Tunç: Çözüm süreci provake edilmek isteniyor
ÇÖZÜM SÜRECİNİ PROVAKE ETMEK İSTEYENLERİN OYUNLARI TUTMAYACAKTIR”

Konuşmasına olayların nasıl başladığını anlatarak başlayan Milletvekili Tunç; Diyarbakır ili Lice ilçesi Kayacık köyünde yapımı devam eden Kayacık Jandarma Karakol Komutanlığı hizmet binası inşaatını protesto etmek ve çalışmaları durdurmak amacıyla 28 Haziran 2013 Cuma günü saat 16.00 sıralarında 200-250 kişilik bir grup tarafından çeşitli sloganlar atılarak basın açıklaması yapıldıktan sonra taş ve Molotof kokteylleriyle jandarma karakolu ve inşaatta çalışan işçilerin barındığı çadırlar ve konteynerlere saldırıda bulunulduğunu, bu saldırılar sonucunda işçilere ait 2 adet çadır ve konteynerlerın yakılarak,inşaat işçileriyle karakolda bulunan güvenlik görevlilerine de taş ve sopalarla saldırıldığını belirtti.Milletvekili Tunç, bunun üzerine karakolda bulunan güvenlik kuvvetleri tarafından gruba dağılmaları için sözlü uyarılarda bulunulduğunu ancak yapılan tüm uyarılara rağmen grubun saldırılarını devam ettirerek karakolun tel örgülerinden içeri girmeleri üzerine gazla müdahalede bulunulmasına rağmen dağılmamaları üzerine havaya uyarı atışı yapıldığını söyledi.

Gerekli Soruşturmalar başmatılmıştır

Milletvekili Tunç, “Bu müessif olay sonucunda 1 vatandaşımız hayatını kaybetmiş, 2'si ağır olmak üzere 9 vatandaşımız yaralanmıştır. Olayla ilgili adli tahkikat Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığınca başlatılmış, ayrıca İçişleri Bakanlığınca konuyu bütün yönleriyle idari açıdan incelemek ve gerekli araştırmaları yapmak üzere mülkiye müfettişi ve Jandarma Genel Komutanlığı tarafından da müfettiş bölgeye görevlendirilmiştir. Gerek adli soruşturma gerekse idari soruşturma neticesinde olay daha da aydınlatılacaktır.” Dedi.

Daha güçlü, demokratik, özgür ve huzurlu bir Türkiye için "Çözüm süreci"ni başlattık

Konuşmasında “Çözüm Sürecine” de değinen Milletvekili Tunç; “2002 yılından itibaren kararlı bir şekilde uygulanan ve millî birlik ve kardeşlik projesiyle daha ileri boyutlara taşınan demokratikleşme adımlarının bir devamı olarak daha güçlü, demokratik, özgür ve huzurlu bir Türkiye için "Çözüm süreci" olarak adlandırılan süreç başlatılmıştır. Terörün son bulmasını amaçlayan çözüm sürecinin hedefi tıpkı 23 Nisan 1920'de olduğu gibi bu vatanın tüm insanlarını kapsayacak ortak ruhu yakalamak ve büyük Türkiye idealine ulaşabilmektir. Bu süreçteki tüm çabalar anaların evlatlarının arkasından ağlamaması, çocukların babalarının tabutları ardından gözyaşı dökmemesi içindir. Sürecin başarıya ulaşması durumunda, akan kan duracak ve kardeşlik hukuku bütün ülkede tekrar tesis edilecektir. Diğer yandan, ülkemizin 2023 hedeflerine ulaşabilmesi bu sorunun çözülmesiyle daha da kolaylaşacaktır. Terör yerine bölgesel bir barıştan, huzurdan, daha fazla ticaretten, iş birliğinden ve medeniyetten konuşabilmemiz için bu sorunu mutlaka aşmamız gerekmektedir. Biz iktidara geldiğimiz günden bu yana terörün olduğu, silahın olduğu, şiddetin olduğu bir ortamda çözümün olamayacağını, fikirlerin öne çıkamayacağını hep dile getiriyoruz. AK PARTİ Hükûmeti, on yıldan bu yana silahların susmasının, terör ve şiddetin son bulmasının, fikirlerin, önerilen konuşmasının mücadelesini veriyor.” Dedi.

Terörün finans kaynaklarını kesiyoruz

Terörün en önemli finans kaynaklarından birisinin de uyuşturucu olduğunu, terörün finansmanının önlenmesi için gerek uluslararası anlaşmaların imzalanması olsun gerekse bununla ilgili iç hukukumuzdaki düzenlemelerin hepsinin iktidarları döneminde gerçekleştirildiğini belirten Tunç; son dönemlerde esrar ve Hint keneviriyle bölgede önemli bir mücadelenin yürütüldüğünü, 100 trilyonu aşkın Hint kenevirinin imha edildiğini, bu kaynağın kesilmesinden rahatsız olanların olduğunu söyledi.

Lice olayının dolaylı olarak dayandığı yer uyuşturucu olayıdır, karakol inşası değildir.

Milletvekili Tunç; “Hiç kimse, özellikle siyaset yapanlar, çözüm sürecinin devam etmesini isteyenler, devletin uyuşturucuyla mücadelesini eleştirmemelidir. Devletin en önemli görevlerinden birisi suç işlenmesini önlemektir. Lice olayının dolaylı olarak dayandığı yer esrar olayıdır, Hint keneviri olayıdır, karakol inşası olayı değildir.AK Parti döneminde birçok karakol kaldırılmıştır. Bakınız, 2 Mayıs2013 te İçişleri Bakanlığı’nın onayıyla Türkiye genelinde 298 karakol kapatılmıştır. Ancak ülkemizin sınır güvenliği, vatandaşlarımızın huzuru için de daha güvenlikli karakollar inşa edilmeye devam etmiştir.” Dedi.

