Ergenekon İle 17/25 Savcıları Aynı Kişilerdi
AK Parti Bartın Milletvekili Yılmaz Tunç, HDP’nin Ergenekon Davasının adli ve siyasi boyutlarının araştırılması için verdiği grup önerisi hakkında TBMM’de bir konuşma yaparak, “Ergenekon Soruşturmasının Savcıları ile 17/25 Aralık soruşturmasının savcılarının aynı olduğunu ve bu davaları yürüten yargı mensuplarının yargılama saiki ile değil başka bir amaçla hareket ettikleri ortaya çıkmıştır.” Dedi.

HDP, Danışma Kurulu toplanamadığı için Ergenekon Davası sürecinde yaşanan mağduriyetlere yönelik araştırma önergesinin bugün görüşülmesini, grup önerisi olarak TBMM Genel Kurulu gündemine getirdi. 

AK PARTİ Bartın Milletvekili Yılmaz Tunç, öneri aleyhinde yaptığı konuşmada, kararın Yargıtay tarafından bozulduğunu, dosyanın yerel mahkemeye gönderileceğini, yerel mahkemenin karar vereceğini söyledi.

Ergenekon Davası'nın görülen bir dava olduğuna işaret eden Tunç, Anayasa'nın 138. maddesine göre, görülen davayla ilgili TBMM'de soru sorulamayacağını, görüşme yapılamayacağını anımsattı. Tunç, dava kesinleşmediği için önergenin, Anayasanın 138. maddesi gereğince gündeme alınmaması gerektiğini ifade etti.

Tunç, Türkiye'nin, çok yakın tarihe kadar askeri darbe ve vesayetin konuşulduğu bir ülke olduğunu kaydederek, "Ergenekon Davası devam ederken sanıkların uzun tutukluluk süreleri gündeme gelmiştir. Bunu çözen, Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru hakkını getiren AK PARTİ iktidarıdır. HSYK yapısını değiştirmeseydik, bugün Ergenekon Davasında bırakın bozmayı, onama için talimat bekleyen hakimleri görecektiniz." diye konuştu. 

Milletvekili Tunç Konuşmasında şunları söyledi: “Ergenekon davası hepinizin de bildiği gibi Yargıtay tarafından bozulmuştur. Bozma kararı doğrultusunda dosya yerel mahkemeye gönderilecek ve yerel mahkeme Yargıtay kararıyla ilgili olarak bir karar verecek. İki ihtimal var; ya Yargıtay kararına uyacak ya da Yargıtay kararına uymayıp eski kararında direnecek. Tabii, bunun, yerel mahkemenin vereceği kararın, bizim şu aşamada bu kürsüden, ne şekilde olacağını söylememiz hukuken mümkün değil. Tabii, şu anda Ergenekon davası, bu açıdan baktığımız zaman, görülmekte olan bir dava. Anayasa'mızın 138'inci maddesi, görülmekte olan bir davayla ilgili olarak Türkiye Büyük Millet Meclisinde soru sorulamayacağını, görüşme yapılamayacağını amir, bunu hepimiz biliyoruz. Ancak, aslında kesinleşmemiş bir dava olduğu için bu önerinin Anayasa 138 gereğince gündeme alınamaması gerekir ancak şu anda gündeme alınıp alınmamasını zaten konuşuyoruz, orada da hukuken bir mahzur yok. Bu davayla ilgili Yargıtay kararı verdikten sonra epey görüşler sarf edildi; bu Mecliste de, Genel Kurulda da görüşlerini açıklayanlar oldu. 2007 yılında İstanbul Ümraniye'de bir gecekonduda el bombalarının ele geçirilmesiyle başlayan Ergenekon davası tam dokuz yıl sürdü. Davanın temyiz incelemesini yapan Yargıtay 16. Ceza Dairesi yerel mahkeme kararını, hem esastan bozdu hem usulden bozdu. Şimdi, bozma sebeplerine baktığımız zaman Adil yargılanma ilkesinin ihlal edildiği, delillerin toplanmasında hukuka aykırılıkların bulunduğu, tanıkların dinlenmesinde, dijital verilerin incelenmesinde hukuka aykırılıklar bulunduğu, terör örgütü kabulünde yeterli kanaatin oluşmadığı, fiilî ve hukuki irtibat bulunmayan davaların birleştirilmesinin hukuka aykırı olduğu, birleştirilen Danıştay saldırısı davasının ayrılması gerektiği, eski Genelkurmay Başkanının Yüce Divanda yargılanması gerekirken yerel mahkemede yargılanmasının bozma sebebi olduğu ve başka bozma sebepleri de var ama ana hatlarıyla bozma sebepleri bunlar.”

