Sistemi Madde Madde Anlattı

AK Parti Bartın Milletvekili Yılmaz Tunç, İl Danışma Meclisi Toplantısında Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemini madde madde anlattı.

AK Parti Bartın Mart ayı genişletilmiş İl Danışma Meclisi Toplantısı Bartın Kültür Merkezinde, AK Parti Bartın Milletvekili Yılmaz Tunç, 22.dönem Bartın Milletvekili Asım Kulak İl Başkanı Hüseyin Manav, İl Yönetim Kurulu üyeleri, Meclis üyeleri, Gençlik ve Kadın Kolları üyeleri, ilçe ve belde başkanlarının, vatandaşların yoğun katılımı ile gerçekleştirildi.

İl Danışma Meclisin açış konuşmasında İl Başkanı Hüseyin Manav, teşkilat çalışmalarının önemine değinerek, “Türkiye son dönemde çok farklı badirelerden geçti. Bugün ki danışma meclisi toplantımızın temelinde anayasa değişikliği referandum çalışmaları olacak. Sayın Milletvekilimiz hem anayasa komisyonunda görev alarak hem bu anayasa değişikliği çalışmalarında en başından beri bizzat görev alarak konunun en iyi uzmanlarından biri. Bu konuda şanslıyız. Bugüne kadar AK Parti olarak sayısız seçimlere girdik ve her birinden bir önceki başarımızı artırarak çıktık. Devletimizi ve milletimizi her zaman daha ileriye taşımak adına milletimiz AK Parti ’ye gerekli teveccühü gösterdi ve göstermeye devam edecek. Önümüzdeki referandum bugüne kadar ki bildiğim gördüğüm, bu milletin bu insanların kaderini değiştirecek en önemli referandum. 16 Nisan’da yapılacak halkoylaması çalışması bugüne kadar girdiğimiz tüm seçimlerden daha önemli.” dedi.

İlk Dört Madde Değişiklik Söz Konusu Değil

İl Başkanı Manav’ın ardından kürsüye gelen AK parti Bartın Milletvekili Yılmaz Tunç, 18 maddeyi içeren Anayasa değişikliğini madde madde açıkladı. “18 maddenin aslında okunduğu zaman açıkça ne olduğu belli. Anayasanın ilk dört maddesi ile ilgili kesinlikle bir değişikliğinin söz konusu olmadığını söyleyen Tunç: “Devletin laik, sosyal bir hukuk devleti şeklindeki özelliklerini ifade eden, başkentini, bayrağını, istiklal marşını, üniter yapısını ifade eden ilk dört madde ile ilgili herhangi bir değişiklik bu düzenlemede yok. Bu ilk dört maddeyi daha da güçlendiren hükümet modeli ile ilgili değişikliler var. Hükümet modelleri dünyada başkanlık, yarı başkanlık ve parlamenter sistem olarak ifade edilir. Bunlarda devlet organlarının, yasamanın, yürütmenin, yargının birbiriyle olan ilişkileri nasıl düzenlenmişse hükümet modeli de o şekilde düzenlenir ve şekillenir. Parlamenter sistem dediğimiz sistem yani şu anda bizim uyguladığımız ve çok partili sisteme geçtiğimizden beri sıkıntıları ile boğuştuğumuz bu sistem hükümetin parlamento içinden çıktığı bir sistemdir. O nedenle adı parlamenter sistemdir. Sanki cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminde parlamenter sistem terk edildiği için parlamento olmayacak mı? Olacak, hem de daha güçlü olacak” şeklinde belirtti.

