SİP'ten Cami Açıklaması

Bartın'da çok sayıda sivil toplu örgütünden oluşan Sivil İrade Platformu, büyük tartışmalar neden olan Bülent Ecevit Bulvarı üzerinde yer alan Endüstri Meslek Lisesi eski binasının yıklarak yerine cami yapılması hakkında bir açıklama yaptı.

Sivil İrade Platformu'ndan yapılan yazılı açıklama:

Medeniyetimizde şehir olgusu “Nefs”  tabiriyle ifade edilir.  Biz şehirleri cansız beton yığınları olarak görmeyiz. Onlar canlı birer ferttir. Bu bağlamda şehirlerin kalbi, ruhu ve aklı olduğu tasavvuruyla medeniyetimizi inşa ederiz. Şehrin ve medeniyetin merkezinde cami vardır. Öyle ki toplumun en güçlü ve ortak zemini merkez camilerdir. 

Ulu camiler bir kalp gibi bedenin ihtiyacı olan ruhu şehrin tüm dehlizlerine kadar üfleyip onu ayağa kaldırırlar.  Maraş’ın düşman işgalinde Fransız bayrağını kaleden indiren halk Cuma hutbesinin verdiği cesaretle Ulu Cami’den çıkanlardı ya da Mehmed Akif halkı Milli Mücadele’ye çağırırken Kastamonu’daki Nasrullah Camii’nin kürsüsünden, yani o ruhun çekirdeğinden halka seslenmişti. Bu bağlamda gazidir bizim ulu camilerimiz.

Büyük mabetlerin merkezde olması yalnızca bizde değil Batı medeniyetinde, hatta prehistorik devrin şehir devletlerinde bile temel prensiplerdendir.  Avrupa medeniyetinde bir katedrale sahip olmayan yerler şehir sayılmaz, kent olmaya layık görülmezlerdi.  Bizde de böyleydi;  “Cuma kılınan, Pazara durulan” yere ancak “şehir”  denirdi.   Yani halkı cem edecek, o şehir ahalisini umumen bir yere toplayacak bir mabediniz yoksa ne doğuda ne batıda “şehirlilik” anlamına gelen medeniyeti ağzınıza almamanız gerekir.  Sümer Zigguratlarından Paris’in Notre Dame Katedrali’ne, Ayasofya’dan Süleyman Mabedine, oradan Mescid- i Aksa’ya ve mescitlerin anası Kabe’ye kadar  bu böyledir.

Sivil İrade Platformu olarak ilimiz Bartın adına kendimizi bahtiyar sayıyoruz çünkü birileri bizim de bir merkez camimiz ve külliyemiz olması için güzel bir adım attı. Kalbimiz ısındı ve yüreğimiz genişledi. Onlara bu teşebbüslerinden ötürü şimdiden teşekkür ediyoruz. Lakin hayırlı işlerin muzır manileri eksik olmaz misali şehrimiz ne yazık ki birkaç gündür eski Endüstri Meslek Lisesi’nin yerine yapılması planlanan merkez camii aleyhine kurgulanan organize eylemlerle gündemden düşmüyor. İtiraz edenler aslında eksik söylüyorlar; sadece bir cami değil, kütüphane ve konferans salonu gibi pek çok müştemilatıyla şehrin kültür ve sosyal hayatına nefes verecek bir külliye planlanıyor.

İtiraz edenlerin bahaneleri ise ilginç:  “Tarihi bir okul binası cami yapılmak için yıkılacak. Cami şehrin dışına yapılsın!”  Doğru, gerçekten de yıkılacak bir bina var ama kimsenin başına yıkılmadan;  depremde molozların altından cenazeler çıkmasın diye yıkılma kararı verilen; üzerine defalarca betonarme katlar çıkılmış,  tarihi hiçbir özelliği olmadığını göz sahibi her insanın tasdik edeceği,  ayrıca tarihi olmadığı resmi makamlarca ilan edilmiş harabezar bir eski okul binası var. İşin daha ilginci ise binanın yıkılmasının aslında cami ile alakalı olmaması. Binanın yıkılmasına karar verilince bu arsaya ne yapılacağı konusu gündeme gelmiş. Alıveriş merkezi, park vesaire…

