Bartınlı öğretmen enkaz altından sağ kurtuldu, ama arkadaşları O kadar şanslı değildi

Bartın Gazeteciler Dernek Başkanı Güngör Yavuzaslan Bartın merkez Akpınar Köyünde Şenol öğretmen ile yaşananları konuştu. Şenol Öğretmen’’Deprem esnasında salonda oturuyorduk bilgisayarda oyun oynuyorduk arkadaşlarla ani bir şiddetle geldi deprem oluyor dedik kapının altına gidelim dedim oka dar şiddetli oluyordu ki giderken bile çok şiddetli sallanıyordu arkadaşımda belimi tuttu sonra sallantıdan sonra salonun duvarının yıkıldığını gördüm ve sonrada kapı kasasıda yerinden çıktı ve sonra tavan çöktü bizde odanın içine yuvarlandık en son hatırladığım tavanın üstüme geldiği idi ondan sonra hiçbir şey hatırlamıyorum belirli bir süre geçti arkadaşım 1 saat kadar oldu dedi. Sonra ayağımın dibindeki arkadaşım işte Şenol Allahü Ekber Allahım sen bize yardım et diye sesleri ile uyandım uyandığımda ağzımın içi kum doluydu kumu tükürdüm yere ondan sonra hareket etmeye çalıştım hareket edemiyordum. Yan şekilde durmuşum duvarda belimin üzerine düşmüş arkadaşıma benim çıkmama yardım et dedim o an belim çok acıyordu ve arkadaşım bana yardım etti. Molozların arasından biraz hareket edince biraz sırt üstü yattım elimi yukarı koyduğumda tavan vardı üstümde sonra arkadaşımla konuştum nasıl çıkacak diye bizim apartman tabir edilirsen 5 katlı bir apartmandı biz 3. Katta oturuyorduk  dedim bizim üzerimizde 4. ve 5. kat var dedim bizi buradan kimse bulamayacak diye düşündüm dışarıdan okadar çok ses geliyordu ki dışarıda bizim sesimizi duymalarına imkan yoktu ve nefes alamıyorduk. sonra arkadaşımız öleceğimizden bahsetti ve sonra aklımıza ışık aramak geldi o baktı etrafa ışık göremedi  işte bende sırt üstü yatıyordum üstüm dede duvar vardı .ben kafamı çevirmeye başladım yukarıda ince bir ışık gördüm yukarı tarafta ışık var gibi dedim . elimi geriye doğru attım boştu. Arkadaşıma ayaklarıma destek aldım sonra yaklaşık 5 metre kadar sürünmeye başladım. Ve ışın olduğu yeri gördüm sol elimi ışın olduğu yere doğru uzattım sonra elim kesildi ve zorlayarak elimi dışarı çıkarttım. sonra elimin dışarı çıktığını fark ettim ve elimin ferahladığını rüzgarın estiğini anladım. ama içerde kaldığımız yerde sadece o an kafamı çevirebiliyordum ve o şekilde bağırmaya başladık imdat diye bir süre bekledik ve sonra elimi biri tuttu  işite biz buradayız korkmayın diye ve sonra o kişi elimi bırak sizi kurtaracaz dedi ama o kişinin elini bırakamadım  korkudan sonra bizim çıkacağımız kadar delik açtılar. Bu delikten bizi dışarı çıkarttıklarında ben hemen dedim bir arkadaş daha olması gerekiyor dedim ve yerini gösterdim. O adamda oradan bir ceset çıkardık dedi bana sonra beni hastaneye getirmek için enkazdan beni aşağı indirdiler. Enkazın etrafında dolaşırken bir baktım Halime hoca vardı aynı okuldan rehberlik hocası saçlarından tanıdım hemen gittim çekmeye çalıştım bedenim soğuk ama çekmeye çalıştım gelmiyordu. Sonra arkadan biri geldi vefat ettiğini bizimde bir süredir içerde