Daha güçlü olmamız gerekiyor

 AK Parti’nin Türkiye’yi nereden nereye getirdiğinin tartışılmasına bilge gerek olmadığını ifade ederek konuşmasını sürdüren Milletvekili Tunç, “AK Parti bu ülkeyi dört kat büyüten partidir. AK Parti hizmetleri ve icraatları milletimizi kendi silahını, kendi helikopterini, kendi gemisini üreten, kendi uydusunu üreten bir Türkiye’ye kavuşturmuştur. En uzak köylere kadar hizmetler, barajlar, tüneller, sadece sağlıkta yapılanlar… Unuttuk, bir emekli bir maaşı ile sadece gidip bir doktora ancak muayene olabiliyordu. O ay çektiği maaşı gidip özel muayeneye yatırıyordu. Şimdi bir kuruş ödemeden ameliyatını olabiliyor. Daha yapacak çok işimiz var. Daha güçlü olmamız gerekiyor. Daha güçlü olmamız için hem çok çalışmamız lazım hem de Anayasamızı da vesayetçi anlayıştan, 10 yılda bir darbe üreten sistemden kurtarmamız lazım.” Dedi.

Çözüm, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi

Yeni anayasanın neden gerekli olduğu hakkında da bilgiler veren Miletvekili Tunç, “Cumhurbaşkanlığı seçimleri artık halk tarafından gerçekleştiriliyor, 2007’de Cumhurbaşkanı seçimi mecliste 367 dayatması ile karşı karşıya kalmıştı. Önceki dönemlerde de Cumhurbaşkanlığı seçimleri hep krizlere neden olmuştur. Geçmişte 12 Eylül öncesi darbeye giden süreçte meclis Cumhurbaşkanı seçemedi.  154 turda Cumhurbaşkanı seçilememiştir. O noktada ‘Siz cumhurbaşkanı bile seçemiyorsunuz’ deyip Kenan Evren gelip darbe yaptı. Ondan önceki dönemlerde genel parti başkanlarına taahhütname imzalattılar. Böyle antidemokratik dayatmalarla hep karşılaştık. En son 367 dayatmasıydı. Mecliste Cumhurbaşkanını seçemedik bizde ‘seçime gidiyoruz’ dedik. Halkımızda ‘Evet bundan sonra Cumhurbaşkanını ben seçeceğim’ dedi ve 2014’te de halkın seçtiği ilk Cumhurbaşkanı Olan Recep Tayip Erdoğan’ı göreve getirdi. Anayasamızda yürütme yani hükümetle ilgili yetkileri de var. Şu anda AK Parti’nin  kurucu Genel Başkanı Cumhurbaşkanı. Başkanımız Genel Başkanımız. Aralarında bir uyum sorunu yok. Dönemlerini tamamlayıncaya kadar uyumlu bir çalışma sergileyebilirler. Ama bunun devam etmesi mümkün mü? İşin tabiatı gereği mümkün değil. Halkın seçtiği Cumhurbaşkanı ve halkın seçtiği Başbakan sisteminde eğer biz hükümet modelimizi halkın seçtiği Cumhurbaşkanı modeline uyarlamazsak Türkiye’yi gelecekte krizler bekler. Eğer aralarında bir uyumsuzluk çıkarsa bunun çözümü Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemidir. Onun için evet diyoruz.” Şeklinde konuştu.

En fazla iki dönem

 Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminde hükümet kurma yetkisinin doğrudan doğruya millete verildiğini de sözlerine ekleyen Milletvekili Tunç, “Halkımıza şu anki sistemde bir zarf verip sadece milletvekillerini seçtiriyoruz. Milletvekilleri seçildikten sonra kendi içlerinden bir Başbakan ataması yapıyor. Eğer parlamentoda ki bir parti tek başına iktidarı kurmaya sayısı yetmiyorsa koalisyon oluyor. Eğer yetiyorsa görev birinci partiye veriliyor. Bazen koalisyon durumlarında birinci partiye verilmediği de oluyor. Parlamentodan hükümet çıkıyor. Milletvekilleri aracılığı ile yürütme organı seçiliyor. Bu sistemde millet hükümetini doğrudan doğruya değil de milletvekilleri aracılığı ile hükümetin kurulmasında söz sahibi oluyor. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminde ise milletimize bir zarf yerine iki zarf vereceğiz. Birinde milletvekillerini diğerinde Cumhurbaşkanını yani hükümeti seçecek. Yani millet doğrudan doğruya hükümeti kendisi belirleyecek. Milletin hükümeti doğrudan doğruya belirlemesinin adı Cumhuriyettir, demokrasidir. Rejimi daha da güçlendirmek, yetkiyi halka vermektir. Sistemin özeti meclis denetim ve yasama görevini yapacak, hükümet icraat yapacak hızlı karar alacak ve meclise karşı cezai sorumluğu, millete karşıda siyasi zorunluluğu olacak. Milletvekili seçimleri de Cumhurbaşkanlığı seçimleri de 5 yılda bir olacak. Cumhurbaşkanının icraatlarını millet beğenirse bir dönem daha seçebilecek. En fazla iki dönem olacak.” Dedi.

