Tema Su Ve Kuraklık Konusuna Dikkat Çekmek İçin Borşür Dağıttı
Zonguldak Tema Vakfı il temsilciliği tarafından Erozyon Mücadele Haftası etkinlikleri kapsamında broşür dağıttı.

Zonguldak Tema Vakfı İl Temsilciliği Erozyon Mücadele Haftası etkinlikleri kapsamında Belediye Kültür Merkezi binası önünde broşür dağıttı. Erozyonla Mücadele Haftası etkinlikleriyle erozyon, su ve kuraklık konusuna dikkat çekmeye çalıştıklarının dile getiren Zonguldak Tema Vakfı İl Temsilcisi Berran Aydan şöyle dedi:

"Kuraklık 4 milyar hektardan fazla alanı ve 1,4 milyar insanın hayatını tehdit ediyor. TEMA Vakfı her yıl düzenlediği Erozyon Mücadele Haftası etkinlikleriyle erozyonla mücadelenin, ağaçlandırmanın ve doğal varlıkları korumanın öneminin 4 milyar hektardan fazla alan ve 110 altını çiziyor. Dünyada kuraklık ülkede hayatını tehdit ediyor. TEMA Vakfı yaşayan 1.8 milyar insanın Erozyonla Mücadele 2014 yılı temasını ”Su ve Kuraklık" olarak Haftası’nın belirledi ve tüm Türki temsilci ve gönüllü sorumlularının katılımıyla hafta boyunca düzenlenen Toprağa Saygı Yürüyüşlerinde kamuoyunun dikkatini bu konuya çekmeyi hedefliyor. TEMA Vakfı 17-23 Kasım tarihleri arasında düzenlediği Erozyonla Mücadele Haftası etkinlikleriyle erozyon su ve kuraklık konusuna dikkat çekiyor. Erozyonla Mücadele Haftası kapsamında tüm Türkiye’de TEMA Vakfı temsilcileri ve gönüllü sorumluları tarafından doğal varlıkların korunması için harekete geçme çağrısında bulunuluyor. TEMA Vakfı, su varlıklarının korunması kuraklık ve erozyonla mücadele edilmesinin devlet politikalarında mutlaka yer alması gerektiğini vurguluyor. Erozyonla Mücadele Haftası kapsamında 20 Kasım Çarşamba Günü TEMA Vakfı temsilcileri Sapanca Gölü’nü ziyaret ederek incelemeler yapacak. TEMA Vakfı ekibi Sapanca Golü ve çevresinde bulunan topraklan erozyon, su ve kuraklık çerçevesinde inceleyerek değerlendirmelerde bulunacak. Sürdürülebilir bir yaşam için su varlıklarının gözetilmesi, erozyon ve kuraklıkla mücadele edilmesinin yararı anlatılacak ve ön plana çıkarılacak. Sulanabilir tarım alanlarının statüleri değiştirilerek, Filyos havzasında olduğu gibi, sanayi bölgelerine dönüştürüldüğü; Zeytinliklerin katledilerek, yerlerine termik santrallerin projelendirildiği Karaman gibi, yer altı sularıyla beslenen tarım bölgelerinde dahi yer altı sularıyla termik yatırımların yapmak istendiği; Çalışması planlanan Doğu Karadeniz’de ve birçok yerde, halkın direnişine rağmen, HES’lerle Köylülerin can sularının kesildiği ülkemizde, mevcut politikaların ve uygulamaların yeniden gözden geçirilmesi Asıl kamu yararının verimli tarım arazilerimizi ve su kaynaklarımızı korumada olduğu bilinciyle yeni projeler uygulanmalıdır. Bir kez daha vurgulamak istiyoruz ki, çöl gibi aşırı kurak bölgeler dahil edilmediğinde, Dünya’daki kara parçalarının yüzde 40’ı kurak alanlardan oluşmaktadır. Kuraklık dünyada 4 miyar hektardan fazla alan ve 1,4 milyar insanın hayatını tehdit eder hale gelmiştir. Dünya’da erozyon sebebiyle 110 ülke çölleşme tehlikesi ile karşı karşıyadır. Aynı alanda iklim değişikliğine bağlı kuraklık, çölleşme ve ani hava olayları ile birlikte şiddetli erozyon görülmeye başladı. Türkiye tarım alanlarının yüzde 59’unun erozyon alanı olduğu göz önünde bulundurulduğunda, tehdidin çok tehlikeli boyutlara gelebileceği açıktır. Dünyada kuraklık 4 milyar hektardan fazla alanı ve 110 ülkede yaşayan 1,4 milyar insanın hayatını tehdit ediyor. Türkiye, tatlı suyunun yüzde 70’ini tarımsal üretimde kullan yor. Bu suyun yüzde 80’ini tasarruflu olmayan vahşi sulama sistemleri ile tüketiyor. Yüksek oranda su kullanım nedeniyle topraklarımız tuzlanıyor ve su varlıklarımız hızla azalıyor. Erozyon, arazi yüzeyinin koruyucu bitki örtüsünden yoksun bulunduğu bölgelerde sıklıkla görülüyor. Erozyona en hassas araziler, bitki örtüsünden en yoksun alanlar olan tarım arazileridir Dünyada tarım arazilerinin yıllık ortalama 24 milyar tonu, erozyon sebebi ile yok oluyor. Tarım alanlarımızın yüzde 59 unda, meralarımızın yüzde 64’ünde ve orman varlığımızın yüzde 54 ünde erozyon yaşanıyor. En ve etkili erozyon türü olan su erozyonuna yaygın Türkiye topraklarının yüzde 90’ı maruz kalıyor. Türkiye 30 yılda 1 cm toprak kaybediyor. 2 cm kalınlığında bir her ortalama 1mm, toprak tabakasının oluşması için en az 300 ile 1000 yıl arasında bir süre gerekiyor. Su varlıklarının sürdürülebilir olmayan kullanım ve iklim değişikliği gibi insan faktörlerinden kaynaklı etkiler hem kuraklığın sıklığını ve şiddetini artırıyor hem de yağış rejimlerini değiştirerek ani yağışların artmasına neden oluyor. Kuraklık, toprağın yani toprak içindeki yaşamsal döngünün bozulmasına neden oluyor. Bozulan toprak, erozyona karsı daha hassas hale geliyor. Ani yağışlar ise, toprağın su erozyonu ile akıp gitmesine neden oluyor. Bitki örtüsünün zayıf olduğu alanlarda ise daha fazla erozyonu yaşanıyor."

Yapılan basın açıklamasının ardından vatandaşlara broşür dağıtıldı.

İHA

iOS ve Android uyumlu cihazlarınızdan Bartın'daki önemli gelişmelerden anında haberdar olun.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.