Saadet'ten 8 Mart açıklaması

Sosyal eşitlik ve adalet için bir eylem olarak başlayan bu kutlama, geçen zamana rağmen kadının yaşamında bir iyileşme sağlayamamıştır. Evinin düzenini korumak ve çocuklarının yetişmesini sağlamak yerine “kadına özgürlük” adı altında kadının istismar edilmesi, sosyal dengeyi bozmuştur. Her sene kuru gürültü ile sadece bir günlük kutlamanın kimseye faydası yoktur. Ancak bundan maddi kazanç sağlayan kesimlerin olduğu gerçektir. Kadınlar ise sadece istismar edilmekle kalmakta ve bir insan olarak yapabilecekleri asıl hizmetlerden yoksun bırakılmaktadırlar.

Küreselleşme adı altında dünyayı tek bir din ekseni altında toplama planları yürütenler, toplumlarda ilk önce aile kavramını zayıflatarak tahribatlarına başlamışlardır. Bunun için de epey bir mesai ve para harcamaktan çekinmemişlerdir.

Dünya ülkelerini tehdit eden bu tehlike elbette bizim de ülkemizi içine çekmiş ve toplumumuzda aile kurumu zayıflatılmıştır. Görsel ve yazılı medya da çanak tutacak yayınlarla bu tahribata destek olmuştur. Bize ait kutsallar hiçe sayılarak televizyonlarda diziler yapılmış ve toplumumuz televizyon bağımlısı bir toplum haline getirilmiştir. Kadınlarımız televizyonlardaki yaşamlara özenir duruma getirilmiş, aile içerisindeki birlik ve beraberlik yok olmuştur. Kızlarımız da bu olanlardan nasibini almış ve her istediğini yapmak özgürlüktür düşüncesiyle yönlendirilen gençler, doğruları görmekten yoksun kalmış ve bu yüzden de gelecekleri kararmıştır.

Diğer taraftan toplumda bir kesim için geçerli olan hak ve özgürlükler inandığı gibi yaşamaya çalışan kızlarımız ve kadınlarımız için geçerli değildir. Reklâm kampanyalarıyla “haydi kızlar okula” vaveylası koparanlar başörtüsü ile okumak isteyenlere kapıları kapatmaktadır. İşin acı tarafı da bazen bu zulme bizzat kadınların kendileri de iştirak etmektedirler. Şayet kadınlarımıza hak ettikleri kimliklerini kazandırmayı samimiyetle istiyorsak, onlara insanca yaşamayı ve eğitim hakkından yararlanmayı sağlayacak imkanları temin etmemiz gerekir. Her şeyden önce bu düşüncelerimizde samimi olmamız gerekmektedir.

Kadına en güzel mevkiyi layık gören inançlarımıza ve örfümüze rağmen, gerçekçi olmayan günü birlik kutlamalarla kadına değer verildiğini iddia eden zihniyetin güdümünden çıkmalıyız. Böylece kendi değerlerimizle hareket ederek huzuru, mutluluğu ve sosyal adaleti sağlamış oluruz.

Unutulmamalıdır ki; Kadın diri diri gömülürken, onu oradan çıkarıp, ayaklarının altına cenneti seren dinin adı İslam’dır. Tarihi tecrübe ile sabit olmuştur ki; kadını yaratılışına uygun bir yaşam tarzı ile toplumda hak ettiği yere yükselterek, toplumun temel taşı olan sağlam bir aile yapısına kavuşturacak yegane zihniyet Milli Görüş zihniyetidir. Hadisi şerifte buyrulduğu gibi; ”Cennet Annelerin ayakları altındadır”.
Bu gerçeğe inanarak, tüm kadınlarımızın da bu gerçeği görüp hak ettikleri yaşam seviyesini elde etmelerini temenni ediyorum. Saadet Partisi Bartın Hanım Kolları Başkanı olarak hürmet ve muhabbetlerimi sunuyorum.

iOS ve Android uyumlu cihazlarınızdan Bartın'daki önemli gelişmelerden anında haberdar olun.


Anahtar Kelimeler:
8 Mart
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
gönül isterki 7 yıl önce

saadet partisi 8 mart a karşı açıklama yerine kadın cinayetlerine, töre cinayetlerine, taciz ve tecavüzlerei, çok eşliliğe, çocuk gelinlere karşı açıklama yapsaymış... lakin açıklamanın hiçbir yerinde ülkenin kangren sorunları olan bu saydıklarımdan bahsedilmemiş... islam güzel din evet ama her ne hikmetse yükarda saydığım onca sorun islam ülkelerinde tavan yapmış durumda... nasıl ki 8 martı bir güle sığdırıp kadınlar günü adıyla sınırlayıp emek faktörünü ortadan kaldırmak, kadın olmanın ülkede zor olduğunu görmezden gelmek yanlışsa ülkedeki sorunları görmezden gelip bu günü gereksizmiş gibi gösterip hristiyanlıkla bağdaştırmakta yanlış... 8 mart fabrikalarda yanan kadınların simgeselinde, ezilen, sömürülen, öldürülen, tecavüz edilen, dövülen, dışlanan, mahalle baskısına maruz bırakılan her kadının günüdür... bu ne isevi ne musevi ne muhammedidir... bu evrenseldir... ha bi de biliyoruz erbakanın eşinin kadın doktor ısrarından kaynaklanan zaman kaybından öldüğünü... riya... riya...