TBMM yürürlük tarihini iki kez uzattığı halde Yargıtay üzerine düşeni yapmadı

Tutukluluk süresinin uzamasının insan hakları ihlâline yol açması nedeniyle 2004 yılında yapılan  kanun değişikliğiyle tutukluluk sürelerine sınırlama getirildiğini ve bu düzenlemeye muhalefetin de destek verdiğini belirten Milletvekili Tunç, 2005 yılına kadar yürürlükte olan eski Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'na göre alt sınırı 7 yılı geçen suçlarda tutuklama süresinin üst sınırının bulunmadığını, 1 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe giren yeni Ceza Muhakemesi Kanunu'yla tutuklama süresine sınırlama getirildiğini, ancak, devam eden davalarda sorun yaşanmaması için Ceza Muhakemesi Kanunu'nun tutuklama sürelerini düzenleyen 102. maddesinin ilgili bölümünün yürürlüğe girme tarihinin  önce 1 Nisan 2008'e ertelendiğini daha sonra da bu tarihin 31 Aralık 2010'a uzatıldığını, TBMM, sanıkları tutuklu bulunan davaların sonuçlandırılması için 5 yılı aşkın bir süre öngörmüş olmasına rağmen özellikle yüksek yargıdaki gecikme nedeniyle, kamuoyunun vicdanını rahatsız eden tahliyelere yol açtığını söyledi.

Geçmişte "Rahşan Affına" imza atarak vicdanları sızlatanların, konuyu Af gibi göstermeleri yanlış

Tutuklama süreleri ile ilgili ortaya çıkan bu durumu sanki bir Af getirilmiş gibi yansıtmak isteyenlerin bulunduğunu, 2001 yılında iktidarda olanların "Rahşan affı" olarak nitelendirilen bir affa imza attıklarını konunun özellikle muhalefet  tarafından sanki böyle bir durum varmış izlenimini uyandırmak istediklerini belirterek; "bu bir Af değildir, yargılama devam etmektedir,  şüpheliler hakkında adli kontrol tedbirleri alınmakta, yurtdışı çıkış yasağı uygulanmaktadır, Yargı, özellikle kamuoyunun vicdanını rahatsız eden dosyalarla ilgili olarak bir an önce karar verebilir, ve tutukluluk ile ilgili bu tartışmaları da sonuçlandırabilir" dedi.

Yargıtay İstediği Dosyaları öne alıp karar veriştir, tartışılan dosyalarla ilgili de karar vermesinde bir engel yoktur

Yargıtay'ın istediği davaları çabuk sonuçlandırdığını belirten Milletvekili Tunç, Erzincan Cumhuriyet Başsavcısı Cihaner ile ilgili davayı, Mehmet Haberal ile ilgili Hakimlere karşı açılan tazminat davalarını nasıl öne alıp hemen sonuçlandırmışlarsa Hizbullah davasını da sonuçlandırabilirler, çünkü yerel mahkeme mahkumiyet kararı vereli yıllar olmuştur, tahliye kararı için toplanabilen ilgili daire karar için de toplanabilir, Yargıtay'ın 6. Ceza Dairesi tutuklu dosyaları öne alarak, böyle bir sorunla karşılaşmamış, 9. Ceza Dairesi ise kamuoyunun vicdanını rahatsız eden böyle bir soruna yol açmıştır.

AK Parti hükümeti Yargının hızlı işlemesi için gereken adımları atmıştır

Yargının hızlı işlemesi için Ak Parti iktidarının 8 yıl boyunca çok önemli adımlar attığını ancak buna hem yüksek yargıdan hem de muhalefetten karşı çıkışların olduğunu hatırlatan Milletvekili Tunç, Yargıtay'ın iş yükünü azaltacak istinaf mahkemelerinin kurulmasına karşı çıkanların, Hakimlik ve Savcılık sınavlarını iptal ederek 3-4 yıl hakim savcı  alınmamasına yol açanların, bu gün AK Parti'yi eleştirmelerinin büyük bir haksızlık olduğunu söyledi.    

iOS ve Android uyumlu cihazlarınızdan Bartın'daki önemli gelişmelerden anında haberdar olun.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
mahinur 8 yıl önce

Milletvekili ağabeyleri gibi bilmeden, fikir sahibi olmuş..yada bile bile atmiş. kendisine doğruyu anlatmak yanıltmak istediği biz vatandaşa düşştü yine. Sayın vekil; hizbullah dosyası yargıtaya 2010 Eylülünde geldi. Yanibir kaç ay öne. tam 5 yıl(yazı ile beş) Adli tıpta takıldı dosya.Yani sizin kadrolaşıp H:Üzmez'i kurtarmaya çalıştığınız Adli Tıp'ta.Özetle kabahat HSYK'yı kilitleyi paylarca hakim- savcı atamalarını engellemeniz, 5 yıl önce bu kanunu (102.madde) çıkarmanız ve 5 yıl rapor yazamayan adli tıp sorumluduur.Tabiki icraatın başıundaki AKPsuçludur.

Avatar
murat izler 8 yıl önce

Sayın Tunç çok mu zordu, 102. maddeyi çıkartırken, hüküm giymiş ve dosyası yargıtayda olanlar hariç demek. O zaman bu saçmalık olmayacaktı. Bu durumda sorumlu kim oluyor.Hüküm giymiş kişiye sanık-tutuklu muamelesi yapılırmı. Hüküm giyen artık sanık olmaktan çıkmıştır.Hukukçu olarak bunları bilmeniz lazım.