TSO heyeti TÜBİTAK'ta

Bartın Ticaret ve Sanayi Odasının düzenlediği TÜBİTAK MAM(Marmara Araştır Merkezi) Gebze Kocaeli sahasındaki incelemelerine TSO üyeleri katıldı. Bartın Belediye Başkanı Cemal Akın, İş-Kur Müdürü Ramazan Erdim, Belediye Başkan Yardımcısı Erol Demirkoparanoğlu, TSO Başkanı İsmail Toksöz, Başkan Yardımcıları Hüseyin Akmaz ve yönetim kurulu üyeleri ile çok sayıda Bartınlı işadamı katılarak TÜBİTAK çalışmaları hakkında bilgi aldılar. Bartın Belediye Başkanı Cemal Akın ise TÜBİTAK'ın Türkiye'nin ulvi kurumlarından birisi olduğunu ve Belediye olarak TÜBİTAK'ın çalışmaları ile koordineli bir proje içerisinde yer almak istediklerini belirtti. TSO Başkanı İsmail Toksöz ise, faydalı bir inceleme gezisinin gerçekleştirildiğini belirterek TÜBİTAK ile ortak projelerin yapılmasının yararlı olacağını ifade etti. Gerçekleştirilen inceleme gezisine Bartın Çağdaş Gazeteciler Derneği Başkan yardımcısı Hergün Gazetesi İmtiyaz Sahibi Burak İşeri'de katıldı.

TOKSÖZ: 'İŞADAMLARIMIZLA ÖNEMLİ İNCELEMELERDE BULUNDUK'

Bartın TSO Başkanı İsmail Toksöz TÜBİTAK MAM'daki seminerde yapmış olduğu konuşmasında şu ifadelere yer verdi: "Bartın Ticaret ve Sanayi Odası olarak üyelerimizle işadamlarımızla ülkemizin faydalı ve üretken araştırmalarını gerçekleştiren TÜBİTAK MAM (Marmara Araştırma Merkezi)'nde bulunmaktan dolayı mutluluk duyuyoruz. Ancak burada incelemelerde bulunduğumuzda anladık ki birçok önemli ve faydalı projeleri hazırlayıp TÜBİTAK tarafından ön çalışmalarının gerçekleştirilerek ülkemizin geleceğine ışık tutmanın büyük bir önemi oluyor. Bizlerde akıllarımızdan geçen ve yapmayı düşündüğümüz projeleri bu kurumumuz ile karşılıklı görüşerek geleceğe önemli ve üretken projelerle işlerimizi geliştirmek ve istihdamı artırmak noktasında verimli birer çalışma ortamı gerçekleştirilebilir. Bizlerle bugün burada kurumun çalışmaları noktasında bilgilendiren ve bizleri dostane bir misafirperverliği ile konuk eden başta başkan yarımcısı Dr. Mehmet Demirel'e ve birim yöneticisi Dr. Sibel Sain Özdemir ile mesai arkadaşlarına çok teşekkür ediyoruz. TÜBİTAK yetkililerini de doğasıyla, tabiatıyla şirin ilimiz olan Bartın'ımıza en kısa zamanda bekliyoruz" dedi.

BAŞKAN AKIN: 'BELEDİYE OLARAK TÜBİTAKLA ORTAKLAŞA PROJE ÇALIŞMASI YAPABİLİRİZ'

Ülkemizin önemli araştırma merkezlerinden birisin olan TÜBİTAK'ın önemli görev ve sorumluluk üstlendiği belirten Bartın Belediye Başkanı Cemal Akın, belediye olarak TÜBİTAK'ın projelerinden yararlanmak istediklerini söyledi. Başkan Akın konuşmasına şu şekilde devam etti: "Bartın Ticaret ve Sanayi Odasının düzenlemiş olduğu böylesi anlamlı bir inceleme gezisinde bulunmaktan dolayı müteşekkirim. Dolayısıyla TÜBİTAK Türkiye'mizin önemli ve ulvi kuruluşlarından birisidir. TÜBİTAK önemli araştırmalarıyla ve üretken çalışmalarıyla bilinen bir merkezdir. Bugünde heyet olarak burada bulunuyoruz ve TÜBİTAK'ın çalışmaları hakkında bilgi alıyor ve laboratuarlarda incelemelerde bulunuyoruz. Bizde belediye olarak bir ön çalışmayı yaparak TÜBİTAK'ın projelerinden faydalanmak istiyoruz. TÜBİTAK yaptığı araştırma ve çalışmalarıyla ülkemizin gözbebeğidir. TÜBİTAK yetkilileri yaptığımız görüşmelerde mutlaka yakın bir zamanda Bartın'a bir ziyaret yapmayı düşündüklerini ifade ettiler. Bizlerde TÜBİTAK'ın yetkililerini ilimizde ağırlamaktan büyük bir memnuniyet duyarız. TÜBİTAK illere yaptığı ziyaretlerde mutlaka ve mutlaka Belediyeler, Üniversiteler ve Ticaret ve Sanayi Odalarıyla birlikte koordineli çalışmalar içerisinde bulunuyor. Bizlerde böylesi bir kurumumuzla çalışma içerisinde bulunmaktan mutluluk ve büyük onur duyarız. Zaten her defasında da söylüyorum bizler her türlü fikir ve önerilere açığız" dedi

