Yaşam

Azmin Zaferi: 6 ayda 55 kilo

Özel bir dershanede öğretmenlik yapan Zeki Destereci (28), diyetisyen kontrolünde yaptığı diyet ve spor sayesinde 150 kilodan 6 ayda 55 kilo verdi. Yaşamı boyunca kilolarından kurtulamayacağını düşünen Destereci, yakalandığı şeker hastalığının başına açacağı şeylerin korkusu nedeniyle azimle çalışarak sağlığına kavuştu.

Abone Ol

KENDİ DİYETİMİ KENDİM SEÇTİM

Özel bir dershanede öğretmenlik yapan Zeki Destereci (28), diyetisyen kontrolünde yaptığı diyet ve spor sayesinde 6 ayda 55 kilo verdi. Yaşamı boyunca kilolarından kurtulamayacağını düşünen Destereci, yakalandığı şeker hastalığının başına açacağı şeylerin korkusu nedeniyle azimle çalışarak sağlığına kavuştu. Zayıflama umudu olmadığı için hiç diyet yapma çabasına girmediğini belirten Destereci, bir gün baş ağrısı nedeniyle gittiği hastanede şeker hastası olduğunu öğrenince, korkuyla diyet kararı aldığını söyledi. İl Sağlık Müdürlüğü’ne bağlı diyetisyenlerden destek alarak diyet ve spora başladığını belirten Destereci’nin zayıflama hikayesi şöyle: “Benim ilk hastaneye gidişim basit bir baş ağrısıydı. Hiç bir şeyim olmadığı, sadece şeker hastası olduğumu öğrendim. Her zamanki gibi orada da ilk dikkat çeken kilolarım oldu. Hangi hastalık için gidersem gideyim, odak noktası direk kilolarım oluyordu ve diyetisyene yönlendiriliyordum. Şeker hastası olduğumu öğrendikten sonra kendi diyetisyenimi kendim seçmek istedim. Çünkü hazır bilgisayar çıktısı diyet listesini elime alıp sonucunun ne olacağını bilmediğim bir diyete girmek istemiyordun. İl Sağlık Müdürlüğü’ne gittim. Oradaki diyetisyen arkadaşlarla birlikte bir diyet listesi hazırladık. 150 kiloyla ilk diyetime başlayacağım gün o gündü. Diyet listemi, diyetisyen arkadaşlarla birlikte yaşantıma göre, sevdiklerime ve sevmediklerime göre hazırladık. Beni en çok sevindiren de buydu. Kendi isteklerime göre diyet listesi benim için hazırlanmıştı. O zaman bu işi yapabileceğime inanmıştım. O dönem şeker hastalığı beni çok korkuttu. Bu yaşıma kadar hep kiloluydum zaten. Şeker hastalığını öğrendiğim ana kadar kilolarımın bir sıkıntı olmadığı düşüncesindeymişim herhalde. O korkuyla, şeker hastalığım benim için hayatımın en büyük atılımını yaptı. 1 Mart itibariyle hazırladığımız diyete başladım. 6 aylık diyet programı sonucunda hiçbir katkı maddesi kullanmadan, tamamen doğal yollardan diyet ve spor sayesinde 55 kilo verdim. Şu an, 93 – 94 kiloları arasında kilomu sabitledim.

BU SÜREÇ PEK BİTECEK GİBİ DEĞİLDİ

İlk başlarda bu süreç hiç bitecek gibi değildi. Yani 150 kiloydum. Hiç de azımsanacak bir rakam değildi. Ve sonucunda 6 ayda 55 kilo verdim. Ama sonuçlarını aldıkça daha çok motive oluyorsunuz. İlk aya 15 kilo vererek girince, bu işin yola girdiğini anladım ve çok mutlu oldum. Kendimdeki fark etrafımdaki insanların dikkatini çekmeye başladı. Şekerim düşmeye başladı. Karaciğer yağlanması da aşırı şekilde vardı. Onu da indirmeye başladık. Sağlığa kavuştuğumu görmek beni aşırı şekilde motive etti. Bu programda ekstra hiç bir şey yapmadım. Herkesin sorduğu bir soru var, ilaç sorusu. İlaç kullanıp kullanmadığım konusunda çok sık soru alıyorum. Kesinlikle ve kesinlikle hiçbir şekilde ilaç kullanmadım. Değil ilaç, şeker hastası olarak diyete başladığım için hazır herhangi bir şey de kullanmadım. Aburcubur olarak değil, yemeklere kattığımız bulyonlara kadar, içinde şeker olan hazır bütün maddeleri bıraktım. Ama hiçbir şey diyetimde yasak değildi. Sadece yeme şeklim değişti. Kızartma değil, haşlama yedim. Bazı yiyecekleri 5 kaşık değil, 3 kaşık yedim. Benim durumumda olanlar şu hataya çok düşüyorlar. Birilerine sorup da onun zayıflama şekline göre hareket edilmemesi gerekiyor. Çünkü herkesin bünyesi farklıdır. Zaten diyetisyen desteği aldığınızda tahlil yaptırmanız isteniyor. Ne tür hastalığın varsa, ona göre diyet listesi yapılıyor.

