Yalçınkaya'dan
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞI’NA
           
Türkiye İstatistik Kurumu Başkanlığı tarafından her ay “Tüketici Fiyatları Endeksi” açıklanmaktadır.

TÜİK tarafından oluşturulan Tüketici Fiyat Endeksleri; fiyat hareketlerinin takibi, ücret ve maaş artışlarının belirlenmesi, hayat pahalılığının ölçülmesi gibi pek çok alanda kullanılması nedeniyle önemlidir.

Bilindiği üzere TÜFE; hane halklarının tüketimine yönelik, mal ve hizmet fiyatlarının zaman içerisindeki değişimini ölçmektedir. 2003 temel yıllı TÜFE’nin temel amacı ise; piyasada tüketime konu olan mal ve hizmetlerin fiyatlarındaki değişimi ölçerek enflasyon oranını hesaplamaktır. 2003 temel yıllı endekste 447 madde kapsama alınmış olup, tüm il merkezlerinden ve 72 ilçeden fiyat derlenmektedir. Her ay 23 bin işyerinden 330 bin fiyat derlenmekte ve 3826 kiracı endeks kapsamında takip edilmektedir.

Bu madde sepetlerinin ve ağırlıklarının güncellemesi (sepete yeni maddeler dâhil edilmesi ya da önemini kaybeden maddelerin endeksten çıkarılması) her yılın sonunda yapılmakta, madde sepetinin her yıl değişmesi ve madde ağırlıklarının kamuoyuyla paylaşılmaması ise verilere olan güveni zedelemekte ve gizli yoksullaşmaya neden olmaktadır.

Çalışanlar açısından alım gücü, iki önemli değişkence belirlenmektedir. Bunlardan birincisi; ücret artışlarının enflasyon artışlarını ne ölçüde karşılayıp karşılamadığı, ikincisi ise; enflasyon rakamları belirlenirken esas alınan madde sepetinin zorunlu ve temel ihtiyaçları ne oranda temsil ettiğidir. Ücret artışlarının enflasyondaki artışları karşılayıp karşılamadığı, bu iki verinin karşılaştırması üzerinden tespit edilmektedir. Enflasyon; fiyatların devamlı yükselmesi nedeniyle paranın sürekli değer kaybetmesi ve bunun sonucu olarak da tüketicilerin satın alma gücünü yitirmesi olarak tanımlanmaktadır.

“Tüketici Fiyat Endeksi”nde yer alan madde sepetinin ve madde ağırlıklarının her yıl değişiyor olması ve bu değişikliklerin kamuoyuyla, sendikalarla paylaşılmaması verilerin güvenliği konusunda kuşkulara neden olmaya devam etmektedir. Nitekim madde ağırlıklarında her yıl düzenli olarak yapılan değişiklikler TÜFE’yi sistematik olarak aşağı çekmiş bu nedenle Türkiye de enflasyon, olduğundan daha aşağıda seyretmiştir. Bu durum çalışanların ücretlerinde yüksek oranlarda gelir kaybına neden olmuştur.
Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Araştırma Enstitüsü (DİSK-AR); Türkiye de enflasyon sepetinde yapılan madde değişiklikleri ve bu maddelerin ağırlıklarının enflasyona etkisi konusunda geniş çaplı bir araştırma yapmış ve bir rapor halinde bu çalışmasını kamuoyuyla paylaşmıştır.  

“DİSK-AR 2011 Enflasyon Raporu”nda; fiyatları ciddi bir şekilde azalan ve önem arz etmeyen bazı alt madde gruplarının, enflasyon sepetinde yer almasıyla ve madde sepetinde yıllık yapılan değişikliklerinde etkisi ile TÜFE’nin mevcut değerinin altında olduğu ve 2004 yılından bu yana normalde 18,81 puan’ın üzerinde olması gereken TÜFE’nin düşük gösterildiği ve düşük gösterilen enflasyon nedeniyle çalışanların gelirlerinde artış sağlanmadığı kanıtlanmıştır. Enflasyon hesaplaması yapılırken ve ağırlıkları belirlenirken toplumun büyük bir kesimini doğrudan etkilemeyen alt madde gruplarının dikkate alınması, hesapları yanıltmakta ve bu durum çalışanların ücret artışlarının da yanlış hesaplanmasına neden olmaktadır. Hükümetin; TÜİK’in çalışmalarına müdahale etmesi ve İstatistik Konseyinde kamu kurum ve kuruluşlarının temsilcilerinin yanında emek örgütlerinin temsilcilerinin yer almaması çalışanlar açısından acı bir gerçektir.
 
Bu nedenle; TÜİK tarafından oluşturulan Tüketici Fiyat Endeksleri; fiyat hareketlerinin takibi, ücret ve maaş artışlarının belirlenmesi, hayat pahalılığının ölçülmesi gibi pek çok alanda kullanılması nedeniyle oldukça önemlidir. Çalışanlar açısından ücret artışlarında dikkate alınacak ayrı bir endeksin TÜİK tarafından oluşturulması, fiyatı sistematik olarak gerileyen teknolojik ve çok tüketilmeyen ürünlerin mal sepetinden çıkartılması, yıllık sepet değişimi konusunda ilgili sendikalarında onayının alınması, istatistik konseyi içerisinde emek örgütlerine yer verilmesi, hükümet yetkililerinin TÜİK’e müdahalesi anlamına gelecek yaklaşımlardan uzak durmaları ve halkın enflasyonunun belirlenmesi gerekmektedir.  
 
Yukarıda özetlenen bilgiler ışığında; TÜİK enflasyon sepetinin ve sepetteki ağırlıkların, çalışanların yararına olacak şekilde yeniden oluşturulması, Türkiye İstatistik Kurumu rakamlarına halkımızın güven duyması ve konuya yönelik sorunlarının tespit edilerek gerekli önlemlerin alınması amacıyla TBMM iç tüzüğünün 104. ve 105. maddeleri ile Anayasanın 98. maddesi gereğince “Meclis Araştırması” açılmasını arz ederim.
 
M.Rıza YALÇINKAYA
CHP Bartın Milletvekili 

iOS ve Android uyumlu cihazlarınızdan Bartın'daki önemli gelişmelerden anında haberdar olun.


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.