olduğumuzu söyledi baktım 5 metre ilerde de Onur hocada vardı. Farklı bir köyün hocası idi. Samsunlu'ydu. Köşede çökerek duruyordu. Ama eli dışarıdaydı ve elinden çok çektim kolu çıkacak gibi çektim ama eli bana sıcak geliyordu ama çoktan öldüğünü söylüyorlardı ve beni çektiler sakinleşmemi istediler ve sonra beni hastaneye getirdiler. Hastanede bir yatağa yattım sakinleştirici yaptılar ama yanımda vefat edenler vardı  ve hastanede  birkaç saat yattım  iç kanam şüphesi ile durdurdular beni ve kafamda sıkışmıştı kulağım falan hep toprak içindeydi.ve ata arkadaşımla sağ bir şekilde çıktık oda mersinliydi .üçüncü ev arkadaşımda evde olması lazımdı oda odasın damıydı hatırlamıyorum ama o an evde olması lazımdı en son çıkartılan cesede baktım oydu adı okay yaşardı orduluydu. Elbisesinden tanıdım öğretmendi sınıf öğretmeniydi arkadaşımın öncesi babası sonra dedesi vefat etti arkadaşımda geçen sene kansere yakalandı kanser çok ileri seviyeydi ameliyat olsa kurtulamayacağını söylüyorlardı oda ilaç tedavisi ile gidebileceği yere kadar gidecekti ve oda kanseri yendi sonra ama depremi yenemedi  uçağıda vardı  Pazartesi günü kontrol için İstanbul a gidecekti ama deprem Pazar günü oldu.keşke hafta sonu gitseydi en azından o kurtulacaktı Erçiş’te şuan verilecek sayı çok az gözüküyor ve deniyor ama benim çok arkadaşım var enkaz altında deniyor ve bunlardan daha haber almış değilim televizyonlarda fazla hasar olduğu gözükmüyor ama yani sağlam içinde durulabilecek ve yok ercişte genelde 8 katlı tarz evler var hepside yıkıldı yıkılanlar arasın dada yeni binalar var diğerleri ise 8 ve 10 senelik binalardı.yıkılan bu binalarda hep öğretmen ve polis kalıyordu  sadece o yüzden vefat edenlerin çoğu Erciş için öğretmen ve polisti oradaki insanlar yardım için ilk gün enkazdan çıktığımda  üzerimde yırtık tişört ve yırtık eşofmanım vardı ayağımda terlik bile yoktu ayaklarım hep yaradan kanıyordu .hastane yede o şekilde gittim ben gece ısınmak için montumu bir enkazdan buldum ayağımdaki terliğinde bir enkazdan buldum.hiçbirse benim değildi ilk gün akşam Pazar günü akşamı için hiçbir yardımın olduğunu söyleyemem  ama pazartesi günü sabah çadır kent kurulmuştu ekme ve yemekler vardı  arama kurtarma çalışmaları benim çıktığım binada daha dün geldiler genel olarak çok yoğun bölgelerde var asker sivil savunma akut vardı ama ulaşılmayan bölgelerde var ben enkazdan çıktığım zaman  telefon hatları çalışmıyordu ve birinin telefonuyla denk getirdim  ve söledim ailem arabayla geldi otokar erçişte kullanamaz halde yıkılmış halde karayolu ile kendi ailemle geldim bartına bu Salı sabah döndüm ve deprem sırasında bir öğretmen olarak okuldayken öğretilen  şey vardı  depremde ilk kapının altına gidin derlerdi ama banada çok şaçma geliyordu ama kapının altına gitmek benim hayatımı kurtardı ve oradan hiç çıkmadım balkona ve merdivenlere gitseydi ölürdüm  benim için hayat üçgeniydi o an yuvarlanarak çekyatın kenarında gittim ve hayatta kalmayı başardım .

