Son beş yıldır okullarda Çocuk Tiyatrosu yapamıyoruz

Bartın kamuoyuna;

30 yıllık tiyatro deneyimimizin son 20 yılını birçok zorluğa ve sorunlara rağmen inatla Bartın’da sürdürüyoruz.

18 yıldır tiyatro festivali düzenliyor ve ulusal yada uluslararası festivallerde Bartın’ı en iyi şekilde temsil ediyoruz.

Bu 20 yılda yaratıcı drama üzerine görev bilerek hem çocuklarla hem de belirli zamanlarda öğretmenlerle de çalışmaktayız.

Bu yirmi yılın ilk 15 yılında da Çocuk Tiyatrosu da yapmaktaydık. Son beş yıldır yapamıyoruz.

Bunun gerekçesini iki hafta önce Valiliğin düzenlediği Bartın’ın il oluşunun 20. yılı toplantısında belirttik. Dedik ki;

“Çocuk oyunlarını oynamadan önce İl Milli Eğitim Müdürlüklerine oyun metinleri verilir, çocuklara uygun olup olmadığını bir kurul inceler, uygunsa onay yazısı alınır ve okullarla iletişim kurularak oynanırdı. Son yıllarda yalnızca Bartın Milli Eğitimin Müdürlüğü ve Karabük, Kastamonu, Zonguldak   Milli Eğitim Müdürlüklerinde  (Birbirlerine şube müdürü, il milli eğitim müdür yardımcıları alan veren iller) onaya bir  ibare eklenmektedir. Bu ibare  –eğitim-öğretimi aksatmadan okul saatleri dışında okul müdürü sorumluluğunda- şeklindedir.

Bu ibare  sayılan bu iller dışında başka hiçbir ilde yoktur. Sözgelimi Ankara’da yoktur, Antalya’da yoktur, İstanbul’da yoktur, İzmir’de yoktur. Bu ibareden dolayı okul saatleri dışında bırakın öğrencileri özellikle kırsal okullarda öğretmen ve idarecileri dahi okulda olmadığından oyunların oynanamadığı yada aynı ibarede yer alan okul müdürü sorumluluğunu okul müdürlerinin haklı olarak kabul etmediklerini, yine bu ibaredeki en büyük yanlışlığın tiyatronun eğitim-öğretime engel olması düşünüldüğü aslında tam tersi eğitim-öğretime destek tıpkı resim, müzik gibi bir sanat olduğu. Bunun en büyük kanıtı İlköğretimde zorunlu seçmeli ders yaratıcı dramanın çoğunlukla tiyatro kaynaklarından beslenen bir ders olduğu, tüm bunlar yetmezmiş gibi ilköğretimde yer alan gezi-gözlem ve inceleme bölümünde müfredatta yer alan çocukların birlikte müzeye, sinemaya ve tiyatroya gitmesi bölümüne de aykırı olduğu. Çocuklar için birlikte olma, kalabalık yerlerde davranış geliştirme ve bir sanat etkinliğini izlemenin önemli olduğu da düşünüldüğünde bu ibarenin çok yersiz olduğunu” belirttik

01.11.2011 tarihinde saat 14:30 da Bartın Valiliği Binasındaki Salonuna Küre Dağları Milli Parkı ile ilgili toplantıya  davet edildiğimiz için gittik.

Bartın İl Milli Eğitim Müdürü Hacı Ali Yeşilyurt salona geldi ve yerine oturmak için yanımızdan geçerken “Geçen bize bir şeyler söylemişsin”  dedi. Bizde son beş yıldır çocuk tiyatrosu yapılamamaktadır dediğimizde bize okullarda çocuklar yapıyor dedi.

–Okulda yapılan müsamere çalışmaları önemlidir ve olmalıdır. Zaten hangi okul yardım isterse yılardır gönüllü olarak yardım etmekteyiz. Ama birikimli, kostümü, dekoru, afişi özenli,  çocukların ağırlanması, en ücra köylere kadar ulaşmaya çalışarak oyunların oynanması ve çocukların uğurlanması ile “Çocuk Tiyatrosu” ayrı bir iştir. Çocuklarla tiyatro yapmakla Çocuk Tiyatrosu aynı şey değildir-

Biz kendisine toplantı başlayacağı için sonra konuşacağımız ilettik.

