SP Bartın İl Başkanı Ünal Yutbay yazılı olarak yaptığı basın açıklamasına şöyle devam etti,“ AKP Hükümeti’nin ekonomi politikaları modası geçmiş IMF patentli Fischer-Derviş Ekonomi Modeli’nden vazgeçin. Ülkemizde gelir dağılımındaki adaletsizlik dayanılmaz boyutlara ulaştı. Bir avuç yerli ve yabancı rantiyeci zenginleşirken halkımızın büyük bir bölümü yoksullaşıyor. Ayağımızın altındaki toprak kayıyor. Sosyal bir heyelanla karşı karşıyayız. İktidar ve muhalefet olarak lütfen kayıkçı kavgasını terk edin. Çözüm üretin Yoksa ufukta görünün sosyal tufanın enkazından kendinizi, makam ve mevkilerinizi kurtarmazsınız.

Milli gelir paylaşımındaki adaletsizlik bir avuç insanı Karun gibi kısa zaman içinde zenginleştirirken kitleleri yoksullaştırdı ve yardıma muhtaç hale getirdi. Şimdilik sesini yükseltmeyen kitleler iş, aş ve adalet istemektedir. Bazı yöneticilerimiz, rakamlarla gerçeği gizlemeye çalışmaktadır. Giderek artan nimet-külfet paylaşımındaki adaletsizlik, sosyal barışı altüst edecek sosyal felaketin habercisidir. Devletin asli görevlerinden biri de üretilen milli hâsılanın toplumu oluşturan kitleler arasında adil paylaşımını sağlamaktır. Devlet, toplumu oluşturan çok az sayıda insanı Karun gibi zenginleştirir ve çok sayıda insanı da yoksulluğa mahkûm eder ise, asli görevini yerine getirmemiş olur.Türkiye gelir dağılımı bakımından dünyanın en adaletsiz paylaşımının bulunduğu ülkelerden biridir. TÜİK verilerine göre 2008 yılında en alt yüzde 20’lik hane halkı gelirinin toplam gelir içindeki payı yüzde 5,8 dolayında iken son yüzde 20’lik grubun toplam gelirden aldığı pay yüzde 46,7 dolayındadır. Bu veriler, üst gelir grubu olan son yüzde 20’lik grubun geliri en düşük yüzde 20’lik grubun gelirinden 8,1 kat daha fazladır. Maliye Bakanlığı verilerine göre 2003- 2009 yılları arasından yapılan toplam transfer harcamaları miktarı 604,3 milyar liradır. Bu harcamaların 532,1 milyar liralık kısmı rantiyeci kesime aktarılmıştır. Tarımsal destekleme, bütün sosyal yardımlar için harcanın miktar ise 72. 2 milyar lira dolayındadır. Başka bir ifade ile transfer harcamaların yüzde 92’si rantiyeci kesime; sadece yüzde 8’i ise çiftçilere tarımsal destek, öğrenciler burs, fakirlere kömür ve gıda yardımları olarak aktarılmıştır. Uygulanan mevcut ekonomik politikalar, ülkemizde paylaşımdaki adaletsizliği dayanılmaz boyutlara ulaştırmıştır.

AZİMLE, ŞEFKATLE VE GAYRETLE GELİYORUZ

Başkan Yurtbay “Haziran 2011 seçimleri hem Türkiye, hem de Dünya açısından tarihi önemi olan seçimlerden birisidir.2011 seçimleri önemli bir fırsat olarak gören Saadet Partisi mensupları asrı değiştirecek ve asra yön verecek Milli Görüş’ü tekrar iktidara taşıyacak kararlılığa sahiptir. Azimle, şefkatle ve gayretle geliyoruz. Batısıyla, doğusuyla, kuzeyiyle, güneyiyle bir avuç azınlığın mutluluğu için ırkçı emperyalizm tarafından sömürülen bütün insanlığın, Milli Görüş’e bugünkünden daha çok ihtiyacı vardır. İnsanlığın kurtuluşunun; sömürü yerine adil düzeni benimseyen Milli Görüş’ün Türkiye’de iktidara gelmesiyle gerçekleşeceğini biliyor ve bunun için çalışıyoruz. Biz biliyoruz ki; savaşlar, işgaller, göçler, sömürü ve tahakkümle adeta ortaçağ karanlığına doğru sürüklenen insanlık da, Saadet Partisinin iktidarıyla kurulacak yeni bir dünyayı beklemektedir. Saadet Partisi kadroları, işte bu sorumlulukla çalışmalarını azim, kararlılık ve büyük bir inançla sürdürmektedir. Türkiye’nin Dünya ölçeğinde güçlü ve vatandaşlarının refah içinde yaşamasını sağlamanın; tarihimizin şanlı ve muazzam geleceğe taşıyabilmenin Milli Görüş’ün iktidar olmasıyla mümkün olduğunu biliyoruz. Biz sanal olarak güçlü gösterilen değil, gerçekten güçlü ve lider ülke olacak bir Türkiye istiyoruz. Türkiye’nin küresel projelerin piyonu değil, D8 kuruluşunda olduğu gibi yeni bir dünyanın öncüsü ve kurucu olması gerektiğine inanıyoruz. Milli Görüş’ün iktidarda olmadığı her dönem ülkemiz adına tahribatın daha da ağırlaştığı, hayat şartları arasında insanımızın daha da sıkıntıya girdiği dönemlerdir. Bu itibarla bütün bu kötü gidişe dur denilebilmesi ve tahribatın önlenerek insanımızın hak ettiği refahı bulması için bu seçim tarihi bir fırsattır ve çok önemlidir. Türkiye aslında yoksul bir ülke değildir, kasten veya gafletle fakirleştirilmiş zengin bir ülkedir. Ekonomi büyürken kitleleri fakirleştiren temel unsurun,2001 krizinin ardından uygulamaya konan ve AKP Hükümeti tarafından harfiyen uygulanan İMF patentli Fischer- Derviş ekonomi modelidir. Ayrıca ülkemizdeki sosyal yapı; milletimizin dünya görüşü ve değer yargıları ile örtüşmemektedir ki bundan dolayı sistem sürekli sorun üretmektedir ve bu da bir ülke için tehlikeli bir durumdur. Öncelikle ülkenin yeni milli bir anayasaya ihtiyacı vardır. Güçlüyü haklı gören bu sosyal yapı değişmediği müddetçe ne yaparsanız yapın sorunlardan kurtulamazsınız. Milletin değer yargılarıyla örtüşmeyen bu yapıdan dolayı devlet; milletine değil, yerli ve yabancı rantiyeye hizmet ediyor. Dünyanın en yüksek faizi Türkiye’de, en pahalı akaryakıtı da. Türkiye ekonomisi ithalata bağımlı kılınmış, sürekli açık veren ve borçlanan bir ülke haline getirilmiştir.

Saadet iktidarında, Ekonomi sadece zenginler ve rantiyeciler için büyümeyecek, İşsizlik değil istihdam artacak, Rant değil alın teri kutsal olacak, Faiz bütçesi değil, denk bütçe uygulanacak, Şaibeler değil havuz sistemi ile kaynaklar sömürülmeyecek, Borsa ekonomisi değil üretim ekonomisi uygulanacak. Saadet Partisi değiştirmeye geliyor; vaat etmeye, iddia etmeye değil, yeniden yapmaya geliyor. Saadet dünyasını kurmaya geliyoruz.”İfadelerine yer verdi

N.Aydemir

iOS ve Android uyumlu cihazlarınızdan Bartın'daki önemli gelişmelerden anında haberdar olun.

Anahtar Kelimeler:
SPÜnalYurtbay
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.