Kalaycı Ankara'da

 AK Parti Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı, Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında AK Parti Genel Merkezi'nde gerçekleştirildi.

AK Parti Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı, AK Parti Genel Merkezi'nde yoğun katılımla gerçekleştirildi. Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında düzenlenen toplantıya 81 ilden yoğun ilgi olurken, ilimizden AK Parti İl Başkanı Turhan Kalaycı, Kadın Kolları Başkanı Yasemin Dora Kurtkaya ve Gençlik Kolları Başkanı Ali Kıranoğlu katılım sağladı. Ülke gündemi ile ilgili konuların görüşüldüğü toplantı ile ilgili açıklama yapan İl Başkanı Kalaycı, toplantının hayırlara vesile olmasını diledi.

Milletimiz tercihini istikrardan yana kullandı

Kalaycı, açıklamasının devamında şu ifadeleri kullandı; “Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, Genel Merkez’de düzenlenen Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı'nda konuştu. Türkiye'nin 24 Haziran seçimlerini başarıyla geride bırakarak demokratik olgunluğunu tüm dünyaya bir kez daha gösterdiğini belirten Sayın Cumhurbaşkanımız, milletin cumhurbaşkanlığında şahsına teveccüh göstererek, Mecliste de AK Parti'yi birinci yaparak tercihini bir kez daha istikrardan, güvenden, büyümeden, kalkınmadan yana kullandığını vurguladı. Millete layık olabilmek için hemen kabineyi oluşturduklarını, 100 günlük Eylem Planı'nı ilan ettiklerini anımsatan Sayın Cumhurbaşkanımız, Orta Vadeli Program ve 2019-2023 Stratejik Plan ile ilgili hazırlıkları son sürat devam ettirdiklerini anlattı. 

Türk ekonomisini hedef alan alçak saldırılar var

Sayın Cumhurbaşkanımız, yeni yönetim sisteminin verdiği imkanları en iyi şekilde kullanarak hedeflere doğru adım adım yürüme kararlılığıyla yola koyulduklarını söyledi. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, seçim öncesi bir parça yükselen döviz kurunun, makul bir seviyeye düşmesini veya en azından yatay seyre geçmesini beklerken tam tersi durumla karşılaştıklarına işaret ederek, Amerikan yönetiminin Türkiye ile ilgili ardı ardına açıkladığı olumsuz kararlar bahane edilerek Türk ekonomisini hedef alan alçak bir saldırıyla karşı karşıya kalındığını; döviz kurunun, gece yarısı operasyonlarıyla, ne ekonomik gerekçelerle ne de mantıklı bir başka sebeple izah edilecek şekilde yükseltildiğini bildirdi.

Mesela tamamen siyasi 

Sayın Cumhurbaşkanımız konuşmasında şu ifadeleri kullandı; ‘Temmuz ayı boyunca da aynı seviyelerde seyreden dövizin ağustosta bir anda 7 lira seviyesine kadar yükselmesi başlı başına bir ekonomik suikast girişiminin delilidir. Öyle ya ağustos ayında bu ülkede ne siyasi istikrarsızlık yaşandı, ne harp oldu, ne afete maruz kalındı, ne başka herhangi bir fevkaladelik görüldü. Amerikan yönetiminin ülkemizin egemenlik haklarına açıkça saygısızlık olan taleplerine cevap vermedik diye böyle bir sonucun ortaya çıkması, meselenin tamamen siyasi olduğuna işaret ediyor. Her şeyden önce şunun bilinmesi lazım, Türkiye bir hukuk devletidir, bir kabile devleti değildir. Türkiye'nin yaşadığı bu hadise dünyada artık hiçbir ülkenin siyasi ve ekonomik güvenliğinin kalmadığının ifadesidir.

Mücadelemiz sürüyor 

Tabii ülkemize yönelik saldırı diğerlerinden çok daha sinsi, çok daha can sıkıcı, çok daha kasıtlı bir şekilde gerçekleşti. İş, ekonomi sınırlarını aştı ve Türkiye'nin topyekun cezalandırılması boyutuna ulaştı. Ekonomi yönetimimiz başta olmak üzere tüm kurumlarımızla elimizdeki araçları kullanarak bu saldırıyı belirli bir noktada durdurduk. Bununla birlikte mücadelemiz her alanda amansız şekilde sürüyor. Enflasyon faizin akışıyla oluşur. Bugüne kadar Merkez Bankası defalarca, şu 16 yıllık başbakanlık ve cumhurbaşkanlığım döneminde enflasyonu açıklamıştır ama hiçbir kez enflasyon Merkez Bankasının açıkladığı gibi gerçekleşmemiştir. Bakıyorsunuz yıl ortasında Merkez Bankası enflasyonu tekrar revize ediyor. 3. çeyrekte tekrar revize ediyor. Niye? Madem biliyorsun bu işi. Faizi belirlerken tutuyor da enflasyonu açıklarken niye tutmuyor? Bu gerçekleri şimdi ekim ayında da göreceğiz. 

Finans kuruluşlarına ihtiyacımız var

Bir ülkenin kalkınmasının üretimle mümkün. Üretim durduğu anda, çarklar işlemediği anda her şey durur. Finans kuruluşlarının işi ne? Bu üretim çarkını döndürmektir. Tabii ki finans kuruluşlarına ihtiyacımız var, tabii ki onlarsız bir ekonomi düşünemeyiz ama şunu da bilmemiz lazım, finans kuruluşlarının ayakta kalışı da özellikle bizim reel ekonominin, yatırımcının güçlü olmasına bağlıdır, onların ayakta kalışına bağlıdır. O tulumbaya suyu koymamız lazım ki tulumbadan su gelsin. Tulumbadan su gelmediği zaman susuz kalırsın, tarlalar da susuz kalır, her yer susuz kalır. Önüne gelen bakıyorsun zam üstüne zam yapıyor, zam üstüne zam yapıyor. Faizle ilişkisi olsun olmasın ama fırsatı yakalıyor ya oradan giriyor. Onun için tabii burada özellikle de Hazine ve Maliye Bakanlığımızın tüm birimleriyle bu kontrol mekanizmalarını çok iyi çalıştırması lazım. İlgili bakanlıklarımızın bunu çok iyi çalıştırması lazım, bu suistimalleri yapanlara da gereken dersleri vermemiz lazım. Yeter ki enflasyonu döviz kurunu ve piyasa faizlerini kontrol altına alabileceğimiz bir iklime kavuşabilelim. Gelişmeleri takip ediyoruz. Bekleyip göreceğiz." Sayın Cumhurbaşkanımız bu konulara değindi. Sayın Cumhurbaşkanımızın konuşmasının ardından toplantı basına kapalı devam etti. Ben toplantımızın hayırlara vesile olmasını diliyorum” dedi.

iOS ve Android uyumlu cihazlarınızdan Bartın'daki önemli gelişmelerden anında haberdar olun.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.