Özçelik'ten çarpıcı açıklamalar

Daha yüreğimizdeki bir acı küllenmeden, başka bir acı  haberle kavruluyoruz. Sanki otomatiğe bağlanmış gibi. Ciğerlerimiz yandı. Yine analar kuzusuz, çocuklar babasız, eşler dul kaldı.

İşin garibi, artık pek “Şehitler ölmez” sloganı da atılmıyor! Alıştık, alıştırıldık şehit haberlerine. Zira şehitler ölüyor!

HER saldırı, Türk kamuoyunu biraz daha geriyor.  Her olay, Türk kamuoyundaki direnişi artırıyor. Aylardır bir açılımdır gidiyor! Şiddet artıyor. Kaos, kargaşa artıyor. Şehitler, gaziler artıyor. Ekonomik zarar artıyor. Terör kudurdukça kuduruyor. Kamu daireleri, araçlar, evler kundaklanıyor. Yetmiyor! BDP mitinglerinde bebek katili Öcalan, PKK ve KCK kahraman ilan ediliyor! Peki yönetenler ne yapıyor? “Açılım” diye diye, tam bir akıl tutulması yaşıyor! 
İKTİDAR açılım dedikçe ipler kopuyor. PKK, 30 yıldır ilk kez Güneydoğu’da ‘demokratik özerklik’ diye bir bölünmeden bahsediyor. Yani PKK, 30 yıl önceki bağımsız Kürdistan modeline geri dönüyor. Bunu hem Murat Karayılan hem de Öcalan söylüyor. Geldiğimiz nokta itibarıyla bugün PKK, artan saldırılarla hükümet ile Öcalan’ı aynı masaya oturtmak için şehir merkezlerine kadar inen büyük terör dalgaları oluşturmak istiyor. Hatta, stratejik noktalara ve asker eşlerine kadar uzanan saldırılarla açık açık mesaj veriyor:

“Öcalan’ı serbest bırakın, terör bitsin.” Dün avukatları  aracılığıyla AKP iktidarına bu mesajı tekrarlayan İmralı  canisi Öcalan, bir kez daha “Beni muhatap alın” çağrısı yaptı. Teröristbaşı diyor ki:

“Eğer hükümet bir temsilci gönderip, parlamentodan çıkaracağı bir kararla önümü açarsa, 2 günde PKK’nın tüm silahlı  güçlerini bir alanda toplayabilirim. Beni serbest bırakın, açılıma tam destek olayım.”

Yılanın başının dediğine bakın hele! Olur, Habur sınırında yaşananlar gibi, bir de karşılama yapalım mı?  GÖRÜNEN o ki, ülkemizdeki “terör sorunu” topu Barzani ile Öcalan arasında gidip geliyor. Açılım Öcalan’ın yol haritasına dönünce Barzani, Barzani ile ilişkiler sıklaşınca Öcalan terörü tetikliyor. Türk kamuoyu ise artık terör olaylarından biraz daha sertleşerek ve katılaşarak çıkıyor.

Yeter artık beyler! Vatan toprakları kana doydu! Akan bu kanı  durdurun! Şehit analarımın gözündeki yaşı silin! Kundaktaki bebeler artık babasız büyümesin! Ve artık Türkiye’deki bütün siyasal kurumlar ve sivil toplum kuruluşları biraraya gelerek her gün bir Mehmetçiğimizin, bir polis kardeşimizin, bir koruyucunun şehit edilmesine engel olacak “ortak akıl” ile terörün kökünü kazıyın

AKP Hükümetinin bu zamana kadar, PKK terör örgütüyle mücadeledeki isteksizliği, pısırıklığı ve kayıtsızlığı kanlı  saldırıların kaygı verici bir noktaya ulaşmasına yol açmıştır. Bölücülüğe verilen ümitler ve yıkım projesi kapsamında atılan tehlikeli adımlar ülkemizi bölünmenin ve dağılmanın eşiğine kadar savurmuştur. Hükümetin fitne saçan, ayrımcılığı teşvik eden ve milli beklentilerle ihtilaflı politikaları kandan beslenen canilerin eline koz vermiş ve alçak eylemlerine ivme kazandırmıştır.

