Yalçınkaya Terörle Mücadele Politikasını Eleştirdi

CHP Bartın Milletvekili ve İçişleri Komisyonu Üyesi Rıza Yalçınkaya, İçişleri Bakanlığı’nın 2016 Yılı Bütçesi üzerine TBMM Genel Kurulu’nda CHP grubu adına bir konuşma yaptı.

Türkiye Büyük Millet Meclisi, Genel Kurul Tutanağı, 26. Dönem 1. Yasama Yılı, 50. Birleşim 02 Mart 2016 Çarşamba:

BAŞKAN - Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına ikinci konuşmacı, Bartın Milletvekili Muhammet Rıza Yalçınkaya. (CHP sıralarından alkışlar)
Buyurun.

CHP GRUBU ADINA MUHAMMET RIZA YALÇINKAYA (Bartın) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; İçişleri Bakanlığına bağlı Emniyet Genel Müdürlüğü ve Jandarma Genel Komutanlığı bütçeleriyle ilgili konuşmak üzere Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz almış bulunuyorum.

Konuşmamım başında şehitlerimize ve terör saldırıları sonucunda hayatına kaybeden vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet, yakınlarına sabırlar diliyor, yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.

Değerli milletvekilleri, devlet olarak, içeride ve dışarıda cumhuriyet tarihimizin en zor, en belirsiz, en yalnız, en güvensiz yıllarını yaşadığımız bir dönemden geçtiğimiz duygusu, toplumda artık ortak bir kanaat hâline gelmiştir. Toplumda oluşan bu kanaatin tek sorumlusu, elbette ki on dört yıllık AKP Hükûmetidir. Geleneksel dış politika ilkelerimizi terk ederek Suriye'de taraf olmanız, terörle mücadelede günü kurtarma hesapları içinde kalarak, cesur ve kararlı bir hareket tarzını ortaya koyamayışınız terörle mücadelede çok büyük zafiyetlere yol açmış, bunun sonucunda da kaybeden ülkemiz olmuş, güvenlik güçlerimiz ve sivil vatandaşlarımız hayatlarını kaybetmiştir.

Değerli arkadaşlar, terör örgütüyle ilişkiler, AKP Hükûmeti tarafından vatandaşlarımıza hep yeni bir şeyler yapılıyormuş, her seferinde bu işin üstesinden gelinecekmiş gibi bir umutla sunuldu. Bu ilişkiler için, bugüne kadar "Kürt açılımı", "demokratik açılım", "millî birlik projesi", "millî birlik ve kardeşlik projesi", "İmralı süreci", "barış süreci" ve "çözüm süreci" gibi isimler kullanıldı. Terörle mücadele adına isimlerin değişmesi değişti ama geldiğimiz noktada hiçbir şey değişmedi, işler daha da kötüye gitti, tekrar başa dönüldü.

2010 yılında, dönemin İçişleri Bakanı, terörü önlemek için Bakanlık bünyesinde kurulacak Kamu Düzeni ve Güvenliği Müsteşarlığı hakkındaki tasarı Mecliste görüşülürken yaptığı konuşmada, "Terörü bütün boyutlarıyla çalışmak, istihbaratı bir yerde toplamak, tam bir koordinasyon sağlamak için müsteşarlığı kuruyoruz, Türkiye bu terörü böylelikle bitirecek." demişti. "Müsteşarlığı kuracağız, böylelikle terörü bitireceğiz." diyerek vatandaşlarımıza umut veren anlayışın aksine, bugün baktığımızda biten terör olmamış, aksine gencecik yaşta biten yaşamlar olmuştur.

