Bartın halkının gündemi Swoboda değil, Amasra

CHP Bartın Milletvekili Rıza Yalçınkaya'nın basın açıklaması:

Bilindiği üzere, Genel Başkanımız Sayın Kılıçdaroğlu’nun Avrupa Parlamentosu Sosyalist Grup ziyareti sırasında Reyhanlı’da ki olayda hayatlarını kaybeden ve resmi makamlara göre 53 kişi olarak açıklanan vatandaşlarımızın ölümlerinden Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın sorumlu olduğuna ilişkin açıklaması karşısında Grup Başkanı Swoboda’nın Sn. Kılıçdaroğlu’nun açıklamalarına tepki vermiş olması AKP tarafından büyük bir sevinçle karşılanmış, hatta Bartın Milletvekili Sayın Yılmaz Tunç, ‘CHP ve Genel Başkanı’nı yerin dibine batıran bu açıklamalar, CHP’nin içinde bulunduğu durumu açıkça gösteriyor” diyerek konuyu yerel basınımızın da gündemine taşımıştır.

Başbakan Erdoğan, bir yandan ‘analar ölmesin’ diyerek hangi gizli pazarlıklarla yürüttüğü bilinmeyen ‘çözüm süreci’ ile ülkeyi belirsizliğe sürüklerken, öte yandan da Suriye ile yaşanması olası bir savaşın çığırtkanlığını yaparak, Suriyeli Muhalif Gruplara her türlü yardımda bulunmayı öngören bir dış politikanın mimarlığını yürütmektedir. Herkesin bildiği gibi sadece savaştan kaçan mazlumlara değil, aynı zamanda ‘muhalifler’ denilen, insanları parçalayarak ciğerlerini yemeye kalkan canilere de sınırlarımız kontrolsüz bir biçimde açılmış durumda. Sınırları delik deşik olmuş bir ülkeyiz. Bir yandan PKK’lılar silahlarıyla ülkeyi terk ediyor, bir yandan Suriyeli muhalifler sabah çıkıp, silahlarıyla akşam dönüyorlar ve bu ortamda Reyhanlı’da bombalar patlıyor.

O halde Reyhanlı’daki ölümlerin sorumlusu kimdir? Kimlerdir?


Bu sorunun cevabı açık. Bir ülkenin sınır güvenliği hükümet emriyle ortadan kaldırılmışsa, giren çıkan belli değilse, sınırlarımız yolgeçen hanına dönmüşse, Reyhanlı’da yaşanan ve bundan sonra yaşanacak ölümlerin sorumlusu da, ülkeyi adam gibi yönetemeyen sorumsuz yöneticilerdir. İktidar sahipleridir. Bu nedenle AKP Hükümeti ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan Reyhanlı’daki ölümlerin doğrudan sorumlusudur.

Başbakan PKK’lılar için ‘silah bırakmadan giderlerse bu iş olmaz’ demişti. PKK ise ‘ancak silahlı olarak çekiliriz’, dedi. Çözüm sürecinde iplerin hükümetin değil, PKK’nın elinde olduğu ortaya çıkınca Sayın Başbakan, gündemi değiştirmek için ‘Milli içkimiz ayran’ muhabbetine başlamıştır.
Reyhanlı patlamalarının ardından da acilen meclise ‘alkol yasası’ getirilerek gündem değiştirmeye çalışılmıştır. Ama Reyhanlı’nın acısı o kadar büyüktü ki ‘alkol’ tartışmaları gündemi değiştirmeye yetmezken hızır gibi Sosyalist Grup Başkanı Swoboda’nın Sn. Kılıçdaroğlu’nun Esat ile Erdoğan arasında ton farkı var sözlerine tepki vermesi olayı geldi.

Sosyalist Grup Başkanı Swoboda’nın, AKP tarafından sevinçle karşılanan ilk çıkışı bu değil. Hatırlarsanız; Referandum sırasında CHP’nin referandumda evet oyu kullanmasını da önererek AKP’yi çok sevindirmişti. Şimdi de Erdoğan’a toz kondurmayarak, onu ve AKP’lileri bir kez daha sevince boğdu.

Kim bu Swoboda?

Sosyalist gibi değil, AKP’li gibi davranarak CHP’ye karşı siyasi nezakete ve protokole aykırı husumetinin ve gerginliğinin nedeni ne?

Bu husumetin nedeni; CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun henüz Grup Başkan Vekili iken Swoboda’nın eşinin üst düzey yönetici olarak çalıştığı Siemens firmasının Türkiye’de dağıttığı rüşvetlere ilişkin 4 Ağustos 2008 tarihinde Başbakan Erdoğan’ın yazılı olarak yanıtlaması talebiyle verdiği soru önergesi ile 21 Nisan 2010 tarihinde aynı konuyla ilgili gerekli soruşturmaları açtırmadığı için Başbakan Erdoğan hakkında verilen gensoru!