BABA MEHMET ARSLAN ERÇİŞ’E KOŞTU

Öğretmen Şenol Arslan’ın babası oğlunun durumunu öğrenir öğrenmez hemen yola çıkarak Erçiş’e gitti.

Öğretmen Şenol Arslan’ın  babası Mehmet Arslan  olayı şu şekilde anlattı’’ bahçedeydim. Bahçe temizliği yaparken cep telefonum çaldı baktım yabancı bir numara  telefonumda kayıtlı olmayan numaraları önemsemem ısrarlı ağlamaklı bir ses geliyordun. Telefondan sandım ki benim kız arıyor ve sordum sen nerden arıyorsun diye ben erçisten arı yom deyince anladım. Ve benim olum oluğunu anladım baba sen televizyon izlemedin mi dedi hemen koşa koşa eve geldim alt yazı olarak yazıyordu deprem benim hanımda görür görmez bayıldı.Bende hemen düştüm yola  vana 17.buçuk saatte gittim Erzurum üstünden gittim Van'a. Van'a vardığımızda 1999 depremindeki görüntüyle aynıydı .heryer yıkılmıştı bende direk van da kaymakamlık binasının olduğu yere gittim ve beni aradığı numarayı aradım. telefon kapalıydı yattığı yeri kaldığı binayı bulduk oraya gelir diye  oraya gittik dönüp dolaşır diye orda bekledik önceden öğretmenlik yaptığı köyden arkadaşı bize ulaştı bize verdiği telefonda o köyün minübüşçüsüymüş oda ulaşamadı bizde bekleyelim burada dedik buraya gelir diye düşündük  tekrar beni aradı oğlum başka bir numaradan ben hastanedeyim arkadaşlarımı teşhis ediyorum dedi bekleyin gel cem dedi ben önceki depremi yaşadığım için görmek lazım böyle bir olayı anlaşılacak bir olay değil ilk oğlumla cadde görüştük  ve tanıdım ve  telefonda bahsetmişti binadan tek ben kurtuldum diye söylemiştim  ama aklım o diğer yatanlardaydı kimi kimsesi olmadıkları için kimselerde gelmediler bizde öğle böyle geldik  ama halen ölü olarak bekliyorlardı gözüm onlarda kaldık oradaki 15 arkadaşları halen enkazda bekliyorlar ölü olarak  sonra  arkadaşların kaldığı binaları gezdik gelişme varmı diye hiçbir şey yoktu iş makinalarıda sabah 8 gelmeye başlamışlardı  halkın bu deprem konusunda bilinçlenmesi lazım  hazır olması lazım oğlumuzda bize anlatıyor okuldayken deprem esnasında kapı altına geçin demişler onlarda öğle uygulamışlar ve kurtulmuşlar oğlumun diğer arkadaşları balkona kaçmış merdivene kaçmış hepside ölmüş  sonra Erçiş’ten yola cıktı Erciş te 4 saat kadar kaldık orda gördüklerimiz halkın bilinçlenmesi ve yapıların denetlenmesi şart bizim gittim izde yardımlar daha yoktu biz geldikten sonra geldi çadırlar cenazeyi koyacak tulumlar orası koordinasyon merkezine uzun olduğu için geç geldi  yollarda çok bozuktu bütün yardımlarda koordinasyon yöneldiği için vana gidiyorlar yol bozuk tüm herke ordaydı başbakan falan  ama görmedik onları sonra sağ kalan arkadaşlarını yolcu ettik bende aldım çocuğumu yola çıktım ve  sabah 8 saatlerinde Bartın’a eve geldik’’

G.Yavuzaslan

iOS ve Android uyumlu cihazlarınızdan Bartın'daki önemli gelişmelerden anında haberdar olun.


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
ziya keyfli 9 yıl önce

bu nasıl bi yazı anlamadım.. türkçe bilen biri yokmu orda..yarım yamalak cümleler..

Avatar
veli 9 yıl önce

Bir yazı ancak bu kadar imlasız olabilir.Okuduğundan birşey anlayan varmı? Lütfen röportajın imlalarını düzeltip yeniden yayınlayınız.