TÜBİTAK BAŞKAN YARDIMCISI DR. DEMİREL: 'ÖNEMLİ PROJE ÇALIŞMALARIMIZ BULUNUYOR'

TÜBİTAK MAM (Marmara Araştırma Merkezi) Başkan Yardımcısı Dr. Mehmet Demirel Bartın TSO heyetinin kendilerine merkezlerine yapmış oldukları incelemelerden dolayı memnuniyet duyduklarını ifade etti. Başkan Yardımcısı Demirel konuşmasında şu ifadeleri kullandı: "Bugün burada siz değerli Bartın Ticaret ve Sanayi Odası heyetini ağırlamaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Bizlerde çalışmalarımızda özellikle Ar-Ge konusunda gerçekleştiriyoruz. Merkezimizde doktora, lisans, yüksek lisans, akademisyen ve tekniker kadrolarımızla birçok birimimizle ülkemizde kamu kurum ve kuruluşların yanı sıra özel müteşebbislere yönelik çalışmalarımızda yer almaktadır. Burada yürüttüğümüz çalışmalarda kesinlikle ikili sözleşmeler imzalanabiliyor ve bilgilerin dışarıya ve bir üçüncü şahıslara bilgi verilmesi yasaklanıyor. 5.000.000 m² doğa parkı ve 3.5 km sahil şeridine sahip TÜBİTAK Gebze Yerleşkesi' nde yer almaktadır. İstanbul'a 45 km ve İzmit'e 35 km (TEM üzerinden), Sabiha Gökçen Havalimanı'na 15 km, yapılacak olan Körfez Karayolu Geçişi'ne 5 km, Eskihisar Feribot İskelesi'ne 5 km'dir. Yakın çevresinde yer alan üniversiteler ve sanayi bölgeleri ile çok elverişli bir konuma sahiptir" diye söyledi.

TÜBİTAK MAM YÖNETİM POLİTİKAMIZ

Dr. Demirel, "Toplam Kalite Yönetim Sistemi'nin gerekliliklerini yerine getiren, Araştırma - Geliştirme faaliyetlerinde İş Mükemmeliyet Merkezi olmak için, Bilimsel araştırmalar ile teknolojik gelişmeleri takip ederek; süreç yönetimi ile hedefleri belirlemeyi ve performanslarını izleyerek tüm iş süreçlerinin etkinliğini sürekli olarak iyileştirmeyi, paydaşlarının şimdiki ve gelecekteki beklenti / gereksinimlerini zamanında ve eksiksiz karşılayarak, memnuniyetlerini artırmayı, öğrenen ve sahip olduğu bilgi birikiminden yararlanan ve yararlandıran lider bir Kurum olmayı, gizlilik ve tarafsızlık ilkelerine bağlı kalarak objektif olmayı, Ulusal ve uluslararası yasal düzenlemelerle; çevre, iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili kanun mevzuat ve diğer yükümlülüklere uymayı, yerleşkesindeki faaliyetlerinden ve faaliyetleri sonucu oluşabilecek olası kazalardan kaynaklanan çevresel etkileri, iş sağlığı ve güvenliğine yönelik riskleri güvence altına alarak kontrol altında tutmayı, zararlarını azaltmayı, planlanan faaliyetler ve/veya yeni gelişmeler ile yeni yatırımları gerçekleştirirken çevresel etkileri, iş sağlığı ve güvenliği risklerini dikkate almayı, kontrol yöntemlerini tanımlamayı, kirliliği kaynağında önleyerek çalışma ortamını ve çevresel risklerini sürekli iyileştirmeyi, uygulanmakta olan çalışma ve kontrolleri çevre, iş sağlığı ve güvenliği yönetimi kapsamında değerlendirmeyi, tüm faaliyetlerinde doğal kaynakları verimli kullanmayı, atık miktarını azaltmayı, geri kullanım ve dönüşümü desteklemeyi, tüm paydaşlarının çevreye karşı duyarlılıklarını arttırmayı, iş sağlığı ve güvenliği konularında bilinçlendirmeye yönelik gerekli eğitimlerle bilgilendirmeyi, taahhüt eder" dedi.