Toplantı bitti ve ne olduysa işte ondan sonra oldu.

Bartın Milli Eğitim Müdürü Hacı Ali Yeşilyurt, kendisine yaklaştığımızda daha ağzımızı açmadan Vali Yardımcısının ve

Türkiye Ormancılar Derneği Temsilcisi Erdoğan Atmış’ın  yanında birden bağırarak,

“Okullarıma girmeyin,  öğretmenlerimle görüşmeyin çocuklara tiyatro miyatro istemiyoruz. Hiçbir şekilde sizi dinlemem. Bir daha gözüme görünmeyin. Siz kimsiniz ki?” diyerek hem bağırmış hem yaptığımız sanatı hem de bizi aşağılamıştır.

Şimdi bu müdüre sorularımız var.

Milli Eğitim Müdürlüğü, Okullar, Öğretmenler ve Öğrenciler sizin İmparatorluğunuz mudur? Hatta sizin babanızın malımıdır?

Okullardan bize gönüllü olarak velilerin gelip kayıt yaptırdığı öğrencileri, sizin hiçbir katkınız olmadan yine mesai saatleri dışında gelip gönüllü tiyatro yapan veya. Eğitimde Drama üzerine eğitim görmek isteyen öğretmenlerimize nasıl engel olmaya çalışacaksınız?

Okullarıma girmeyin dediniz. Okullarınıza kitap-dergi pazarlamacıları, -belki de yetkinliğiniz giderek azaldığı için çoğalan- dershane temsilcileri kadar sanat insanlarının da girme hakkı vardır. Bir okula girersek nasıl engel olacaksanız. Okul müdürleri ve öğretmenlerimizi de tehdit mi edeceksiniz?

Hiçbir eleştiriyi yada sorunu dinlemeden kurum idareciliği nasıl yapılmaktadır?

Şimdilik  Bartın Basınına ve kamuoyuna iletiyoruz bize yapılan bu davranıştan dolayı Milli Eğitim Müdürü Hacı Ali Yeşilyurt tüm bu sözlerini geri almalı ve bizden özür dilemelidir. Bu kentin çocuklarından, öğretmen ve idarecilerden, Türk Tiyatrosu’ndan da özür dilemelidir.

Bu Kentin Çocuklarının da diğer 70 ilimizdeki çocuklar kadar Çocuk Tiyatrosu hakkıdır. Bu nedenle derhal bu konuda çevre iller ve Bartın, diğer illerden bir bilgi alıp (Biz diğer illerdeki tiyatrolardan bilgi alıyoruz) Engel olucu değil destek olucu onayların yeniden çıkmasını sağlamalıdır.

Eğer bu iki durumla ilgili bir iyi niyet göremezsek bu giderek büyüyen bir kampanya halinde Ulusal ve Uluslararası tüm yapılara ulaştırılarak genişletilecektir. Kimsenin Valilik gibi önemli bir kurum binasında sanat emekçisini azarlamaya, aşağılamaya, tehdit etmeye hakkı yoktur. Haddi değildir. Had bilmeme ve cehalete bir kez daha karşı duruyoruz.

TİYATROMA DOKUNMA!
YAŞASIN TİYATRO, YAŞASIN SANAT!

BARTIN TİYATROLAR PLATFORMU
Bartın Bölge Tiyatrosu-Bartın Sanat Tiyatrosu-Bartın Belediyesi Şehir Tiyatrosu

iOS ve Android uyumlu cihazlarınızdan Bartın'daki önemli gelişmelerden anında haberdar olun.


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
vatandaş 9 yıl önce

sayın gecegörür millieğitim müdürü için senin babanın malımı diyorsun aynı soruyu sana sorayım senin babanın balımı okullar yaptığınız tyatrolar ne kadar milli ve manevi değerlere beğlı veya çocuklar için ne kadar eğiticiliği var yok öyle dava kusura kalma arkadaş

Avatar
aynaya bakmak lazım 9 yıl önce

zafer bey, 5 yıldır okullarda tiyatro yapamadığından dem vuruyor ama bunun sebebini kendisi iyi biliyor aslında. yanılmıyorsam ekspres gazetesinde bir kaç yıl önce sizin lise çağındaki çocuklara tiyatro çalışmalarında alkol aldırdığınız haberleri yayınlanmıştı. haber bir başka yerel gazete de çıkmış olabilir arşivlerine bakmak lazım... şimdi milli eğitim müdürü size ne yapsın... siz gidin sosyal tesislere hema pabucu yarım çık dışarı oynayalım şarkıları söyleyin... bu arada sanatınıza saygı duyduğumu da belirteyim. Bartın'da marka kişilerden birisiniz ancak 20. yıl toplantısına eşofmanla katılmanız hiç de şık değildi...

