Çocuk Hakları Anayasal Güvenceye Kavuştu
AK Parti Bartın Milletvekili Yılmaz Tunç, TBMM’de yaptığı konuşmada, Çocuk Haklarının AK Parti iktidarları döneminde güçlendirildiğini belirterek, “Anayasa’mıza Çocukların korunması ile ilgili güvenceler, Çocukların her türlü istismardan korunması için gerekli olan Uluslararası sözleşmeler ve Ceza Kanunlarında istismarcılara verilecek cezalardaki artışlar, AK Parti döneminde gerçekleşti”  dedi.

Milletvekili Tunç, Türk Ceza Kanununda Çocuk İstismarına düzenleyen 103. Maddenin Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmesi nedeniyle yeniden düzenlenmesine ilişkin  maddenin görüşmeleri sırasında yaptığı konuşmada  şunları söyledi:

“Şimdi değerli milletvekilleri, tabii uzun süredir tartıştık Türk Ceza Kanunu'nun 103'üncü maddesini ve bu bağlamda geçici madde önergesini yaklaşık bir haftadır kamuoyunun gündeminde tartışıyoruz, Genel Kurulda ve komisyonlarda da ifade ettiğimiz hususlar oldu. Geçici madde önergesinin hangi maksatla verildiğini aslında hepimiz biliyoruz. Yani bunu farklı yönlere çekmenin hiçbir anlamı yok. Geçici madde önergesi şuydu: Henüz evlilik yaşına ulaşmamış akranlar arasında yaşları birbirine yakın -genelde şu anda bu sorunla baş başa kalanlar bu gençler- gençler arasındaki fiilî birliktelik daha sonra kamu davasına dönüşmüş, kamu davası devam ederken yasal evlilik yaşına ulaşılmış, yasal evlilik yaşına ulaşıldıktan sonra da resmî nikâh kıyılmış, aile kurumu kurulmuş, çoluk çocuk sahibi olunmuş, birden fazla çocuğu olanlar var ve daha sonra, yıllar sonra, belki beş altı yıl süren bir yargılamanın neticesinde sekiz yıl, on yıl hapis cezasıyla karşı karşıya kalınan bir durum söz konusu. Tabii, bu durumda aslında yargılamanın uzun sürmesi buradaki mağduriyetin en önemli sebeplerinden bir tanesi”

Milletvekili Tunç konuşmasının devamında; “Şimdi, iki görüş var: Komisyonda arkadaşlarımız gerek CHP'li gerek HDP'li arkadaşlarımızdan söyleyenler oldu hatta Lanzarote Sözleşmesi Avrupa Konseyi Çocukların Cinsel İstismara Karşı Korunmasına Dair Sözleşme, 2007'de Türkiye'nin imzaladığı sözleşme. Bu sözleşme de aslında bu gençleri sözleşme dışı bırakıyor; yani bu gençlerle alakalı da -o sözleşmeyi okuyan arkadaşlarımız varsa- sözleşme dışı bırakıyor. Yani, bu konu da, sözleşme dışı bırakması, akranlar arası ilişkinin, işte, çocuklar arası cinsel birlikteliğin serbest olup olmaması, o konu da tartışılabilir. Ancak bazı arkadaşlarımız, muhalefete mensup arkadaşlarımız: "Eğer gençler arası bir birliktelik olmuşsa, bunların yaşları tutmuyorsa evlilik yaşına, evlilikle ilgili bir problem yok zaten.", onların söylediğine göre. "Eğer bu gençler kendi rızalarıyla cinsel birliktelik yaşamışlarsa ve aralarında yaş farkı da yoksa, kızın, mağdurun yaşı 15'ten küçük de olsa burada bir cezalandırma olmaması gerekir." diyen arkadaşlarımız oldu, bu bir.  Bunu biz söylemiyoruz, bunu diyen muhalefete mensup arkadaşlarımız. Biz de diyoruz ki: "Bu fiilî birliktelik, eğer yaşlar büyümüş, resmî evlilik yaşına ulaşılmışsa ve aile kurumu kurulmuş, çocuk doğmuş, bir zorlama yok, kendi istekleriyle evlenmişlerse, bu durumda, bu toplumsal sorunu çözelim." diyoruz. Şimdi, bakın, iki görüş var:  Bir: "Fiili birliktelik resmî nikah olmasa da cezalandırılmasın." diyen var ama "Resmî nikah olmuşsa bu sorun geçici de olsa çözülmelidir." diyen bir görüş var. Şimdi biz, milletvekilleri olarak Adalet Komisyonunda da konuştuk.  Adalet Komisyonu üyeleri olarak, hukukçular olarak bu iki görüşü bir araya getirip Anayasa Mahkemesinin de gerekçesini göz önünde bulundurarak eğer çözemiyorsak o zaman toplum bize "Görevinizi yapmıyorsunuz." der.” Şeklinde konuştu.