Milletvekili Tunç konuşmasında; “Ülkemiz çok partili sisteme geçtikten sonra çeşitli darbe girişimleriyle karşılaşmıştır. 1960 darbesi, 1971 muhtırası, 1980 darbesi, 28 Şubat postmodern darbesi, 27 Nisan bildirisi -bugün 27 Nisan, tam yıl dönümündeyiz- ve çok sayıda darbe teşebbüsü ülkemizde gerçekleşmiştir. Hepimizin mutabık olduğu bir gerçek vardır ki Türkiye çok yakın tarihe kadar askerî darbelerin ve askerî vesayetin konuşulduğu bir ülkedir. AK PARTİ kurulduktan ve iktidara geldikten sonra darbe girişimleri hep konuşuldu; bildiriler, parti kapatma davaları ülkemizin gündeminde hep yer aldı. 2007 yılında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca başlatılan ve adına da "Ergenekon davası" denilen soruşturma ve kovuşturmalar hakkında bugüne kadar herkes değişik görüşler ifade etti. Bu davada 23 ayrı iddianame birleştirilerek 270 civarında sanık yargılandı. Darbe teşebbüsünde bulunanların ilk kez yargı önünde hesap veriyor olması, bu davalara olan kamuoyu desteğini de beraberinde getirdi. Hatta davaya değişik kesimlerden müdahillik talepleri oldu. Cumhuriyet Halk Partisinden şu anda milletvekili olan Sayın Sezgin Tanrıkulu sizin Genel Başkan Yardımcınız ve bu davaya müdahale talebinde bulundu. Yine, Cumhuriyet Halk Partisinin şu andaki milletvekili Sayın Selina Doğan'ın eşi müdahil avukatı olarak bu davada yer aldı. Yine, bu seçimlerde Cumhuriyet Halk Partisinden milletvekili adayı olan Sayın Ali Balkız bu davaya müdahale talebinde bulundu. Alevi Bektaşi dernekleri federasyonları, Çağdaş Hukukçular Derneği gibi çok sayıda kişi ve STK'lar da bu davaya müdahale dilekçesi verdiler” şeklinde konuştu.

Davanın uzun sürmesi, birbirleriyle ilgisi olmayan olaylar arasında irtibat kurularak aynı dava kapsamına alınması ve dava sırasında adil yargılanma ilkesini ihlal eden olayların gerçekleşmesi, başlangıçta kamuoyu desteği olan bu davanın sulandırıldığı ve amacından saptırıldığı izlenimini herkeste uyandırdı diyen Milletvekili Tunç; “Dava dosyasında birtakım suçlar ve suçlular vardır. Ancak, davanın görülmesi sırasındaki hukuk ihlalleri bu suçları ve suçluları gölgede bırakmış, yargılamayı yapanlar darbecileri yargılama saikinden ayrılarak farklı bir saikle hareket etmeye başlamışlardır. Dava devam ederken sanıkların uzun tutukluluk süreleri gündeme gelmiştir. Bakın, o mağdurlardan karşımızda oturanlar var, Sayın Balbay bizi dinliyor. Uzun tutukluluk süreleri gündeme geldiğinde bunu çözen de yine AK PARTİ iktidarı olmuştur. O teklifi buraya sunduğumuzda yine biz muhalefetin "hayır" kampanyasıyla karşı karşıya kaldık. Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru hakkını getiren AK PARTİ iktidarıdır. Ama muhalefet, bireysel başvuru hakkı getirilmesin diye meydan meydan dolaşıp "Anayasa değişikliğine hayır" kampanyası yapmıştır. Genelkurmay Başkanının Yüce Divanda yargılanabileceğine ilişkin Anayasa değişikliğini yine AK PARTİ iktidarı yapmıştır. Bakın, bu yargılamayı yapan yargı mensuplarıyla ilgili olarak şikayetleri HSYK hiç gündeme almamıştır, değerlendirmemiştir. O HSYK'nın yapısını değiştiren -benim imzamla buraya teklifi getirdik- teklifi getirdiğimizde siz kıyameti kopardınız, kıyameti; en çok Cumhuriyet Halk Partisi itiraz etti. (AK PARTİ sıralarından alkışlar) Ve Hâkimler Savcılar Yüksek Kurulunun o yapısını değiştirmemiş olsaydık, bugün, Ergenekon davasında bırakın bozmayı, onama için talimat bekleyen hâkimleri görecektiniz. İşte bu HSYK yapısındaki değişikliğine karşı gelmekle Bakın, aslında özür dilemeniz lazım. Yani "Niye karşı geldik biz bunlara?" demeniz lazım. Bakın, özel yetkili mahkemelerin kaldırılmasıyla ilgili yasa teklifi…Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine getirildiğinde yine karşı çıkan siz oldunuz, AK PARTİ'nin oylarıyla geçti. Bakın, o dinleme, delillerle alakalı…birtakım düzenlemeler burada yapılırken, gece saat 4.30'a kadar burada o yasanın görüşmelerini gerçekleştirdik. Sadece AK PARTİ'li milletvekillerinin oylarıyla o yasa kabul edilmiştir.” Dedi.

