Yalçınkaya Orman ve Su İşleri Bakanlığı bütçesi hakkında konuştu
CHP Bartın Milletvekili Rıza Yalçınkaya, 2013 yılı merkezi bütçe görüşmeleri kapsamında genel kurula hitap etti
 
 Konuşmasına; bütçenin ülkeye ve millete hayırlı olmasını dileyerek başlayan Milletvekili Yalçınkaya, orman köylülerinin sorunlarından 2/B arazilerine, ormanları geri dönüşü olmayan ciddi tahribatlara uğratan yasa değişikliklerinden HES’lere kadar birçok konuya ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
 
 
MİLLETVEKİLİ YALÇINKAYA, ORMAN VE SU İŞLERİ BAKANLIĞI KESİN HESAP BÜTÇESİ ÜZERİNE KONUŞMA YAPTI
 
2013 yılı merkezi yönetim bütçe kanun tasarısının Orman ve Su İşleri Bakanlığı bütçesi ile Çevre ve Orman Bakanlığı kesin hesap bütçesi üzerinde CHP grubu adına söz alarak genel kurula hitap eden CHP Bartın Milletvekili Rıza Yalçınkaya, Orman Bakanlığı’nın bir 12 Eylül darbesinde birde AKP hükümeti zamanında kapandığını veya diğer bakanlıkların bir parçası yapıldığını söyledi. Milletvekili Yalçınkaya “Bugün burada geçmişi 1839 yılına kadar uzanan bir örgütün bütçesini görüşmek üzere toplanmış bulunmaktayız. Orman Bakanlığı ilk kez 1969 yılında kurulmuştur. Fakat ormancılık örgütünün kuruluşu Tanzimat Fermanı’na kadar uzanmaktadır. Ne yazık ki bu bakanlık, bir 12 Eylül darbesinden sonra birde sizin hükümetleriniz zamanında kapanmak ya da diğer bakanlıkların bir parçası olmak zorunda bırakılmıştır. 2003 yılında müstakil orman bakanlığını Çevre Bakanlığı ile birleştiren sizdiniz. Daha sonra 3 Haziran 2011’de Çevre Orman ve Şehircilik Bakanlığı’nı kurup aradan bir ay geçmeden 29 Haziran 2011’de bu bakanlığı Orman ve Su İşleri Bakanlığı’na çeviren de siz oldunuz. Sayın Başbakan herhalde Sayın Eroğlu ile Sayın Bayraktar arasında tercih yapmak zorunda kalmamak için kendisi için daha kolay olanı tercih edip henüz bir ay önce kurduğu bakanlığı kapatıp yenisini açarak, Sayın Bayraktar’a Çevre ve Şehirciliği, Sayın Eroğlu’na da Orman ve Su İşleri’ni tahsis etti” diye konuştu.   
 
 
AKP DÖNEMİNDE, ORMANCILIK SORUNLARI SÜREKLİ ARTTI
 
Bakanlık ve taşra örgütlerinde yönetici pozisyonundaki görevliler üzerinde yapılan sık değişiklikler nedeniyle ülkede ormancılık sorunlarının her geçen gün arttığını ve içerisinden çıkılmaz bir hale getirildiğini belirten TBMM Başkanlık Divanı Üyesi ve Bartın Milletvekili Rıza Yalçınkaya “Ne yazık ki siz sadece bakanlığın çatı örgütlenmesiyle keyfi şekilde oynamadınız, bağlı Genel Müdürlükleri ve taşra örgütünü de aç kapa aç kapa tanınamaz hale getirdiniz. Bakanlık ve taşra örgüt yapılarında yaptığınız sık değişiklikler sayesinde ormancılık örgütündeki yönetici pozisyonundaki görevlilerden istemediklerinizi mahkemeye başvurma haklarını da ellerinden alarak pasifize ettiniz. Geri kalanları da göreve vekâleten atayarak iki dudağınız arasına bakar hale getirdiniz. Bu uygulamalarınızla Türkiye de ormancılık sorunlarını her geçen gün artırdınız ve işin içerisinden çıkılamaz hale getirdiniz. 2004 yılında değiştirdiğiniz 2613 sayılı Maden Kanunu ile en hassas nitelikteki ormanlarda bile taşocağı dâhil her türlü maden arama ve işletme olanağını getirdiniz. Yerli ve yabancı iş çevrelerinin baskıları sonucu çıkarıldığı bilinen bu yasayla ormanlar, ağaçlandırma sahaları, özel koruma bölgeleri, milli parklar, meralar, sit alanları, su havzaları, kıyı alanları, turizm bölgeleri, askeri yasak bölgeler ve şahsa ait özel alanları madencilik faaliyetine açan sizin hükümetiniz oldu” ifadelerini kullandı.   
 
