Türk Eğitim-Sen'in 4+4+4 Anketi açıklandı

Türk Eğitim-Sen 4+4+4 sistemini mercek altına almak amacıyla 25 Nisan-09 Mayıs tarihleri arasında internet üzerinden bir anket çalışması gerçekleştirdi. 3 bin 923 eğitimcinin katıldığı anket çarpıcı sonuçlar içermektedir. Katılımcıların yüzde 68.4’ü ilköğretimde, yüzde 17.9’u ortaöğretimde, yüzde 8.3’ü okul öncesinde, yüzde 1.2’si Bakanlık taşra teşkilatında, yüzde 1.2’si üniversitelerde görev yapmaktadır. Bu soruya diğer cevabı verenlerin oranı ise yüzde 2.8’dir.

Ankete Katılanların Yüzde 86.1’i Okul Öncesinin Zorunlu Eğitim Kapsamından Çıkarılmasını Yanlış Buluyor

Ankete katılanların yüzde 86.1’i okul öncesinin zorunlu eğitim kapsamından çıkarılmasını doğru bulmazken, yüzde 13.9’u doğru bulduğunu ifade etmektedir.

Okul öncesinin zorunlu eğitim kapsamından çıkarılmasını yanlış bulanlara bunun nedenlerini sorduk. Buna göre yüzde 48.7’si ‘Okul öncesi eğitim okula hazırlık noktasında hayati öneme sahip’, yüzde 19.3’ü ‘Okul öncesi eğitim almış öğrencilerle okul öncesi eğitim almamış öğrenciler arasında başarı düzeyleri arasında büyük farklılıklar olacak’, yüzde 17.7’si ‘Okul öncesinde zaten yetersiz olan öğrenci sayısı ve okullaşma oranı daha da düşecek’, yüzde 4.4’ü ‘Okul öncesi öğretmenleri norm kadro fazlası olacak’, yüzde 4’ü ‘Okul öncesi eğitimin paralı olmasının ve öğrencilerin özel okullara yönlendirilmesinin önüne geçilemeyecek’, yüzde 2.4’ü ‘Okul öncesi eğitimde AB ülkelerinin standardına ulaşılamayacak’, yüzde 1’i ‘Okul öncesi eğitime yönelik yatırımların sayısı azalacak’ derken; yüzde 2.5’i de ‘diğer’ seçeneğini işaretlemiştir.

Ankete Katılan Eğitimciler Okula Başlama Yaşının Öne Çekilmesine Karşı

Katılımcılara ‘Okula başlama yaşının 60-72 ay olarak belirlenmesini destekliyor musunuz?’ sorusuna da yönelttik. Buna göre ankete katılan eğitimcilerin yüzde 87.1’i ‘hayır’, yüzde 12.9’u ‘evet’ cevabı vermiştir.

Bu soruya ‘hayır’ cevabı verenlere bunun nedenlerini sorduk. Buna göre okula başlama yaşının öne çekilmesine karşı çıkanların yüzde 75.8’i ‘Kas-sinir koordinasyonu ve okuma-yazma ile sayısal becerileri henüz gelişmemiş çocukların ilkokula başlaması pedagojik olarak sakıncalı’ derken; yüzde 8.9’u ‘Küçük yaşta ilkokul 1. sınıfa başlayan çocuklar uyum sağlamakta zorlanacak’, yüzde 8.6’sı ‘Farklı yaş gruplarının aynı sınıfta olması özellikle küçük yaştaki öğrencilerin başarısını olumsuz etkileyecektir’, yüzde 5.3’ü ‘Okulların fiziki şartları ve güvenlik önlemleri küçük yaştaki çocukların ilkokul 1. sınıfa başlaması için uygun değil’, yüzde 0.4’ü ‘Yeterli derslik bulunmaması’ cevabını vermiştir. Bu soruya ‘diğer’ cevabı verenlerin oranı ise yüzde 1’dir.

