Türk Eğitim-Sen Ankara'da eylemde

Mitinge Bartın’dan 1 otobüs ve 2 taksi ile katıldıklarını söyleyen Türkiye Kamu-Sen Bartın İl Temsilcisi Sezai Hangişi; kamu çalışanlarının sorunlarının çözülmesi konusunda duyarlı olduklarını, Bartın Türkiye Kamu-Sen olarak konuyla ilgili her türlü eylem ve etkinliği yaptıklarını bu amaçla da Ankara’ya gittiklerini söyledi.

Mitingde kamu çalışanları; iş güvencesine sahip çıkmak, 4/B’li, 4/C’li köleliğe ve taşeronlaşmaya dur demek, KPSS ve YGS’de yaşanan rezaleti protesto etmek, işsiz, umutsuz, çaresiz bırakılan gençlerimizin sesi olmak için tek ses, tek yürek oldu.

Mitingde konuşma yapan Türkiye Kamu-Sen ve Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk, sözleşmeli personel çalıştırılmasının asıl istihdam biçimi haline geldiğini belirterek, “Kamuda aynı işi yapan, aynı özelliklere sahip ama farklı farklı statülerde çalıştırılan personel vardır. Bu çalışanlarımızın hiçbirinin sahip olduğu haklar, bir diğeri ile aynı değildir. İdarecisi aynı, işvereni aynı, görevi aynı, yaptığı işi aynı ama hakları, maaşları, izinleri, bağlı oldukları kanunları farklı olan bir sistem olur mu? Olmuyorsa, bunun adına hukuk devleti denir mi? Kamu çalışanlarını bile ayırarak, farklı hukuki normlara tabi tutarak, ben adilim, haktan yanayım, bu ülkeyi iyi yönetiyorum diyebilir misiniz? Bütün gerçekler ortadayken, yüzleri kızarmadan bunları diyebilenlere, ‘devlet adamı’ denilebilir mi?” dedi.

Çalışanların farklı istihdam modellerine tabi tutulmasının adının 'kamuda kargaşa ve kaos' olduğunu belirten Koncuk, bu uygulamaların amacının kamudaki istihdam güvencesini yok etmek ve çalışanlarımızı köleleştirmek olduğunu kaydetti. Herkesi iş güvencesine sahip çıkmaya çağıran Koncuk, 4/C’li istihdam modelini de eleştirdi. Koncuk; “Son yıllarda, sayısı hızla artan 4/C’li geçici personelin yaşadığı dram, yetkililer tarafından nasıl görülmez? Yılın 11 ayı çalışıp, bir ayı işsiz bırakılıyorsunuz. Düşük ücrete mahkûm edilmişsiniz. Özelleştirme mağduru olarak işinizden olmuş, bir dayatmaya maruz kalmışsınız. Hastalanmanız durumunda, maaşınız kesiliyor. Aynı kanunun, aynı maddesine göre çalışmanıza rağmen TBMM’de çalışanla, Sağlık Bakanlığı’nda çalışan; TÜİK’te çalışanla, Milli Eğitim Bakanlığı’nda çalışan; özelleştirme mağduru ile özelleştirmeden gelmeyenler arasında dahi farklı uygulamalar var. Son olarak Anayasa Mahkemesi’nin verdiği karar, tartışmaya açık bir karar olmuştur. Sonra da çıkıp, buna adalet diyenler var. Size reva görülen haksızlığı, kalkınmanın temeli olarak görenler var” diye konuştu.

Milli Eğitim Bakanlığı’nın, 1 Haziran tarihinde 30 bin öğretmen ataması yapacağına dikkat çeken Koncuk, 30 bin atamanın ek atama olmadığını, Ağustos ayında yapılacağı söylenen 55 bin atamanın 30 bin’inin Haziran ayında kullanılacağını söyledi. Milli Eğitim Bakanlığı yetkilileriyle görüştüğünü ifade eden Koncuk, “Bu 30 bin atama, seçimlerden önce ataması yapılmayan öğretmenleri ve onların ailelerini kandırmak içindir. Ağustos ayında 55 bin değil, sadece 10 bin öğretmen ataması yapılacaktır. 350 bin ataması yapılmayan öğretmene, onların anne babalarına sesleniyorum: Size atılan bu kazığı unutmayın” diye konuştu. 

Ülkemizin en büyük sorununun işsizlik olduğunu söyleyen Koncuk, iktidarın, yaşanan işsizliği kendileri için avantaja çevirerek, işsizlik tehdidi ile çalışan haklarını her geçen gün gerilettiğini belirtti. Koncuk, sırça köşklerde oturarak, kanunlar hazırlayıp, çalışanların iş güvencesini ellerinden alanlardan hesap sorulması gerektiğini kaydederek, şunları söyledi: “Bugün, özellikle sözleşmeli çalışanlarımızın birçoğu ailesinden, çocuklarından, memleketinden ayrı; tam anlamıyla gurbet hayatı yaşıyor. Aileler parçalanıyor. Çocuklar anne, baba hasretiyle büyüyor. Gidişat, karanlık bir geleceği işaret ediyor. İş güvencemiz elimizden alınmak isteniyor. 4/C’li geçici statüde çalışanların sayısı 45 bini buldu. İş güvencesinden mahrum, dönemlik sözleşmelerle, temel çalışan haklarından mahrum bırakılmış,  sözleşmeli personel sayısı her geçen gün artıyor. Taşeron şirketler, düşük ücretlerle, güvencesiz, sendikasız elemanlarla kamuya yerleşmiş durumda. Bu gidişle, gelecekte hepimizin çocukları, taşeron şirketlerin kölesi olacak. Türkiye Kamu-Sen olarak, bu gerçeği görüyor ve herkesi geleceğine sahip çıkmaya davet ediyoruz. Çalışanlarımızı bu açmazlardan kurtarmanın bir tek yolu vardır. O da iş güvencesidir; kadro verilmesidir. Lafı dolaştırmanın, eveleyip gevelemenin anlamı yoktur. Sorun ortada; çözüm bellidir. Artık hükümet bu meydandan yükselen haykırışa kulak vermelidir. İktidar bu sesi duyup, bir kere de hayırlı bir işe imza atmalıdır. Türkiye Kamu-Sen olarak, yolu açın, Çalışana hizmet edin, Zulme son verin, Hakkı teslim edin diyoruz.”