Sevgili arkadaşlar, ülkemizin bölünmez bütünlüğünü, iç güvenliğini ve asayişini, can ve mal güvenliğimizi korumakla görevli olan İçişleri Bakanlığının angaje olduğu hukuksuz ilişkiler nedeniyle uygulamalarında görev ve sorumluluklarını tam olarak yerine getirmemiş, müsamaha gösterme ve görmezlikten gelme anlayışıyla terör örgütleriyle etkin mücadele edememiş ve dolayısıyla da ülkede güven, huzur ve maalesef hiçbir şey kalmamıştır. Terör olaylarının yoğun olarak yaşandığı şehirlerde görev yapan valiler, kaymakamlar, emniyet müdürleri ve diğer kamu görevlileri de İçişleri Bakanlığının terörle mücadeledeki tutarsızlıkları ve yanlış uygulamaları nedeniyle ne yapacaklarını bilemez duruma düşmüşlerdir. Bir gün bir talimat gelmiştir "Teröristle mücadele edin." diye. Bir başka gün "Geri çekilin, fazla müdahil olmayın, görmezlikten gelin." şeklinde verilen talimatlar, terörle mücadelede devleti temsil eden görevlilerin elini kolunu bağlar hâle getirmiştir.

Sayın Cumhurbaşkanı 11'inci Muhtarlar Toplantısı'nda yaptığı konuşmasında "Artan terör olaylarıyla ilgili, bölgedeki kamu görevlilerinin bir kısmının da gelişmeleri eksik veya yanlış değerlendirmesinin bu konuda bir zafiyet ortaya çıkmasına yol açtığı anlaşılıyor." açıklamasında bulunarak terörle mücadelede yaşanan zafiyetin siyasi sorumluluğunun kendilerinde olmadığını, sorumluluğun kamu görevlilerinde olduğunu işaret etmektedir.

Cumhurbaşkanı bir başka konuşmasında ise "Çözüm süreci içerisinde valilerimiz kendilerine verdiğimiz talimatlar gereği ciddi manada bu terör örgütlerine karşı şu andaki operasyonlara girmiyorlardı." şeklinde bir beyanda bulunmuştur. Sayın Cumhurbaşkanının on üç gün arayla verdiği bu beyanatlar da göstermektedir ki terörle mücadelede devlet işleyişinde tam bir tutarsızlık ve keşmekeşlik yaşanmaktadır.

Şimdi soruyorum size arkadaşlar: Böyle bir devlet yönetimi anlayışı, terörle mücadelede başarılı olabilir mi? Ülkede huzur ve güven sağlanabilir mi?

Sayın milletvekilleri, peki, terörle mücadelede güvenlik görevlilerimizle ilgili her gün şehit haberleri gelirken, bombalar Suruç'ta, Ankara'da, Sultanahmet'te Türkiye Büyük Millet Meclisinin yanı başında, Türkiye'nin kalbinde patlatılırken, sivil vatandaşlarımız hayatlarını kaybederken, ülke yangın yerine dönmüşken ve vatandaşlarımız korku ve endişe içerisinde yaşarken ülkenin İçişleri Bakanı ne yapmaktadır? Ülkenin İçişleri Bakanı kınama "tweet"leri atmakla meşguldür.

Sayın Bakan, en son, Meclise 350 metre mesafede yaşanan acı olay yetki ve sorumluluk alanınızdaki istihbarat ve güvenlik zafiyetinin had safhaya ulaştığını çok açık bir şekilde ortaya koymuştur. Sizin döneminizde, her canı isteyenin dilediği alçakça senaryoyu icra ettiği bu ülke terör örgütlerinin uygulama platosu hâline gelmiştir. (CHP sıralarından "Bravo!" sesleri, alkışlar) Onun için, ülkenin bu hâle gelmesinde sorumluluğunuz çok büyüktür. Sizin göreviniz, suç işlendikten sonra kınama "tweet"leri atmak değil, suç işlenmesini önlemek, kamu düzenini ve güvenliğini sağlamaktır. O makamda onun için bulunuyorsunuz. Yoksa "Ah, ah! Vah vah!" demek için o makamda oturmuyorsunuz.

Bu duygu ve düşüncelerle hepinizi sevgi ve saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından "Bravo!" sesleri, alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Yalçınkaya.

iOS ve Android uyumlu cihazlarınızdan Bartın'daki önemli gelişmelerden anında haberdar olun.


Anahtar Kelimeler:
CHPTBMM
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
mehmet 4 yıl önce

eleştirilere saygım var ama çözümünde parçası olmalı chp,
keşke hdp çizgisine gelmeselerdi, chp türkiye cumhuriyetini kuran parti ama şu anda hangi noktaya geldiler malum.