En sonunda şehrin ihtiyaçları masaya yatırılmış ve bu arsa için en münasibinin Bartın’ın şanına yakışan bir külliye olduğuna karar verilmiş.  Yani cami olsa da olmasa da zaten yıkılacak bir binadan bahsediyoruz...  İnsan merak etmeden duramıyor:  “Acaba neden cami yapılacağı anlaşılınca birden eylemlerin odağı oluverdi?” Ezanda kulağı olanlar bilir ki merkezdeki camilerin küçüklüğünden dolayı gerek Cuma, gerek cenaze ve bayram namazlarında insanlar yollara yayılıyorlar yani bu ihtiyaç gerçek ve nüfusumuz arttıkça da ziyadeleşecek. Öyleyse bu çürük bahanenin üzerine çıkıp üfleyerek fırtına çıkarmaya çalışmak neden?  İyi niyetle bu işe soyunan Bartın’ın güzide insanları neden iftira ve hakaret sopalarıyla linç edilmeye çalışılıyor?  Neden bu hayırlı işi hayata geçirmeye çalışanlar maksatlarının tam aksiyle, tarih ve kültür düşmanlığı ile yaftalanıp, yargılanmaya çalışılıyor.  Acaba ruhsuz şehirlerde dağınık ve cem olamayan bir millet mi arzulanıyor? Kimin işine yarar böyle bir toplum?  Yoksa işin altında başka hesaplar ve başka planlar mı var?  Buraya ne yapılsa memnun olurdunuz acaba?  Derin düşünceler ve büyük sorular…

Bu fikri taşıyanlara sesleniyoruz:  Cami demek birlik olmak, iyilik ve güzelliğin paylaşılması, medeniyet ve ahlakın yayılması demektir. Sadece bizim için değil sizin için de böyledir.  Hiyerarşinin ve rütbenin olmadığı, insanın sadece insan olarak değer gördüğü nadide mekânlardır buralar. Korkulup yabani görülecek, şehrin dışına atılmaya çalışılacak yerler asla değillerdir.  İmzadır, nişandır, alamettir, bayrağımızdaki hilaldir;  bu memleketin milletimize ait olduğunun beş mühürlü tapusudur.   Çıkın karanlık dehlizlerinizden ve bu milletin kalbine gelin. Hatta ön safa geçip, maddi külfeti olan bu işe sahip çıkarak bayrağı alın ve sesinizi bir defa da milletimiz için yükseltin, ardınıza düşüp yürümezsek gelip yüzümüze tükürün o vakit. Bunu yapamıyorsanız o halde vazifelerinin gerektirdiği vakardan ve edeplerinden size cevap vermeyen güzel insanlarımızı iftiralarınızla incitmekten korkun.  Onlar sizin seviyenize inerek cevap vermeseler de bu hayâsız saldırılara gövdesini siper edecek bir milleti karşınıza aldınız çünkü.  İnsanlarımız artık:  “Siz meydanı boş, memleketi sahipsiz mi sandınız?” diye haykırıyorlar.

Bartın Sivil İrade Platformu olarak, arkasında çil çil kubbeler bırakan bir medeniyetin varisi olarak;  “Bu ezanlar -ki şehâdetleri dînin temeli-

Ebedî yurdumun üstünde benim inlemeli. ” mısralarını ayakta alkışlayan mebusların torunları olarak biz buradayız, dinliyor, görüyor ve ses veriyoruz:

Aklınızı başınıza alıp camilerin yakasını bırakın ve zihniyetinizin yer ile yeksan ederek yeryüzünden sildiği gerçek tarihi binalarımız için birkaç ağıt yakmayı deneyin. İnanın vicdanınız rahatlayacaktır.

iOS ve Android uyumlu cihazlarınızdan Bartın'daki önemli gelişmelerden anında haberdar olun.


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Hüseyin 7 ay önce

oraya camii yapılacağı söylenmeseydi karşı çıkmazlardı. emin olunki onların derdi tarih değil, oraya cami yapılacak olmasıdır.