12 Haziran’dan bu tarafa artan hunhar terör saldırılarının asıl nedenini burada aramak gerekmektedir. Bir tarafta bu vahşet sürerken, diğer tarafta PKK’lı militanlar yol kesmekte, kaymakam, polis, asker ve vatandaş kaçırarak tiksinti verici eylemlerine devam etmektedir.AKP Hükümeti kamu görevlilerinin ve sivil vatandaşlarımızın can ve mal güvenliğini koruyamayacak bir çaresizliğin ve acziyetin içine düşmüştür.

Bu itibarla Başbakan Erdoğan’ın partisinin 10.kuruluş yıldönümü  konuşmasında; ‘bıçak kemiğe dayandı, bedelini ödeyecekler’ sözleriyle, şehit yakınlarımızın ve gazilerimizin huzurunda dile getirdiği ‘cinayet şebekesinin bertaraf edileceğine’ dair beyanların hiçbir karşılığı ve inandırıcılığı bulunmamaktadır. Milletimizi kandırmaya ve günü kurtarmaya dönük bu açıklamanın yeni bir oyalama sürecinin kapısının ardına kadar araladığı açıktır. Buna benzer söz ve açıklamalar geçmişte de aynı ağızdan çıkmış, ne var ki bölücü teröre karşı hiçbir etkili önlem alınmamıştır.

Nitekim ‘döktükleri kanda boğulacaklar, yaptıklarının hesabını verecekler, bu kanlar yerde kalmayacak, ne yapacağımızı herkes görecek’ açıklamalarının sahibi Recep Tayyip Erdoğan’dır. Son gelişmeler ışığında, Başbakan Erdoğan’ın PKK terör örgütünün alçak saldırılarına sabırla yaklaştıklarını ifade etmesi de eğer hıyanet değilse, affedilmez bir gaflet olarak karşımızdadır.

Teröre karşı suskunluğun, pasifliğin, teslimiyetin ve hareketsizliğin bahanesi olarak mübarek Ramazan ayının gösterilmesi ise tam anlamıyla şuursuzluk örneğidir. Suriye’yi; ‘sabrımız tükendi’ diyerek tehdit eden bu müflis politikacı zihniyetinin, aynı tavrı ve kararlılığı Türkiye’yi parçalamaya çalışan kanlı terör örgütüne gösterememesi asıl niyet ve yüzünü bir kez daha ifşa etmiştir.

Başbakan Erdoğan’ın terör ve bölücülük sorununun azdığı bir ortamda, bunlarla yapılacak mücadeleyi hükümet programına dahi almaması sözlerinin inandırıcılığını baştan sakatlamış ve boşa çıkarmıştır. AKP Hükümetinin bu zamana kadarki duruşu, sürdüğü politikaları ve takip ettiği gizli gündemi PKK’yla ve bölücülükle etkili mücadelede ümitli olmamıza başlıca engeldir.

Buna rağmen Türk milleti AKP hükümetinden, bölücü teröre karşı kararlı, ciddi ve cesur adımlar atılmasını istemektedir. Bu kapsamda, terörle mücadelede yapılması gerekenler konusunda Milliyetçi Hareket Partisi’nin önerileri arasında şunlar yer almaktadır:

1-   Kandil’e yönelik kara ve hava operasyonu tüm boyutuyla gündeme alınmalı ve bu melanet yuvası toz duman edilmelidir.

2-   İmralı’da yatan bebek katiliyle tüm görüşmeler kesilmeli ve müzakereler durdurulmalıdır.

3-   İmralı canisinin yakınları dışında kimseyle görüşmesine izin verilmemeli ve avukatları vasıtasıyla terör örgütünü yönetmesine müsaade edilmemelidir.