Milletvekili Tunç, Anayasa Mahkemesi’nin 103'üncü maddenin ilgili fıkralarını iptal ederken şu gerekçeleri sıraladığını belirterek;  "Failin yaşına bakın." dedi. Yani "Faalin yaşının küçük olmasına dikkat edin, mağdurun yaşına dikkat edin, bunların yaş farklarının olup olmadığına dikkat edin." dedi. Bir de "Bu fiilî birlikteliğin resmî evliliğe dönüşüp dönüşmediğine bakın." dedi. Şimdi, biz iktidar olarak, Adalet Bakanlığı, Adalet Komisyonu, Anayasa Mahkemesinin fiilî birlikteliğin resmî evliliğe dönüşmesiyle ilgili görüşüne katılıp kalıcı bir düzenleme yapabilirdik ama yapmadık. Niye? "Küçük yaşta evliliklere sıcak bakmadığımızı" söyledik. Çocuklarımızı korumamız lazım. 18 yaşından önce evlenmesinler; çocuklarımız gelişsin, okusunlar, belli bir meslek sahibi olsunlar. Çocuklarımız bizim geleceğimiz onları koruyalım. Onları korumayı sadece anne babalara değil, sadece anne babalara bırakmayalım. Evet, onların birinci görevi ama devlet olarak da çocukları koruyucu tedbirler alalım. Bu anlamda Anayasa Mahkemesinin o görüşüne katılmadık. Nedir? Şu anda toplumsal bir problem hâline gelmiş mi? Bunu bir geçici madde önergesiyle çözmeye çalıştık.” Dedi.

Bu madde farklı şekilde, yine tartışılarak bu sorunu çözecek noktaya gelinebilirdi diyen Milletvekili Tunç; “burada mağdurun yaşıyla ilgili bir kriter getirilebilirdi. 60 yaşındaki kişiyle 12 yaşındaki kişi örneği verildi burada. Ona yol açılmaması için faalin yaşıyla ilgili bir kriter getirilebilirdi, bir gençlik çağı getirilebilirdi ve yine burada mahkemelere bir takdir yetkisi bırakan bir sosyal inceleme raporu; bu aile kurumu gerçekten zoraki mi kurulmuş, kadının rızası var mı yok mu, bir tecavüzle mi başlamış bu noktada bir sosyal inceleme raporu zorunluluğu getirip yine de hâkime hükmün açıklanmasının geri bırakılmasıyla alakalı takdir yetkisi verilebilirdi.  Bakın, yani bu sorunu birlikte çözmemiz gerekirdi. Bu sorun yine karşımıza gelecek.” Dedi.

Çocuk haklarıyla alakalı en son suçlayacağınız parti AK PARTİ'dir diyen Milletvekili Tunç; “Çocuk hakları, değerli milletvekilleri, Anayasa'mızda yoktu, Anayasa'mızda çocuk hakları yoktu. Anayasa'mıza çocuk hakları ne zaman girdi? 2010 Anayasa değişikliğiyle girdi. Pozitif ayrımcılıkla ilgili, çocukları Anayasa 10'uncu maddeye koyduk. Aynı zamanda, Anayasa'mızın 41'inci maddesinde de "Ailenin Korunması" başlıklı bir madde vardı, o maddeyi de "Ailenin Korunması ve Çocuk Hakları" olarak değiştirdik ve o maddeye devletin çocuklara yönelik her türlü istismarı önleme noktasında görevi olduğunu anayasal olarak hatırlattık. Bu, ilk kez AK PARTİ döneminde girdi. 2005 yılında Çocuk Koruma Kanunu AK PARTİ döneminde girdi. Çocuklarımızı koruyucu tedbirler, özellikle uluslararası sözleşmelerin imzalanması noktasında imzalamadığımız hiçbir çocuk hakları belgesi kalmadı.” Dedi.

Milletvekili Tunç, AK Parti döneminde Çocuklara yönelik istismar suçlarının cezalarını artırdıklarını belirterek, “Bakın, çocuklara yönelik cinsel istismar suçları AK PARTİ'den önce beş yıldan başlıyordu; 2008'de sekiz yıldan başlattık; bununla yetinmedik, 2014'te on altı yıla çıkardık. Şimdi, bu görüştüğümüz kanunla, eğer mağdur 12 yaşın altındaysa, daha küçükse onun cezası on altı değil on sekizden başlasın diyoruz. Avrupa ülkelerine baktığımız zaman, ortalamanın bunun çok daha altında olduğun görüyoruz. Yani, bu konuda çok hassas olduğumuzu belirtiyoruz ve cezaları da artırdık. Şimdi, bu cezaların artışı elbette ki farklı sorunları da beraberinde getirdi. Onun için, çocuk haklarıyla ilgili geniş bir paketi hep beraber ele almamız lazım. Bir kere, Mecliste çocuk haklarıyla ilgili daimî bir komisyon kurulması lazım, yasama süreçlerinde çocuğun üstün yararını gözetecek bir mekanizmayı hep beraber bu Mecliste oluşturmamız lazım” şeklinde konuştu.
iOS ve Android uyumlu cihazlarınızdan Bartın'daki önemli gelişmelerden anında haberdar olun.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.