AR-GE ÇALIŞMALARINA ÖNEM VERİYORUZ

Demirel, "Ar-Ge çalışanlarının gerektirdiği uzmanlık ile evrensel bilim ahlakı ve sorumluluğuna sahip olmak, önder olabilmek için teknoloji ve yönetiminde değişim ve gelişime açık olmak, gizlilik ilkelerine uymak, kamu kaynaklarını kullanarak üreteceği temel bilgiyi toplumla paylaşmak, rekabeti engelleyici durumlara neden olmamak doğaya saygılı olmak, kişisel haklara saygılı olmak ve gelişime olanak sağlamak. Teknolojinin çevre zararına yol açmasına neden olmamaktır. 24 Temmuz 1963 günü Resmi Gazete'de yayınlanan 278 sayılı özel kanun ile Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu'nun kurulması, ülkemizdeki bilimsel araştırma ve geliştirme yapılanma çabalarının en önemli örneğiydi. İlgili kanunun 2. maddesinin ilk paragrafında "Müspet bilimlerde temel ve uygulamalı araştırmalar yapmak, yaptırmak, teşvik etmek ve bu alanda çalışmak maksadıyla enstitüler kurmak" yazılmıştı ve bu ifade ise Marmara Araştırma Merkezi'nin kurulmasının ilk ciddi adımıydı. O gün için eldeki bilgi, deneyim ve olanaklar bir endüstriyel araştırma enstitüsünün hemen kurulmasına izin vermese de TÜBİTAK Bilim Kurulu ve Genel Sekreterliği kuruluş çalışmalarının tüm ayrıntıları ile etüt edilerek başlatılmasına karar verdi. Uygulamalı araştırmalar alanında dünyanın önder bilim ve teknoloji merkezleri içinde yer almak" diye söyledi.

ÇALIŞMALARIMIZ TAKDİRLE KARŞILANIYOR

Dr. Mehmet Demirel, "Türkiye'nin küresel rekabet gücünün geliştirilmesine bilim ve teknolojiyi kullanarak katkıda bulunmak. 1966-1971 Hazırlıkların başlamasını takip eden iki yıl içinde kurulacak olan enstitüyü amaç, hedef, organizasyon ve gelişmesi yönünden bir bütün olarak ele alan "Araştırma Enstitüsü Raporu " tamamlandı ve endüstrinin ihtiyacı yönünde ayrı ayrı saptanmış, gerek temel gerekse uygulamalı bilim alanlarında aşağıda verilen bölümlerden oluşan bir "Merkezi Araştırma Enstitüsü"nün kurulması önerisi TÜBİTAK Bilim Kurulu'nun incelemesine sunuldu. Temel amaç Türk Sanayi'ni en kısa zamanda dış ülkelerden bağımsız ve kendi kendine yeterli bir düzeye eriştirmekti. Bu süreçte, araştırma enstitüsünün yapısında uygulamalı bilimler alanında disiplinlere daha fazla ağırlık verilmesine dair olan fikirler daha kristalleşmiş ve benimsenmişti. Bu çerçevede, "Araştırma Enstitüsü Yatırım Projesi" Genel Sekreterlikçe hazırlanarak Bilim Kurulu'nun onayından sonra Devlet Planlama Teşkilatı'na sunuldu ve kabul edildi" dedi.

TÜBİTAK'IN ÜLKEMİZİN GELİŞMESİNDE ÖNEMLİ GÖREVİ VAR

Dr. Demirel, "Bu süreçte, araştırma enstitüsünün yapısında uygulamalı bilimler alanında disiplinlere daha fazla ağırlık verilmesine dair olan fikirler daha kristalleşmiş ve benimsenmişti. Bu çerçevede, "Araştırma Enstitüsü Yatırım Projesi" Genel Sekreterlikçe hazırlanarak Bilim Kurulu'nun onayından sonra Devlet Planlama Teşkilatı'na sunuldu ve kabul edildi. İlk olarak Yöneylem Araştırma Ünitesi'nin 1965'de ODTÜ'de çalışmaya başlamasından sonra, çeşitli enstitü araştırma ünitelerinin tesis yapımını beklemeden kurulmaları; dış kuruluşlar ve üniversitelerde misafir olarak ilk hazırlık dönemi faaliyetlerini yürütmeleri bir prensip olarak kabul edildi ve bu dönem içinde sırasıyla, 1968'de Elektronik Araştırma Enstitüsü ODTÜ'de, 1968'de Malzeme Araştırma Enstitüsü İTÜ'de, 1968'de Tatbiki Matematik Araştırma Ünitesi İTÜ'de, 1970'de Beslenme ve Gıda Teknolojisi Araştırma Ünitesi Ege Üniversitesi'nde kuruldu. 1972 ve sonrasında ise, Marmara Bilimsel ve Endüstriyel Araştırma Enstitüsü'nün Gebze'de kurulması kararı 1972 yılında hayata geçti ve enstitü kendi çalışma mekanına kavuştu. 1973 yılından itibaren, kamu ve özel sektör kuruluşlarıyla yapılan görüşmeler; özellikle kamu kuruluşlarından alınan yeni araştırma projelerinin protokolleri ile sonuçlandı. 1975 yılı sonundan itibaren kuruluşun "Yerleşme Fazı" tamamlandı ve 1976 itibariyle "Gelişme Fazı"na girildi. İzleyen yıllarda uluslararası ilişkilerde UNIDO destek projelerine ek olarak NATO-SfS (Science for Stability: Kararlılık için Bilim) projesi kapsamında desteklenen projeler canlılığı artırdı. 1982-1984 yılları arasında sözleşmeli projelerde ve söz konusu projelerin gelirlerinde önemli artışlar yaşandı. 1991 yılı sonundan itibaren,   TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi'nde (MAM) bir değişim süreci yaşanmaya başlandı" şeklinde ifadeler kullandı.