YEMEK LİSTEMDE PİDE, LAHMACUN VE TATLI DA VARDI

Şuna kimse inanmıyor. Yemek listemde pide de var, lahmacun ve tatlı da var. Ama diyet listemin içinde dönüşümler var. Yani onu yiyorsanız, diğer öğünlerden kısmam gerekiyordu. Göz doyması durumu da çok önemlidir. Gözümüz doymuyor bizim. Ama bu tür yiyecekleri ben kendime yasaklamıştım. Tadı damağımda kalacağına bazı yiyecekleri hiç yemeyeyim dedim. En büyük örnek patates kızartması. Bu kızartma hayatımızın bir parçası olmuş durumda. Ama ayırdım bunları. Kızartmadan uzaklaştım. Ama diğer yandan baktığımızda sağlıklı besinlerle günde 6 öğün yemek yedim. Az ve sık yemek gerçekten iyiymiş. Evde ailemle birlikte diyet yaptım. Annemle babam benimle birlikte diyet yaptı. Evde pişen yemekler benim diyetime göre hazırlandı, ekstra bir yemek yenmedi evde. Annem ve babam da benim sayemde kilo verdi. Babam 86 kilodan 78’e, annem 75’dan 64’ düştü. Ben aslında bu diyeti çevremin sayesinde başardım. Herkes benim için bir şeyler yaptı. Çalıştığım dershanedeki kantincimize kadar yardım etti. Bana göre yemekler yapıldı, bana göre dizayn edildi. Her yere gidemedim. Belli kurallarım vardı. Katı yağ ve kuyruk yağı gibi maddelerden uzak durmalıydım. Bu yüzden her lokantaya gidemedim. Belli yerlere gidebildim. Lüks yerlere gidemedim 6 ay. Çok lezzetli yemekler yiyemedim ama lezzetli olan her yemeğin sağlıklı olmadığını öğrendim.

HAYATIMIZDAKİ HERŞEY YEME İÇME ÜZERİNE KURULMUŞ

Ben bir de bu diyet sürecinde şunu anladım. Bizim her şeyimiz yeme içme üzerine kurulmuş. Çok yemek olmasa da diyetten sonra bir baktık, arkadaşlarımızla sosyal hayatımız kalmamış. Eskiden her arkadaşlarla dışarı çıktığımızda hadi bir dondurma yiyelim, hadi bir mısır yiyelim, hadi şurada iki çay içelim gibi… Dışarıda yaptığımız bütün sosyal aktiviteler yeme içme üzerine kurulmuş. Bartın’ın çarşısı zaten belli boyutlarda. İki tur atsak, oturup bir soluklanmak ve bir şeyler atıştırmak gerekiyor. Diyet nedeniyle bir şey yapamadığımızdan erken saatlerde herkes evine dağıldı. Her şeyimizin yemek üzerine olduğunu anladım.

 

KULAKTAN DOLMA HİÇ BİR ŞEY YAPMADIM

Her akşam saat 21.00’da meyve öğünüm vardı ve ben onu aksatmadan yedim. Kendim kesinlikle ekstra bir şey kullanmadım. Herhangi bir şekilde aktardan alınan bitkileri de kullanmadım. Ne yapmam söylendiyse, ona göre yemekler yedim. 6 ay sonunda da 55 kilo ile zafere ulaştım. Tabi bu süreçte her ay kontrollerimi de yaptırdım. Hiçbir hastalığa yakalanmadan kiloları verdim. Hayatım düzene girdiği için yakalandığım bir gripten bile kısa zamanda yediğim meyveler ve spor sayesinde kurtuldum.

KAHVALTI ANLAYIŞIMIZ KIZARTMA

Artık bizim kahvaltı anlayışımız kızartma üzerine kurulmuş. Marketlerde o kadar çok göze hitap eden kahvaltılık kızartma çeşitleri var ki, hepsinden küçük küçük paketler halinde alarak dolabımızı dolduruyoruz. Kahvaltı masasındaki peynire, domates ve salatalığa bakmıyoruz bile. Her sabah kızartmayla güne başlıyoruz. Ama şu anda sabah kalktığımda elime ilk aldığım şeyler salatalık, domates ve peynir. Artık bunlara başladım ve alıştım da zamanla.

