Yalçınkaya'dan Asgari Ücret hakkında araştırma önergesi

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞI’NA

Asgari Ücret; işçi ve ailesinin günün ekonomik ve sosyal koşullarına göre, insanca yaşamasını mümkün kılacak, minimum ücret ve insanca yaşamalarını engelleyecek düşük ücretlere karşı koruma amacını güden, en etkin sosyal politika aracı olarak tanımlanmaktadır.

Türkiye de; İş Kanunu’nun 39 uncu maddesine göre, iş sözleşmesi ile çalışan her türlü işçinin asgari ücretini “Asgari Ücret Tespit Komisyonu” tespit etmektedir.

Asgari ücretin belirlenmesini düzenleyen “Asgari Ücret Yönetmeliği”ne göre komisyon, asgari ücretin belirlenmesinde; ülkenin içerisinde bulunduğu sosyal ve ekonomik durumu, geçinme indekslerini, fiilen ödenmekte olan ücretlerin genel durumunu ve geçim şartlarını göz önünde bulundurur, denilmektedir.

2011 yılının Temmuz-Aralık dönemi için asgari ücret;  16 yaşını doldurmuş işçiler için net, 658.95 TL., 16 yaşını doldurmamış işçiler için ise net, 571.97 TL. olarak belirlenmiştir. Belirlenen bu asgari ücret, bugünkü koşullarda insan onuruna yakışır bir yaşam sağlamaktan maalesef çok, çok uzaktır.

Anayasamızın 55 inci maddesinde; ücret emeğin karşılığıdır, devlet çalışanların yaptıkları işe uygun adaletli bir ücret elde etmeleri ve diğer sosyal yardımlardan yararlanmaları için gerekli tedbirleri alır. Asgari ücretin tespitinde çalışanların geçim şartları ile ülkenin ekonomik durumu da göz önünde bulundurulur, hükmü yer almaktadır.

İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’nde; çalışan herkesin kendisine ve ailesine insanlık onuruna uygun bir yaşayış sağlayan ve gerekirse her türlü sosyal koruma araçlarıyla tamamlanan adil ve elverişli bir ücret hakkı bulunmaktadır,  

Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) Anayasası’nın girişinde ise; işçinin ve ailesinin yalnızca geçimini temin eden ücret insanca yaşamaya yeterli bir ücret değildir, işçinin insanca yaşaması için yeterli ücrete sahip olması gerekir, denilmektedir.

Bu metinlerden; devletin çalışanların adaletli bir gelir elde etmeleri için gerekli tedbirleri alması gerektiğini, asgari ücret’in, işçinin ekonomik ve sosyal durumlarının düzenlenmesi nedeniyle belirlendiğini anlamaktayız.

Türkiye İstatistik Kurumunun en son verilerine göre 4 kişilik bir ailenin açlık sınırı 318 TL., yoksulluk sınırı 896 TL.  Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu’nun araştırmasına göre ise açlık sınırı; 902,41 TL. Yoksulluk sınırı 2939,45 TL. olarak tespit edilmiştir.

Ne acıdır ki; bu rakamları açıklayan kurumun yetkilisi de Asgari Ücret Tespit Komisyonu üyesi olmasına rağmen, asgari ücret; Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan verilerin oldukça altında tespit edilmektedir. Bu durum ülkemiz adına, çok düşündürücü, çok üzücü,  çok utanç vericidir. Emeğe karşı saygısızlığın en açık örneğidir.

Türkiye de yaklaşık 4 milyon kişinin asgari ücretle çalıştığı tahmin edilmektedir. Bunların aileleri ile birlikte gıda, konut, elektrik, su, yakıt, giyim, sağlık, ulaşım ve eğitim gibi zorunlu ihtiyaçlarını günün fiyatları ve şartları üzerinden karşılaması mümkün değildir. Günümüzde belirlenen asgari ücret tutarı ile çalışanlar; maalesef insanca yaşama koşullarından uzaklaştırılmaktadır.

Ülkemiz ekonomisinin her geçen gün büyümeye devam ettiğini dile getirerek övünen, ekonomik durgunluğun sona erdiğinden, sanayi üretiminin arttığından, enflasyonun beklentinin altında gerçekleştiğinden, işsizlik oranının düştüğünden, dünyada yaşanmakta olan krizlerden Türkiye’nin etkilenmediğinden, vergi gelirlerinin her geçen gün arttığından bahsederek, ülkemizi günlük gülistanlık gösterenlerin, asgari ücreti tespit ederken nasıl bir tutum sergiledikleri anlaşılır gibi değildir.

İşçi kesimi; hükümet yetkilileri tarafından, Türk halkına yansıtılan bu pembe tablonun, gerçek anlamda gelirlerine yansıtılmadığını, aileleriyle birlikte, insan onuruna yakışır bir yaşamı sürdürebilme imkânına kavuşamadıklarını dile getirmektedir.

Bu nedenle; ülkemizde belirlenen asgari ücretin Anayasa, yasa veya yönetmelikte öngörülen kıstasları sağladığını kimse iddia edemez.
Türkiye de asgari ücret’in, asgari yoksulluğun adı olmaktan kurtarılması gerekmektedir. Çalışan emekçilerin insanca yaşayabilmesi, dengeli bir beslenme, sağlıklı bir yaşam elde edebilmeleri için asgari ücret’in “köle ücret” olmaktan çıkarılması gerekmektedir.

Bu nedenle; çalışan herkesin kendisine ve ailesine, insanlık onuruna uygun bir yaşayış sağlayan ve gerekirse her türlü sosyal koruma araçlarıyla tamamlanan adil ve elverişli bir ücret alma hakkına sahip olması gerekmektedir.

Yukarıda özetlenen bilgiler ışığında; asgari ücretle çalışanların sorunlarının tespit edilmesi ve asgari ücretin insan onuruna yaraşır bir yaşam düzeyi sağlayacak şekilde tespit edilmesi ile bu konuda gerekli önlemlerin alınması amacıyla TBMM iç tüzüğünün 104. ve 105. maddeleri ile Anayasanın 98. maddesi gereğince “Meclis Araştırması” açılmasını arz ederim.

 M.Rıza YALÇINKAYA
 CHP Bartın Milletvekili 

iOS ve Android uyumlu cihazlarınızdan Bartın'daki önemli gelişmelerden anında haberdar olun.


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
kaptan ck 9 yıl önce

gerçekten asgari ücretlinin sürüm sürüm süründürüldüğü bi ülkede olaya el atan değerli vekilimden allah razı olsun allah böyle devlet adamlarını başımızdan eksik etmesin kısa ve net bu ( vekilin eli öpülür )