TÜBİTAK'IN LABORATUVARLARI SON SİSTEMDİR

Demirel, "Bu değişim sürecinde, TÜBİTAK MAM, endüstriyel araştırma ve geliştirmeyi stratejik hedeflerine esas aldı. Müşteri memnuniyeti, kalite ve verimlilik, çalışan memnuniyeti gibi Toplam Kalite Yönetimi kavramlarıyla ve anlayışıyla kurumun yönetilmesi yönünde çalışmalar başlatıldı. Sürekli gelişim istemi ve mükemmeliyetçilik TÜBİTAK MAM'da değişimin motoru oldu. Devamlı olarak gözden geçirilen organizasyon şeması, genişleyen kadro ve araştırma birimlerinin ihtiyaçlar doğrultusunda, durmaksızın yolunu genişletecek şekilde yenilendi. Bu doğrultuda oluşturulan, katılan, ayrılan enstitüler sonuçta bugünkü yapılanma şemasında karar kıldı. Gelişmelere paralel olarak, 1995 yılında Merkez Yönetim Kurulu'nun oluşturulmasıyla TÜBİTAK MAM daha dinamik ve yarı özerk bir kurum niteliğini kazanmış oldu. 2003 yılında "Kamuda Etkili İnsan Kaynakları Yönetimi" teması ile gerçekleştirilen Sempozyum'da TÜBİTAK MAM, KALDER Ödül Yürütme Kurulu tarafından, BAŞARI ÖDÜLÜ ile ödüllendirildi. Yıllar içinde en çok değişen olgu organizasyon şeması oldu. Günün şartlarına ve gereksinimlerine göre organizasyon yapısı sürekli gözden geçirildi ve yenilendi. Zaman içinde gerek kadro gerekse iş hacmi olarak genişleyen araştırma birimleri ayrı birer enstitü olarak tanımlandılar ve bu enstitülerin bazıları MAM' dan ayrıldılar (Elektronik Araştırma Bölümü, Ulusal Metroloji Enstitüsü ve Gen Mühendisliği Araştırma Enstitüsü). Daha sonra TÜBİTAK Bilim Kurulu'nun 01.07.2006 tarih ve 144 sayılı toplantısında alınan karar kapsamında; TÜBİTAK'a doğrudan bağlı olarak faaliyet gösteren GMBE'nin Gen Mühendisliği ve Biyoteknoloji Enstitüsü adı ile Marmara Araştırma Merkezi'ne yeniden bağlanması kararı alındı. TÜBİTAK Bilim Kurulu'nun 23.12.2008 tarihli toplantısında kabul edilen TÜBİTAK MAM Yeni Yapılanma Şemasına göre 01.01.2009 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere; Kimya ve Çevre Enstitüsü; Kimya Enstitüsü (KE) ve Çevre Enstitüsü (ÇE) adları ile iki ayrı enstitü olarak yapılandırıldı. Son olarak 1 Ocak 2010 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere MAM organizasyon şemasından Bilişim Teknolojileri Enstitüsü çıkarılması ve UEKAE organizasyon şemasına eklenmesine karar verildi. Böylece Marmara Araştırma Merkezi 7ayrı enstitünün faaliyet gösterdiği bir kurum haline geldi. TÜBİTAK MAM bünyesinde yer alan enstitüler şunlardır. Çevre Enstitüsü, Enerji Enstitüsü, Gen Mühendisliği ve Biyoteknoloji Enstitüsü, Gıda Enstitüsü, Kimya, Malzeme ve Yer ve Deniz Bilimleri Enstitüsü yer almaktadır" diyerek sözlerini tamamladı.

N.Aydemir

iOS ve Android uyumlu cihazlarınızdan Bartın'daki önemli gelişmelerden anında haberdar olun.


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.