DİYET LİSTEMDE DÖNÜŞÜMLER OLDU

Programa başladığım 6 ay boyunca, aynı listeyle devam etmedim. Her geçen gün iyileşme durumları oldu. Yiyecek çeşitlerim kilo verdikçe artmaya başladı. Belli bir süreç sonunda, belli aralıklarla dondurma yiyebileceğim söylendi. İlk başlarda uzak kalmam gereken bazı yiyecekleri tekrar yeme fırsatı buldum. Hiç bitmeyecek sandım ama sonuç aldıkça azmim daha da arttı.

GÖNÜL RAHATLIĞIYLA DİYETİSYENE GİDİN

Sağlık Müdürlüğü’ndeki diyetisyene gittiğim zaman benimle çok ilgililerdi. Her türlü sıkıntımda gittim, soru sordum ve en iyi şekilde cevaplarımı aldım. Başlangıçta benimle birlikte diyet listemi hazırlamaları, hazır bir liste üzerinden gidilmemesi daha avantajlıydı. Ramazan ayında oruç kafama takıldı ve gidip sordum tutsam ne olur diye, tutmamam gerektiğini öğrendim ve programa uymam gerektiği için tutamadım. Böyle soruları bile gidip rahatlıkla sorarak çözüm bulabiliyordum.

HAYATIMDA İLK KEZ KAN TAHLİLİM NORMAL DEĞERLERDE ÇIKTI

Bu çabaların sonucunda en büyük hediye olan hayatımın geri kalan kısmını aldım. 28 yıllık yaşantımda ilk kez kan tahlilim normal değerlerde çıktı. Bunları yaşayarak görmek beni yeni bir hayata başlıyormuş havasına soktu. Yeniden doğmuş gibiyim. Ve en önemlisi de bu program sonucunda şeker hastalığını yapılan kontroller sonrası yendiğimi öğrendim. Artık şeker hastası değilim.

YOLCULUKLARDA ÇOK SIKINTI ÇEKERDİM

Hayatla ilgili neşeli ve sevecen bir insan olduğum için kendime göre görünüş olarak kilolarımdan bir sıkıntı çekmedim. Aklımda en çok kalan şey yolculuklardı. İlla tekli koltuk olmalıydı. İkili koltuklarda yanımdakini sıkıştırma korkusuyla yolculuk yapamazdım. Ancak uzun yolculuklarda çaresiz ikili koltuklara oturmak zorunda kalıyordum. Tanıdık denk gelsin diye dua ederdim. Samsun’da okudum ve 8 buçuk saat yol gitmek zorunda kalıyordum. Yabancı biri geldiğinde rahatsız ediyorum düşüncesiyle sıkıntıdan terlerdim. Tam bir ıstıraptı. Dolmuşa binmeden önce tekli koltuk boşsa biniyordum, doluysa binmezdim. Gideceğim yere erken veya geç gitmek zorunda kaldığım zamanlar oldu.

ÇAY BAHÇELERİNDE RAHAT OTURAMAZDIM

Çay bahçelerinde hiçbir zaman rahat oturamadım. Plastik sandalye olduğu için kırılacak hissiyle hiçbir zaman rahat oturamadım. En önemlisi fizik olarak rahat etmeyi bırakın, psikolojik olarak rahat edemezdim. Arkadaşlarla bir yere gittiğimizde, benim çıkamayacağım yerler varsa, arkadaşlar sağ olsunlar belli etmeseler de programını bana göre yapmak zorunda kalıyorlardı.

EVLENMEYİ DÜŞÜNÜYORUM

Artık hayatımda bir düzen oldun istiyorum. Rahmetli ananem çok kilolu bir kadındı ve yatalaktı. 18 yaşına kadar ananeme ben baktım. Bir erkek olarak aklınıza gelecek veya gelmeyecek olan bütün sorunlarıyla ben ilgilendim. Gözümün önünde çok fazla örnek var. Bu yüzden kendi yükümü kimseye yüklemek istemediğim için evlenmek istememiştim. Ama artık kendimi toparladığım için biraz daha net kiloma kavuştuktan sonra evlenmeyi düşünüyorum. Buradan benim durumunda olan insanlara tavsiye olarak muhakkak bir uzmana gitmelerini önerebilirim. Kulaktan dolma şeyler yerine, uzman eşliğinde diyet programına girmeleri sağlıkları için çok önemlidir”