45 STK’dan EVET Açıklaması

Bartın’da bulunan 45 Sivil Toplum Kuruluşu “Türkiye için varız, bir aradayız, Evet" etkinliği düzenledi.

İlgili Foto Galeriye Git

Hükümet Caddesi Arap Camii önünde düzenlenen etkinlikte STK’lar adına açıklama yapan Turan Kalaycı, “Köklü ve güçlü bir geçmişe sahip milletimiz; vesayet odakları, derin yapılar ve işgalci zihinlerle elinden geldiğince mücadele ederek bu günlere gelmiştir. 16 Nisan 2017 tarihi, bu bağlamda yeni bir dönemin başlangıcı olmalıdır.”dedi.

Bartın’da 45 Sivil Toplum Kuruluşu “Türkiye için varız, bir aradayız, Evet” etkinliği düzenledi. Geçtiğimiz hafta Cuma akşamı Hükümet Caddesi Arap Camii önünde düzenlenen etkinliğe 45 STK temsilcisi ve üyeleri ile çok sayıda vatandaş katıldı. Etkinliğe katılan vatandaşlar ellerinde Türk bayrakları ile evet kampanyasına destek verdiklerini açıkladılar. Gerçekleştirilen etkinliğe AK Parti Bartın İl Başkanı Hüseyin Manav, AK Parti Bartın Milletvekili Yılmaz Tunç, 45 STK temsilcisi ve çok sayıda vatandaş katıldı.  

“Yeni bir dönemin başlangıcı olmalı”

Bartın Sivil İrade Platformu adına basın açıklamasını okuyan Turhan Kalaycı, basın açıklamasında şunları söyledi; “Türkiye de çift başlı yönetim şekli ve vatandaşına güvenmeme üzerine kurulu sistemlerden dolayı, yıllardır, halkın sesi ve milletin iradesi, devlet yönetimine tam, yansıyamamıştır. İşgalci vesayet odakları ve darbeci zihinlerden dolayı devlet ile millet arasındaki bu kopukluk zaman zaman ciddi boyutlara ulaşmış, halka düşmanca davranılan dönemlerin yaşanmasına sebep olmuştur. Köklü ve güçlü bir geçmişe sahip milletimiz; vesayet odakları, derin yapılar ve işgalci zihinlerle elinden geldiğince mücadele ederek bu günlere gelmiştir. 16 Nisan 2017 tarihi, bu bağlamda yeni bir dönemin başlangıcı olmalıdır. 15 Temmuz da işgalci ve terörist darbe girişimi karşısında dünyanın mazlum, mağdur, sömürülen ve geri kalmış halklarına nasıl örnek olduysak; 16 Nisan referandumunda da , ‘Sistemimizi bir başka güç veya darbeciler değil millet olarak, ancak biz değiştiririz’ diyerek özgürlüğümüzü ve bağımsızlığımızı pekiştirip insanlık krizi yaşayan dünyaya umut olmalıyız. Çözümü, Batı'da, taklitçi, sığınmacı anlayışlarda, küresel emperyalist güç odaklarında ve taşeronlarında değil, kendimizde aramalıyız.

“16 Nisan Millet olarak varız deme günüdür”

Bu vatan bizimdir, karar da bizim olmalıdır. 16 Nisan ‘Millet olarak varız’ deme günüdür. Bu referandum iki seçenekli ancak milletimizin geçirdiği badireler göz önüne alındığındaki seçeneğe sığdırılamayacak kadar, hayati bir öneme sahip olduğunun farkında ve bilincindeyiz. Bu sebeple yaşadığımız zorlu süreçlerin omuzlarımıza yüklediği sorumlulukla ve geleceğimizi ilgilendiren meselelerde sözünü söyleyebilme bilinci ve cesaretiyle buradayız. Her birey gibi bizler de siyasi düşünce ve tercih hakkına sahibiz. Hiçbir siyasi parti veya oluşumun güdümünde olmadığımızı, motivasyonunu milletten alan sivil bir oluşum olarak hareket ettiğimizi belirtmek isteriz. Kirli, darbeler tarihinde uygulamalarını gördüğümüz ve halka dikte edilen askeri vesayeti temel alan ötekileştirici anayasalar; aziz milletimizin derdine deva olmadığı gibi siyasi, sosyal, kültürel ve ekonomik travmalara yol açmıştır. Bu anayasalardan güç alarak devletin en kılcal damarlarına kadar, sirayet eden yerel ve küresel vesayet odakları; halkımızı sindirerek ülkemizin büyümesini engelleyen, mazlum coğrafyaların umudu olma sorumluluğumuzu baltalayan bir tutumla irademize pranga vurmuşlardır. Millete tepeden bakanlar, darbeciler halk egemenliğine karşı vesayet oluşturanlar ne zaman yönetime el koymuşlarsa ilk işlerinden biri halkımızın istek ve beklentilerine müdahele etmek olmuş, yerli ve küresel vesayeti tahkim kılmak için ait olduğumuz derin medeniyetimizden edindiğimiz değerlere karşı savaş açmışlardır.

