Çocuk İstismarına Karşı Kimyasal Hadım

AK Parti Bartın Milletvekili TBMM Çocuk İstismarını Araştırma Komisyonu Başkanı Yılmaz Tunç, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulunda komisyonun raporu hakkında konuşma yaptı. Tunç konuşmasında, Komisyonun Çocuk istismarı konusunda geniş bir araştırma yaptığını ve alınması gereken tedbirlerle ilgili olarak önemli önerilerde bulunduklarını söyledi.

Çocuklarımız korunması gereken en savunmasız toplum kesimi

Meclis Araştırma Komisyonunun başta cinsel istismar olmak üzere çocuklara yönelik her türlü istismarın araştırılması ve alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla kurulduğunu belirten Milletvekili Tunç; “Çocukların korunması konusu gerçekten hepimizin hassas olduğu bir konu çünkü çocuklarımız bizim geleceğimiz, geleceğimizi garanti altına alabilmemiz için de onları tüm kötülüklerden korumamız gerekiyor. Çünkü onlar dışarıdan gelecek tehditlere, kötülüklere karşı en savunmasız toplum kesimi. Bundan dolayı, çocuklarımız üzerinde çok hassas durmalıyız.” Dedi.

Anayasa’mızda çocuk haklarıyla ilgili önemli düzenlemeler yaptık

Milletvekili Tunç; “En son geçen yıl imzaladığımız uluslararası sözleşmeyle beraber şu anda çocuk hakları, çocukların istismardan korunmasıyla ilgili Avrupa Konseyi Lanzarote sözleşmesi başta olmak üzere, tüm uluslararası sözleşmelerde, Türkiye’nin imzası var. Son on beş yıla baktığımız zaman AK Parti iktidarlarında, bu sözleşmelerin uygulanması ve Anayasa’mızda çocuk haklarıyla ilgili düzenlemeler, yine mevzuatımızda Çocuk Koruma Kanunu, Türk Ceza Kanunu’nda çocukları korumaya yönelik düzenlemelerin de hep son on beş yıla denk geldiğini, AK Parti iktidarlarında bunların hayata geçtiğini söylemek mümkün. Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi’ni 1990 yılında imzalamıştık. O tarihten bu yana da, özellikle 2000’li yıllarda çocukların korunmasına yönelik Birleşmiş Milletler sözleşmesinin birçok hükmünün icrasına yönelik uygulamalar gerçekleştirildi” şeklinde konuştu

Komisyonun amacı gerekli tedbirleri almak

Komisyon tarafından gerekli araştırmaların yapıldığını belirten Milletvekili Tunç, konuşmasının devamında şu ifadeleri kullandı; “2010 yılında Anayasa’mıza çocukların korunması hususu girdi. 2004 yılından itibaren de Mecliste yine çocukların korunmasına ilişkin, gerek uyuşturucudan korunması gerek eğitim gören çocukların korunmasıyla ilgili, her türlü kötü alışkanlıklardan çocukları korumayla ilgili çeşitli komisyonlar kuruldu ve en son da başta cinsel istismar olmak üzere çocuklara yönelik her türlü istismarın -fiziksel olabilir, çocukların ihmali olabilir bütün istismar çeşitleriyle alakalı araştırılması ve alınması gereken tedbirlerle ilgili komisyonumuz kuruldu. dedi.

Cumhurbaşkanımız konunun üzerine hassasiyetle yaklaştıklarını vurguladı

Çocuk istismarının önlenmesi noktasında ne gerekiyorsa yapmamız gerektiğini belirten Milletvekili Tunç, “Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın konunun üzerine hassasiyetle durmaktadır, bu amaçla da Sayın Başbakan Yardımcımız Recep Akdağ Başkanlığında 6 bakandan oluşan bir komisyon kuruldu, bu komisyon da ayrıca bir eylem planı anlamında çalışmasını sürdürecek ”dedi.

Kapsamlı bir çalışma neticesinde tespitlerimizi rapora yansıttık

Milletvekili Tunç, “İktidarıyla muhalefetiyle önerilen tüm uzmanları, gerek üniversitelerimizden gerek barolarımızdan gerek çocuk haklarıyla ilgilenen sivil toplum kuruluşlarından çok sayıda uzmanı Komisyonumuza davet ettik. UNICEF’ten, Uluslararası Çalışma Örgütünden temsilciler geldi. Hatta yurt dışında çocuk istismarıyla ilgili akademik çalışma yapan ve dünyaca ünlü profesörlerimizi internet kanalıyla görüntülü olarak Komisyonda dinledik ve tüm bu çalışmalar ışığında raporumuzu hazırladık. Ayrıca, üniversitelerin ve baroların çocuk hakları merkezlerine, tüm bunlara yazılar yazdık, sivil toplum kuruluşlarına da yazdık ve dedik ki: “Bizlere çocuk istismarı ve diğer çocuk istismarı çeşitleriyle ilgili olarak bunların sebepleri, önlenmesi noktasındaki görüşlerinizi iletin.” ve oralardan gelen 52 adet rapor oldu. Hemen hemen tamamına yakını gönderdi, barolarımız da gönderdi. Ben Komisyonumuza katkı sunan tüm milletvekillerimize, uzmanlarımıza, üniversitelerimize, barolarımıza, çocuk haklarıyla ilgili çalışan derneklerimize, sivil toplum kuruluşlarımıza katkılarından dolayı çok çok teşekkür ediyorum.” Dedi.