Halkımıza 16 Nisan’da hükümeti doğrudan doğruya belirlemek istiyor musun, istemiyor musun? Diye soracağız

Parlamentonun şuan hükümet üzerinde bir denetim yetkisi yok diyen ve  Hükümetin yeni sistemde daha iyi denetleneceğini ifade eden Tunç: “Cezai sorumluluklar anlamında yeni yetkiler veriliyor. Olmayan yetkiler veriliyor. Yargıyla ilgili, yüksek yargının şekillenmesiyle ilgili meclise daha fazla yetki veriliyor. Burada yaptığımız şey şudur; hükümet parlamento içinden çıktığı için, bakanlar milletvekilleri arasından belirlenip bakanlık süresince milletvekilliği de devam ettiği için parlamentonun hükümet üzerinde bir denetim yetkisi yok. Denetim varmış gibi gözüküyor, gensoru varmış gibi gözüküyor, güven oylaması varmış gibi gözüküyor ama bunların hepsinin kağıt üzerinde olduğunu görüyoruz. Çünkü hükümette milletvekilleri de aynı kişilerden oluşuyor. Dolayısıyla yasama ile yürütmenin bitişik olduğu, denetimin olmadığı bir sistem parlamenter sistem. Biz halkımıza 16 Nisan’da hükümeti doğrudan doğruya belirlemek istiyor musun, istemiyor musun? Hükümeti eskisi gibi milletvekillerini seçip milletvekilleri arasından belirlenmeye devam etmesini mi istiyorsun? Böyle bir sistemin mi devam etmesini istiyorsun yoksa hükümeti doğrudan doğruya kendin mi belirlemek istiyorsun? Bunun seçimini yapacağız” dedi.

Erbakan, Özal, Türkeş ve Demirel de Başkanlık Dedi

Karar milletin Tunç: “Bizim halkın seçtiği başbakanla halkın seçtiği cumhurbaşkanını tek kişide birleştirmemiz lazım. O da yürütmenin tek başlı olması, Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine geçiştir. Bu geçmişte başkanlık sistemi olarak hep savunuldu. Rahmetli Özal bu sistemin Türkiye’yi daha ileriye taşıyacağını söylüyordu. Rahmetli Erbakan başbakanlık ve cumhurbaşkanlığını tek kişide birleştirip icraya kuvvet vermemiz lazım dedi. Daha öncesinde Demirel başkanlık sistemi gerekir dedi. Alparaslan Türkeş bu milletin doğasına en uygun sistemin başkanlık sistemi olduğunu söyledi. Bu tarihsel sürecimiz ve en son gelinen noktada 15 Temmuz Darbe girişimi ile birlikte ortaya çıkan tabloda Milliyetçi Hareket Partisi ile bir uzlaşma zemini ortaya çıktı. İki parti yetkilileri bir araya gelip konuşarak gelecekte oluşabilecek muhtemel krizlerin ortadan kaldırılması için bir hükümet modelinin belirlenmesi konusunda çalışma başlattılar. MHP ve AK Parti  anlaşarak konuyu meclis gündemine getirdiler. Mecliste 339 oyla kabul edildi. 367’de olsaydı yine millete soracaktık. Çünkü başından beri milletin buna karar vermesi gerekir dedik. Şimdi karar milletin” şeklinde ifade etti.

