SP Genişletilmiş İl Divan Toplantı Yapıldı

İl Başkanı Ünal Yurtbay, İl Başkan Yard. Yaşar Sinoplu, İl Müfettişi İhsan Ulupınar'ında hazır bulunduğu toplantıya; ilçe ve beldelerden çok sayıda davetli katıldı.

Ülke gündemine dair açıklamalarda bulunan Tongüç, konuşmasında şu ifadelere yer verdi;

Değerli basın mensupları

Hepinizi hürmet ve muhabbetle selamlıyorum. Hoş geldiniz sefalar getirdiniz. Sözlerime başlarken her şeyden önce bu basın toplantımızın memleketimiz ve tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum.

Eli kanlı terör örgütü PKK geçtiğimiz günlerde Bitlis’te 5 polisimizi ve ikisi çocuk 3 vatandaşımızı da şehit etmesinin ardından, Hakkari’nin Çukurca ilçesindeki karakollara eş zamanlı yaptığı saldırılarda maalesef 26 askerimizi şehit etmiş ve çok sayıda askerimizi de yaralamıştır. Cani örgüt 1993'den beri en kanlı saldırısını dün gece düzenlemiştir. Teröristler alçak ve hain saldırılarıyla milletimizin bağrını bir kez daha yakmıştır. Bizler Saadet Partisi olarak bu menfur saldırıları lanetliyor, saldırılarda hayatını kaybeden kardeşlerimize Cenab-ı Allah’tan rahmet, yaralılara acil şifa, şehitlerimizin yakınlarına sabır ve milletimize başsağlığı diliyoruz.

İstihbarat paylaşımında bulunduğumuz uluslar arası güçler tarafından heron, cobra ve skorzky gibi araçlarla devamlı taranan bölgede teröristlerin eş zamanlı olarak bu kadar çok hedefe saldırılar düzenlemesi ve ellerini kollarını sallayarak geri çekilmesi bizlere oldukça manidar gelmektedir. Teröristlerin bu saldırılarının arkasında uluslar arası bağlantıları olduğu şüphesini uyandırmaktadır. Yetkililer bu konuda gereken açıklamayı yapmalı ve bu katliamın hesabı sorulmalıdır. Bu saldırıların amacı ülkemizi bölmek, milletimizin arasına nifak tohumları ekmektir. Ülkemizin problemlerini çözmek için çareyi terörde, kurşunda, kavgada arayanlar hem kendilerini hem de geleceğimizi hüsrana uğratacaklarının bir an önce farkına varmalıdır. Ülkemizin birlik ve dirliğini bozmak için pusuya yatan şer odakları ve onların arkasındaki kirli ve karanlık güçler bilmelidirler ki kirli emellerine hiçbir zaman ulaşamayacaklardır. Bizi birbirimize düşürmeye çalışanların menfur emelleri kursaklarında kalacaktır.

Bizler bin yıldır bu topraklarda et ve tırnak misali kardeşçe yaşadık. İnançlarımız bizleri birbirimize çimento gibi bağlamış ve bizleri kardeş yapmıştır. Hepimiz aynı medeniyetin varisleri, aynı inancın ve ortak coğrafyanın çocuklarıyız. Milli ve manevi değerlerimiz her türlü toplumsal problemimizin ilacıdır. Bu değerlerimize sıkı sıkıya sarıldığımız takdirde düşmanlarımıza fırsat vermemiş oluruz. Bin yıldır bu topraklarda inançlarımız üzerine kurmuş olduğumuz birliktelik ve kardeşliğimiz devam etmelidir. Bu nedenle milletimizi inançlarımız doğrultusunda tesis ettiğimiz kardeşliğimizi bozacak girişimlere tevessül etmemeye ve aklı selim hareket etmeye davet ediyoruz.

ABD ile “sıfır sorun” yaşamak ve ilişkilerde “stratejik derinlik” kazanmak isteyen AKP Hükümet’i, bildiğiniz gibi İslam Dünyasını tehdit eden Füze Kalkanı projesine onay verdi. İran’a karşı ABD tarafından NATO’ya tahsis edilen erken uyarı radarı bu yılın sonuna doğru Türkiye’ye yerleştirilecek. ABD öncülüğünde NATO şemsiyesi altında Türkiye’ye kurulacak füze savunma sistemi üzülerek belirtelim ki Malatya’ya yakın bir araziye konuşlandırılacak. NATO’nun bölgedeki çıkarlarına hizmet eden bu proje ülkemiz ve İslam dünyası için son derece tehlikelidir. Bu radarların kurulması durumunda ülkemiz kendi kendini gereksiz yere büyük bir sıkıntıya sokmuş olacaktır. Türkiye, gerek bölgesinde, gerek İslam dünyasında itibarını kaybetmemelidir. Yüzyıllardır komşu olduğumuz ülkelerle füze kalkanı vesilesiyle bu komşuluk ve kardeşlik bağlarımız zedelenmemeli, komşu ülkelerle sıkıntılara düşmemelidir.

