Sinoplu: Ne kadar sevinseler azdır

74 milyon nüfuslu ülkede 68 milyon kredi kartı kullanıcısının olduğunu, her şeyin açık ve net bir şekilde ortada olduğunu ifade eden Sinoplu, "1997 yılından sonraki Türkiye Cumhuriyeti devletini idare eden siyasi partilerin kurmuş olduğu hükümetlerin yetkilileri ne kadar sevinseler azdır. Saadet Partili yöneticiler olarak başta 54. Refahyol Hükümetinin, Merhum Efsane Başbakan Prof. Dr. Necmettin Erbakan'ın ve onun idealleri doğrultusunda milli görüş çizgisindeki partilerinde görev alan biz saadet partililer, milletimiz adına gerçekleri haykırmaya devam ediyoruz. Bizim diğer partililerle şahsi hiçbir meselemiz olmadığı gibi, ticari bir meselemiz de yoktur. Ancak bizlere emanet bırakılan bu vatanın, şairin dediği gibi 'bu vatanın batması haktır, sen sahip çıkarsan bu vatan batmayacaktır' sözleri, bizim belleklerimizde daima bizleri uyardığından dolayı, hatta istiklal marşımızın bir kıtasında 'Arkadaş, yurduma alçakları uğratma sakın, siper et gövdeni dursun bu hayasızca akın. Sana vat ettiği günler hakkın, kim bilir belki yarın, belki yarından da yakın. Bastığın yerleri toprak diyerek geçme tanı, unutma ki altında binlerce kefensiz yatanı. Sen şehit oğlusun, yazıktır incitme atanı, alsan da dünyaları satma bu cennet vatanı' Milli görüş çizgisindeki saadet partili yöneticiler neden bahsediyor? 1998 yılından bu güne kadar CHP'liler, MHP'liler, Anavatan Partililer, bugünkü AKP'liler, neden bahsettiğimizi bir kere daha yüce halkımıza duyurmak istiyoruz. Nasıl mı? Şöyle. Türkiye Cumhuriyeti Devleti Vatandaşları olarak, dış hainler biliyorlar ki, Osmanlı'nın torunu olan bizlerin asla esareti kabul etmeyeceğimizi. Savaşlarla bizleri yenemeyeceklerini bildiklerinden dolayı 1897 yılında İsviçre'nin Basel kentinde alınan 3 kararın bugün 2'si uygulandı. 3. kararı uygulamak için ülkemiz üzerinde bütün oyunlarını oynamaktadırlar. O nedenle bizler de İstiklal Marşındaki sözlere bağlı kalaraktan bu tende bu can olduğu müddetçe doğruları ve gerçekleri milletimize anlatmaya devam edeceğiz. Hatta 2002 yılında milli görüşten ayrılıp AKP'yi kurduklarında eski genel başkanlarımızdan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı da yapan Sayın Recai Kutan Bey, bugünkü Başbakanımıza 'Tayyip Kardeşim, biz sizi seviyoruz, size verilen bilgilerin kimler tarafından veriliyorsa mutlaka kaynağını araştırmalısınız' diye bir siyasi büyüğü olarak kendisine tavsiyelerde bulunmuştu. Türkiye'nin ekonomik manada çökertilerekten bölünüp parçalanma projelerinin 3. aşaması olan 14 tane maddeden bir iki tanesini arz edeceğim. Devlet milli gelirinden fazla borçlandırılacak, halk da kendi gelirinden fazla borçlandırılacak. Ve devlet çarkları dönmez duruma getirilerekten yer altı ve yerüstü kaynakları özelleştirme adı altında satılacak. Bundan 3 gün önce sayın Maliye Bakanımız Mehmet Şimşek Beyefendi, 'AKP döneminde yapılan özelleştirmelerin yüzde 84'ünü biz yaptık' diyerek basın önünde, televizyonlar önünde kendi dilinden söylemiştir. Halk Bankası halka arz edildi. Ziraat ve Vakıf Bank da sırasını bekliyor. Köprüler, otoyollar satılma sırasını bekliyor. Ormanlar ve akarsularımız satılma sırasını bekliyor. Sayın Başbakanımız toprağımızın NATO toprağı olduğunu sefhen söylemiştir. 1000 yıllık Osmanlı toprağı olan bu toprağın NATO toprağı olması mümkün değildir. Ancak dış güçler binlerce sayfa belge ve bilgi imzalataraktan araya ne konduğunu okumadan bu olayların başımıza geldiği kanaatindeyim. Çünkü bu sözlerin sonunda Sayın Başbakanımız 'NATO'ya üye olduğumuzdan dolayı NATO toprağıdır dedim' dedi. Burada Aziz milletimize gerçekleri haykırarak sözlerime son vereceğim. Biliyorsunuz 24 Kasım öğretmenler günü ydü. Öğretmenlerimiz uçan kuşa borçlu. 74 milyonluk ülkede yaşıyoruz. Bunun 18 milyonu buluğ çağına gelmemiş evladımız. Bu evlatlarımızın yaşları erişmediğinden hiç biri kredi kartı kullanmıyor. Türkiye'de ise 68 milyon tane ise kredi kartı var. Şu hale bakın, bu ülkede neler oluyor. Asgari ücretin 740 lira olduğu bir ülkede vatandaşımızın 4 kişilik bir ailenin sadece yaşanması için alacağı sadece gıda parası 958 TL, yoksulluk sınırı, 3121 lira. Sınırlarımıza Partiotlar geliyor, etrafımızda bin bir türlü oyunlar oynanıyor ancak Sayın Başbakanımız muhteşem yüzyılın ülkede tahribata yol açtığından dolayı gündeme söz söylüyor. Haydaaaa, bütün televizyonlar gazeteler muhteşem yüzyılı konuşuyor. Milli Eğitim Bakanlığına bağlı okullarda kılık kıyafet yönetmeliği değişti. Yeni yönetmelikte kıyafet serbestliği belirtilse de, durum bunun tam tersi. Yönetmeliğe göre öğrenciler, okul, sınıf ve şubelerde tek tip, yani önlük kıyafet giymeye zorlanamayacak. Buna karşılık yönetmelikte başörtüsüne ilişkin herhangi bir özgürlük alanı yok. Yönetmeliğe göre öğrencilerin başı açık olmak zorunda. Bu yönetmelikte öğrencilerin başörtüleriyle okula girmeleri yönetmelikle yasaklanmış oldu. Son olarak diyorum ki, aziz milletim. 4 dönem, hükümetlerde milli görüş çizgisindeki partiler ortak hükümet kurdu. Ve hep devletimiz ve milletimiz kazançlı çıktı. 45 milyon insanın yaşadığı yerlerde milli görüşçü belediyeler destanlar yazdı. Şimdi ise aynı belediyelerin başka siyasilerin eline geçince borç batağında inim inim inlediklerini basından takip ediyoruz. İşte bu nedenle sizleri bir kere daha seçimlerde doğru olarak milli görüş Saadet Partisine oy vermenizi ve bugünkü çektiğiniz sıkıntıların hükümeti kurar kurmaz ortadan kalkacağını sizlere belirtiyoruz. Örnek mi istiyorsunuz? Yıl 1996 Haziran. Güvenoyu aldık, Refahyolu kurduk. Temmuz ayında halkımızın ücretleri verilecek. Ne olursunuz, birçoğunuzun çocuklarının laptopu var. Google'a girin, oradan bu gerçekleri öğreniniz. Bu bir emir değil, uyarı görevimiz içindir" dedi.

iOS ve Android uyumlu cihazlarınızdan Bartın'daki önemli gelişmelerden anında haberdar olun.


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.