Eylemde, çocuklar geleceklerine sahip çıktıkları için Türkiye Kamu-Sen’e bağlı sendikaların genel başkanlarına çiçek verdi.

iOS ve Android uyumlu cihazlarınızdan Bartın'daki önemli gelişmelerden anında haberdar olun.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Kalender Özşahin 8 yıl önce

Güzel bir eylemdir bağırıp çağırmak. İnsanın stresini alır. Pek çok insanı bir araya getirip yönlendirirsiniz bir meyyale doğru. Ancak iş çözüme gelince masaya oturmak istemez kimse. Masaya oturup da pazarlık yapanları da sarı sendika veya hükümetçi diye piyasaya pazarlamaya çalışırsınız. Mahkeme kanalından başka çözüm üretemezsiniz. Napalım. Bağıran adamda lazım memlekette. Sonuçta herkesin doğrusu var. Savunulması gerekeni.
Siz bağırın. Biz sözleşmeliye kadroyu masada aldık sözü. Süreç sadece sayın Başbakanın Ağzından çıkmamıştı. Masada verdik mücadelemizi. Bu bir hediye değildir. Emektir. Ne derseniz deseniz de hakeza. Olsun. Emek emekçinin olsun. Bizlere hükümetçi de deseler, sarıda deseler, anti ergenekoncu da deseler ne derlerse desinler. Siz bağırın biz konuşarak çözeceğiz sorunları Allah'ın izniyle...

Avatar
Dilsiz Şeytan 8 yıl önce

Kalender Efendi; senin için ne desem bilmiyorum. Hükümet şakşakçısı mı desem, emekçi düşmanı mı desem, çalışanlar içindeki işverenin ajanları mı desem bunlar senin için hafif kalır. Acaba tarih senin yaptığını yazar mı bilmiyorum. Bir sendika düşünün ki eylem yaptı diye eleştiriliyor. Kim eleştiriyor, başka bir sendika üyesi tarafından. Sen iki yüzlü birisin, bu hükümet kurulmadan önce her cuma başörtüsü eylemi yapılıyordu, sana göre onlar da bağırıp çağırıyordu değilmi, filistin ve gazze eylemcileride bağırıp çağırıyordu değil mi? Ama senin gözün AK Parti'den başka birşey görmediği için bu iktidara karşı eylem yapılmaz. Yarın bir gün başka bir parti itidara gelirse eminim en önce sen ve senin gibiler eylem yapacaktır. Ama unutma ki haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır. Türkiye Kamu-Sen geçmişte de gördüğü yanlışlıklar için eylem yapmıştı, şimdide yapıyor, emin ol ki gelecekte de yapacaktır. Gerçekleri tarih yazar, tarihide Türkiye Kamu-Sen yazar....

Avatar
Bir Bayan Eğitim Çalışanı 8 yıl önce

Türk Eğitim Sene geçen yıl yaptığı eylem nedeniyle teşekkür ederim. Ben 4-b sözleşmeli çalışan biriyim. 4 yıldır eşimden ayrı doğuda çalışmaktaydım. Sizin eyleminizden sonra bize eş özrü tayin hakkı verildide aileme ve çocuğuma kavuştum. Sizden Allah razı olsun. Birileri beğenmesede biz takdir ediyoruz.

Avatar
şura kararı 8 yıl önce

en son yapılan milli eğitim şurasında masada kazandık diyen sendikanın sunduğu teklifler unutulmadı. sanırım Kalender Özşahin bey o sendikanın verdiği teklifleri üç maymunları oynayarak takip etti

Avatar
hahaha 8 yıl önce

buralarda hariçten gazel okuyun sayımız su bu dieee bir otobüsü dolduramayıp baskentte sönuk eylem yapın kargalar güler kim takıor kii sizi kendi üyeleriniz bile tınlamıor bir avuç marjinalin tıntını oldunuzz..Allah hidaet eylesin.hem sözleşmelileri kim düsünüor görrren göz görüorrr

Avatar
hikmet 8 yıl önce

bartın da akp il başkanlığı ile milletvekili arasına sıkışmış bir sendika ne kadar hak gözetir ki? bartın dahil 15 ilden 15 otobus gitti ankara ya bilgin yoksa öğren. ayrıca otobüste tam 55 kişi vardı. hepsi pırıl pırıl insanlar en azından görevlendirme veya torpil için kişiliklerini satanlardan değiller

Avatar
HIDIR 8 yıl önce

Bakandan icazet alamadığı için basın açıklaması bile yapamayan güruh yorumunla haberi mundar etme. Alet işler el övünürmüş. Türk Eğitim-sen eğitim çalışanları için emek sarfederken siz localarda çay içerek iş hallettiğinimizi sanıyorsunuz. Dünün mağdurları, bu günün mağrurları mı oldu acaba.