YAPILAN YASA DEĞİŞİKLİKLERİYLE ORMANLAR KATLEDİLİYOR
 
Son 10 yılda yapılan yasa değişiklileri nedeniyle, ormanların çok ciddi şekilde tahribata uğradığını ve milyonlarca ağacın katledildiğini ifade eden CHP Milletvekili Rıza Yalçınkaya “2003 ve 2008 yıllarında 2634 sayılı Turizm Teşvik Kanununda değişiklik yaparak kültür ve turizm Koruma ve Gelişim bölgeleri ve ‘Turizm Merkezleri’ dışında kalan devlet ormanı sayılan araziler, milli parklar, tabiatı koruma alanları, tabiat parkları ve tabiat anıtları, 383 sayılı özel çevre koruma kurumu Kurulmasına Dair Kanun Hükmünde Kararname kapsamında ayrılmış yerler ve meraların Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından yerli ve yabancı turizm yatırımcılarına tahsis edilmesine olanak sağlayan ve bu düzenlemeyle turizm tahsislerini iptal eden anayasa mahkemesi kararını hileli yollarla devre dışı bırakan yeni yasanın eskisini aratırcasına ormanların aleyhine hükümler içermesini sağlayan da sizsiniz. Sizin döneminizde son 10 yılda; ormanlarımız, yasalarda yapılan değişikliklerle ve yönetmeliklerle geriye dönüşü mümkün olmayacak şekilde ciddi tahribata uğratılmaktadır. Madencilik, turizm, hidroelektrik santralleri ve taş ocaklarıyla ilgili hiç düşünülmeden verilen izinler de aynı şekilde çevre sorunlarına ve çevre katliamlarına neden olmakta, oteller, villalar, çılgın projeler, üçüncü boğaz köprüsü ve çevre yolları, lüks konutlar, alışveriş merkezleri, termik santral projeleri, kentsel dönüşüm projeleri nedeniyle milyonlarca ağaç katledilmektedir” şeklinde konuştu.  
 
