Diktatörlük İddialarının İçi Boş

AK Parti Bartın Milletvekili Yılmaz Tunç, Cumhurbaşkanlığı Sistemini içeren Anayasa değişikliğinin TBMM’deki görüşmeleri sırasında söz alarak yaptığı konuşmada, Muhalefet partileri CHP ve HDP’nin Cumhurbaşkanlığı sisteminin diktatörlüğe yol açacağına ilişkin eleştirilerine cevap vererek, bu eleştirilerin hiçbir geçerliliği yok dedi.

Milletvekili Tunç, Anayasa değişikliği teklifine baktığımızda yapılan değişikliklerle Sorumsuz olan bir Cumhurbaşkanı yerine Millete karşı siyasi, TBMM’ye karşı Cezai sorumluluğu olan bir Cumhurbaşkanı öngörüldüğünü belirterek, “CHP ve HDP kasıtlı olarak bir algı oluşturmaya çalışmakta ancak bu algının oluşmasında başarılı olamayacaklar, çünkü bu sistemin ne getirdiğini referandum süresi içerisinde de milletimize anlatacağız” dedi.

Milletvekili Tunç, görüşmeler sırasında soru-cevap bölümünde söz alarak Adalet Bakanı Bekir Bozdağ’a şu soruları yöneltti: “Sayın Bakanım, beş yıl için seçimle gelen, 2 defadan fazla seçilemeyen bir kişi nasıl diktatör olabilir? Cezai sorumluluğu olmayan bir cumhurbaşkanı yerine, millete karşı siyasi sorumluluğu olan, Türkiye Büyük Millet Meclisine karşı cezai sorumluluk getirilen bir sistemde diktatörlük mümkün müdür? Türkiye Büyük Millet Meclisinin Cumhurbaşkanlığı seçimlerini yenileyerek görevine son verebildiği bir yönetim sisteminde diktatörlük olabilir mi? Kanun teklif edemeyen, kanuna aykırı kararname çıkaramayan, bütçenin onaylanmasında yasamaya muhtaç olan, yaptığı işlemler yargı denetimine tabi bir cumhurbaşkanının diktatör olacağını iddia etmek milletin aklıyla alay etmek değil de nedir?” dedi.

Bekir Bozdağ da sorulara verdiği cevapta şunları söyledi: “Cumhurbaşkanlığı sistemine "diktatörlük" demek, "tek adamlık" demek esasında bu teklife yapılan açık bir iftiradır hem de abartmalı bir iftiradır. Ben geçen de söyledim, bir kez daha söylüyorum: Bu millet sizden de akıllı, bizden de akıllı; neyin diktatörlük, tek adamlık olduğunu, neyin de demokrasiye, hukuk devletine uygun olduğunu daha iyi bilecek, daha iyi tartacak ve sonuçta kararını verecek. Şimdi, diktatörlükten, tek adamlıktan bahsettiğiniz yerde yasama, yürütme, yargı kuvvetlerinin tek elde toplandığını herhâlde kastediyorsunuz. Peki, şimdi bu teklif neyi getiriyor? Yasamayı ayırıyor, yürütmeyi ayırıyor hem de birbirinden tam ayırıyor ve birbirine karşı bağımsız hâle getiriyor. Nasıl diktatörlük olacak? Seçim oluyor; beş yılda bir seçim olacak, rekabetçi seçim olacak, serbest seçim olacak, halkın iradesiyle seçilecek. Halkın iradesiyle beş yılda seçime giden bir diktatör dünyanın neresinde var, böyle bir şey olur mu? Serbest seçimler, demokratik seçimler, rekabetçi seçimler olacak. Kazandığı zaman beş yıl, bir daha kazandı, azami on yıl; on yıldan sonra bir daha aday olamayacak. Dünyada böyle bir örnek var mı? Yok. Yasama yetkisi elinde mi? "Diktatör" dediğin temel haklarla ilgili düzenleme yapabilir, yasama yetkisi olur elinde, siyasi haklar, ödevlerle ilgili yapar, yasamayla ilgili yapar, yargıyla ilgili yapar. Bu teklifin neresinde temel haklarla ilgili, siyasi haklarla ilgili, yargıyla ilgili, yasamayla ilgili Cumhurbaşkanına düzenleme yetkisi veriyor, var mı böyle bir şey? Diktatörlerin nerede eylem ve işlemlerine karşı yargı yolu açıktır? Şu anda, Cumhurbaşkanının her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunu açıyor. Dünyanın neresinde böyle bir diktatör var?  Cumhurbaşkanı eğer diktatörlüğe yeltenirse, o zaman Meclisin seçimleri yenileme kararı vardır. Dünyanın neresinde diktatörlerin görevine Meclis seçim kararı alarak son verebiliyor? Böyle bir şey var mı? Cumhurbaşkanlığı kararnamesi çıkıyor, onu denetleme yetkisi de Meclise ait, Meclis çıkaracağı kanunla o kararnameyi de çöpe atabilir. Dünyanın neresinde böyle bir şey var? Meclis ayrı, yürütme ayrı, ayrı ayrı seçiliyor ve egemenlik millete ait, doğru ve tartışmasız ama millet sadece bugün yasamayı seçiyor, biz yürütmeyi de doğrudan seç diye getiriyoruz. Bunun neresi diktatörlükle alakalıdır? Tam demokrasiyle alakalıdır, millî egemenliğe tam değerini vermekle alakalıdır. Bunları birbiriyle karıştırmayalım.”

ANKET: Cumhurbaşkanlığı Sistemine EVET mi HAYIR mı?
iOS ve Android uyumlu cihazlarınızdan Bartın'daki önemli gelişmelerden anında haberdar olun.
Anahtar Kelimeler:
CumhurbaşkanlığıAnayasa
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Abdullah 2 ay önce

sayın vekilim! sahi siz avukattınız değil mi. avukatlar inanmasalarda savunurlar . 56 yıllık hayatımda ben bir toplumu bu kadar gergin, bu kadar maddi sıkıntılı ,bu kadar stresli görmedim bu gün söylenen ler yarın yalanlanıyor. yarına kimsenin güveni yok eminim ki siz bile bu kadar korkulu hiç yaşamamışsınızdır. insan rahat tweeter a giremiyor acaba tutuklarlar mı . rahat yazı yazamıyor ve siz çıkmış diktatörlük içi boş diyorsunuz . sayın vekilim bırakın bu boş lafları . bir gün hepimiz öleceğiz ve bilinki hepimiz haşrolacağız ve oğün hesap bu günün diktatörlerine verilen hesaptan daha ağır olacak.

Avatar
Ozan K. 2 ay önce

Abdullah ne güzel özetlemiş dün meydanlarda geç vakitlere kadar bende bekledim . Bu gün bakıyorum ki yarası olan gocunur misali bütün avukatlar mesai yapıyor. Ağalar merak etmeyin başkanlığı alacaksınız. Ama yarın çocuklarınızın ve torunlarınızın karşısında iki büklüm keşke kraldan çok kralcı olmasaydım deyip o kadar insanın ölmesinde meğersem nasıl vebal taşıyormuşuz diyeceksiniz. Bende Lokman Hekimin sözüyle bitireyim. Ölürken oğullarına iki önemli nasihat verir . 1. ALLAH VAR 2. BİR GÜN MUTLAKA ÖLECEĞİZ