Saime Toptan Bartın’da

Bartın’da dün oldukça önemli ve başarılı bir konferans verildi. Ankara Üniversitesi (AÜ) İlahiyat Fakültesi Din Psikolojisi Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Öznur Özdoğan, Anadolu İmam Hatip Lisesi’nce düzenlenen ve Halk Eğitim Merkezi Salonu’nda yapılan ''Aile İçi İletişim ve Mutluluk'' konulu seminerde, mutlu olmanın yolunun kusurları örtmekten geçtiğini ifade etti. Tıklım tıklım dolan salonda yaklaşık 1 buçuk saatlik sunumuyla dikkatleri üzerinde toplamayı başaran Özdoğan, “Hayata olumlu bakmaya niyet etmeliyiz. Tıpkı oruçlu olduğumuzda ikram edileni çevirdiğimiz gibi kötü bir şeyle karşılaştığımızda da 'ben niyetliyim' diyerek bunları geri çevirmeliyiz. Mutlu olmak için affedip, yapılanları da silmeliyiz. Sadece affetmekle kalmayıp bunları hayatımızdan tamamen silmeliyiz, bilgisayarın çöp kutusunda olduğu gibi çöp kutusundan da silmeliyiz. İnsandaki kin ve nefret vücutta tümörleşir, bunlara müsaade etmemeliyiz. Haklılık duygusuyla davranmamaya, haklılığı değil mutluluğu seçmeye niyet edelim. Haklılık duygusunun bizi yönetmesine izin vermeyelim. Orada biraz şeytanda devreye giriyor. Sen haklısın o sana şunu yapmıştı diye bize vesvese veriyor. Hemen o yolları kapayalım. O ortamı terk edin. Haklılığı seçmeyeceğiz, mutluluğu seçeceğiz. Öfkemizi kontrol edeceğiz” dedi. Konferansa Türkiye Özürlüler Eğitim ve Dayanışma Mütevelli Heyeti Başkanı Saime Toptan’ın yanı sıra Vali Yardımcısı Türker Öksüz, Garnizon Komutanı Deniz Kurmay Kıdemli Albay Yalçın Enç, Belediye Başkanı Cemal Akın, TSO Başkanı İsmail Toksöz, Defterdar Vekili Ziya Aksu ile çok sayıda daire amiri ve vatandaş katıldı.

SALON TIKLIM TIKLIM DOLDU

Ankara Üniversitesi (AÜ) İlahiyat Fakültesi Din Psikolojisi Anabilim Dalı Başkanı Özdoğan, haklılık duygusunun öfkeyi beslediğini, bunun da cinayetlere sebep olduğunu söyledi. ''Dinin amacı iki dünyada da mutlu olmak, hem bu dünyada hem ahirette. Psikoloji biliminin de amacı mutluluk. Din psikolojisi olunca çifte mutluluk oluyor'' diyen Özdoğan, çocukluğundan beri niyet etmeyi çok merak ettiğini ama bunun psikolojide ''farkında olmak, yapılanı bilinçli yapmak'' kavramıyla ilgili olduğunu anladığını dile getirdi. Kusurları görüp örtmenin mutluluğun birinci şartı olduğunu söyleyen Özdoğan, ''İkincisi kusurları görmemektir. Aşkın gözü kördür derler. Kusur görmek istemiyorsanız sevginizi artırın, hoşgörünüzü artırın. Olumlu yanını bulup, olumlu tarafını büyütün'' dedi.  ''Hz. Muhammed'in sahabeleriyle birlikte ölmüş bir hayvanın yanından geçerken, arkadaşlarının burnunu tutup söylendiklerini, onun ise 'Dişleri de çok güzelmiş' diyerek, hayvanın iyi tarafını gördüğünü'' kaydeden Özdoğan, “Buna Anadolu'da gönül gözü derler. Kötü şeylerde iyi şeyler görmektir bu. En kusurlu durumlarda en güzeli görmeliyiz. Hayata olumlu bakmaya niyet etmeliyiz. Tıpkı oruçlu olduğumuzda ikram edileni çevirdiğimiz gibi kötü bir şeyle karşılaştığımızda da 'ben niyetliyim' diyerek bunları geri çevirmeliyiz. Mutlu olmak için affedip, yapılanları da silmeliyiz. Sadece affetmekle kalmayıp bunları hayatımızdan tamamen silmeliyiz, bilgisayarın çöp kutusunda olduğu gibi çöp kutusundan da silmeliyiz. İnsandaki kin ve nefret vücutta tümörleşir, bunlara müsaade etmemeliyiz” dedi. Haklılığı değil, mutluluğu seçmek gerektiğini söyleyen Özdoğan, ''Haklılık duygusu, öfkeyi besler. Bu ise cinayetlere sebeptir. Hapishanelerde yapılan araştırmalarda, eşler cinayetleri haklı oldukları için yaptıklarını söylemekte. Hırsızlığı gerçekleştirenler bunu haklı sebeplerle gerçekleştirdiğini savunmakta. Hazreti Muhammed, Taif'te kendisine yapılanlara karşı haklılığı değil mutluluğu seçmiştir. 'Dünyanın en güçlü insanı, öfkesini yöneten, yenen kişidir' sözü, o güzel insana aittir'' diye konuştu. Çözüm insanı olmak gerektiğini vurgulayan Özdoğan, ''Beşer şaşar. Sevelim sevilelim, dünya kimseye kalmaz. Değer mi üzmeye, kırmaya değer mi? Neden haklılığı seçerek insanları üzelim, birbirimizi kıralım? Bizim kültürümüz bize bunu öğretmiş'' dedi.