“Ülke, koalisyonların yıkıcı etkilerinden kurtulacak”

Toplumun vicdanı olma sorumluluğu ile hareket eden bizler; yönetim kaoslarına, darbelere, olağanüstülüklere, küresel ve ulusal bütün vesayetlere karşı, milli iradeye, özgürlüklere, halkımızın hakemliğine, siyasi istikrara ve köklü medeniyet değerlerimizin yeniden inşasına ‘evet’ diyoruz. Türkiye'de anayasalar, askeri darbelerle tepeden inmeci / jakoben anlayışla halka dayatılarak onaylatılmış uygulanmıştır. 1924’den beri anayasalar; ülkede yaşayan vatandaşlarımızı etnik köken inanç ve mezhep temelinde ayrıştırmış, ötekileştirmiş ve kamplaştırmıştır. Türkiye ne zaman toplumsal barışı, kardeşliği ve adaleti tesis etmek için bir adım atmış, mazlum coğrafyalara el uzatmaya yeltenmişse, ulusal ve küresel vesayet odakları devreye girmiş, bu çabaları engellemek için her türlü hileyi, tuzağı devreye sokarak gerektiğinde katil olmayı bile göze alabilmişlerdir. 15 Temmuz da yaşadığımız küresel vesayetin yerli işbirlikçileri tarafından gerçekleştirilen darbe teşebbüsü, bunun son örneğidir. Bizleri 16 Nisan’da halkımızın önüne getirilecek ‘Cumhurbaşkanlığı yönetim sistemini’, vesayetten kopma sürecinin çok önemli bir aşaması olarak görüyor, tercihimizin yeryüzünün bütün, mazlum , mağdur ve mağrur halklarıyla birlikte ‘evet’ olacağını, beyan ediyoruz. Biliyoruz ki, 16 Nisan'dan sonra, halkın iradesini önemsemeyen, hiçbir anlayış ve güç odağı, toplumun ensesinde, boza pişiremeyecek, meclis başta olmak üzere bütün kurum ve kuruluşlar, halkımızın tercih, beklenti ve hassasiyetlerini gözetmek durumunda kalacaktır. Milletin seçip iş başına getirdiği aktörler yine millet eliyle, tasfiye edilebilecektir. Bu değişiklikle birlikte ‘milletin egemenliği’ slogan olmaktan çıkıp hayat bulma şansı yakalayacaktır. Millet adına karar veren ve meşruiyetini yine milletten alması gereken yargı, bağımsız kimliğiyle birlikte tarafsızlığıyla da yeni anayasada yerini alacaktır. Bu ülke, koalisyonların yıkıcı etkilerinden kurtulacak; bir koalisyon olacaksa da bu zorla, tehditle, pazarlıkla değil, toplum tarafından sandıkta kurulacaktır. Bu süreçte inandırıcılıktan uzak algı operasyonlarıyla, kafa karışıklığı yaratmak yerine, değişikliğince getirip ne götürdüğüne bakılarak karar vermenin daha doğru olduğunu düşünüyoruz. 15 Temmuz darbe girişiminin üzerindeki yıl dahi geçmemişken, tankların gürültüsü, kurşunların vızıltısı kulaklarımızdan silinmemişken, şehitlerin kanı kurumamışken ve kısa bir süre önce 28 Şubat darbesini yıldönümünü yaşamışken ulusal bir basın organı ‘Karargah Rahatsız’ manşeti atabilmiş, vesayetçi zihin ne kadar derinlere sirayet ettiğini bize göstermiştir. 16 Nisan, bu kirli zihinlerin tehditlerinden tamamen kurtulmak için tarihi bir fırsattır ve bu fırsatın farkında olan bizler, halkımızın iradesini güçlü bir şekilde yönetime yansıtabilmek adına bu fırsata sahip çıkacağımızı ifade ediyor; 16 Nisan'da gerçekleştirilecek referandumda ‘evet’ diyerek bu referandumun; güçlü, özgür, gelişmiş, tam bağımsız Türkiye içince emperyalistlerin sömürüsünden kurtulmuş bir dünya içinden bir sisteme ve anlayışa vesile olmasını diliyoruz. Bu vesile ile ‘evet’ kararımızın; hemen yanı başımızdaki İdlib'de, bütün dünyanın gözü önünde katil Rusya ve işbirlikçisi İran'ın desteğinde cani Esed yönetimi tarafından savaş suçu işlenerek, kimyasal silahlarla çoluk çocuk demeden vahşice öldürülen masum kardeşlerimize Allah'tan rahmet diliyor, güçlü, istikrarlı ve adalet ekseninde hareket ederek mazlumlara kol kanat geren bir Türkiye'nin oluşmasına, katkı sağlamasını bekliyoruz.”dedi.