Ankete Katılanların Yüzde 78.5’i İlkokul Eğitiminin 5 Yıldan 4 Yıla Düşürülmesini Desteklemiyor

Ankete katılanlara ‘İlkokul eğitiminin 5 yıldan 4 yıla düşürülmesini destekliyor musunuz?’ sorusunu sorduk. Buna göre ankete katılan eğitimcilerin yüzde 78.5’i desteklemediğini, yüzde 21.5’i desteklediğini ifade etmiştir.
İlkokul eğitiminin 5 yıldan 4 yıla düşürülmesini desteklemeyenlere bunun nedenlerini sorduk. Buna göre yüzde 40.7’si ‘İlkokul eğitiminin 5 yıldan 4 yıla düşürülmesinin pedagojik olarak anlamı bulunmamaktadır’, yüzde 24.4’ü ‘50 bin sınıf öğretmeni norm kadro fazlası olacak’, yüzde 20.4’ü ‘Türkiye’nin 80 yıllık ilkokul tecrübesi çöpe atılacak’, yüzde 7.1’i ‘Okulların fiziki alt yapısı 5 yıllık eğitime uygun olarak düzenlenmiştir’, yüzde 3.5’i ‘Müfredat baştan aşağı yenilenecek’ derken, yüzde 3.9’u da ‘diğer’ seçeneğini işaretlemiştir.


Ankete Katılanların Yüzde 85.6’sı 4+4+4 Sisteminde Sosyal Tarafların Görüşünün Dikkate Alınmadığını Düşünüyor

Ankete katılanların yüzde 85.6’sı 4+4+4 sisteminde eğitimcilerin, sivil toplum kuruluşlarının ve sosyal tarafların görüşlerinin dikkate alınmadığını düşünürken; yüzde 7.7’si kısmen dikkate alındığını, yüzde 6.7’si ise dikkate alındığını belirtmiştir.

Ankete Katılanların Yüzde 78.5’i Sendikamızın Önerisi Olan 1+5+3+4 Sistemini Destekliyor

Ankete katılan eğitimcilere ‘Sendikamızın önerdiği 1+5+3+4 zorunlu ve kesintili eğitimi destekliyor musunuz?’ sorusunu sorduk. Buna göre ankete katılanların yüzde 78.5’i ‘evet’, yüzde 21.5’i ‘hayır’ cevabını vermiştir.

Sezai Hangişi sonuç olarak şunları kaydetti: “4+4+4 sistemi oldu bittiye getirilerek, önümüzdeki dönemden itibaren uygulamaya konulacaktır. Milli Eğitim Bakanlığı daha önce yeni bir sisteme geçerken pilot iller ve okullar belirler, uygulamayı yapar başarılı olursa tüm ülke genelinde uygulamaya geçilirdi. Şimdi öyle yapılmadı. Türk Eğitim-Sen’in de talep ettiği gibi kesintili olarak 1+5+3+4 şeklinde olsaydı daha sorunsuz bir geçiş olabilirdi. Birçok yanlışlığı, eksikliği içinde barından, içi boş olan bu sistem milli eğitimin sırtında kambur haline gelecektir. Özellikle ilkokul eğitiminin 5 yıldan 4 yıla düşürülmesiyle 50 bin sınıf öğretmeninin norm kadro fazlası haline gelmesine karşı ivedilikle tedbir alınması gerekmektedir. Öte yandan okul öncesinin zorunlu eğitim kapsamından çıkarılması büyük hata olmuştur. Önümüzdeki eğitim-öğretim yılında okul öncesinde okullaşma oranlarının düşeceği aşikardır. Okula başlama yaşının da öne çekilmesi, hem öğrencileri hem de öğretmenleri çok olumsuz etkileyecektir. 60-66 ay arasındaki çocukların velisinin yazılı isteği ile gelişim yönünden hazır olduğu anlaşılanların ilkokula devamlarının sağlanacak, 66 ayını tamamlayan çocukların ise okula kaydı zorunlu olacaktır. Bu yaştaki çocuklar henüz oyun çağındadır. Kas-sinir koordinasyonu gelişmemiş çocuklara okuma-yazma öğretmek, onların birinci kademe birinci sınıfa adapte etmek çok zor olacaktır. Bütün bu handikap ve endişeler anket sonuçlarına da yansımıştır. Eğitimcilerimiz yeni sistem ile ilgili ciddi kaygılar taşımaktadır. Bu noktada yapılması gereken Hükümetin gerekli tedbirleri alarak yeni eğitim-öğretim yılına en az hasarla başlanmasını sağlamaktadır. Aksi takdirde eğitimi büyük bir kaos beklemektedir.”

iOS ve Android uyumlu cihazlarınızdan Bartın'daki önemli gelişmelerden anında haberdar olun.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.