93 Yılda 1,5 yılda bir Hükümet Değişmiş

Parlamenter sistemin zaman kaybettirdiğini söyleyen Tunç: “93 yılda 65 hükümet, yani her bir buçuk yılda hükümet değişikliği olmuş. Bir buçuk yılda hükümet değişirse o hükümetin icraat yapması mümkün mü? Elbette mümkün değil. Tek başına iktidarlar döneminde ülkemiz atılım göstermiştir. Onun dışında koalisyon dönemleri hep zaman kaybına, siyasi iktidarsızlıklara ve siyasi iktidarsızlıklarda ekonomik bunalımlara, krizlere neden oldu. Ekonomik krizler teröre neden oldu. Tüm bu sorunlar tabi kendi içerimizde kan kaybetmemize, dış politikada zayıf düşmemize ve dünyanın dışında kalmamıza neden oldu. Bu sıkıntılı süreçler vesayetçilerin güçlenmesine neden oldu. Siyasetçiler yerine vesayetçiler devreye girdi, darbelerle demokrasimiz kesintiye uğradı. Şimdi istiyoruz ki bu sıkıntılar ortadan kalksın. Milletin yetki verdiği hükümet beş yıl görev yapsın, millet o cumhurbaşkanı, bakanları ve vekillerini beğeniyorsa beş yıllığına bir daha seçsin ama iki dönemden fazla seçemesin. Diktatörlük diyorlar neresi diktatörlük. Beş yıllığına seçimle gelen ve iki dönemden fazla seçilemeyecek bir cumhurbaşkanı nasıl diktatör olabilecek” dedi. Siyasetle uğraşırken çok dikkat etmek gerekir.

Cumhuriyet güçleniyor

Anayasa değişikliği ile getirilen Cumhurbaşkanlığı sisteminin bir hükümet modeli olduğunu belirten Milletvekili Tunç; “ Dolayısıyla yapılmak istenen rejim değişikliği değil, hükümet sistemi değişikliğidir. Türkiye’nin rejimi 1923’ten beri demokratik Cumhuriyettir ve öyle kalacaktır. Yasama ve Yürütme organını halkın doğrudan seçtiği, parlamenter sisteme göre daha demokratik bir yönetim şekli benimsenmektedir. Tek vatan, tek bayrak, tek devlet, tek millet anlayışıyla, üniter yapımız korunarak, Cumhuriyet ve demokrasimiz güçlendirecek, yönetimde istikrarı sağlayacak, denge ve denetim mekanizmaları ile devlet yönetiminde uzlaşmayı sağlayacak, kuvvetler ayrılığı ilkesini tam anlamıyla hayata geçirecektir.” Dedi.

Gençlerin iradesi meclise yansıyor

Milletvekili Tunç, değişiklikle seçme yaşının 18’e düşürüldüğünü belirterek, “Biz ülkemizin gençlerine güveniyoruz, siyasette daha çok söz sahibi olmalarını istiyoruz, 2006 yılında gençlerimizin Milletvekili seçilme yaşını 30’dan 25’e indirmiştik, 18 yaşında seçme hakkını kullanan gençlerimiz, demokratik ülkelerin genelinde olduğu gibi seçilme hakkını da kullanabilmelidir, bu nedenle Milletvekili seçilme yaşı 25’ten 18’e düşürülüyor, gençlerimizin siyasette önü açılıyor.” Dedi.

Milli irade’nin temsiliyeti artıyor

Türkiye’nin artan nüfusu da dikkate alınarak, Milletvekili sayısının 550’den 600’e çıkarmakta olduğunu belirten Milletvekili Tunç; “Mecliste milletin temsiliyeti artıyor. Meclisin görev ve yetkilerinde hiçbir azalma olmuyor, bilakis, kanun teklif etme, bütçeyi onaylama, yüksek yargıya üye seçimi gibi görevlerinin yanı sıra denetim fonksiyonunu da daha etkin yerine getirmesi sağlanıyor ve Milletvekili sayısı artırılarak, milli iradenin temsili daha da güçleniyor.” Dedi.