1996-2006 dönemini kapsayan ve Münih Savcılığınca yürütülen soruşturmaların sonuçlarına göre tespit edilen yolsuzluğun boyutu 420 milyon avroyu aşmıştı. Swoboda’nın eşi Avusturya’nın eski Devlet Bakanı Brigette Ederer. Brigette Ederer aynı zamanda Siemens’in Türkiye’deki Telekom, rüzgar enerjisi ve nükleer alandaki yatırımlarından sorumluydu. Tıpkı; Deniz Feneri Davası’ndaki gibi yurt dışında mahkeme kararıyla tescillenen rüşvetin Türkiye ayağının da soruşturulması gerekirken, AKP iktidarı her tür yolsuzlukta olduğu gibi bunun da üstünü örtmeye kalktı. Rüşveti veren şirket; Swoboda’nın eşinin yöneticisi olduğu şirket, rüşveti kamufle edip üstüne örten ise AKP iktidarı olunca ortaya çıkan çıkar ittifakının sonuçlarıdır yaşananlar. CHP ise yolsuzluğun üstüne gidince Swoboda, eşinin yöneticisi olduğu şirketin rüşvet ve yolsuzluk dosyalarını gündeme getiren Kılıçdaroğlu’na bulunduğu makamla ve siyasi ahlakla bağdaşmayan, AKP’yi sevindirecek çıkışlarda bulunmayı hak bilmektedir.

Sosyalist Grup Başkanı Swoboda’nın çıkışı Başbakan dahil tüm AKP’lilerce olduğu gibi Sayın Tunç tarafından da gündem değiştirme konusunda bir olanak olarak değerlendirilmiş durumdadır. Sn. Tunç ‘CHP ve Genel Başkanı’nı yerin dibine batıran bu açıklamalar, CHP’nin içinde bulunduğu durumu açıkça gösteriyor’ derken sanırım Swoboda ile AKP ilişkisinin çok daha yüz kızartıcı olduğunu unutarak konuşmaktadır.

Çünkü yaşananlar, Swoboda’nın gerçek Sosyalist duruşundan değil, eşinin üst düzey yönetici olarak çalıştığı Siemens firmasının Türkiye’de dağıttığı rüşvetlere ilişkin gerekli soruşturmaları açmadığı için Sn. Kılıçdaroğlu’nun, Başbakan Erdoğan hakkında verdiği gensorudan kaynaklanmaktadır ve esas bu AKP’nin içinde bulunduğu yolsuzluklar çarkının durumunu açıkça göstermektedir.

Reyhanlı’da yaşanan kabul edilemez. Can kayıplarımızın vebali Sn Erdoğan ve Sayın Davutoğlu’nun boynunadır. Sorumsuz dış politika hevesleri ülkeyi hızla felakete götürmektedir.

Bartın Halkı, Sayın Tunç’tan; CHP ile ilgili bu beyanlar yerine, ÇED Toplantıları yeniden başlayan, Bartın’ın doğasını katledecek olan Amasra’ya termik santral yapılmasını engelleyeceği müjdesini beklemektedir.

iOS ve Android uyumlu cihazlarınızdan Bartın'daki önemli gelişmelerden anında haberdar olun.

Anahtar Kelimeler:
Swoboda
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
işte bu 5 yıl önce

rıza beyin bu açıklamasını bekliyordum... bende bugün konu ile ilgili araştırma yaptığımda bu olayın sadece türkiyede soruşturulmaması ve buna akp iktidarının engel olması manidardır... ben kişisel bir mevzudan dolayı rıza beyi sevmem de bulunduğu ortama da girmem... lakin bu yaptığı açıklama son derece yerinde ve doğru açıklamalardır... sayın tunç swoboda üzerinden chp ye vuracağına bu yolsuzluğu ve neden türkiyede soruşşturulmadığını ve bu bakanın kim olduğunu açıklasın... aynı şekilde tunç vekillere padişah hakları tanıyan yasa hakkında da konuşursa çok sevinirim... ama yemez... anca demogoji yapar... bu açıklamaya tek kelime karşılık vermez vereceği yanıt chp ile geçmiş iktidarlar ile ilgili olacaktır... yolsuzluk ile ilgili tek kelime açıklayamaz... tıpkı lafa gelince kul hakkı vss deyip süper vekil kanunu hakkında susmayı tercih ettiği gibi...

Avatar
Sevgi Türkoğlu 5 yıl önce

sayın vekili ayakta alkışlıyor ve sorduğu sorunun cv..ını bekliyorum..amasraya termik santral yapılmasına karşı girişilen eylemlerde neden sessiz durduklarını ve bizlerle bizim mücadelemizi vermediğini soruyorum sayın vekil tunça..bartın vekiliysen halkın sesini duyun önce....

Avatar
kapak olmus 5 yıl önce

cuk dıye oturmus kapak olmus