Tunç, “Milletimiz en doğru kararı verecek”

Daha sonra ise AK Parti Bartın Milletvekili Yılmaz Tunç bir konuşma gerçekleştirerek şunları söyledi: “Evet Platformu çatısı altında Sivil Toplum Kuruluşu başkanlarımızı ve yöneticilerimizi tebrik ediyorum, teşekkür ediyorum. 45 sivil toplum kuruşu Bartın’da faaliyet gösteriyor. Burada Evet Platformuna destek veren çok sayıda dernek ve vakıf var. Onlara da çok teşekkür ediyorum. 16 Nisan’a çok az bir zaman kaldı. 9 gün sonra sandık başına gideceğiz. Ülkemiz için çok önemli bir karar vereceğiz. Ben bu kararın ülkemiz için, milletimiz için en doğru karar olacağını yürekten inanıyorum. Milletimiz her şeyi görüyor. Bu fotoğrafı net şekilde görüyor. 16 Nisan’ın ne anlam ifade ettiğini, en iyi şekilde idrak eden bir milletimiz var. Milletimize güveniyoruz. Milletimiz 16 Nisan’da, çocuklarımızın geleceği için, Türkiye’nin geleceği için, milletimizin geleceği için en doğru kararı verecektir. Tabi, 16 Nisan anayasa değişikliği ile ilgili, bugüne kadar hayırcı gurubunun CHP’nin başını çektiği, HDP’nin ona destek verdiği ve legal ve illegal bazı terör gruplarının da hayıra destek verdiği bir ortamda milletimiz hayırcıların anayasa değişikliğinin maddelerinin çarpıtmasına artık inanmıyoruz. O kadar yalan ifadeler kullanıldı ki ‘padişahlık geliyor’ dediler. Padişahlık filan gelmeyecek. Padişahlık değil Cumhuriyetimizi daha da güçlendirecek bir anayasa değişikliğine evet diyeceğiz. Cumhuriyetimizi demokrasimizi daha da güçlendirecek anayasa değişikliğine evet diyeceğiz. Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi doğrudan doğruya sandıkta kurduğu bir hükümet sistemidir. Cumhuriyet rejimine daha uygun bir sistemdir. Demokrasiye daha uygun sistemdir.”dedi.

Ayhan ACAR (DHA)

iOS ve Android uyumlu cihazlarınızdan Bartın'daki önemli gelişmelerden anında haberdar olun.


Anahtar Kelimeler:
Turan Kalaycı
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
vatansever 4 yıl önce

işte birlik ve beraberlik.. işte türkiye.. Evet, evet, evet..