1990’lı yılların başında İngiltere Başbakanı Margaret Teacher  “Sovyetlerin dağılmasından sonra ne yapacağız? NATO’yu fesih mi edeceğiz? “ sorusuna “düşmanı olmayan millet yaşayamaz bizimde yaşabilmemiz için mutlaka düşmanımız olması gerekmektedir. Sovyetler Birliği dağıldı, onun yerine bir düşman koymamız gerekmektedir. Bu yeni düşman kuşkusuz İslam olacaktır” cevabını vermiştir. Batı bu düşüncesinden asla vazgeçmemiştir. O yüzden bizler Batıya güvenmiyoruz. Yıllardır batının talepleri konusunda tavizler verilmektedir. Ancak Batının daha fazla bizi aldatmasına müsaade etmeyelim. Füze kalkanının İran’ı hedef tahtasına dönüştürmektedir. Arzı Mevud planları herkes tarafından biliniyorken, bu projenin bir parçası olmak son derece tehlikelidir. Bu konu bizi İslam dünyası nezdinde yalnızlaştıracaktır. Füze kalkanını rampalardan fırlayan füzeler ve İran'ın fırlattığı füzeler çarpışıp nüküer çarpışma gerçekleşecek. Bu, nükleer serpinti anlamına gelir. Canlı olan herkes uzun vadede bundan nasibini alacaklar.

Hatırlayınız ABD Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice BOP çerçevesinde 8 yıl önce 22 ülkenin sınırlarının değiştirileceğini söylemiştir. Füze kalkanı bu planın bir parçasıdır. Füze kalkanının Türkiye’ye zarar vereceği ortadadır. Bu proje İslam dünyasında onulmaz yaralar açacaktır. Kalkan bizde ama komuta Brüksel’de. Radar burada ama kontrol ABD’dedir. Türkiye batının İran’a yönelik planlarının bir parçası olamaz.

Özellikle son yıllarda bazı yerli diziler aracığıyla milletimiz ve gençliğimiz ifsat edilmeye çalışılmaktadır. Her gün yeni bir kanalda değişik adlarla ekranlara gelen söz konusu diziler mahremiyeti ortadan kaldırıp, manevi değerlerimizi sinsice tahrip etmektedir.  Aile fertlerinin bir arada bulunduğu saatlerde yayınlanan ve burada anlatmaktan haya ettiğimiz bir takım görüntülere sahne olan bu diziler, milletimizin değerleriyle taban tabana zıttır. Milletimizin değerleriyle örtüşmeyen ve gençliğimizin ahlakını yozlaştıran bu yayınlar derhal durdurulmalıdır. Ne dinen, ne ahlaken, ne de vicdanen kabul edilmeyecek bu görüntülere artık son verilmelidir. Bu dizilerin hedef tahtasında gençler bulunmaktadır. Gençliğimiz büyük bir ahlaki buhranın eşiğindeyken, her türlü kötü alışkanlık almış başını giderken bir takım televizyonların bu tahribatı körükleyecek yayınlar ortaya koyması son derece tehlikelidir. Milletimizin son kalesi olan Aile yapısını yerle bir eden bu dizilere prim vermeyelim. Bu dizileri izlemeyerek bilinçli bir duruş sergileyelim. Bir ülkenin en büyük hazinesi, o ülkenin geleceği olan gençleridir. Geleceğimizi karartanlara karşı sessiz kalmak, suça ortak olmaktır. Bunun için RTÜK'ü göreve davet ediyoruz.

Yayınlanan programlar ve dizi filmleri özellikle, ailede kadın ve çocuklar üzerinde çok büyük tahribatlar yapmaktadır. RTÜK ailede büyük tahribatlara neden olan diziler ve programlar konusunda üzerine düşeni yapmalıdır. RTÜK'ü görevini yapmaya, ailemizi, çocuklarımızı, milli ve manevi değerlerimizin korunması noktasında üzerine düşeni yapmalıdır.


Bu duygu ve düşüncelerle toplantımıza iştirak ettiğiniz için siz değerli basın mensubu kardeşlerime teşekkür ediyor çalışmalarınızda kolaylıklar diliyorum.

iOS ve Android uyumlu cihazlarınızdan Bartın'daki önemli gelişmelerden anında haberdar olun.


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.