Yetkili olmalarında emeği geçen herkese Şube Yönetimi olarak teşekkür ettiklerini söyleyen Hangişi; 4688 sayılı kamu görevlileri sendikaları kanunu kapsamında Üniversite yönetimiyle KİK toplantısı yapacaklarını söyledi. Bu toplantılarda çalışanları temsilen onların ‘’Üniversitesi akademik ve idari personelin Disiplin Kurulları'nda sendika temsilcisi olması, kamu personelini ilgilendiren lojman, kreş vb. benzeri sosyal haklara ilişkin olarak yapılan çalışma ve komisyonlara Yetkili Sendikadan bir temsilci katılması,  memurların üniversite içinde becayiş taleplerinin karşılıklı mutabakatla sağlanması vb. haklı istek ve taleplerini dile getireceklerini daima çalışanların sözcüsü olacaklarını söyledi.

Türk Eğitim-Sen’in daha önce Üniversite Çalışanlarına yönelik, çok sayıda kurultay ve sempozyum düzenlediğini söyleyen Hangişi; Türk Eğitim-Sen olarak 2009 yılı Toplu görüşme taleplerimiz arasında Üniversitelerde görev yapan idari personelin talep eden her üniversite için ayrı tarihlerde uygulanan görevde yükselme sınavları, 2011 yılından itibaren birleştirilerek yılda bir kez uygulanması yer almaktaydı.

ÖSYM tarafından yapılan açıklama ile bu talebimizin karşılandığını görmüş bulunmaktayız. Duyuruda; Yükseköğretim Üst Kuruluşları ile Yükseköğretim Kurumları Personeli Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Yönetmeliği’nin 17. maddesi uyarınca, talep eden her üniversite için ayrı tarihlerde uygulanan görevde yükselme sınavları, 2011 yılından itibaren birleştirilerek yılda bir kez uygulanacağı ve 2011-ÜGYS, 16 Ekim 2011 Pazar günü yapılacağı belirtilmiştir. dedi.

Türk Eğitim-Sen olarak, Üniversitelerde çalışan akademik ve idari personelin en önemli sorunları içinde değerlendirdiğimiz yardımcı doçentlerin 3. Dereceden yukarı bir dereceye terfi edememe sorunu nihayet sendikamızın yoğun gayretleri sonucunda çözüldü.  Bu sorun maalesef 29 yıldan beri devam eden insanlık dışı bir uygulamaydı. Nitekim Yardımcı doçent kadrosunda iken vefat eden, hastalık dolayısıyla emekli olma zorunda kalan, yaş haddi sebebiyle veya kendi isteğiyle emekli olan bir öğretim üyesinin emeklilik işlemleri, lise mezunu düzeyinde işlerlik kazanmaktaydı. Nihayet bu büyük haksızlık ve zulüm 6114 Sayılı ÖLÇME, SEÇME VE YERLEŞTİRME MERKEZİ BAŞKANLIĞININ TEŞKİLAT VE GÖREVLERİ HAKKINDAKİ KANU’na eklenen bir madde ile giderildi.

BARTIN ÜNİVERSİTESİ BÜYÜYOR AMA DESTEK YETERSİZ.

Bartın Üniversitesi başta Rektör Ramazan KAPLAN’ın gayretleri olmak üzere üniversitenin kendi iç dinamiği ile büyüyor ama Bartın’a bir kız yurdu kazandıran İnci BANKOĞLU hanımefendinin haricinde destek veren ve destek vereceğini açıklayan yok. Bartın Üniversitesinin Karadeniz’in ve Türkiye’nin hatta Dünyanın sayılı üniversitelerinden biri olması için Bartın halkının ve yerel idari ve ekonomik güçlerinde desteğinin olması şarttır.

AKADEMİK ARAŞTIRMALARDA ÜNİVERSİTELERİN DESTEĞİ YETERSİZ

Gazi Üniversitesi'nden bir grup akademisyenle birlikte "Türkiye'de Üniversite Sorunu ve Üniversite Çalışanları" ile ilgili anket çalışması yaptık. Çalışma Ankara, Erzurum, Van, Rize, İstanbul, İzmir, Konya, Elazığ, Kayseri, Trabzon, Kars ve Kırıkkale illerinde toplam bin 130 akademik ve idari personelin katılımıyla yapıldı. Ankete göre;

Araştırmaya katılanların yüzde 34.6'sı öğretim üyelerinin siyaset yapmasını doğru bulmadığını, yüzde 26.7'si de siyasetin bilim adamlarının işi olmadığını düşünüyor.

Üniversite çalışanlarının yüzde 59.9'u üniversitenin temel görevinin bilimsel bilgi üretmek, yüzde 24.9'u ülkenin gelişmesine katkıda bulunmak, yüzde 8.5'i meslek sahibi insan yetiştirmek, yüzde 6.7'si eğitim-öğretim çalışması yapmak olduğunu dile getiriyor,

Akademisyenlerin yüzde 67.7'si üniversitede ders verirken ya da fikirlerini açıklarken bir müdahale yapılmadığını ya da böyle bir şey hissetmediğini belirtiyor. 'Açıkça bir baskı var' diyenlerin oranı yüzde 5.3'iken, 'baskı hissettiğim oluyor' diyenlerin oranı yüzde 12.3. Bu konuda üniversitedeki özgürlükleri yeterli bulmayanların oranı yüzde 14.7'dir.