Avatar
duygu 9 yıl önce

Zafer Gecegörür Milli eğitim Müdürüne esip kükeyeceğine aynada önce kendine bakmalıdır.Bartında eğitim tekel altında olmadığı gibi Tiyatro da Zafer Beyin tekelinde değildir.Dalları olmayan budanmış ağaç gibi Tiyatro bartında.Acaba niye.Sahnede yapılacak şovmen tarjı hareketler gerçek yaşamda da sürdürülmeye çalışılısırsa sonuç bu olur.Aslında kimse tiyatroya karşı değil.

Avatar
Erdoğan Atmış 9 yıl önce

Aynaya bakmak lazım ve vatandaş rümuzuyla yazıp, ismiyle cismiyle ortalıkta ben varım diyen ve sanat ve kültür adına önemli bir mücadeleler yapan Zafer Gecegörür'e yalan ve hakarete varan yorumlar yazan sizler, aynaya baktığınızda, adınızı gizleyerek yazdığınız rümuzları mı görüyorsunuz? Yalan ve iftiranın manevi ve milli değerlerde karşılığı nedir? Açıklamada bahsedilen olayı hiç değerlendirmeden, sadece açıklamayı yapanı suçlamak ne kadar ahlaki bir davranıştır? Hepimizin ihtiyacı olan insanlığın neresindesiniz?

Avatar
Küçük Ümit ... 9 yıl önce

Bende lise yıllarımda Zafer Gecegörür ile birlikte Bartın Bölge Tiyatrosunda 2-3 sene çalıştım.
Aradan nerede ise 10 sene geçmiş.
Şimdi arkama bakıyorum, ne güzel günlerdi. Bana kazandırdığı o kadar çok şey varki. Mesela özgüven, mesela kendini anlatabilme, mesela güzel konuşma (diksiyon), mesela.... bu böyle gider valla.
O yıllarda ben çocuktum, şimdi benim çocuğum büyüyor ve Zafer Hocaya yeni bir sanatçı adayı yetişiyor.
Toplantıya eşofmanla katılmak. Geçin be kardeşim artık ye kürküm ye anlayışını. Kılıkla kıyafetle sevgi saygı olurmu. Adı üstünde sanatçı bu adam zaten. Bu sanatçı ruhu olmasa zaten tiyatrocu değil, memur olurdu, giyerdi takım elbisesini.
Tiyatro sanattır, sanat insanların yaşamlarına anlam katabilen bir sosyal çalışmadır.
Bu ülkede parasız pulsuz tiyatro yapmaya çalışan insanları eleştirmek kolay, ama aylarca uğraşılıp hazırlanan bir tiyatroya 10 lira verip gitmek zor.
Eleştirenlere bakmak lazım, hayatta kaç tiyatro izlemiş.
Sonuna kadar sanat...

Avatar
Mustafa Artar 9 yıl önce

Yasasın Tiyatro, Yasasın Sanat diyen bir kişiye yapılan haksız yorumları, elma ile armutu karıstıran, hıncını klavyeden cıkaran yorumculara yanıtı en guzel acıklamanda sen vermissin Zafer hoca. Tiyatro'ya "miyatro" diyen bu ulkenin cok az yerinde gecen "milli" sozunun hakkını verememiş burokratına da egitim kultur işidir. kültüre giden yol sanattan gecer demek isterim. Öğretmenleri ve ogrencileri de ipotek altına almak, aldıgını zannetmek de aymazlık, kendini bilmezliktir. Bartında tiyatronun bugunlere gelişinde emegi gecen herkesi alnından opmek lazımdır. Sanata ve santacıya da her daim omuz verecek ogretmenlerimizi de bahse konu burokratların elinden kurtarmak da yoneticilerin işi olsa gerek.