HAKLILIK DUYGUSUNUN BİZİ YÖNETMESİNE İZİN VERMEYELİM

Özdoğan şu sözlere yer verdi: "Aile içi iletişimde mutluluğun yaşanması için kusur görmeyenlerden olmaya niyet edelim. İlk aşama kusur görüp örtmek, ikinci aşama kusur görmemek ve 3. aşama en kusurlu görüntüde, yaşantıda en güzeli görebilmeliyiz. Birbirimize öyle gözlerle bakalım ki birbirimizin güzelliklerini görelim. Mevlana ´Birbirinizdeki ve kendinizdeki karanlıklarla savaşmayın, kusurlarla ilgilenmeyin. Işıkları bulun. Güzellikleri bulun ve onu büyütün´ diyor. Neden birbirimizin kendimizin olumsuzluklarına odaklanıyoruz. Yaşamımızda haklılığı değil mutluluğu seçmemiz gerekiyor. Cezaevinde bir çalışmam oldu ve oradaki kadınların hemen hemen tamamının haklılıktan ötürü orada olduklarını tespit ettim. Yani mutlu olmak için haklı olduğumuzu kanıtlamak yetmiyor hatta zarar bile verebiliyor. Hangi konuda yüzde yüz haklıyız. Bugün çok haklı gibi gördüğünüz bir konuda bir süre sonra yanılmışım diyor muyuz? Diyoruz. Neden o zaman o duygularla davranıyoruz. Haklılık duygusunun bizi yönetmesine izin veriyoruz. Bizim Yunus Emre´miz ´Sevelim sevilelim. Dünya kimseye kalmaz´ demiyor mu? Biz neden sevgi yerine, olumlu davranışlar yerine haklılığı, öfkeyi ve kırıcı eylemleri seçiyoruz. Bizim kültürümüzde, Anadolu kültüründe İslam dini öylesine güzel anlaşılmış ki, hep gönül yapmak, ahlak, iç güzellik üzerine çalışılmış. Haklılık duygusuyla davranmamaya, haklılığı değil mutluluğu seçmeye niyet edelim. Haklılık duygusunun bizi yönetmesine izin vermeyelim. Orada biraz şeytanda devreye giriyor. Sen haklısın o sana şunu yapmıştı diye bize vesvese veriyor. Hemen o yolları kapayalım. O ortamı terk edin. Öfkelendiren ortamı terk edin. Ve fevri davranışlarda ve sözel üretimlerde bulunmayın. Kadını şefkatiyle saran kucaklayan bir peygamberimiz var. Haklığı değil mutluluğu seçen bir peygamberimiz var. En kusurlu tablolarda en güzeli görmeye niyet ettik. Haklılığı seçmeyeceğiz, mutluluğu seçeceğiz. Öfkemizi kontrol edeceğiz. Arif erkekler arif kadınlar olmaya niyet edeceğiz. İletişimde yumuşak huylu olmak ve tarafların birbirini mecbur kılmaması çok önemli. Yumuşak huyluluk kadına, erkeğe, herkese çok yakışan bir niteliktir. Böyle insanlar olmaya niyet edelim.

S.Bostancı

iOS ve Android uyumlu cihazlarınızdan Bartın'daki önemli gelişmelerden anında haberdar olun.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.