Akademik çalışmaları yaparken üniversiteden yeterli destek alınıp alınmadığını sorduklarını belirten Hangişi, akademisyenlerin yüzde 43.1'inin üniversite desteğinin yeterli olmadığını, yüzde 22'sinin çalışmalarını kendi imkanlarıyla yaptığını, yüzde 15.4'ünün de üniversitenin özel bir imkan sunmadığını ifade ettiğini aktardı.

Ankete katılan akademisyenlerin en büyük sorun olarak ücret konusunu gösterdiklerinin altını çizen Hangişi, akademisyenlerin yüzde 44.4'ünün en büyük sorunun ücret düşüklüğü olduğunu belirten Hangişi, yüzde 25.7'sinin de bilimsel faaliyetten çok ders yükü altında ezilmek, yüzde 20.6'sının akademik yükselme sorunları, yüzde 9.2'sinin de yurtdışı üniversite deneyimi yaşamada karşılaşılan sorunlar olduğunu belirttiğini söyledi.

ÜNİVERSİTE ÇALIŞANLARI İÇİN “ÜNİVERSİTE ÖDENEĞİ’’ İSTEDİK

Türk Eğitim Sen olarak; “Üniversite ödenekleri”nin hesaplanmasında kullanılan ve 2914 sayılı yasanın 12 . maddesindeki belirtilen oranların zamanın şartlarına uyarlanması ile idari personelinde “üniversite ödeneği”nden ve “eğitim öğretim ödeneği”nden faydalanması için yasa tasarısı hazırlanarak ilgili mercilere iletilmiştir.

Oranların yükseltilmesiyle akademisyenliğin cazibesini kaybetmesinin önüne geçileceği, bilimsel çalışmalara ve akademisyenlerin kendilerini geliştirmelerine destek olunacağı belirtilmiş olup, ayrıca idari personelinde; üniversite ödeneği ile eğitim öğretim ödeneklerinden yaralanmasının sağlanmasıyla YÖK ve Bağlı kuruluşlarında idari kadrolarda görev yapan eğitim öğretimin asıl unsurlarını teşkil eden akademik personel ve idari personel arasındaki ayrımın giderileceği, Devlet kurumları içersinde en düşük aylıkla çalışan idari personelin ödenekten yararlanmaları sağlanarak kendilerini geliştirmeleri yönünde teşvik edilmiş olacağı belirtilmiştir.

Türk Eğitim Sen olarak TBMM’de milletvekillerine ilettiğimiz yasa tasarısında idari personelin yaşadığı mağduriyetin ortadan kaldırılması ve üniversite ödeneğinin günün şartlarına göre artırılması amaçlanmıştır.  Türk Eğitim Sen olarak bu tasarıların yasalaşması için gerekli tüm çalışmaları yerine getirmeye ve hakların takipçisi olmaya devam edeceğiz.

TES’İN KARARLI MUCADELESİ SÖZLEŞMELİLERE KADRO GETİRİYOR….

Türk Eğitim-Sen’in kararlı mücadelesi sonucu sıkışan AK Parti; Cumhuriyet tarihinde ilk defa uygulamaya  koyduğu sözleşmeli köleliğe kendi eliyle oy kaygısından dolayı son vereceğini söylüyor.  Ancak; tüm sözleşmeli öğretmenler kadroya geçmedikleri sürece siyasi iktidar tarafından oyalama ile bu günlere getirilmeye çalışılan sözleşmeli kölelik, gündemden çıkmayacak gibi görünüyor. AK Parti’nin yıllardır Ülkemizdeki Kamu Çalışanlarını ve işçileri 4/B, 4/C ve taşeron işçiliğine, zorlamasına tepki çığ gibi büyümektedir. Türkiye Kamu-Sen ve Türk Eğitim-Sen  olarak çalışma hayatındaki AK Parti’nin haklarımızı gerileten uygulamalarına karşı büyük mücadeleler verdik. Türk Eğitim-Sen olarak her zaman bu konunun takipçisi olacağız. Verilen sözlere kanmadan bütün sözleşmeliler  kadrolu oluncaya kadar meşru olan her mücadeleyi yapacağız.

Hak güçlünün değil, haklının olana kadar her zaman her yerde mücadele edeceğiz.

İşte Cemil Çiçek’in açıklaması;
“Başbakanın dün açıkladığı gibi sözleşmeli personel yüzde yüz kadrolu olacaktır. Tayin içinde kadro verilmesini beklemeyecek 3 yılını dolduran herkese olacak. Sözleşmeli personelin oyunu almak istemiyor muyuz? Ancak bunun için kanun çıkarmamız lazım. Kanun olmadan nasıl yapalım? Keşke yapabilsek…İki oy için elli kilometre gidiyoruz, bu kadar sözleşmeli personelin oyu için hemen yapmak istiyoruz ama kanun bırakmıyor. Ama kesin yüzde yüz bu sorunu çözeceğiz. ” açıklamasında bulundu.