RAKAMLARDA ABARTI YAPILARAK KAMUOYUNUN YANILTILDIĞINI SÖYLEDİ
 
Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu’nun, ağaçlandırma ve bozuk ormanların ıslahı konusunda verdiği rakamları abartarak kamuoyunu yanılttığını ifade eden Milletvekili Yalçınkaya “Partinizin 2011 seçim beyannamesinde; “1992-2002 yılları arasında, daha önceki hükümetler tarafından; senelik ortalama olarak 75 bin hektarlık alanda ağaçlandırma ve bozuk ormanların ıslahı yapılırken” 2003-2009 yılları arasında bakanlığınızca bu rakamın 7 misli artırılarak 501.387 hektar alanda ağaçlandırma ve bozuk ormanların ıslahının gerçekleştirildiği belirtilerek “Ağaçlandırma da dünyada ilk 3’e girme başarısını gösterdik” şeklinde bir ifadeniz var. Sizin verdiğiniz rakamlara dayanarak Sayın Başbakan’da “Ağaçlandırmada dünyada üçüncüyüz” ifadesini kullanıyor. Fakat Sayın Bakan, Ormancılık uzmanları; sizin açıklamalarınızı abartılı ve tutarsız bularak döneminizde ağaçlandırılan alan miktarının önceki döneme göre sadece %20 arttığını, bunun da ülkenin genel gelişmesine paralel bir artış olduğunu söylüyorlar. Uzmanlara göre; iddia edilen yüksek miktardaki ağaçlandırmayla ilgili artışın kökeninde, rehabilitasyon çalışmalarında yaşanan olağanüstü artışın yattığı belirtilmektedir. Fakat ne yazık ki bu rehabilitasyon çalışmaları “bozuk orman” diye nitelendirilen yerlerde yapılan çalışmalardır. Ağaçlandırma çalışması diye nitelendirmek yanlıştır. Aslında Bir hektarlık alanı ağaçlandırmak için rehabilitasyon maliyetinin 20 katı harcama yapmak gerekiyor. Siz ucuz olanı seçmişsiniz, Sayın Bakan. Rehabilitasyon çalışmalarının yanı sıra erozyon kontrolü, mera ıslahı vb. çalışmaları da ağaçlandırma çalışması kapsamına dâhil ettiğiniz için ağaçlandırma rakamlarını çok yüksek oranda artmış gibi gösteriyor, kamuoyunu yanıltıyorsunuz” diye konuştu.  
 
 
BAKAN EROĞLU’NUN, ‘HES’ KONUSUNDAKİ ISRARINI ELEŞTİRDİ
 
HES konusuna da değinen CHP Bartın Milletvekili Rıza Yalçınkaya; akarsuların HES’lere kurban edildiğini, insanların yıllarca yaşamış olduğu yerlerden göç etmeye zorlandığını, AKP milletvekillerinin bile artık yavaş yavaş HES’e karşı ses vermeye başladığını söyleyerek, Bakan Veysel Eroğlu’nun “HES’lere karşı çıkmak saçmalık” şeklinde kullandığı ifadeyi eleştirdi. Milletvekili Yalçınkaya “ Sayın Bakan; “HES’lere karşı çıkmak saçmalık” diyerek, HES’lerin bir numaralı koruyucusu oldunuz. HES’lerin ormanlar üzerinde yaptığı geri dönülemez zararları değerlendirmekten çok uzaksınız. Akarsular HES’lere kurban ediliyor. Dereler kurutuluyor, halk akarsularının yok edilmesine isyan ediyor. Bu havzalarda yaşayan ve o su ile tarlasını, bahçesini sulayarak geçimini sağlayan insanlar maalesef yıllarca yaşadığı yerlerinden göçe zorlanıyor. Farkında değil misiniz? HES’lerin zararları gün geçtikçe daha da ortaya çıkıyor. Partiniz Milletvekilleri bile yavaş yavaş HES’lere karşı ses veriyor. Halkın bu isyanına ne zaman kulak vereceksiniz? Ne zaman bu yanlış uygulamalarınızdan vaz geçeceksiniz?” şeklinde sormuş olduğu sorularla Bakan Eroğlu’na yüklendi.   
 
