Kadına yönelik her türlü ayrımcığa ve şiddete son verilmeli

Mirabel kardeşlerin Dominik Cumhuriyeti’nde Trujillo diktatörlüğü tarafından tecavüz edilerek katledilişlerinin üzerinden yarım asırdan fazla zaman geçti. Hala yeryüzünün her yerinde kadına yönelik şiddet artarak devam ediyor. Bugün tüm dünyada kadınların yarısından fazlası şiddete maruz kalırken Türkiye’de her gün 5 kadın öldürülüyor. Fiziksel şiddetin yanı sıra cinsel, psikolojik, ekonomik şiddet de kadınlar için ev, iş yeri, sokak hiçbir mekân ayırt etmeksizin hayatı çekilmez hale getirmeye devam ediyor.

Kadın cinayetlerinin, taciz ve tecavüz olaylarının hız kesmeden sürdüğü, esnek ve güvencesiz çalışma koşullarının dayatılmasıyla iş güvencemizin de tartışmaya açılmak istendiği, yoksulluğun her geçen gün yaşamı daha da zorlaştırdığı, İçerde ve dışarıda savaş çığırtkanlığının tırmandığı böylesi bir dönemde hükümet çözüm üretmek yerine sorunları daha da derinleştirmektedir.
Tüm bu anti demokratik- faşizan uygulamalara karşı ses çıkaran tüm kesimlere olduğu gibi üyelerimize yönelik baskı, gözaltı ve tutuklamalarla Konfederasyonumuza yönelik saldırılar da sürmekte, bu vesileyle kamu emekçilerinin örgütlü gücü etkisizleştirilmeye çalışılmaktadır.

AKP hükümeti bir yandan yasal düzenlemelerle kadının adını bakanlıktan çıkararak kadının adına bile tahammül edemediğini gösterirken diğer yandan kadına yönelik şiddetle ilgili yasal düzenlemeleri gündemde tutuyor. Anca kanunlar kadınları korumaya yetmiyor!

Kadınlara” üç çocuk” doğurmayı öğütleyerek “kadının yeri evidir” gibi söylemlerle kadının kendi bedeni ve yaşam biçimiyle ilgili kadın iradesini hiçe sayan yaklaşımlar AKP hükümetinin samimiyetten ne kadar uzak olduğunu gösteriyor.

Çatışma ve savaş kadınlar için daha çok şiddet anlamına geliyor!

Biz kadınlar, şiddetin en uç noktası olarak savaşın kadınlar için tecavüz, göç, evlat acısı ve daha pek çok acının kaynağı anlamına geldiğini gayet iyi biliyoruz. Ne yazık ki bugün bir iktidar aracı olarak şiddet başta Kürt sorunu olmak üzere tüm sorunların “çözümünde” temel bir yöntem olarak uygulanıyor. Bu durum kadına yönelik şiddeti de besliyor, “meşrulaştırıyor” Çatışmalı ortam kadınların kategorize edilmesine olanak sağlarken; kadın profilleri çizilerek; kadınlar bir taraftan karşı karşıya getirilmek: bir taraftan da hedef haline getirilmek isteniyor.

Ekonomik Şiddet

Kadın istihdamının son 20 yılda % 10 daraldığı, her üç kadından birinin işsiz olduğu ülkemizde kadınlar herhangi bir sosyal ve ekonomik güvenceden yoksun. Şiddete maruz kalan kadınlar böylesi bir güvenceleri olmadığı için yaşadıkları şiddet karşısında susmaya mecbur kalıyorlar. Hasta,yaşlı ve çocuk bakımı,yemek temizlik ..vb ev içi emek ise görünmezliğini sürdürüyor.Bu işler toplumsal cinsiyetçi iş bölümüne göre kadınların doğal görevleri olarak görülüyor.

Öte yandan istihdam içinde yer alan kadınların önemli bir bölümü düşük ücretli işlerde, iş güvencesinden yoksun olarak çalışıyor. Esnek ve kuralsız, çalışma biçimleri hızla yaygınlaşırken kadınlar bir taraftan ev içinde diğer taraftan iş yerinde süren ikili vardiya altında sürekli eziliyor. Bugün kamusal alanda uygulanmak istenen neo-liberal politikalarla kamusal hizmetler paralı hale getirilmeye çalışılıyor. Bu durum kadınların eğitim, sağlık gibi temel haklardan yoksun kalmasını da beraberinde getirecek.

İş yerinde Cinsel taciz

Eğitim ve bilim emekçilerinin yarısını kadınlar oluşturuyor. Eğitim emekçisi kadınlar iş yerinde en fazla mobing, cinsel taciz gibi sorunlar yaşıyor. Biz eğitim emekçisi kadınlar olarak; Avrupa Komisyonu’nun “İşyerinde Kadın ve Erkeklerin Onurunun Korunması Hakkında 27.11.1991 tarihli Tavsiye Kararına uyulmasını istiyoruz. ‘İşyerinde cinsel, nitelikli istenmeyen davranışın üstün veya astın yapmış olması, cinsel tacizin varlığı bakımından bir farklılık yaratmaz’. Cinsel tacizin fiziksel veya sözlü ya da sözsüz şekilde gerçekleşebileceğine de dikkat çeken tavsiye kararına uyulmasını, cinsel tacizin önlenmesini ve mağdurun korunmasını istiyoruz.

Eğitim Sen’li Kadınlar Olarak Mücadelede Kararlıyız!

Bizler Eğitim Sen’li kadınlar olarak, kadına yönelik her türlü ayrımcılığın ve şiddetin önlenmesi için toplumun her kesiminden kadınlarla ortak mücadele etmeye; kreş doğum izinlerinin arttırılması, kadrolu ve güvenceli çalışma için örgütlenmeye kararlıyız.

Kadına yönelik her türlü ayrımcığa ve şiddete son! Yaşasın kadın mücadelesi!

iOS ve Android uyumlu cihazlarınızdan Bartın'daki önemli gelişmelerden anında haberdar olun.


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.