Milletvekili Tunç; “Şimdi, şunu söylüyorsunuz: Sayın Cumhurbaşkanımız, o dönemin Başbakanı "Bu davanın savcısıydı." diyorsunuz. E, siz de "Avukatıydık." dediniz. Ve bakın, Sayın Cumhurbaşkanımız, o dönemin Başbakanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan ne dedi biliyor musunuz? Sayın İlker Başbuğ tutuklandığında "Sayın İlker Başbuğ'a 'terör örgütü mensubu' demek ciddi bir yanlıştır, bu affedilemez. Şu anda bulundukları makam itibarıyla kendilerini sağlamda görseler bile tarih onları affetmez. Türk Silahlı Kuvvetleri terör örgütü değildir." demiştir.” Şeklinde konuştu.

Değerli milletvekilleri, Ergenekon soruşturması ile 17-25 Aralık soruşturmasını başlatan savcılar aynı savcılardır. Ergenekon soruşturmasını sürdürürken bu savcılarla ilgili söylediklerinize bir bakıyoruz, 17-25 Aralık soruşturmasını başlattıklarında, "Bu savcılar, devlette tecrübeli savcılardır, bunlar yalan söylemez." diyen bir Ana Muhalefetin Genel Başkanını gördü bu Türkiye. Bu çifte standarttan kurtulalım. Bakın, nasıl Ergenekon'da deliller hukuka aykırı olarak toplanmışsa 17-25'te de aynı şekilde toplanmıştır. Hukuka aykırı delillerle soruşturma, birbirleriyle irtibatı olmayan olaylar bir araya getirilerek yargılama saikiyle değil de farklı bir saikle hareket eden bir paralel devlet yapılanmasını Türkiye bu davalar sonunda görmüştür.

Milletvekili Tunç; “Evet, bu davalar kesinleştikten sonra, devlet içerisinde yapılanma…paralel devlet yapılanmasıyla ilgili elbette ki burada önergeler verilebilecektir…ve bu önergeler, dava kesinleştikten sonra da Meclisin gündemine alınacaktır diyor…bu duygu ve düşüncelerle Genel Kurulu saygılarımla selamlıyorum.” Dedi.

