Sanatçı bu sergisinde; “Yalnız Kadın” “İkilemler”, “Benliksel İzler” serilerinden resimlerine dair örnekleri ve son dönem çalışmalarını izleyici karşısına çıkarıyor. Amerikalı sanat eleştirmeni Suzie Walshe, New York Sanat Dergisi’nin “Kış 2010” sayısında sanatçı için şunları söylüyor: “Eşsiz bir içsel kuvvete sahip olan Dilek Özmen’in resimlerinde sanatçının vizyonu ve mecazi becerisi ile tuvale boyadığı yağlıboya figürlerdeki başarısı birleştiğinde ortaya çıkan biçimler ve kompozisyonlar sanatçının özenini, titiz çalışma tarzını vurguluyor. Ressamın tabloları izleyiciyi bir bulut gibi sararak bizi bilinçli olarak bilinçaltımızla buluşturuyor. Bu özgün resimler; bizleri şimdiye kadarki bildiklerimizi ve günlük deneyimlerimizi aşmak için davet ediyor. Özmen’in olağandışı resimleri; grafiksel unsurları ağır basan tarihsel ve romantik bir estetiği icat ediyor ve bunun sonucunda ortaya çıkan bu yeni kişiliği sergiliyor.”
Dilek Özmen “Dişil Söylemler” başlıklı sergisini şöyle tanımlıyor: Resimlerimin, konuşma etkinliğine benzemesi Hélène Cixous’un da ele aldığı gibi, dişil ifadenin karakteristiğidir. Burada ses kadınlara özgü müzikten ileri gelir, ki bu da “sevginin ilk nesnesinden gelen müzik“tir. Bu aşamada ses ya da konuşma, bilinçdışına yakınlığı noktasında önemlidir ve artık “dişil ifade” fazlasıyla sese benzer ya da sese yakındır. Aslında, kadın düşünmekte olduğu şeyi bedensel olarak maddeye dönüştürmüş ve onu bedeniyle imlemiştir. Bir anlamda, söylemekte olduğu şeyi kaydetmektedir. Çünkü güdülerinden konuşmadaki denetimsiz ve coşkulu rolü esirgemez. Konuşması, “kuramsal” olduğunda bile, asla basit, çizgisel veya “nesneleşmiş”, genel nitelikli değildir; öyküsünü tarihe dönüştürür. Dişilliğin öznel ve kollektif düzeylerini kurgulamak, homojenleşmeye karşı farklılığı korumak, pek çok değişik toplumsal baskı türlerine karşı direniş göstermek figürlerimin en önemli özellikleridir.
Sanat tarihçi Sevil Dolmacı sanatçının resimleri için şunları söylüyor; Dilek Özmen resimlerinde önemli nokta özellikle Irigaray’ın ifade ettiği gibi “kadın gibi konuşmak” ve “kadın olarak konuşmak” konularıdır. Burada sanatçı kadın olarak konuşur, çalışma ise kadın gibi konuşmaktadır. Peki bu kavramlar ne anlama gelmektedir? “Kadın olarak konuşmak”, mevcut durum içerisinde hem bir psikolojik konumlanışı hem de toplumsal bir konumlanışı işaret eder. Bundan farklı olarak “kadın gibi konuşmak” ise anlamın anlaşılmazlığına ve çoğulluğuna, doğruluk ve bilginin kontrol edilemezliğine, perspektif çoğulluğuna açık olmak anlamına gelmektedir, yani erkek dil´in her zaman engellemeye, ortadan kaldırmaya, bastırmaya yöneldiği niteliklerdir. Kavramların tablolara, çizgilere, renklere de taşındığı güncel çalışmalardandır Özmen kadınları…
Sergi 20 Şubat – 09 Mart 2012 tarihleri arasında pazar, pazartesi ve resmi tatil günleri hariç 10:00-19:00 saatleri arasında açıktır.
Açılış : 20 Şubat 2012 Pazartesi
Saat : 18:00-20:00
ZİRAAT BANKASI TÜNEL SANAT GALERİSİ (ALT SALON)
Müeyyet Sok. No.1
Tünel / İSTANBUL
Tel: 0 212 2514248
Dilek Özmen kimdir?