4-   Açılım denilen yıkım projesine son verilmeli ve bu projenin koordinatörü olan ilgili Başbakan Yardımcısı acilen istifa etmelidir.

5-   Bölücülükle mücadele etmek için kapsamlı bir plan hazırlanmalı ve Başbakan Erdoğan bu zamana kadar ki yanlışlardan dolayı nedamet göstermelidir.

Milliyetçi Hareket Partisi, bölücülükle ve uzantısı olan terörle mücadelede gerekli desteği vermeye hazır ve kararlıdır.

AKP hükümeti, Ortadoğu’ya batının planlarını servis etmekten vazgeçerek dikkatini Irak’ın kuzeyine vermeli ve Kandil’i eşkıyanın başına yıkmak için zamanın geçtiğini görmelidir. Türk milleti, Başbakan ve hükümetinin bölücü terör ve siyasi çıbanbaşları konusunda daha ne kadar sabırla bekleyeceğini merak etmektedir. Milli vicdanların feryat ettiği bugünkü ortamda; sabır taşı çatlamış ve tahammül sınırı çoktan aşılmıştır. Bilinmelidir ki milletimiz, kanlı terör örgütü konusunda sabır değil, kökünün kurutulması için heyecan, irade, karar ve tavizsiz bir mücadele beklemektedir.

Sonuç olarak; Bu yaşanılanlar, içinde millet ve ülke sevgisini taşıyan herkes için büyük bir üzüntü ve öfkeyi ortaya çıkarmaktadır. Bu sürecin derhal sona ermesi için her türlü tedbirin alınması bir sorumluluktan öte zorunluluk haline gelmiştir. Gerek hükümet gerekse TSK bu gelişmelerin sona ermesi için mutlaka kararlı ve güçlü bir şekilde hareket etmelidir.

Terörün son bulması kaybettiğimiz huzura yeniden kavuşmamızı  sağlayacak ve gelecek için daha umutlu bakmamız mümkün olacaktır. Teröre müsamaha göstererek, terör eylemlerini kınamakla geçiştirmenin yöntem olarak devam etmesi halinde; barıştan, kardeşlikten bahsetmenin hiçbir geçerliliğinin olmayacağı da ortaya net bir şekilde çıkmaktadır.

Milletçe hüzne boğulduğumuz bu günlerde en fazla ihtiyaç  duyduğumuz; milli dayanışma ruhu ile ortak bir dille geliştireceğimiz tavır ve kararlılıktır. Bu tavır ve kararlılık sayesinde milli birlik ve beraberliğimizi bozmaya yönelik girişimler başarısızlıkla sonuçlanacak, nifak tohumları hiçbir zaman semeresini veremeyecektir.

Bu bakımdan özellikle şu günlerde, millet hayatımızdaki her türlü kamplaşmanın ve kutuplaşmanın PKK terör örgütüne ve onun uzantılarına “yarar” sağlayacağı unutulmamalı, siyasi ve sosyal müesseseler bu anlayışla hareket etmelidir.

Aziz şehitlerimize Cenab-ı Allah’tan rahmet, kederli ailelerine, silah arkadaşlarına ve milletimize başsağlığı diliyor, yaralıların da bir an önce sağlıklarına kavuşmasını niyaz ediyorum. Şüphe yok ki; şehitlerimiz hafızalarımızdan silinmemek üzere toprağa verilirken her biri kalplerimizde bayraklaşacak, mübarek varlıkları ve aziz hatıraları ilelebet yaşayacaktır.

iOS ve Android uyumlu cihazlarınızdan Bartın'daki önemli gelişmelerden anında haberdar olun.


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
necdetkalafat 9 yıl önce

sayındevletbahçelininikiseneöncesöylediklerisayınbaşbakanınaklınaşimdigeliyorhernekadarnoksanolsabilekarşısındakiinsanınıyaşamhakkınıtanımıyanınyaşamhakkıyoktur