YILIN İLK 5 AYINDA MEMUR MAAŞLARI ORTALAMA 14,4 TL ERİDİ

Mayıs ayı enflasyonu açıklandı. TÜİK’in belirlediği rakamlara göre TÜFE Mayıs ayında %2,42 oranında arttı. Böylece 2011 yılının ilk 5 ayında enflasyon %4,93 olarak belirlendi. Hatırlanacağı gibi memur sendikaları ile Kamu İşveren Kurulu arasında yapılan toplu görüşmelerde, Türkiye Kamu-Sen’in bütün itirazlarına rağmen memur maaşlarına 2011 yılının ilk 6 ayı için %4 oranında artış yapılması öngörülmüştü. Buna göre memur maaşları yılın ilk 5 ayında %0,93 oranında erimiş oldu.

Oysa toplu görüşmeler sırasında Türkiye Kamu-Sen %4 + %4’lük maaş artışını yetersiz bulmuş, enflasyonun her halükarda belirlenen rakamın üzerinde gerçekleşeceğini vurgulamıştı. Memurlarımızın ve emeklilerimizin enflasyon karşısında mağdur olmaması için de yüzdelik artışlara ilave olarak, taban aylığın mutlak surette artırılması gerektiğini belirtmişti.

Türkiye Kamu-Sen, bugün herkesin şahit olduğu, haklı gerekçelerle öneriyi kabul etmeyerek Uzlaştırma Kurulu’na başvurmuştu. Uzlaştırma Kurulu ise yaptığı inceleme sonucunda konfederasyonumuzun görüşlerine uygun olarak, %4 + %4’lük artışa ilaveten, taban aylığa 2011 yılının ilk 6 ayı için 16 TL, ikinci 6 ayı için ise 22 TL daha zam yapılması gerektiğini ortaya koymuştu. Ama Bakanlar Kurulu bu talebimizi kabul etmemişti.

Açıklanan son enflasyon rakamlarıyla birlikte memur maaşları, enflasyon karşısında %0,93 oranında eridi.

2011 yılının ilk 5 ayında hizmetli maaşı 11,3 TL, lise mezunu bir memurun maaşı 11,8 TL, öğretmen maaşı, 15,2 TL, pratisyen hekimin maaşı 19,3 TL, mühendis maaşı ise 22,1 TL eridi. Memur maaşlarındaki erime ortalama aylık 14,4 TL oldu.

iOS ve Android uyumlu cihazlarınızdan Bartın'daki önemli gelişmelerden anında haberdar olun.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Hasan 8 yıl önce

BARTIN’da, HAS Parti’nin mitingi sırasında Seviye Belirleme Sınavı’na giren öğrencilerin velileri sesin kısılmasını isteyerek, tepki gösterdi. Polis, öğrenci velilerini meydandan uzaklaştırırken, HAS Parti Genel Başkan Yardımcısı Hayrettin Dilekcan konuşmasına devam etti.

Bugün saat 11.00’de, Bartın Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlenen mitingde HAS Parti Genel Başkan Yardımcısı Hayrettin Dilekcan, meydanda bulunan yaklaşık 150 kişiye seslendi. Saat 11.30 sıralarında, meydana yaklaşık 350 metre uzaklıkta bulunan Bartın Kız Meslek Lisesi’nde SBS’ye giren öğrenci velilerinden 2’si parti otobüsünün arkasına gelerek, "Sayın başkan sınav var, sınav. Kaç defa telefon açtık lütfen sesi kısın" dedi. Dilekcan, "Arkadaşlar sınav saatini de, sınavın bittiği saati de biliyoruz. Mitingimizi sınavlara göre ayarladık" diye konuşunca öğrenci velisi saatini göstererek, "Sınav daha devam ediyor" diye tepki gösterdi. Olaya kısa sürede müdahale eden polis ekipleri, öğrenci velilerini miting alanından uzaklaştırdı.
Mitingden önce sesin kısılması yönünde partililerden talepte bulunduklarını söyleyen öğrenci velileri, "Çocuklara saygısı olmayanın millete zaten saygısı olmaz. Çocuklar şu an sınavda. İkaz etmemize rağmen, telefon açmamıza rağmen hala devam ediyorlar. Çocuklar 3 yıldan bu yana bu sınava hazırlanıyorlar. Bu particilik midir?" diyerek, çocuklarının sınava girdiği okula gitti. Dilekcan konuşmasına kaldığı yerden devam etti.

(Editör notu: Hasan bey, keşke kaynağı da yazsaydınız. Bu bir yorumdan öte haber galiba?)

Avatar
Kahraman 8 yıl önce

Bartın Türk Eğitim-Sen'i bu çalışmalarından ve gayretlerinden dolayı tebrik ederim. Biz sözleşmelilerin kadroluya geçmesi için çok uğraştınız, yakından biliyorum hatta Ankaradaki bir eyleminizede ben de katılmıştım. Sendikall harekette eylem olmadan hak alınmaz.