 
2/B ALANLARI, BİR RANT PROJESİ HALİNE GETİRİLDİ
 
Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu’na, “Satın almada önceliği kullanıcılara verdik” deseniz de “2/B alanlarını; herkesin satın alabileceği bir rant projesine dönüştürdünüz” diyen Milletvekili Yalçınkaya “Sayın Bakan; Anayasamızın 170. maddesine göre sadece orman köylülerine tahsis edilmesi gereken 2/B alanlarını, anayasayı ihlal ederek orman suçu işlemiş olanları ödüllendirecek şekilde, herkesin satın alabileceği bir rant objesine dönüştürdünüz. Satın almada önceliği kullanıcılara verdik diyorsunuz. Fakat belirlediğiniz rayiç bedellerle bu alanları gerçek sahiplerinin almasının mümkün olmadığını düşünemiyorsunuz. Orman köylüsünün yıllardır kullandığı alanları başkalarının kullanım alanına açıyor, onları yıllardır koruyup kolladıkları ve asil sahibi oldukları bu alanlardan bir çırpıda söküp atabiliyorsunuz? Bu alanların yeni sahipleriyle mevcut kullanıcıları arasında, dolayısıyla bu kesimlerle devlet arasında oluşturacağı çatışmayı nasıl önleyeceksiniz? Bu düzenlemeyi orman köylüsü için yaptık diyorsunuz, fakat 2/B alanlarının orman köylülerine tahsisini düzenlemek için Kanunla yetkilendirilmiş ORKÖY Genel Müdürlüğünü kapatıp bu işleri Maliye Bakanlığına devrediyorsunuz. Bu arazilerin gerçek sahiplerine ücretsiz olarak verilmesi gerektiğini savunan partimize de, yüzde 70 rayiç bedelle verilsin diye muhalefet ediyorsunuz. Bu durumda orman köylüsünü mü yoksa bütçe açıklarını mı önlemeyi amaçladığınız zaten ortaya çıkıyor” şeklinde konuştu.   
 
ORMAN KÖYLÜLERİNİN SORUNLARINI ANLATIP, MAĞDURİYETLERİNİN GİDERİLMESİNİ İSTEDİ
 
Orman köylülerinin çalışma alanlarının tüccarlara açıldığını, dikili ağaç satışının %57’sinin tüccarların eline geçtiğini, kooperatiflerin orman işçiliği yapma hakkının sinsice elinden alındığına dikkat çeken CHP Bartın Milletvekili Rıza Yalçınkaya; hükümetin, orman-köy ilişkileri konusunda da sınıfta kaldığını söyledi. Son verilere göre 21 bin 278 orman köyünde yaklaşık 7 milyon nüfusun yaşadığını belirten Milletvekili Yalçınkaya “Bu köylerimizin altyapı, sağlık ve eğitim imkânları toplumun diğer kesimlerine göre oldukça düşük olup, köylümüz orman ürünleri kesme, sürütme ve taşıma işleri ile geçimini sağlamaya çalışmaktadır. Kırsal kalkınma faaliyetlerinin her geçen gün daraltılması nedeniyle de maalesef bu köylerimizden göçler başlamıştır. Orman ürünleri üretiminin orman köylüsü ve orman kooperatifleri tarafından öncelikli olarak yapılmasını her geçen gün daraltan hükümet, orman köylüsünün çalışma alanlarını tüccara açmış, orman köylüsü ve kooperatifler bu nedenle büyük darbe yemiştir. Dikili ağaç satışının yüzde 57 si tüccarın eline geçmiş, kooperatiflerin orman işçiliği yapma hakkı sinsice ellerinden alınmıştır. Bilinmelidir ki; orman köylüsü korunmadan ormanlar korunamaz ve orman köylüsü olmadan ormancılığımız geliştirilemez” diye konuştu. Konuşmasının sonunda; Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu’ndan ve Bakanlık personelinden 2013 yılından itibaren ormanların ormancılık dışı amaçlarla kullanılmasını sınırlayacak şekilde toplum yararını öne çıkaran çalışmalar yapmalarını beklediklerini söyleyen Milletvekili Yalçınkaya “Ormanları kafalarına göre değil de demokratik kitle örgütleriyle birlikte, akademisyenlere danışarak bilimsel bulguların ışığında hazırlanmış planlara göre yönetmelerini istiyoruz. Ormancılığın gerçek sorunlarına neşter vurarak, muhalefet partileriyle işbirliği içerisinde hazırlanmış çözüm önerilerini hayata geçirmelerini diliyor, bütçenin ülkemiz ve milletimiz için hayırlı olması temennisiyle hepinizi saygıyla selamlıyorum” ifadelerini kullandı.
iOS ve Android uyumlu cihazlarınızdan Bartın'daki önemli gelişmelerden anında haberdar olun.


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.