistem olmadığı anlaşıldı. Ama şu anda gelinen noktada Türkiye Cumhuriyeti Devletinde hayal edilmeyenler gerçek oldu. Artık günümüzde 0-18 yaş arasındaki her vatan evladı annesinin ve babasının yada kendisine bakmakla yükümlü olan kimsenin sadece TC vatandaşlık numarası ibraz edilmesi suretiyle sağlık hizmeti alabiliyor. Dünyanın çok az ülkesinde rastlayabileceğimiz bu uygalama bir güç, bir irade ve kararlılık demektir. Şu anda ABD’de sağlık hizmetlerinden yararlanabilmeniz ancak ve ancak özel sağlık sigortası yaptırılmasıyla mümkündür. Eğer siz kendi gelirinizden bir pay ayırıp kendiniz ve çocuklarınız için bir para yatırıyorsanız ancak o zaman sağlık hizmetlerinden yararlanabiliyorsunuz. Orada sağlık sigortası olmayan vatandaşların belediye hastanelerinde tedavi olduklarını biliyoruz. O hastanelere de Allah kimseyi düşürmesin. O kadar ilkel şartlar ki saatlerce orada ızdırap çekiyorsunuz. Ama bizde seviye o kadar yükseldi ki vatandaşların hizmetten beklentisinden doğan şikayetlerde hemşirenin enjeksiyonu yaparken canını acıttığı için dilekçe yazanlar var. Halbuki öbür tarafta özel sağlık sigortanız olmasına rağmen saatlerce beklersiniz. Siz ölümcül değilsiniz derler ve 3-5 saat bekletirler. Anayasadaki sosyal devlet tanımı son yıllarda Türkiye’de yerini bulmuş ve sosyal devlet ilkesinin içi doldurulmuştur. İnşallah süreç içerisinde mevcuttan devlet, millet daha da ileriye doğru yol alacak, daha iyi noktalara gelecektir. Şu anda dünyadaki örnek pozisyonunu daha da geliştirecektir. Ayrıca bir hususa daha değinmek istiyorum. Bir taraftan sosyal güvenlikle ilgili vatandaşlarımızın hak ve hukuklarını karşılarken diğer taraftan denetim yetkimiz de var. Bu denetim yetkimizi kullanırkende acımasız olmayalım. Uyarının da bir ceza olduğu gerçeğini bilelim. Özellikle bireysel işletmelerde bir takım hatalar sistemdeki hukuki yapının çok iyi bilinmesinden ortaya çıkabiliyor. Dolayısıyla denetimin uyarıcı ve eğitici kısmını ön plana çıkarmak ve vatandaşlarımızı eğitmek önceliğimiz olmalıdır. Aksi taktirde bu kurum hak bahşeden değil cezalandıran bir kurum olarak anılır. Buna sebebiyet vermemek gerekir. Eğer denetim anlayışınızda eğiticilik ve şefkati de, ki o şefkat devletin şefkatidir ortaya koyarsınız. O zaman toplum nezdinde de kurum olarak hak ettiği sevgi saygı mertebesine ulaşırsınız. Sosyal Güvenlik Kurumu korkulan değil, sevilen, benimsenen, özümsenen, baş tacı yapılan, varlığından gurur duyulan bir kurum olarak ortaya çıkacaktır” dedi.

Konferansda SGK İl Müdürü Mehmet TÜRKOĞLU’da “Sosyal Güvenlik Reformunun Yansımaları ve Sosyal Güvenlikte Teşfik Uygulamaları” konusunda sunum da bulundu.

iOS ve Android uyumlu cihazlarınızdan Bartın'daki önemli gelişmelerden anında haberdar olun.


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.