Yargı’nın tarafsızlığı güçleniyor

Anayasa’nın 9. Maddesinde yapılan değişiklikle yargı yetkisinin Türk milleti adına bağımsız ve tarafsız  mahkemelerce kullanılacağının vurgulandığını belirten Milletvekili Tunç; “Hakimler ve Savcılar Kurulu’nun ve Anayasa Mahkemesi’nin oluşumu ve yapısındaki değişiklikler demokratik hukuk devleti ilkesini güçlendiriyor.” Şeklinde konuştu.

Hsk’nın demokratik meşruiyeti güçleniyor

Değişiklik teklifi ile Hakimler ve Savcılar Kurulu üyelerinin sayısı 22’den 13’e düşürülmekte olduğunu belirten Milletvekili Tunç; “Kurulun Başkanı Adalet Bakanı, Müsteşar tabii üye, olmaya devam ediyor, kurul iki daire halinde çalışacak, Kurulun 3 üyesi adli yargı, 1 üyesi idari yargı hakim ve savcıları arasından olmak üzere 4 üye Cumhurbaşkanınca, 3 üyesi Yargıtay, 1 Üyesi Danıştay üyeleri arasından, 3 üyesi de hukukçu öğretim üyeleri ve avukatlar arasından olmak üzere 7 üyesi TBMM tarafından 4 yıllığına seçilecek, süresi biten bir kez daha seçilebilecek, böylece kurulun demokratik meşruiyeti güçlendiriliyor. İlk derece mahkemelerinde yapılan seçim kaldırılarak, yargıda gruplaşmaların önüne geçiliyor.” Dedi.

Yargı birliği sağlanıyor, yargı sivilleşiyor

Anayasa değişikliğindeki önemli hususlardan birinin de Yargı Birliğinin sağlanmasına yönelik değişiklik maddesi olduğunu belirten Milletvekili Tunç; “Disiplin mahkemeleri dışında Askeri Mahkemeler kurulmayacak, ancak savaş halinde askerlerin görevleri ile ilgili işledikleri suçlara bakmak için askeri mahkemeler kurulabilecek.  Anayasa Mahkemesi’nde Askeri yargıdan gelen üyelerin görevi sonlanıyor, üye sayısı 17’den 15’e düşüyor.” Dedi.

Güçlü yürütme geliyor,  çift başlılık son buluyor

Anayasamızda yürütme ile ilgili geniş yetkileri bulunan ve halk tarafından seçilmesi nedeniyle halka karşı siyasi sorumluluğu bulunan Cumhurbaşkanı ile, yine halk tarafından seçilen ve Başbakan ve Bakanlar Kurulu arasında çıkması muhtemel krizlere son verileceğini belirten Milletvekili Tunç; ”Cumhurbaşkanı yürütmenin başı oluyor, Başbakanlık kalkıyor, Cumhurbaşkanı, kararname ile kamu tüzel kişiliğinin kurulması, üst düzey kamu yöneticilerini atama, Cumhurbaşkanlığı Kararnamelerinin uygulanması için yönetmelik çıkarma yetkisine sahip olacak.” Dedi.

Yönetim’de istikrar geliyor

Ülkemizde, parlamenter sistem nedeniyle ortalama her 1,5 yılda bir hükümet değişikliği söz konusu olduğunu ve tek başına iktidarlar dışında geçen yıllar, ülkemiz siyasi ve ekonomik krizlerle çalkalanarak zaman kaybettiğini belirten Milletvekili Tunç; “TBMM ve Cumhurbaşkanlığı seçimleri 5 yılda bir aynı anda yapılarak, istikrarlı 5 yıl hedefleniyor. “ dedi.  