CHP’li Milletvekillerinin sataşmaları üzerine yeniden söz alan Milletvekili Tunç şunları söyledi; “Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bakın, benim konuşmam açık, Ergenekon davasıyla ilgili görüşlerimi ifade ettim ve kararı değerlendirdim, hem Yargıtay kararını hem yerel mahkeme kararını; bu davanın başlangıcındaki kamuoyu desteğinin nereden ileri geldiğini, bunu söyledim ve ardından da Yargıtayın bozma gerekçelerini sizlere açıkladım ve daha sonra da 17-25 Aralık, sizin sürekli arkasında durduğunuz bu soruşturma ile Ergenekon'u yürüten yargı mensuplarının aynı kişiler olduğunu ifade ettim. Ancak burada gelip benim sözlerimi çarpıtarak, hiç bunların bir tanesine değinmeden sadece demagoji yapıyorsunuz. Bakın, bu davalardaki gerçek ortaya çıktıktan sonra AK PARTİ olarak biz on yıllık uzun tutukluluk süresini beş yıla indirmedik mi?  Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru hakkı olmasaydı, o on yıllık uzun tutukluluk süresi beş yıla inmeseydi Sayın Haberal, Sayın Balbay, Sayın Özkan bugün Mecliste olabilirler miydi? Olamazlardı. Bunlara siz hep "Hayır." dediniz. Eğer sizin itiraz ettiğiniz Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun yapısındaki değişiklikleri biz gerçekleştirmemiş olsaydık -sizin tüm itirazlarınıza rağmen bunu başardık ve gerçekleştirdik- eğer bunu gerçekleştirmemiş olsaydık şimdi o HSYK devam edecekti ve o yargılamayı yapan savcı ve hâkimler de orada duracaktı ve Yargıtaydaki yapı da aynı şekilde devam edecekti, Ergenekon davası bugün Yargıtay tarafından onanmış olacaktı. Ben bunu anlatıyorum. Niye anlamak istemiyorsunuz?”
iOS ve Android uyumlu cihazlarınızdan Bartın'daki önemli gelişmelerden anında haberdar olun.


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
yılmaz turuncgil 4 yıl önce

On yedi yirmi beş yılmaz konuşmuş gene! 17-25 aralık dosyalarının tam 15 yıl boyunca adlı mercilerce saklanacağını 2028'de zaman aşımına ugrayacagini da soylesene. O zamana kadar iktidarda kalacaginizin garantisi var mi? Devlet dediğin aygıt bu dosyaları raftan indirip gelin bakalım buraya demeyecek mi size? Diyecek hemde ALAsıyla diyecek. o savcılar bu milletin namusunş kurtardı. Bir tanesinin bile fethullah gülen ile çekilmiş tek bir kare fotoğrafı bile yok. Ama hepinizin fethullah gülen ile çekilmiş bir yığın fotoğrafı var. Olimpiyatlarda birbirinizi ezercesine on saflarda görünmek için neler yaptiginiz kayitlarda var! O savcilarin bir teki bile o olimpiyatlarda misafir olarak bile bulunmadi. hepiniz olsaydınız be... simdi cikmis ergenekonun savciligini yapanlar kandirildik diyor. Bu kacinci kandirilma. Bir musluman ust uste bu sekilde kandirilir mi? Ust uste kandiriliyorsaniz bu ulkeyi nasil yonettiginiz de ortaya cikiyor. 17 25 aralik tapelerinin hepsinin gercek oldugunu bu millet biliyor. Zamanini bekliyor hesabini sormak icin.

Avatar
Ergenekon 4 yıl önce

dünü unutmuşa benziyorsunuz yılmaz tunç, ergenekonun savcısı cumhurbaşkanı tayyip erdoğan idi ne çabuk unuttunuz

Avatar
mahmut abbas 4 yıl önce

Tam da yilmaz tunctan beklenen aciklama. Sasirdik mi? Hayir... bu davalarin savcisi oldugunu soyleyen sahis dun televizyonda ne dedi? Ergenekondan yargilan herkesin sucsuz olduguna inanmiyorum? Dogu lerincek bunlarin hepsini silivriye gonderecek haberleri yok. ergenekon her seyiyle darbenin ispatlandigi bir davadir. Birde cikip vesayetle savasiyoruz diyorlar ya... elinde silah olan guc size vesayeti verir mi? Hepinizi harcayacaklar....

Avatar
yav he he 4 yıl önce

insanın yüzü kızarır, daha düne kadar neler söylediniz sanık sandalyesinde oturanlara?? onu da geçtim; 17/25 aralık ta dile gelenler yalan ise çuvalla parayı neden aldılar adliyeden geriye, hem de faiziyle??? bakara makara var mı yok mu?? ***la ne oldu da balayı bitti?? neyi paylaşamadınız? sonsuza dek oğlan sizin kız sizin mi olacak sanıyorsunuz sayın vekil??

Avatar
bartınlı ümit 4 yıl önce

cemaatin bu kadar güçlenmesinin sebebi kim acaba. bu kadar arsız mı olur insan. alnı secde gören herkes tam dürüst imanlı mı zannedersin :)