Çözümün adı bile bölgeye huzur getirdi

Çözümün adı bile Türkiye'nin tamamında çok farklı bir iklim oluşturduğunu, adımlar atıldıkça, somut gelişmeler yaşandıkça Türkiye'de çok büyük bir umut atmosferi oluştuğunu belirten Milletvekili Tunç,“Gerçekten, çok güzel gelişmelere, çok güzel olaylara şahit olduk. Yıllardır sorun yaşadıkları köylerinde insanlarımız, normal yaşamlarına dönmeye başladılar. İnsanlar, yıllardır çıkamadıkları yaylalarına, mezralarına çıktılar, dağların eteklerinde piknik yapmaya başladılar. Ege'den, Marmara'dan, Karadeniz'den, Akdeniz'den, İç Anadolu'dan insanlar bölgeye gittiler, kardeşleriyle kucaklaştılar. Bölgede, barışın, çözümün adı dahi yetti. Kepenkler açık kaldı, ticaret canlandı, dahası yatırımcılar, işverenler, işveren örgütleri, iş kadınları, iş adamları ardı ardına bölgeye ziyaretler düzenlemeye başladılar.Sayın Başbakanımız hem 2009 yılında Millî Birlik ve Kardeşlik Projesi'ni hem de 2013 çözüm sürecini başlattığında sürecin zor olduğunu, hassas olduğunu, sabır gerektirdiğini, çelik gibi bir irade gerektirdiğini defalarca ifade etmiştir. Bu sürecin sabotajlara, tahriklere, provokasyonlara açık olduğunu, sürecin her daim hedef alınabileceğini defalarca söylemiştir, "Biz, bu sürece sadece elimizi, sadece bedenimizi değil, canımızı koyduk." demiştir. Sayın Başbakanımız hiçbir sabotajın, hiçbir provokasyonun bizi bu süreçten alıkoyamayacağını, bizi çözümden vazgeçiremeyeceğini defalarca tekrar etmiştir.” Dedi.

Çözüm sürecini provoke eden olayları milletimiz net bir şekilde gördü

Reyhanlı olayları da, Adalet Bakanlığının bombalanmasının da, AK Parti Genel Merkezinin bombalanmasının da, Lice olaylarının da çözüm sürecinin sabote edilmesine yönelik provokasyon olarak tarihe geçtiğini belirten Tunç; Gezi olaylarının da yine çözüm sürecinin sabote edilmesine dönük olaylar olarak tarihe geçtiğini; bu provokasyonlarda kimlerin hangi tavrı aldığının da tarihe geçtiğini ve milletin olup bitenleri de net bir şekilde gördüğünü ve görmeye de devam edeceğini söyledi.

Gezi olaylarında provokasyon yapan Halk TV, PKK televizyonu ile canlı bağlantı yaparak Lice olaylarında da halkı tahrike kalkıştı


Milletvekili Tunç “Bakınız, size örnek veriyorum: Gezi olaylarında provokasyon yapan bir iki televizyon var. Lice olaylarının olduğu gün, gece sabaha kadar provokasyon yapan Halk TV'yi hep beraber izledik; PKK'nın yayın organlarıyla canlı telefon bağlantısı yapmışlardır o programda. Barış ve Demokrasi Partisinin bazı milletvekillerinin "Tahriklere kapılmayın." çağrılarına rağmen, bu televizyonlar, halkı, bölge halkını "Ne duruyorsunuz?" diye sokaklara davet etmişlerdir. Değerli Milletvekilleri, sadece bu örnek bile olayların açıklanmasına yetmektedir.Millet artık gerilim değil, sükûnet istemektedir; çatışma değil, huzur istemektedir. Gerilimi, çatışmayı, şiddeti ve kaosu teşvik edenler çözüm sürecine de, millete de ihanet etmiş olurlar. Bu süreci akamete uğratmak isteyen her kim olursa olsun, hangi siyasi parti olursa olsun, bunun sorumluluğunu, bunun vebalini taşıyamayacaktır. Çözüm süreci hassas bir süreçtir; çözüm süreci devletin illegal eylemleri, gayrimeşru girişimleri görmezden gelmesini gerektirecek bir süreç asla değildir. İllegal gösterileri yapanlar, molotofkokteyli atanlar, haraç toplayanlar, adam kaçıranlar, zehir ticareti yapanlar hukuk devletinde hiçbir zaman görmezden gelinemez, kimse de böyle bir beklenti içinde olamaz.” Dedi.

Siyasilerin görevi halkı sağduyuya çağırmak olmalıdır


Lice'deki gösterilerin nasıl tahrik edildiğini, nasıl farklı yerlere çekildiğini, nasıl bir oyuna çevrilmek istendiğini herkesin gördüğünü, Lice'deki olaylar üzerinden mesaj vermeye çalışanların; Lice'nin, Diyarbakır'ın bu tehlikeli oyuna itibar etmediğini görmeleri ve mesajı kendilerinin de almaları gerektiğini belirten Milletvekili Tunç; “Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri olarak bizlere ve siyasi partilerimize düşen, halkı sağduyuya çağırmak, halkımızın tahriklere kapılmamasını istemektir, olayların farklı yönlere çekilmesine katkı sağlamamaktır. İçişleri Bakanlığının idari soruşturmasını ve Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının başlattığı adli soruşturmayı hepimiz beklemek zorundayız.” Dedi.
iOS ve Android uyumlu cihazlarınızdan Bartın'daki önemli gelişmelerden anında haberdar olun.

Anahtar Kelimeler:
çözüm SüreciLice
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.