Mevzuatımızda yapılması gerekli değişiklikler

Avrupa ülkelerindeki, mukayeseli hukuktaki ceza miktarlarına baktığımız zaman alt sınırın sekiz yıldan başladığını görüyoruz ama bizde şu anda alt sınır on sekiz yıldan başlıyor. Tabii, Ceza Kanunu’muzda düzenlenmesi gereken diğer hususlarla ilgili de raporumuzda önerilerimiz mevcut. Özellikle Türk Ceza Kanunu’nda çocuk istismarı suçuna verilecek cezalarda istismar eden ile mağdur arasındaki yaş farkının da gözetilmesi gerektiğini önerdik, mağdur ile fail arasındaki yaş farkı arttıkça cezada da kademeli bir artış olmalıdır dedik. Yeni yasal düzenleme gelecek, tabii, bu konuda da inşallah raporumuzdaki bu teklif dikkate alınacaktır. Çocuk pornografisine bilerek erişim sağlanması suç olarak tanımlanmalı ve Türk Ceza Kanunu’nda bu yönde düzenleme yapılmalıdır dedik

Tüm yurtların ruhsatları Millî Eğitim Bakanlığı tarafından verilecek

Milletvekili Tunç; “raporun detayında eğitimle ilgili önemli tedbirler var. Eğitimle ilgili, özellikle çocuk istismarına yönelik, çocuk istismarı tehdidi olan yerler, yurtlar, okullar, özellikle özel yurtlar. Çünkü komisyonun kurulma aşaması bir özel yurttan ortaya çıkan olaydan sonra meydana geldi ve burada “Tüm yurtların ruhsatlarının verilmesi, denetimi, hepsi Millî Eğitim Bakanlığına verilsin.” önerimiz vardı, bizim bu önerimiz gerçekleşti. 2 Aralık 2016 tarihinde 6764 sayılı Kanun’la 652 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 13’üncü maddesinin 2’nci fıkrasına eklenen maddeyle artık Türkiye'de özel ya da kamu, tüm yurtların ruhsatları Millî Eğitim Bakanlığı tarafından verilecek ve Millî Eğitim Bakanlığı tarafından da denetlenecek.” Şeklinde konuştu.

Çocuk İstismarında Suç istatistikleri oranları

Tüm dünyada önemli bir sorun olan özellikle Avrupa ülkelerinde ve Amerika’da, Türkiye’den çok daha fazla Çocuk istismarının gerçekleştiği bilinirken, Türkiye’de son 15 yılda Çocuklara yönelik istismar olaylarının yüzde 700 arttığı yönündeki beyanların da doğru olmadığını belirten Milletvekili Tunç; “2005 yılından önce Türk Ceza Kanununa göre çocuklara yönelik işlense dahi sarkıntılık, ırza tasaddi olarak istatistiklere giren suçlar, yeni sistemde Cinsel istismar olarak istatistiklere girmeye başlamış, ayrıca, 2008-2010 yılları arasında UYAP bilişim sistemine geçiş nedeniyle dava bazlı istatistikten (dosyadaki en ağır suçun sayılması) suç bazlı istatistiğe (dosyadaki suçların tamamının ayrı ayrı sayılması) geçilmesi nedeniyle, Çocuk istismarının boyutlarını gösterecek asıl karşılaştırma 2002-2008 yılları arasında ve 2010-2017 yılları arasında yapılmalıdır. 2002 yılında dava sayısı 4988, 2008 yılında ise 4061’dir. UYAP sistemi değişikliği sonrasında ise 2010 yılında açılan dava sayısı 16.135, 2017 yılında ise 16.348’dir. Görüldüğü üzere karşılaştırma doğru yapıldığında açılan dava sayılarının her yıl ortalama birbirine yakın olduğu görülmekte, iddia edildiği gibi yüzde 700 gibi bir artışın olmadığı görülmektedir. 2010 yılında verilen mahkumiyet kararı sayısı 4651 iken, 2017 yılında mahkumiyet sayısının 13.396’ya yükselmesi, açılan dava sayısı birbirine yakın olmasına rağmen, mahkumiyet sayısında 3 kat artış olması, yargının da bu konuda duyarlılığının arttığının bir göstergesidir.” Dedi.

Kimyasal Hadım ile ilgili yeni bir düzenleme yapılacak

Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Kanunun 108. Maddesinde yapılan değişiklik ve bu değişikliğe dayanılarak çıkartılan ‘Kimyasal Kastrasyon’ olarak bilinen tıbbi tedaviye ilişkin usul ve esasları düzenleyen yönetmeliğin yürütmesi Danıştay kararı ile durdurulduğunu belirten Milletvekili Tunç, “Danıştay Kararında belirtilen “tedavi”den ne anlaşılması gerektiğinin kanunda açıkça düzenlenmediği, vücut bütünlüğüne yönelik düzenlemelerin ancak kanunla düzenlenebileceği gerekçeleri karşısında, yapılacak değişiklikle “tıbbi tedavi”nin neyi kapsadığı 108. Maddede açıklanmalıdır. Cinsel istismar suçunu işleyen sanıkların cinsel dürtülerinin azaltılmasına ve bir daha aynı suçu işlememeleri için kimyasal kastrasyon ABD ve Avrupa ülkeleri başta olmak üzere çok sayıda ülkede uygulanmaktadır. Bu yöntemin uygulanabilmesi için sağlık kurulu raporu ve ardından mahkeme kararı gerekecektir. Bu bir tedavi yöntemi olup, sadece psikiyatrik veya farmakolojik tedaviyi kapsamaktadır. Ayrıca, Cinsel dokunulmazlığa karşı suçlardan hükümlü olanlara uygulanacak tedavi ve diğer yükümlülüklerin uygulanması için infaz ve denetim süreleri bittikten sonra da uygulama yapılabilecek şekilde düzenleme yapılmalıdır.” Dedi.

iOS ve Android uyumlu cihazlarınızdan Bartın'daki önemli gelişmelerden anında haberdar olun.

Anahtar Kelimeler:
TBMM
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.