Meclis yetkileri zayıflamıyor aksine güçleniyor

CHP’nin Meclisin yetkilerinin zayıflatıldığına ilişkin iddialarının bir gerekçesinin bulunmadığını belirten Milletvekili Tunç; “Yürütmenin kanun teklif etme yetkisi kaldırılarak bu yetki münhasıran TBMM’ye ait olacak, Meclis Kanun koyma, değiştirme ve kaldırma, Bütçeyi onaylama yetkisine sahip olmaya devam edecek, Cumhurbaşkanını, yardımcılarını ve bakanları görevleri ile ilgili bir suçtan dolayı soruşturabilecek, Meclisin salt çoğunluğu ile soruşturma önergesi verilebilecek,  5’te 3 çoğunluğu ile Soruşturma Komisyonu kurulabilecek, 3’te 2’sinin gizili oyu ile Yüce Divan kararı alabilecek, Meclis Araştırması, Meclis Soruşturması ve Soru önergeleri ile yürütmeyi denetleyebilecek.” Dedi.

Birlikte seçim ilkesi ile devlet yönetimine denge ve uzlaşma geliyor

Anayasa değişikliği teklifinde Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekili seçimlerinin birlikte yenilenebileceğinin düzenlendiğini belirten Milletvekili Tunç; “Cumhurbaşkanı Milletvekili seçimlerini yenileme kararı alırsa, kendi görevi de son bulacak, TBMM de Cumhurbaşkanlığı seçimlerini yenileme kararı aldığında, Milletvekili seçimleri yenilenecek. Birlikte seçime gidilerek sistemin tıkanması önlenecek, bu durum, Cumhurbaşkanı ile Meclis arasında denge-denetim sistemini getirecek, uzlaşmayı sağlayacak.” Dedi.

Kuvvetler ayrılığı güçleniyor

Değişiklik gerçekleşir ve Milletimiz de referandumda onayladığı takdirde Yasama, Yürütme ve Yargı birbirinden daha bağımsız olacak diyen Milletvekili Tunç;  “Bakanlar, Cumhurbaşkanınca Meclis dışından atanacak, Milletvekili bakan atanırsa Milletvekilliği sona erecek. Yürütme kanun teklif edemeyecek, Cumhurbaşkanı kararname çıkarabilecek böylece, yürütme ile ilgili hususlarda daha hızlı ve etkin karar alabilecek, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi kanunlara aykırı olamayacak, Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile kanun arasında farklılık varsa kanuna üstünlük tanınacak. Temel hak ve Özgürlükler konusunda Cumhurbaşkanlığı kararnamesi çıkarılamayacak. Kanun teklif etme ve bütçeyi onaylama yetkisi Mecliste olacak, Meclisin denetim yetkisi devam edecek. Cumhurbaşkanı ve bakanların yürütme ile ilgili işlemleri yargı denetimine tabi olacak, Mecliste en fazla üyeye sahip iki parti’nin Kanunların, TBMM İçtüzüğünün ve Cumhurbaşkanı Kararnameleri’nin iptali için Anayasa Mahkemesine başvurabilecek. “ şeklinde konuştu.

iOS ve Android uyumlu cihazlarınızdan Bartın'daki önemli gelişmelerden anında haberdar olun.


Anahtar Kelimeler:
Cumhurbaşkanlığı
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
vatansever 2 yıl önce

Vatan için evet, Türklük için evet, devlet için evet.. Mhpli, milliyetçi, vatansever ülkücüler olarak hareketimizin lideri, başbuğun emaneti, türkmen beyimiz sayın devlet bahçeli nin ve yol arkadaşlarının aldıkları kararın arkasındayız. Biz Fetö tehlikesini çok daha oncesinde görmüştük ve uyarmıştık.. Şimdi mesele parti değil vatan müdafası. Ülkümüz millet, kararımız evet...

Avatar
Serkan Demiray 2 yıl önce

sayın yılmaz bey , hukuk fakültesi mezunusunuz.
son 200 yıldır gelişen demokrasi anlayışında kuvvetler ayrılığının nasıl izah edildiğini herkesten iyi biliyor olacağınızı düşünüyorum.
yasama ve yürütme ayrılığından bahsetmemiz için olmazsa olmazlar;
1.seçim dönemlerinin farklı olması(aynı gün seçim olmaz)
2.devamlılıklarının birbirlerine bağlı olmaması(fesh kesinlikle olmamalı)
3.farklı alanlarda denk güçleri olması gerekiyor.
yargıya girmiyorum bile..o daha içler acısı.
selametle