SP adayları Arıt'ta

Arıt ilçesinde Şahin, Söğütlü, Ören, Siralı Köylerini ziyaret eden adaylar, 12 Haziran 2011 seçimleri için seçmenlerden oy istedi. Türkiye'nin borca esir edildiğini söyleyen Keleş;  Faizci kapitalist sistem yıllardır Türkiye'yi borca ve faize esir etmiştir ve halen daha bu esaretimiz devam etmektedir. Faiz, bin türlü belanın kaynağıdır. Çünkü haramdır. Haram lokmadan da hayır gelmez. Faizsiz ekonomi olur mu? Bal gibi olur. Bu halkı sömüren faizci kapitalist sistem Milli Görüş iktidarıyla birlikte yerini Adil bir Düzene bırakırsa, herkes özlediği huzur, refah ve özgürlüğe kavuşacaktır. Yatırımın olmadığı yerde yüzde 20'ler seviyesinde olan işsizlik sorununu iktidar ve muhalefet partileri 12 yıldır bir çözüme kavuşturamamışlardır. Şu anki iktidar devleti, milleti borca esir etmektedir. Vatandaşımızın takipteki yani icralık kredi borcu 10 milyar liraya çıktığı görülmekte ve halen daha ülkemizde yatırımlardan ziyade rantiye gözetilip kollanmaktadır. Türkiye'yi borç esaretinden ve halkı fakirlik girdabından sadece Saadet Partisi kurtarabilir. Yıllardır uygulanan IMF politikaları sonucunda ülkemizdeki fabrikaların ve işletmelerin çoğu yabancılara satılmıştır. Elde edilen gelirler ise borç faizlerinin ödenmesinde ve bütçe açıklarının kapatılmasında kullanılmaktadır. Bu nedenle 12 yıldır halkımızın giderek yoksullaştığını ve işsizliğin çığ gibi arttığını görmekteyiz. Şu anda ülkemizde tek kâr eden kuruluş bankalar olmuştur. Bunların çoğunun da yabancılara satılması nedeniyle kârlarımız yurt dışına aktarılmaktadır. 12 yıldan günümüze geçen süreçte geçmiş iktidarların bütçede herhangi bir problemi çözemedikleri an beyan görülmektedir. Ve bu gidişat, Saadet Partisinin parlamentoya dahil olmamasıyla sonuçlanırsa, iktidar ve muhalefet 2011 yılı bütçesinin de sorunları çözemeyecektir. Bütçemizde işsizliğe çare olabilecek tedbirler olması gerekmektedir. Türkiye'nin sorunları ancak Saadet Partisi iktidarında çözülebilecektir. Milli Görüşün geçmiş hükümetleri denk bütçe, havuz sistemi, D8'in kurulması ve ağır sanayi hamleleriyle bunu kanıtlamıştır. Saadet Partisi iktidarında geçmişte olduğu gibi, hazırladığımız milli kaynak paketleriyle ülkemize ve insanlığa bolluk ve bereket gelecektir. Böylece üretim, istihdam ve ihracatın artması söz konusu olacaktır.

İktidar partimizin elindeki cetvel eğri olduğu için düz çizgi çizememektedir. Ülkeyi sürekli olarak büyük bir borç batağına sürüklemektedir. Ülkemizin nüfusunun üçte ikisi fakirlik sınırında bulunmaktadır. Halkın bütçesinin önemli bir kısmı rantiyeye gitmektedir. Ülkemizde milyar dolar zenginleri her geçen gün artarken, yatırımlara kaynak bulunamamaktadır. Milli gelirin adaletsiz dağıtıldığı ülkemizde yatırıma gidilmedikçe işsizlik problemi çözülmeyecektir. Yatırım olmayınca istihdam olmaz, istihdamın olmadığı yerde de işsizler iş bulamayacaklardır. Bu sorunda günden güne katlanmaya devam edecektir. İşsizlik oranı ne yazık ki yüzde 20'lerin üzerine çıkmıştır. Milyonlarca işsiz akşam evine giderken bir ekmek götüremiyor. Halkın bankalardan kullandığı kredilerin takipteki miktarları ise içler acısı. Halkımızın önemli bir kısmı bankalarla icralık durumdadır. Vatandaş kredi kartı borcunu ödeyemiyor. Takipteki kredi kartı borcu 4.5 milyar liraya yaklaşmıştır. Takipteki ihtiyaç kredisi borcu 1 milyar 779 milyon lira, konut kredisi borcu 902 milyon lira, taşıt kredi borcu 379 milyon lira. Yani vatandaşın üzerinde sadece bu birkaç kalemde 10 milyar lira icra var. Akaryakıt fiyatlarının geldiği seviyeye bakın. Benzin fiyatı 4 lira oldu. Hükümet müdahale etti. 2 ila 4 kuruş arasında küçük bir indirim yapıldı. O da bayinin karından. Dünyanın en pahalı benzini bizde. Bunun üçte ikisi vergi, yani benzinin fiyatı vergi olmasa 1.5 lira. Bu kadar vergi olur mu? Bu millete bu kadar yüklenilir mi? Yazık değil mi?  Hükümetin dış politika yaklaşımlarını sürekli olarak eleştiriyoruz. Ülkemiz dış politikada onurlu bir duruş sergileyemiyor. Mavi Marmara şehitleri için hükümetin İsrail'den özür dilemesini beklediğini anımsatarak, İsrail özür dilese ne olacak? Mavi Marmara'da insanlar Gazze'deki ambargo kalksın diye şehit oldu. Ama halen daha Gazze'deki İsrail ambargosu ve zulüm devam etmektedir. Hükümetin İsrail'e özür diletme çabasından çok Gazze'deki ambargonun kalkması için somut adımlar atması gerekmektedir. İsrail'e özür diletmenin arkasında seçim yatırımı bulunmakta ve hükümet samimi bir duruş sergilememektedir.
 
Ülke yönetimine talip olanların bazı vasıflara sahip olması gerekmektedir. Tarihin en önemli ülkesini yönetmek; bilgi ister, tecrübe ister, hidayet ister, feraset ister, dirayet ister, şuur ister, vizyon ister ve en önemlisi missyon ister. Bu gün bizi yönetenlerin hepsinde vizyon var fakat vizyonu tamamlayan misyon yok. Misyon olmayınca, vizyonun hiç bir anlamı kalmamaktadır. Ülkemizi yönetmek demek geleceği görerek icraat yapmak demektir. Bu yeteneklere sahip olmayanların ülkemizi gerektiği gibi yönetmeleri mümkün olmayacaktır. Şu anda içinde bulunduğumuz durum bunu açıkça göstermektedir. Aziz Milletimiz Milli Görüş iktidarını sabırla ve hasretle beklemektedir. Hedefimiz Haziran seçimlerinde Saadet Partisini meclise sokmak ve milletimizin hasretle beklediği Milli Görüş iktidarını gerçekleştirmektir. Unutulmamalıdır ki iki nokta arasından binlerce eğri çizgi geçmektedir. Fakat bu binlerce eğri çizginin içinde ise sadece ve sadece bir tanesi doğru çizgidir. Önemli olan o doğru çizgiyi bulup oy vermektir. Şeklinde konuştu.

iOS ve Android uyumlu cihazlarınızdan Bartın'daki önemli gelişmelerden anında haberdar olun.

Anahtar Kelimeler:
SP
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.